top of page

Ara


SON MUCİZE
SON MUCİZE: KENDİNİ YARATMAK * ŞENOL YAZICI * İnsan dünyaya gelir. Bu, herkesin başarabildiği ilk ve son mucizedir. Ama dünyaya gelmekle insan olmak aynı şey değildir. Bir tohumun toprağa düşmesiyle ağaç olması arasında ne kadar uzun bir yol varsa, doğmakla İNSAN olmak arasında da o kadar uzun bir yol vardır. Bize bir isim verilir. Bir dil. Bir aile. Bir ulus. Bir kader taslağı. Sonra hayat, elimizdeki kalemi yavaşça önümüze bırakır. İşte bütün sorun o andan sonra başlar; Çü
Şenol Yazıcı
5 gün önce2 dakikada okunur


Elveda Yaz Annem
Şimdi Saatler Eylül, Şimdi GÜZ * Şenol YAZICI * Şimdi YAZ geçer, sınanırsın. Turnalar, yaban ördekleri de geçer birazdan. Gökyüzünü “V”lerle doldurup kuş sesinden öte, bir arslan sürüsü gibi kükreyerek geçerler. Ne zaman saat Eylülse, ne zaman ayaz çekip göçer kuşların sesleri doldursa ay dolu gökleri, öyle olurum: Önce vaat edilmiş, sonra terk edilmiş bir ülkeymişim gibi gelir. Cennette bir başına yaşamaya bırakılmışım gibi… Siz bunu bilir misiniz? Zor olan, yalnız olmak de
Şenol YAZICI
8 Eyl8 dakikada okunur


DİLDEN ÜRETİLİR DÜŞÜNCE
ASIM ÖZTÜRK * Yaşamı, yaşamın içindeki tüm olguları tanımlarken, onlara belirli anlamlar yüklerken sürekli dile, dilimize yaslanırız. Tanıya geldiğimiz, öğrene geldiğimiz dilin kendi içindeki tüm oylumları, içinde bulunduğumuz duygu, düşünce durumlarını belirlerken edindiğimiz, biriktirdiğimiz ne kadar sözcük varsa o anda, o duruma uygun düşenleri hemen belleğimizden akıtarak tanımlamalar yaparız. Hiç kuşkusuz bu durum yazanlar, düşüncelerini sözcükle
ASIM ÖZTÜRK
7 Eyl5 dakikada okunur


Ah İnsan!
SULTAN DENLİ * Ah insan… Nasıl da ahkâm keser hiç sınanmadığı acılar üzerine… Ne kolay küçümser hiç bilmediği yolları, ne güzel yargılar hiç tatmadığı çaresizlikleri… İnsan, en çok bilmediği hayatlar hakkında konuşuyor. Uzakta duran her yara kolay görünüyor çünkü. Bir başkasının gözyaşı, dışarıdan bakınca sadece birkaç damla su sanılıyor. Oysa kimse bilmiyor o gözyaşının kaç gece biriktiğini… Kaç dua edip cevapsız kaldığını… Kaç kere “iyiyim” deyip içten içe dağıldığını… Biz
Sultan DENLİ
27 Ağu3 dakikada okunur


ŞARKI SÖYLEMEYEN HALK HASTADIR
ZEKİ BAŞTÜRK * "Şarkı söylemeyen halk hastadır." İspanyol Atasözü Bir halkın ruhunu anlamak için bazen onun ne söylediğine değil, ne söylediğini nasıl söylediğine bakmak gerekir. Çünkü şarkı, yalnızca ezgilerin ve sözlerin bir araya gelmesi değildir. Şarkı; insanın içinden taşan sevincin, hüznün, özlemin, umudun ve isyanın sesidir. İspanyol atasözünün söylediği "Şarkı söylemeyen halk hastadır" sözü, tam da bu nedenle üzerinde düşünülmesi gereken derin bir anlam taşır. Buradak
Zeki BAŞTÜRK
5 Ağu3 dakikada okunur


