1 NİYAZİ UYAR, bir eğitimci ve BORNOVA ANADOLU lisesinde uzun yıllar öğretmenlik yapmış. Aynı zamanda başlangıçtan bugüne maviADA Dergisine emek veren arkadaşımızın LİMAN yayınlarından çok sayıda kitabı çıkmış. 14 Haziran, BAL adıyla da bilinen Bornova Anadolu Lisesinin yıl sonu etkinliklerinden olan AYRAN GÜNÜ... 14 Haziranda NİYAZİ UYAR, BAL'da kitaplarını imzalayacak.
ŞENOL YAZICI * NİLÜFER BELEDİYESİNİN gönderdiği; "Şair Nazım Hikmet'in ölüm yıldönümü anısına düzenlenen "Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden" etkinliğine davetlisiniz. 3 Haziran Çarşamba / 19:00/ Beşevler Nazım Hikmet Çınarlığı Nilüfer / BURSA " mesajını okuduğumda Yalova'dan Bursa'ya dönüyordum. Denk geldiğim bir gelincik tarlası başında durmuş hayranlıkla çiçeklere bakınıyordum. Okuyunca "Ne güzel ad seçmişler," diye düşündüm ilk. VERA'ya yazıldığını anımsıyordum. Ölümünden
Hüseyin Baykara, lakabı Ebu'l-Gazi, tam adı Hüseyin bin Gıyaseddin Mansur bin Baykara, (Haziran 1438, Herat - 4 Mayıs 1506, Baba İlahi, Herat yakınları), Timur İmparatorluğu hükümdarı ve şair. Taht kavgaları ve savaşlarla geçen uzun saltanat döneminde bilim, sanat ve edebiyatta büyük gelişmeler sağlanmıştır. Hayatı Anne ve Baba tarafından Barlaslardan ve Cengiz Han soyundan olan Hüseyin Baykara, 14 yaşına kadar Herat'ta Devlethane denen sarayda kaldı ve iyi bir eğitim gördü.
Niyazi UYAR* Şehrin en kalabalık caddelerinden biriydi bir zamanlar. Gelişen şehre yeni sokaklar, yeni caddeler eklenince caddenin eski havası kalmasa da o yine de klasik bir eda ile her güne gelen konuklarını gülen yüzüyle karşılamakta, efendiliğini muhafaza etmekteydi. Seydi Bey kimseye "şuraya gideceğim" diye bir şey söylemeden çıktı. Çıkarken kapı gürültü ile kapanmasın diye anahtarı ile yavaşça kapattı. Kışın dondurucu günleri geride kalmış, bahar kendine has tatlı serin
60'lı yıllarda başlayan siyasi gençlik olayları, çatışmalar ve şiddet hız kesmedi, 70'li yılların başına da yansıdı. Başlangıçta solcu gençlikle güvenlik güçleri arasında oluşan çatışmalar, sonraki yıllarda özel olarak yönlendirilen ve hızla çoğalan sağcı gençlik arasında kanlı bir savaşa dönmüştü. Öylesine ki 70'li yılların bütününü kapsayarak 5000 kişinin ölümüne neden olurken , iki binli yıllara değin de etkisini zaman zaman hissettirecek ve siyasi kutuplaşmanın miladı
1453'ten hemen sonra (Jean Le Tavernier) tarafından çizilmiş İstanbul kuşatmasını anlatan bir minyatür. İstanbul'un Fethi, Kostantiniyye'nin Fethi veya Batı dünyasındaki adıyla Konstantinopolis'in Düşüşü , 6 Nisan – 29 Mayıs 1453 tarihleri arasında, 53 gün süren yoğun bir kuşatmanın sonucunda Osmanlı padişahı II. Mehmed komutasındaki Osmanlı ordusunun Bizans İmparatorluğu'nun başkenti olan Konstantinopolis'i ele geçirmesidir. Olayın sonucunda, bin yılı aşkın bir süredir var
