top of page


ŞARKI SÖYLEMEYEN HALK HASTADIR
ZEKİ BAŞTÜRK * "Şarkı söylemeyen halk hastadır." İspanyol Atasözü Bir halkın ruhunu anlamak için bazen onun ne söylediğine değil, ne söylediğini nasıl söylediğine bakmak gerekir. Çünkü şarkı, yalnızca ezgilerin ve sözlerin bir araya gelmesi değildir. Şarkı; insanın içinden taşan sevincin, hüznün, özlemin, umudun ve isyanın sesidir. İspanyol atasözünün söylediği "Şarkı söylemeyen halk hastadır" sözü, tam da bu nedenle üzerinde düşünülmesi gereken derin bir anlam taşır. Buradak
Zeki BAŞTÜRK
5 Ağu3 dakikada okunur


Sessizce Yorulan Bir Neslin Hikâyesi
SULTAN DENLİ * Bir nesil düşünün. Ne sokaklara dökülerek isyan ediyor ne de yüksek sesle şikâyet ediyor. Ama her sabah biraz daha ağır uyanıyor hayata. Alarm sesine değil, hayal kırıklıklarına açıyor gözlerini. İşte ben bugün o nesilden bahsetmek istiyorum. Sessizce yorulanlardan. Bu yorgunluk öyle bir gecede olan cinsten değil. Ne uykuyla geçiyor ne de bir tatille. Yıllara yayılmış, birikmiş, içe çökmüş bir yorgunluk bu. Sürekli “biraz daha sabret” denilerek büyütülmüş bir y

Sultan Denli
5 Ağu2 dakikada okunur


KAÇINILMAZLIK DUYGUSUDUR SANAT
ASIM ÖZTÜRK * Yaşamı en derin bir biçimde kucaklayan, ona değer katan, onu çoğaltıp okuyanları, dinleyenleri, izleyenleri bir üst düşünce düzlemine taşıyan sanat hiç kuşkusuz üretenler için, üretmek durumunda kalanlar için birer kaçınılmazlıktır. Dışa vurulması, dışa dökülmesi, dışa aktarılması gereken ne kadar düşünce, duygu varsa bunların yapılan, üretilen sanatın belirlenmiş ya da belirlenmekte olan biçimlerle, biçemlerle dışa yansıtılmasıdır. Sanatçı denil
Asım ÖZTÜRK
3 Ağu4 dakikada okunur


AŞKIN DİYALEKTİĞİ
ŞENOL YAZICI * ÖLÜMSÜZ AŞK, ÖLÜMLÜ İNSAN * Aşk, iki kişiliktir. Oyunculardan biriyseniz hiç bıktırmayan, bir yanıyla en eski, ama onu yaşayan her insan için en yeni konusudur. Mitlerden modern filmlere, halk hikâyelerinden tüketim toplumunun reklamlarına kadar her çağda yeniden tanımlanmış, yeniden paketlenmiş bir duygu, daha ötesi karışık bir hormon patlamasıdır aşk. Edebi metinlerde hem bireysel bir deneyim hem de toplumsal bir koşullandırma olarak görünür. Bir yandan Ker
Şenol YAZICI
30 Tem5 dakikada okunur


DALA DEĞİL KANATLARA GÜVEN
ZEKİ BAŞTÜRK * "Bir kuş dalda otururken dala güvenmez, kanatlarına güvenir." Bu tümce, ilk bakışta doğaya ait basit bir gözlem gibi görünür. Oysa içinde insanın yaşam yolculuğuna ışık tutan güçlü bir bilgelik saklıdır. Çünkü yaşamın hiçbir dalı sonsuza dek sağlam kalmaz. Zaman değişir, insanlar değişir, makamlar, servetler, dostluklar ve alışkanlıklar değişebilir. Bugün güvenli görünen bir dal, yarın kırılabilir. İnsan çoğu zaman gücünü sahip olduklarında arar. Güçlü bir ma
Zeki BAŞTÜRK
29 Tem1 dakikada okunur


Yeni İmgelerle Yaşamı Öğrenmenin Yoludur Şiir
Alex Fishgoyt ASIM ÖZTÜRK * Tanımsızlığın kendiliğinden çözümlenemediği, ona uygun sözcüklerin yerli yerine konamadığı durumlarla karşılaştığımız zaman hemen usumuza benzetmeler, yakınlaştırmalar, yakıştırmalar gelir. Bu yoldan giderek ulaştırmak, anlatmak istediklerimize daha kolay ulaşacağımızı umarız. Konumsal olarak, içinde bulunduğumuz duygu durumlarını açımlamak, daha anlaşılır kılmak; yaşadığımız, büründüğümüz, yüklendiğimiz duygu çokluklarını tüm renkleri, tüm kokula
Asım ÖZTÜRK
13 Tem5 dakikada okunur


