SON MUCİZE: KENDİNİ YARATMAK * ŞENOL YAZICI * İnsan dünyaya gelir. Bu, herkesin başarabildiği ilk ve son mucizedir. Ama dünyaya gelmekle insan olmak aynı şey değildir. Bir tohumun toprağa düşmesiyle ağaç olması arasında ne kadar uzun bir yol varsa, doğmakla İNSAN olmak arasında da o kadar uzun bir yol vardır. Bize bir isim verilir. Bir dil. Bir aile. Bir ulus. Bir kader taslağı. Sonra hayat, elimizdeki kalemi yavaşça önümüze bırakır. İşte bütün sorun o andan sonra başlar; Çü
ASIM ÖZTÜRK * - Malkaça-Urla- Kanatlarının gölgesi duruyor yerlerde Malkaça çarşısına konmayan kumruların, Yitirmiş sesini yazlar Urla’da Şapkaları sarı tütün kokan köylüler yok Kahvelerin dilinde kekremsi bir tat Yaşanmamışlıkların kırık sesini rüzgârlar sürüklüyor, Toprak yollardan gelen at arabaları Tekerleklerin seslerini unutup gelmiş Bağ aralarında, Evlerin sarı kavunları, taş avlular Yılların o güzel kokusuyla büyütmüş çocuklar
Çünkü onlar ağırkanlı adamlardır Değişen bir dünyaya karşı Kerpiç duvarlar gibi katı Çakır dikenleri gibi susuz Kayıtsızca direnerek yaşarlar. Aptal, kaba ve kurnazdırlar. İnanarak ve kolayca yalan söylerler. Paraları olsa da Yoksul görünmek gibi bir hünerleri vardır. Her şeyi hafife alır ve herkese söverler. Yağmuru, rüzgarı ve güneşi Bir gün olsun ekinleri akıllarına gelmeden Düşünemezler... Ve birbirlerinin sınırlarını sürerek Topraklarını büyütmeye çalışırlar. Köylüleri
Şimdi Saatler Eylül, Şimdi GÜZ * Şenol YAZICI * Şimdi YAZ geçer, sınanırsın. Turnalar, yaban ördekleri de geçer birazdan. Gökyüzünü “V”lerle doldurup kuş sesinden öte, bir arslan sürüsü gibi kükreyerek geçerler. Ne zaman saat Eylülse, ne zaman ayaz çekip göçer kuşların sesleri doldursa ay dolu gökleri, öyle olurum: Önce vaat edilmiş, sonra terk edilmiş bir ülkeymişim gibi gelir. Cennette bir başına yaşamaya bırakılmışım gibi… Siz bunu bilir misiniz? Zor olan, yalnız olmak de
ASIM ÖZTÜRK * Yaşamı, yaşamın içindeki tüm olguları tanımlarken, onlara belirli anlamlar yüklerken sürekli dile, dilimize yaslanırız. Tanıya geldiğimiz, öğrene geldiğimiz dilin kendi içindeki tüm oylumları, içinde bulunduğumuz duygu, düşünce durumlarını belirlerken edindiğimiz, biriktirdiğimiz ne kadar sözcük varsa o anda, o duruma uygun düşenleri hemen belleğimizden akıtarak tanımlamalar yaparız. Hiç kuşkusuz bu durum yazanlar, düşüncelerini sözcükle
* KENDİ YAŞAMININ ÖZNESİ OLMAK * Zeki BAŞTÜRK * Eylül yılın belki de en güzel aylarından biri. Vaat ettiği bolluk bereket bir yana yılın en hareketli ayı olduğu kesin. Her şeyden önce okulların açıldığı 20 milyon öğrenci ve öğretmenin işbaşı yaptığı zamandır. Kış hazırlıklarının yapılmasının yanında yeni kitapların da en yoğun çıktığı aydır Eylül. Bereketli olsun. Eylül'de çıkacak "sonokur"u olduğum kitaplardan biri Şenol Yazıcı'nın bir deneme kitabı olan KENDİNİ YARATMAK.
Aycan AYTORE * ÖYKÜ * Bir Akdeniz mavisine sırtını verdi, Üzüm salkımlarının buğusunda, yıldızlı bir geceyi yatağı yaptı, Yaseminlere, portakal çiçeklerine dokundu, yıldızlara uzandı, Gerçekle düş arasında bir çizgideydi. Bir kelebeğin kanatlarını tutar gibi, başlarken biten bir hazzın içinde kaldı, O an, Akdeniz mavisi sonsuzluk oldu. Yıkanmış toprağın yağmurdan sonraki baş döndüren kokusu esiyor içinde. Islanan içim yıldızlı lacivert geceler açıyor. Öyle duyumsuyor
CAN YÜCEL * Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi Dilimizde akşamdan kalma bir küfür Salonlar piyasalar sanatsevicileri Derdim gülüm insan arasına çıkarmaktı seni Yakanda bir amonyak çiçeği Yalnızlığım benim sidikli kontesim Ne kadar rezil olursak o kadar iyi Kumkapı meyhanelerine dadandık Önümüzde altınbaş, altın zincir, fasulye pilakisi Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi Öyle sıcaktı ki
Geleneksel Türk giysileri içindeki Mary Wortley Montagu'yu oğlu Edward Wortley Montagu ve hizmetlileriyle birlikte gösteren, resmin arka planında da görülen İstanbul'da 1717 dolaylarında Jean-Baptiste van Mour tarafından yapılmış yağlı boya tablo. Leydi Mary Wortley Montagu (26 Mayıs 1689, Londra - 21 Ağustos 1762, Londra), İngiliz yazardır. Osmanlı döneminde İngiltere tarafından İstanbul'a elçi olarak atanan Edward Wortley Montagu'nun eşiydi. Yaşamı Leydi Mary 1689 yılında L