ARKADAŞ ZEKAİ ÖZGER * Sevdadır Arkadaş Zekai ÖZGÖR Göğü kucaklayıp getirdim sana kokla açılırsın Solmuşsun benzin sararmış yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün öyle bükük bakma bana Çam kolonyası getirdim sana kentli dağlıların haklı sevdasını bolu ormanlarından çarpan bir koku sanki köroğlunun ter kokusu aman kokusu, billah kokusu canlarım, canım benim Üzme kendini bu kadar sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var bak yeryüzü ne kadar geniş ne kadar dar Dur akıtma gö
PAZAR OKUMALARI* Şenol YAZICI * "Edebiyat bazen meçhul bir adrese gönderilen bir betik, bazen bir S.O.S yazan bir aşk mektubu, bazen yıldızlara atılan bir kementtir," diyor Cemil Meriç, Attila İlhan'a yazdığı bir mektubunda. “Fakat daima çoğalmak, bir yalnızlıktan kurtulma arzusu… ” Yani aşk... Yasaklı yanı da ondan, engel aşkın doğasında zaten var. Yazının olmadığı devirde de kuşkusuz sözlü olarak etkili ve güzel söz söyleme sanatı olan edebiyat vardı. Ama sanki yazı ona s
Şenol YAZICI * -Şiir: Şenol Yazıcı, Uyarlama: maviADA Seslendirme: Şenol Yazıcı- An, o andır; Buz çözüldü çözülecek, Nevruza iki adım var. Düşer göğün mavisine bir ışık, Açılır kör gözü yalnızlığın... Öyle bir kimsesizlik başlar ki bedeninde, Yanarsın ürpererek... Gözlerin... Kundakta cami avlusuna terk edilmiş sokak çocuğu, bir yavru kedi; bir keskin ustura... ve aç... Yol çeker gibi bakar. Uzar sessizlik... Ev, dört duvar, Üstüne gelir, sığmaz olursun. Bildik öyküler
Nurten B. AKSOY * Bugün Çanakkale Zaferinin Yıldönümü. Bu zafer; ırkı, dili, dini ne olursa olsun bu vatan topraklarında yaşayan herkesin canlarını feda ederek, kanlarını dökerek kazandıkları bir büyük zafer. Dünya ve Türk tarihini geri dönülmez çizgilerle derinden etkileyen ve değiştiren bu büyük savaşta vatanı için canını feda eden Türk askerinin karşısında İngiliz ve Fransız askerlerinin yanı sıra dünyanın yedi bucağından gelmiş, ne için savaştığının bile farkında olmayan
Nurten B. AKSOY * Mektuplar; kimi zaman iki sevdalının birbirine yazdığı, kimi zaman bir anne ya da babanın evladına, kimi zaman da bir evladın anne-babasına yazdığı mektuplar… Belki tarihin tozlu sayfalarında kaybolan, belki bir kutuda sararıp solan ama tarihe ışık saçan mektuplar… İşte o mektupların belki de en hüzünlüsü… Yüreğindeki sevgiyi acıyla harmanlayan eğitimci bir babanın, çok genç yaşta vatanı ve idealleri uğruna darağacında can veren bir fidanın babasının, yani
Şenol Yazıcı’nın Mavi Yazılar Atlası, edebiyatın yalnızca estetik bir uğraş değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bir tanıklık olduğunu kanıtlayan metinler toplamıdır. Yazar, Yaşar Kemal’in Nobel tartışmalarından Anita Ekberg’in aşk ikonluğuna, deprem kentlerinin yıkımından Julio Iglesias’ın ölümsüzlüğüne kadar geniş bir yelpazede, bireysel deneyimi sosyo ekonomik bağlamla harmanlıyor.