Sessizce Yorulan Bir Neslin Hikâyesi
SULTAN DENLİ * Bir nesil düşünün. Ne sokaklara dökülerek isyan ediyor ne de yüksek sesle şikâyet ediyor. Ama her sabah biraz daha ağır uyanıyor hayata. Alarm sesine değil, hayal kırıklıklarına açıyor gözlerini. İşte ben bugün o nesilden bahsetmek istiyorum. Sessizce yorulanlardan. Bu yorgunluk öyle bir gecede olan cinsten değil. Ne uykuyla geçiyor ne de bir tatille. Yıllara yayılmış, birikmiş, içe çökmüş bir yorgunluk bu. Sürekli “biraz daha sabret” denilerek büyütülmüş bir y

Sultan Denli
5 Ağu2 dakikada okunur


KAÇINILMAZLIK DUYGUSUDUR SANAT
ASIM ÖZTÜRK * Yaşamı en derin bir biçimde kucaklayan, ona değer katan, onu çoğaltıp okuyanları, dinleyenleri, izleyenleri bir üst düşünce düzlemine taşıyan sanat hiç kuşkusuz üretenler için, üretmek durumunda kalanlar için birer kaçınılmazlıktır. Dışa vurulması, dışa dökülmesi, dışa aktarılması gereken ne kadar düşünce, duygu varsa bunların yapılan, üretilen sanatın belirlenmiş ya da belirlenmekte olan biçimlerle, biçemlerle dışa yansıtılmasıdır. Sanatçı denil
Asım ÖZTÜRK
3 Ağu4 dakikada okunur


AŞKIN DİYALEKTİĞİ
ŞENOL YAZICI * ÖLÜMSÜZ AŞK, ÖLÜMLÜ İNSAN * Aşk, iki kişiliktir. Oyunculardan biriyseniz hiç bıktırmayan, bir yanıyla en eski, ama onu yaşayan her insan için en yeni konusudur. Mitlerden modern filmlere, halk hikâyelerinden tüketim toplumunun reklamlarına kadar her çağda yeniden tanımlanmış, yeniden paketlenmiş bir duygu, daha ötesi karışık bir hormon patlamasıdır aşk. Edebi metinlerde hem bireysel bir deneyim hem de toplumsal bir koşullandırma olarak görünür. Bir yandan Ker
Şenol YAZICI
30 Tem5 dakikada okunur


DALA DEĞİL KANATLARA GÜVEN
ZEKİ BAŞTÜRK * "Bir kuş dalda otururken dala güvenmez, kanatlarına güvenir." Bu tümce, ilk bakışta doğaya ait basit bir gözlem gibi görünür. Oysa içinde insanın yaşam yolculuğuna ışık tutan güçlü bir bilgelik saklıdır. Çünkü yaşamın hiçbir dalı sonsuza dek sağlam kalmaz. Zaman değişir, insanlar değişir, makamlar, servetler, dostluklar ve alışkanlıklar değişebilir. Bugün güvenli görünen bir dal, yarın kırılabilir. İnsan çoğu zaman gücünü sahip olduklarında arar. Güçlü bir ma
Zeki BAŞTÜRK
29 Tem1 dakikada okunur


MAVİ YAZILAR ATLASI
Nurten B. AKSOY * Şenol Yazıcı’nın Mayıs 2026’da yayınlanan dört kitabından biri de Mavi Yazılar Atlası. Kitapları okumaya başladığımda ilk dikkatimi çeken, iki kitabın da isminde geçen MAVİ sözcüğüydü. Şenol Yazıcı’nın 2000’li yılların başında basılı olarak çıkardığı, on beş yıla yakın da internette yayın hayatına devam eden edebiyat, kültür ve sanat dergisinin adı da maviADA’ydı. Bu bir tesadüf olamazdı, demek ki yazarımız MAVİ rengi çok seviyor diye düşünmeden edemedim. M

