Şenol YAZICI * Camus, insanı başkaldırısıyla tanımlıyordu. Haklıydı. İnsanın bir yanı hep itirazdan ibarettir. İnsan, çocukken anne babasına, gençken düzene, yetişkin olunca hayata, yaşlanınca da zamana itiraz eder. Benim doğamın da başka bir şey olması olası değildi kuşkusuz. 68 Olaylarında yoktum, daha doğrusu kadrolu olmak için yaşım küçüktü, ama gizli bir hayranlıkla izledim, asılanları gördüm; ruhum onlardan beslendi. Ne var ki 70'li yılların bütün fay kırıkları içimden
...Ve Üstinsanın Doğum İlanı Verildi * ŞENOL YAZICI * Nietzsche'nin başına gelenler, biraz da Nasreddin Hoca'nın başına gelenlere benzer. Ortaya bir söz atarsınız, aradan yıl geçer, insanlar sizin söylediğinizle değil, anladıklarıyla, yorumladıklarıyla kavga etmeye devam ederler. Bugün sokakta rastgele yüz kişiye Nietzsche'yi sorsanız, büyük ihtimalle üç şey duyardınız: "Tanrı öldü." "Üstinsan." "Hitler." İşin trajikomik yanı, Nietzsche'nin hayatını adadığı düşünceler bel
-Karadeniz yaylarında güzün, uzak dağların dorukları karlanmaya, havalar soğumaya döndüğü bu mevsimde açan çiğdem türü, soğanlı bir çiçek vardır. Yaylacıyı uyarır: "VAR GİT," diye... BiR UĞURLAMA ÇİÇEĞİ OLARAK KABUL EDİLİR. maviADA'nın 25 yıl emekten sonra kapanışı bana onu anımsattı. UĞURLAR OLSUN! - YUSUF ERBAY * Bir Kadın Sevdirir Tüm Kadınları * Çok uzaklarda, çok yükseklerde, ormanların bittiği yerde, derelerin başladığı yerde, Karlı boğazın üstünde, dumanın gün boyu in
ZELİHA AYDOĞMUŞ * öyle bir eşikteyiz ki yer gök tatlı acı tüm sular ekim kesiliyor yaşam her saniye alıyor bir parça ömrümden her gün bir mum yakıyorum cennetime sonra dalıyorum ormanına en karanlık yerinden usulca öpüyorum gök gözlerinden ne yanıma düştüyse oradan topluyorum gölgeni üç kanatlı bir peri olup seni soruyorum o hiç gelmediğim gökevinden dokunuşunu sevmiş çağlayanları arıyorum belki düşlerime bıraktığın turuncu elmaları hep eksiksin bende gözle gördüğüm sevdiğim
ASİYE Y. ARSLAN * TRABZON Ortahisar Belediyesi tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen ‘Ortahisar Yazar Buluşmaları’ bu yıl da zengin içerikli bir programla kapılarını edebiyatseverlere açacak. Bu yıl Türk edebiyatının büyük ustalarından romancı ve şair Sabahattin Ali anısına düzenlenecek. 23-25 Ekim arasında Ortahisar Belediyesi Orhan Karakullukçu Salonu’nda gerçekleştirilecek programda 59 yazar ve şair söyleşi, dinleti ve imza günleriyle dinl
Zeliha AYDOĞMUŞ * son baharımdın sen benim içime ılık ılık işleyen kalbimi ateşe veren son sızım son kötü alışkanlığımdın sen benim en tenham azraile kafa tuttuğum yerde mahşer kalabalığım eylüldün sen doğarkenki sancım ilk sağanağımdın sen benim kaçıp saklanmadığım sırılsıklam ıslanmaktan korkmadığım son direnişimdin sen benim olmazlara isyanım hayata yasaklara son baş kaldırışım ilk kahkahamdın sen benim düşüşüm kalkışım aşktan sebep sakarlığım son günahımdın sen benim tüm
Tuğba ÇELİK * Eskiden, yani ruhumuzun namusuna el sürülmemişken, gözlerimizi kapar önümüzde uzanan kocaman, bambaşka bir dünyanın kapılarını aralardık. Bir ağacın gölgesine uzanıp kimi zaman bilmediğimiz ülkelere gittiğimizi, kimi zaman gezegenler arası yolculuklar yaptığımızı düşlerdik. Küçücük şeylerden büyük mutluluklar çıkarır, henüz yaşanmamış günlerden korkmaz, onlara umutla bakardık. Çünkü hayallerimiz vardı... Üstelik hiçbirisi için zengin olmamız ya da birilerinden i
Ernest HEMINGWAY'dan SEÇMELER * Larry W. PHILLIPS' in derlediği, E. Hemingway'in yazmakla ilgili akla gelebilecek her konudan söz ettiği söyleşilerden oluşan YAZMA ÜZERİNE adlı kitabın ilk bölümü: ''Yazmak Nedir Neye Yarar?'' Noktayı koymadan önce, tüm dünyanın -ya da gördüğüm kadarının- bir resmini yapmaya çalışıyorum. İnce ince yaymaktansa daima özüne inmeye çalışıyorum. Tüm iyi kitaplar birbirine benzer çünkü içinde geçen olaylar, gerçekten yaşanmış olsaydı bile hikayedeki
Ernest HEMINGWAY * Hayatım boyunca kelimelere sanki onları ilk kez görüyormuşum gibi baktım... Öncelikle yetenek olmalı, çokça yetenek. Kipling'inki gibi bir yetenek. Sonra Flaubert'in disiplini... Sonra yapmacıklığı engellemek için ne olabileceğine dair bir kavrayış ve Paris'teki standart metre küp kadar sabit, tam bir inanç olmalı. Ayrıca yazar zeki ve önyargısız olmalı, hepsinin ötesinde hayatta kalmalıdır. Tüm bu özellikleri tek bir kişide toplamaya çalışın ve bir yazara
Esmeralda, Quasimodo'ya su içirirken / KİTAPTAN AYCAN AYTORE * Notre Dame'ın Kamburu (orijinal ismi: Notre Dame de Paris), Victor Hugo'nun 1831 yılında yayınlanan ve Fransa'da 15. yy krallık döneminin karanlık günlerinden kesitler sunan romanıdır. Romanın tamamlanması yaklaşık 6 ay sürmüştür. Notre Dame'ın Kamburu evrenselleşmiş ve dünya klasiklerinin başyapıtlardandır. Notre Dame'ın Kamburu, Hugo'nun en parlak dönemlerinden birinde yayımlandı. 1831'de yayımlanan Notre Dame
* AYCAN AYTORE * En güzel uçuşlarımızı yaparken çarptığımız duvarları çoğu kez biz yaratırız. Tuğla tuğla ördüğümüz de olur, hazır bir duvarı taşıyıp uçuş rotamızın tam önüne diktiğimiz de... Sait Faik Abasıyanık'ın çok ünlü bir öyküsü vardır: Dülger Balığı. Denizlerin masum balığını egomuz, hırslarımız, yanlış taleplerimizle nasıl canavara çevirdiğimizi fablvari, balığı insanlaştırarak anlatan küçük, şirin bir öyküdür. Bugüne değin denk gelmediyseniz ve sevdiğiniz birisiyle