Daha fazlası için RESME tıklayınız UÇUN KUŞLAR UÇUN Şenol Yazıcı GUFO YAYINLARI Liste Fiyatı: 350 L İndirimli fiyat : 225-300 L Yayın Tarihi 23.05.2026 ISBN:9786255628190 Dil: Türkçe Sayfa sayısı:172 Cilt: Karton kapak Boyut:13.5 x 21 cm İlgili Kategoriler: Edebiyat, GEZİ/DENEME “Uçun Kuşlar Uçun, yalnızca yolculukların değil, ruhun kanatlanışının kitabı. Uludağ’ın serap gibi doruklarından Amasra’nın cennet kıyılarına, Afrodisyas’ın taşlarında saklı güzellikten Marmara Adası’
Daha Fazlası için RESME tıklayın AYCAN AYTORE Şenol Yazıcı'nın yeni kitapları çıktı. Bunlardan biri Bir Mavi Serencam. Bir tür YAZICI'nın yazarlık ve maviADA dergisinin macerasını birinci ağızdan anlatan bir kitap... Şenol Yazıcı BİR MAVİ SERENCAM GUFO YAYINLARI Yayın Tarihi: 22.05.2026 ISBN: 9786255628213 Dil: TÜRKÇE Sayfa Sayısı: 246 Cilt Tipi: Karton Kapak Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı Boyut: 13.5 x 21 cm İlgili Kategoriler: Kitap, Edebiyat, Türanlatı * Edebiyatın En Büyük Sır
maviADA * Şenol Yazıcı'nın dört kitabı ANKARA konumlu GUFO YAYINLARINDAN ÇIKTI! Kitapların hepsini altlarındaki linklerden internet sanal kitap mağazalarında bulmak indirimli ve avantajlarla almak mümkün. UÇUN KUŞLAR UÇUN Şenol Yazıcı GUFO YAYINLARI Liste Fiyatı: 350 L İndirimli fiyat : 225-300 L Yayın Tarihi 23.05.2026 ISBN:9786255628190 Dil: Türkçe Sayfa sayısı:172 Cilt: Karton kapak Boyut:13.5 x 21 cm İlgili Kategoriler: Edebiyat, GEZİ/DENEME "Şenol Yazıcı, gezi yazısını
M. Senem TOLGA * Tatar Çölü, Dino Buzzati'nin 1940 yılında yayımlanan önemli bir romanıdır. Romanın ana karakteri genç teğmen Giovanni Drogo, Tatar Çölü'ndeki Bastiani Kalesi'ne atanır. Kalesi, çölün kıyısında yer alır ve Drogo'nun beklenmedik olaylarla dolu bir deneyim yaşamasına neden olacak değişimlerin simgesidir. Roman, insanın beklentilerine kavuşamaması, umutsuzluk ve yalnızlık gibi temaları ele alır. Tatar Çölü, modernist edebiyatın en önemli eserlerinden biri olar
Yazı, hat sanatının 20.yüzyıldaki en önemli temsilcisi Hattat Hamit Aytaç, 20 Mayıs 2026'da öldü. Asıl ismi “Şeyh Musa Azmî” olup Zülfikâr Ağa’nın oğlu olarak, H. 1309/M. 1891-1892’de Diyarbakır’da doğdu. Silsile-i nesebi, Hattat Âdem-i Âmidî’ye kadar uzanır. Hoca Mustafa Âkif Tütenk’in mektebini tamamladıktan sonra Askerî Rüşdî Mektebi hocalarından Vâhid Efendi’den rık‘a ve Kolağası Ahmed Hilmî Efendi’den sülüs dersleri aldı. Ayrıca kavâss-ı sâgir imâmı Sa’id ve Diyarbekir İ
* O dönem öyleydi, yelkeninizi şişirecek bir rüzgarınız yoksa ağzınızla kuş tutsanız harıtada bir nokta olmaktan öteye geçemeyebilirdiniz. Rüzgar işlevini o dönem devlet görüyordu. O dönem devleti de varolan bir parti temsil ediyordu. Nurullah ATAÇ da o rüzgarı ardına alan bir partili aydın, entellektüeldi. ve yazardı. Bugüne değin yaşamasını ise ilgi ve yeteneklerine borçlu yazardı. Fuat Köprülü'yü, Mehmet Kaplan'ı, öğretmen okulundan, hatta ders kitaplarından bilirdim.