Nurten B. AKSOY
16 Tem2 dakikada okunur


Yeni İmgelerle Yaşamı Öğrenmenin Yoludur Şiir
Alex Fishgoyt ASIM ÖZTÜRK * Tanımsızlığın kendiliğinden çözümlenemediği, ona uygun sözcüklerin yerli yerine konamadığı durumlarla karşılaştığımız zaman hemen usumuza benzetmeler, yakınlaştırmalar, yakıştırmalar gelir. Bu yoldan giderek ulaştırmak, anlatmak istediklerimize daha kolay ulaşacağımızı umarız. Konumsal olarak, içinde bulunduğumuz duygu durumlarını açımlamak, daha anlaşılır kılmak; yaşadığımız, büründüğümüz, yüklendiğimiz duygu çokluklarını tüm renkleri, tüm kokula
Asım ÖZTÜRK
13 Tem5 dakikada okunur


Yaşam Duranları Değil Yürüyenleri Ödüllendirir
Zeki BAŞTÜRK * Yaşam, yalnızca zamanın akışından ibaret değildir; aynı zamanda değişimin, cesaretin ve emeğin sınandığı uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta ödül, yerinde sayanlara değil; yürümeyi, aramayı ve üretmeyi sürdürenlere verilir. Yaşam, durağanlığı sevmez. Doğada da böyledir, toplumlarda da... Akan su temiz kalır, işlemeyen demir paslanır, kullanılmayan bilgi unutulur. İnsan da toplum da hareket ettiği, düşündüğü, ürettiği ve kendini yenilediği ölçüde gelişir. Bu ned
Zeki BAŞTÜRK
8 Tem2 dakikada okunur


Yeniden Çizilen Güzellik Algısı
ESRA ODMAN İYİER * Bir zamanlar güzellik, zamanın bıraktığı izlerle birlikte düşünülürdü. Bir çift nasırlı el çalışkanlığı, alnın ortasındaki çizgiler yaşanmışlığı, beyazlayan saçlar bilgeliği anlatırdı. İnsan bedeni, hayatın yazdığı bir metindi. Bugün ise beden, sürekli düzeltilmesi gereken bir taslak gibi görülüyor. Hiçbir çağ, insan bedenine bugünkü kadar müdahale etmedi. Estetik cerrahiden dolguya, botokstan dijital filtrelere kadar uzanan geniş bir güzelleştirme endüstri
esraodman
2 Tem3 dakikada okunur


Spinoza'nın Tanrısı
Albert Einstein Amerika’daki üniversitelerde ders verirken öğrencilerin ona en çok sorduğu soru, “Tanrıya inanıyor musun?” olmuştur. O da her zaman, “Ben Baruch Spinoza’nın Tanrısına inanıyorum.” cevabını vermiştir. Hollandalı filozof Spinoza, Fransız filozof René Descartes ile birlikte 17. yüzyıl felsefesinin en büyük rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilir. Spinoza’nın felsefesinin 18. Yüzyılın sonlarına doğru Avrupalılara ilginç gelmesinin sebebi, materyalizme, ateizm

maviADA
10 Haz2 dakikada okunur


Uçun Kuşlar Uçun Bir Gezi Kitabından Ötesi..
Daha fazlası için RESME tıklayınız UÇUN KUŞLAR UÇUN Şenol Yazıcı GUFO YAYINLARI Liste Fiyatı: 350 L İndirimli fiyat : 225-300 L Yayın Tarihi 23.05.2026 ISBN:9786255628190 Dil: Türkçe Sayfa sayısı:172 Cilt: Karton kapak Boyut:13.5 x 21 cm İlgili Kategoriler: Edebiyat, GEZİ/DENEME “Uçun Kuşlar Uçun, yalnızca yolculukların değil, ruhun kanatlanışının kitabı. Uludağ’ın serap gibi doruklarından Amasra’nın cennet kıyılarına, Afrodisyas’ın taşlarında saklı güzellikten Marmara Adası’
Şenol YAZICI
29 May1 dakikada okunur