Yaşam Duranları Değil Yürüyenleri Ödüllendirir
Zeki BAŞTÜRK * Yaşam, yalnızca zamanın akışından ibaret değildir; aynı zamanda değişimin, cesaretin ve emeğin sınandığı uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta ödül, yerinde sayanlara değil; yürümeyi, aramayı ve üretmeyi sürdürenlere verilir. Yaşam, durağanlığı sevmez. Doğada da böyledir, toplumlarda da... Akan su temiz kalır, işlemeyen demir paslanır, kullanılmayan bilgi unutulur. İnsan da toplum da hareket ettiği, düşündüğü, ürettiği ve kendini yenilediği ölçüde gelişir. Bu ned
Zeki BAŞTÜRK
8 Tem2 dakikada okunur


Yeniden Çizilen Güzellik Algısı
ESRA ODMAN İYİER * Bir zamanlar güzellik, zamanın bıraktığı izlerle birlikte düşünülürdü. Bir çift nasırlı el çalışkanlığı, alnın ortasındaki çizgiler yaşanmışlığı, beyazlayan saçlar bilgeliği anlatırdı. İnsan bedeni, hayatın yazdığı bir metindi. Bugün ise beden, sürekli düzeltilmesi gereken bir taslak gibi görülüyor. Hiçbir çağ, insan bedenine bugünkü kadar müdahale etmedi. Estetik cerrahiden dolguya, botokstan dijital filtrelere kadar uzanan geniş bir güzelleştirme endüstri
esraodman
2 Tem3 dakikada okunur


Spinoza'nın Tanrısı
Albert Einstein Amerika’daki üniversitelerde ders verirken öğrencilerin ona en çok sorduğu soru, “Tanrıya inanıyor musun?” olmuştur. O da her zaman, “Ben Baruch Spinoza’nın Tanrısına inanıyorum.” cevabını vermiştir. Hollandalı filozof Spinoza, Fransız filozof René Descartes ile birlikte 17. yüzyıl felsefesinin en büyük rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilir. Spinoza’nın felsefesinin 18. Yüzyılın sonlarına doğru Avrupalılara ilginç gelmesinin sebebi, materyalizme, ateizm

maviADA
10 Haz2 dakikada okunur


Uçun Kuşlar Uçun Bir Gezi Kitabından Ötesi..
Daha fazlası için RESME tıklayınız UÇUN KUŞLAR UÇUN Şenol Yazıcı GUFO YAYINLARI Liste Fiyatı: 350 L İndirimli fiyat : 225-300 L Yayın Tarihi 23.05.2026 ISBN:9786255628190 Dil: Türkçe Sayfa sayısı:172 Cilt: Karton kapak Boyut:13.5 x 21 cm İlgili Kategoriler: Edebiyat, GEZİ/DENEME “Uçun Kuşlar Uçun, yalnızca yolculukların değil, ruhun kanatlanışının kitabı. Uludağ’ın serap gibi doruklarından Amasra’nın cennet kıyılarına, Afrodisyas’ın taşlarında saklı güzellikten Marmara Adası’
Şenol YAZICI
29 May1 dakikada okunur


Kötülüklerin Anası
ŞENOL YAZICI Onur, Gurur ve Kibir Üzerine * Bütün kutsal kitaplarda kibrin ve böbürlenmenin kötülüğünden söz edilir. İnsanlık tarihiyle birlikte başladığı anlaşılan kibir için Eski ve Yeni Ahit "kötülüklerin anasıdır" der. Kuran'sa "kalbinde zerre kadar kibir olanlar cennete giremez" demektedir. İnsanın iç evreni bazen bir panayır, bazen bir orman, bazen de bir gökyüzü gibidir. Bu evrende egoyla ilgili üç kavram, kişinin eylem ve tavırlarını belirleyici olur. Onun kişisel ru
Şenol YAZICI
25 Nis3 dakikada okunur


Kendini Aşan İnsan
Şenol YAZICI * İyilik, insanın en eski erdemi ve en yeni erdem arayışıdır. Tarihin bütün katmanlarında, mitlerden felsefeye, dinlerden edebiyata kadar, insanın kendini tanımlama çabasında hep bir ışık gibi parlamıştır. İyilik, yalnızca bir davranış değil, bir varoluş biçimidir; insanın kendini aşarak başkasına yönelmesidir. İnsanın çelişkili doğası — hem cennet hem cehennem, hem soylu hem alçak — iyiliği daha da değerli kılar. Çünkü iyilik, bu çelişkilerin ortasında bir terci
Şenol YAZICI
24 Nis1 dakikada okunur

bottom of page