Niyazi UYAR* Endüstri meslek liselerinin toplumun hafızasında her zaman iyi izler bıraktığını söyleyemeyiz; genel algı maalesef bu yönde. Ancak bunun ne kadar yanlış bir algı olduğunu şimdi anlatacaklarımla göreceksiniz. YÖNETMEN KIZI İLE KOSTÜMCÜ ANNE 13 Mayıs günü, İMKB Salihli Endüstri Meslek Lisesi’nde Turgut Özakman’ın "Ah Şu Gençler" adlı eserinin sahneleneceğini öğrendim. Bu oyunu daha önce Türkiye’nin en köklü okullarından biri olan Bornova Anadolu Lisesi (BAL) öğren
ATAŞEHİR'deki Müze Devekuşu Kabare, Haldun Taner'in öncülüğünde Ahmet Gülhan, Zeki Alasya ve Metin Akpınar tarafından kurulan, 1967-1992 yılları arasında İstanbul'da oyunlar sahneleyen tiyatro topluluğu. Kendisine özgü üslubuyla kabare türünün Türkiye'deki önemli temsilcilerinden oldu ve geniş bir izleyici kitlesini oyunlarına çekti. Oyunlarında toplumsal ve politik taşlamaya yer verdi. Geçmişi “ Devekuşu devekuşu Kanadın var yerdesin Hörgücün yok devesin Kumdan çıkmaz hiç b
DA VİNCİ'nin FRANCESKO MEİZİ tarafından yapılan tek portresi Leonardo di ser Piero da Vinci (15 Nisan 1452, Floransa - 2 Mayıs 1519, Amboise), Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen, döneminin önemli bir filozofu, astronomu, mimarı, mühendisi, mucidi, matematikçisi, anatomisti, müzisyeni, heykeltıraşı, botanisti, jeoloğu, kartografı, yazarı ve ressamıdır. En tanınmış yapıtları Vitruvius Adamı (1490-1492), Mona Lisa (1503-1507) ve Son Akşam Yemeği'dir (1495-1497). Rönesa
1 NİYAZİ UYAR, bir eğitimci ve BORNOVA ANADOLU lisesinde uzun yıllar öğretmenlik yapmış. Aynı zamanda başlangıçtan bugüne maviADA Dergisine emek veren arkadaşımızın LİMAN yayınlarından çok sayıda kitabı çıkmış. 14 Haziran, BAL adıyla da bilinen Bornova Anadolu Lisesinin yıl sonu etkinliklerinden olan AYRAN GÜNÜ... 14 Haziranda NİYAZİ UYAR, BAL'da kitaplarını imzalayacak.
Fotoğraf: Yusuf Erbay CEMRE * Yusuf Erbay * - Şenol Yazıcı’nın CEMRE adlı şiirine…- Gök soğuk / toprak soğuk / su soğuk Bitmez bu karakış Düşse de cemre… (Yeri yoksa zulmün dört kitapta Susan dilsiz şeytansa İsyan etmeli / sessizlere… Erdemsizlere) Fırtına dinse de birden Beyaz giyse de kardelen Başlamaz düğün Ay büyürken gördüğün İnce kılıçtan sızan Boynu bükük gölgesi Salkım söğütün… (Yelesiz atlar koşar Göçenlerin yasında Geceyi bekler zaman Uçurum kıyısında… Kuytu
Hüseyin Baykara, lakabı Ebu'l-Gazi, tam adı Hüseyin bin Gıyaseddin Mansur bin Baykara, (Haziran 1438, Herat - 4 Mayıs 1506, Baba İlahi, Herat yakınları), Timur İmparatorluğu hükümdarı ve şair. Taht kavgaları ve savaşlarla geçen uzun saltanat döneminde bilim, sanat ve edebiyatta büyük gelişmeler sağlanmıştır. Hayatı Anne ve Baba tarafından Barlaslardan ve Cengiz Han soyundan olan Hüseyin Baykara, 14 yaşına kadar Herat'ta Devlethane denen sarayda kaldı ve iyi bir eğitim gördü.