Kötülüklerin Anası
ŞENOL YAZICI Onur, Gurur ve Kibir Üzerine * Bütün kutsal kitaplarda kibrin ve böbürlenmenin kötülüğünden söz edilir. İnsanlık tarihiyle birlikte başladığı anlaşılan kibir için Eski ve Yeni Ahit "kötülüklerin anasıdır" der. Kuran'sa "kalbinde zerre kadar kibir olanlar cennete giremez" demektedir. İnsanın iç evreni bazen bir panayır, bazen bir orman, bazen de bir gökyüzü gibidir. Bu evrende egoyla ilgili üç kavram, kişinin eylem ve tavırlarını belirleyici olur. Onun kişisel ru
Şenol YAZICI
25 Nis3 dakikada okunur


Kendini Aşan İnsan
Şenol YAZICI * İyilik, insanın en eski erdemi ve en yeni erdem arayışıdır. Tarihin bütün katmanlarında, mitlerden felsefeye, dinlerden edebiyata kadar, insanın kendini tanımlama çabasında hep bir ışık gibi parlamıştır. İyilik, yalnızca bir davranış değil, bir varoluş biçimidir; insanın kendini aşarak başkasına yönelmesidir. İnsanın çelişkili doğası — hem cennet hem cehennem, hem soylu hem alçak — iyiliği daha da değerli kılar. Çünkü iyilik, bu çelişkilerin ortasında bir terci
Şenol YAZICI
24 Nis1 dakikada okunur


Benim CV: Kendime Başvuru
M. SENEM TOLGA * “İçime kabul edilmek için başvuruyorum.” Adım yok. Ya da çok var. Bazen sabah kalkınca eski bir taş gibi hissediyorum, bazen su gibi… şekilsiz, ama her şeye uyabilen. Ama çoğu gün, olduğum şeye bir isim bulamıyorum. İşte belki de bu yüzden yazıyorum. Kelimelerin üzerine basarak kendimi bulmaya çalışıyorum; bazen kayboluyorum, bazen buluyorum. Bu döngünün içinde kendi anlamımı yaratmaya uğraşıyorum. Kendimi anlamak için adımlara, isimlere ihtiyacım yok artık;
M. SENEM TOLGA
20 Nis3 dakikada okunur


BAL
ŞENOL YAZICI * Arı günboyu o çiçek bu çiçek dolaşır, nektarları toplar. Kovana döndüğünde işlemlerle zenginleşen nektarlar bal olur. Doğan çocuk konuşmak için en az bir yıl bekler. O arada çevresini, dünyayı, başka insanları tanır, onları adlandıracak sözcükleri belleğine yerleştirir , toplar ve emin olunca konuşmaya başlar. Nasıl da seviniriz . Eğitilirse o çocuk düzgün bir anlatıcı olacaktır. Balın işlem, sözün eğitim gerektirdiğine bakmayız. Suyun her zamanki gibi yatağı
Şenol YAZICI
19 Nis5 dakikada okunur


LALELER ARASINDA ZAMANIN DURUŞU
Zeki BAŞTÜRK * Merinos Atatürk Kültür Merkezi bahçesine adım attığımızda, aslında bir oyunun eşiğinde değil, başka bir dünyanın kapısında bulduk kendimizi. Rembetiko Efsanesi henüz başlamamıştı; ama sanki sahne çoktan kurulmuştu; doğanın kendi sahnesi. Bir çay molasının sıradanlığı, lalelerin arasında eriyip gitti. Beyazın dinginliği, kırmızının coşkusu, sarının iç ısıtan neşesi… Her biri ayrı bir duyguya dokunuyor, insanın iç dünyasında karşılığını buluyordu. Laleler yalnızc
Zeki BAŞTÜRK
14 Nis2 dakikada okunur

bottom of page


