Nurten B. AKSOY * BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK ve TESPİH AĞACININ GÖLGESİNDE Yıllar önce, çocukluğumda okuyup unuttuğum, ama zihnimin bir köşesine yerleşmiş bazı kitaplar vardır, bazen bir sahaf dükkanında ya da eskicinin tezgahında rast geldiğimde, birden yüreğimi hızla çarptıran. İşte o an eski bir tanıdığa rastlamış gibi heyecanla o kitabı elime alıp sarılırım ona. Bir yıl önceydi, bir sahafın kapı önü tezgahında rastladım Harper Lee'nin BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK kitabına. Şöyle bir elime al
A. KADİR * Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak. Benim güzelim, benim ceylan bakışlım, benim kafamın ateşi, yüreğimdeki. Mümkün mü şu anda rüzgar olmak, kuş olmak, şu anda üç dört portakal almak, getirmek sana, sana tuzlu badem, kabak çekirdeği. Şu anda hiçbir şey mümkün değil. Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzağım ben. Şu anda sadece yalnızlık ve kahır. Hayır, güzelim, h
İstanbul dünyanın en güzel ama yaşaması en zor ve belki en kadersiz şehri. Asırlardır doğal afetlere, saldırılara, işgallere, savaşlara maruz kalmış, ama hep direnmiş ve yaşamaya devam etmiş. Şairlerin, yazarların gizemli şehri olarak şiirlere, şarkılara ve daha nice sanat eserine ilham kaynağı olmuş. Deniziyle, tepesiyle, erguvanlarıyla ve her gün bağrına saplanan hançerlerle yaşamaya devam etmiş ve ediyor. Özellikle son dönemlerde üst üste yapılan beton saldırılarıyla yaral
Fotoğraf: Y. Erbay YUSUF ERBAY * Boşlukta uzayıp tüten selvinin Gece kaybolan saf gölgesini Siper edip sarı sürgün ışığa Kendince yaşayıp kendince göçen Ölüleri aramaya çıktığım bu akşam Uğramayacağım tek yer mezarlıktır… Sağır dilsiz mermerlerin özünden Çatlayıp yürüyen asi damara Hasretle kavuşup kutlu yolunda Günah korkusuyla yakarıp duran Korkak çağrılardan kurtulacağım… -Tanrıyı aramaya çıktığım bu şafak, Sığınmayacağım tek yer tapınaktır.
Yusuf Hayaloğlu'nun Bir Anka Kuşu Şiirinin Tematik Çözümlemesi * ASİYE ARSLAN YAZICI * Anka Kuşu, ölümsüzlük ve yeniden doğuşu simgeleyen efsanevi bir varlık olarak, ÖLÜMDE BİLE BİR UMUT metaforuyla birçok kültürde farklı hikayelerle karşımıza çıkar. Anka kuşu, genellikle devasa ve görkemli tüyleriyle tasvir edilen, kendi küllerinden doğma özelliğiyle bilinen efsanevi bir kuştur. Arapça kökenli "Anka" kelimesi, "yüce" veya "büyük kuş" anlamına gelir. Efsaneye göre bilgi ağac
Bahar, yalvarırım çek git işine!.. Salma üstüme çiçeklerini, aklımı çelme!.. Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor. Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek... Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem... Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek... Yapma bunu bana bahar, Böyle üstüme gelme... * * * Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı... Çoktan cemreler düşmüş
Niyazi UYAR * Çoluk çocuğa kavuştuk çok şükür. Yarın inşallah torun topalağa da karışırız(!) O zaman ne olacak unumuzu eleyip eleğimizi göğün en yüksek katına mı asacağız? Öyle. Ne yapacaksın, devran böyle. Sen de ben de bu düzene uyacağız; zaten uymayacağız desek bile uyduruyorlar adamı. Ne demiş çokbilmiş atalarımız: “Kırkından sonra azanı teneşir paklar” Öyle, evinden işine; işinden evine gidip geleceksin! Sonra ne der konu komşu? Ne der ahali, ne der amcan, ne der halan,
NURTEN B. AKSOY * Eserlerindeki kendine özgü şiirsel anlatımı, insan ve doğa betimlemeleriyle Türk Edebiyatının Homeros’u olarak nitelendirilen Yaşar Kemal; “Daha okuryazar olmadan işe şiirle başladım, Karacaoğlan gibi olma niyetiyle olacak. Sonra okula gittim, ilkokulda yaşlı halk şairleriyle çakıştığımı anımsıyorum. Hâlâ Kadirli’de bugünleri anımsayanlar var. İlk şiirimi söyledim ya, kötü bir şiirdi, Adana’da çıkan bir dergide yayımladım, on altı yaşındaydım. Sonra şiirleri
Yusuf Hayaloğlu * Yüzlerce soğuk namlu Üzerime çevrildi. Yüzlerce demir tetik Aynı anda gerildi! Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular. Öpmeye kıyamadığın, Dal gibi oğlun yere serildi... Üşüştü birer birer Çakallar üzerime. Üşüştü dört bir yandan, Göğsüme, ciğerime. Anne, beni leş gibi Yiyip talan ettiler. Teşhis edilmem için Parçamı koydular önüne... Ben bu acılar ülkesinin İnsana reva görülen Bütün acılarını tattım. Aç yattım, ekmeğime sabır kattım. Beni milyon kere dövdül
Beşiktaş Tramvayı * Bahçemdeki dut ağacı vurdu ince dallarıyla penceremin camına, bir Beşiktaş tramvayı geldi aldı beni, bir Beşiktaş tramvayı götürdü sana. Çemberlitaş, Şehzadebaşı, Saraçhane. Almışım parmaklarını ellerime, Beşiktaş tramvayında giderim yane yane. Terzi Adem, berber Ali, dikimaneden Emine teyze ve Makbule. Üç sarışın birader, Kapalıçarşı terlikçileri. Bir küçücük simitçi çocuk, levent bir hizmet eri. Hep iyi insanlar bunlar. Dert yüzü görmesinler. Eksik olmas
YAŞAR KEMAL'in Ünlü Yapıtını dinlemek için lütfen VİDEOYA TIKLAYIN " YAŞAR KEMAL'in edebiyatımıza en büyük katkısı KURAN-I KERİM'den sonra bir kitabı ANADOLU evlerinin mahremiyetine sokmayı başarmasıdır denilebilir. SANATın "ucube" şiir ve "romanların" baştan çıkarıcı birer şeytan görüldüğü Türkiye'de EDEBİYATI hane halkından biri, bir has kirve gibi okuma yazma bileni olan her eve, evlerimize sokmuştur. İnce Mehmet'i bilmeyen var mıdır? Bu yönlü sayesinde kabul gören yaza
Fotoğraf: Yusuf Erbay YUSUF ERBAY * düşünmedim değil zaman zaman baş eğmeyi / egemen bir kılıca üzerimde gururla parlayan ışıltılı bir gelecek karşılığında -tedirgin ve boynu bükük her an… yaşamak buysa / Tanrı’nın bahşettiği ömrü sahte zirvelerde… teslim etmekse ruhu zulmün iki dudağında boğmaksa vicdan sesini dökülen mazlum kanında… bırak asılı kalsın ömrüm, limansız bir geminin sancağında…