Şenol Yazıcı’nın Mavi Yazılar Atlası, edebiyatın yalnızca estetik bir uğraş değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bir tanıklık olduğunu kanıtlayan metinler toplamıdır. Yazar, Yaşar Kemal’in Nobel tartışmalarından Anita Ekberg’in aşk ikonluğuna, deprem kentlerinin yıkımından Julio Iglesias’ın ölümsüzlüğüne kadar geniş bir yelpazede, bireysel deneyimi sosyo ekonomik bağlamla harmanlıyor.
Niyazi UYAR * Olsun yine de yaşamak Yine de sevmek! Mesela denizin üstünde Özgürlüğe kanat çırpan martı gibi Ve de yaraşır gibi insana, İşte öyle yaşamak! Sevmek, Hem de nasıl, Alabildiğine İçine alırcasına, Sarıp sarmalamak! Sevmek Hem de nasıl, Paslı zincirler ayaklarında Darağacına giden Deniz gibi İşte öyle sevmek! Fakat, Fakat suyun başında devler, Olsun ne çıkar,
ŞENOL YAZICI * NİLÜFER BELEDİYESİNİN gönderdiği; "Şair Nazım Hikmet'in ölüm yıldönümü anısına düzenlenen "Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden" etkinliğine davetlisiniz. 3 Haziran Çarşamba / 19:00/ Beşevler Nazım Hikmet Çınarlığı Nilüfer / BURSA " mesajını okuduğumda Yalova'dan Bursa'ya dönüyordum. Denk geldiğim bir gelincik tarlası başında durmuş hayranlıkla çiçeklere bakınıyordum. Okuyunca "Ne güzel ad seçmişler," diye düşündüm ilk. VERA'ya yazıldığını anımsıyordum. Ölümünden
Hüseyin Baykara, lakabı Ebu'l-Gazi, tam adı Hüseyin bin Gıyaseddin Mansur bin Baykara, (Haziran 1438, Herat - 4 Mayıs 1506, Baba İlahi, Herat yakınları), Timur İmparatorluğu hükümdarı ve şair. Taht kavgaları ve savaşlarla geçen uzun saltanat döneminde bilim, sanat ve edebiyatta büyük gelişmeler sağlanmıştır. Hayatı Anne ve Baba tarafından Barlaslardan ve Cengiz Han soyundan olan Hüseyin Baykara, 14 yaşına kadar Herat'ta Devlethane denen sarayda kaldı ve iyi bir eğitim gördü.
Niyazi UYAR* Şehrin en kalabalık caddelerinden biriydi bir zamanlar. Gelişen şehre yeni sokaklar, yeni caddeler eklenince caddenin eski havası kalmasa da o yine de klasik bir eda ile her güne gelen konuklarını gülen yüzüyle karşılamakta, efendiliğini muhafaza etmekteydi. Seydi Bey kimseye "şuraya gideceğim" diye bir şey söylemeden çıktı. Çıkarken kapı gürültü ile kapanmasın diye anahtarı ile yavaşça kapattı. Kışın dondurucu günleri geride kalmış, bahar kendine has tatlı serin
60'lı yıllarda başlayan siyasi gençlik olayları, çatışmalar ve şiddet hız kesmedi, 70'li yılların başına da yansıdı. Başlangıçta solcu gençlikle güvenlik güçleri arasında oluşan çatışmalar, sonraki yıllarda özel olarak yönlendirilen ve hızla çoğalan sağcı gençlik arasında kanlı bir savaşa dönmüştü. Öylesine ki 70'li yılların bütününü kapsayarak 5000 kişinin ölümüne neden olurken , iki binli yıllara değin de etkisini zaman zaman hissettirecek ve siyasi kutuplaşmanın miladı