top of page

Ara


"EYLÜLDE GEL" DEMİŞTİ...
ALPAY * ŞENOL YAZICI * Mevsimidir, Bir yaprak daha dökülür, haber duyulur. Bir isim eksilir. Gazeteler birkaç satır yazar, televizyonlar birkaç görüntü döndürür, sosyal medya birkaç saat yas tutar. Sonra hayat kaldığı yerden devam eder. Ne var ki bazı ölümler takvimlerde değil, insanların içinde gerçekleşir. Kimi insanlar, hele sanatçılar ölmez; yalnızca sesleri artık biraz daha uzak mahalleye taşınmış gibidir. En son dostları; "Ölmeyen neye yarar," diye avunur İşte Alpay'ın
Şenol YAZICI
13 saat önce3 dakikada okunur


Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
Çakırın Destanından / - Vuzuh, el ve ayak halinde onu rahatsız ediyordu. Karar vermişim, öleceğim, Büyük sular arasında, korkusuz. Nur ile, uzak yazılar ile, Bir muska gibi boynumda kalacak, Bu husus. Senelerce evvel, tohumların mavi zamanından evvel, Karar vermişim, gece kuşlarının müsaadesinde, Etrafıma boş ve büyük kadehler dizeceğim. Ve seyredeceğim onları sultanlar gibi; Kurumuş ölülerin içmek hevesinde. Havadan hafif ve bazı kadınlardan daha eski, Çırılçıplak doğduğu
Şenol YAZICI
2 gün önce12 dakikada okunur


KURBAN MI KATİL Mİ?
Zeliha AYDOĞMUŞ * Yalnızca 2026 yılının dokuz ayında, ülkemizin farklı şehirlerinde bulunan okullarda altı silahlı saldırı gerçekleşti. Saldırganlar öğrenci, saldırılanlar yine öğrenci. Bu durumda insan sormadan edemiyor: Bir çocuk nasıl olur da bir gün okul sırasından kalkıp eline silah alır? Bu sorunun cevabı kolay değil. Çünkü karşımızda yalnızca işlenmiş bir suç değil, bir çocuğun hayatına, ailesine, okuluna ve arkadaşlarına kadar uzanan bir yapılandırma süreci vardır. Bö
Zeliha AYDOĞMUŞ
5 gün önce2 dakikada okunur


İNSAN NEDEN ANLATIR
Tuğba ÇELİK * Belki de insan, içinde taşıdığı hiçbir duyguyu, hiçbir düşünceyi sonsuza kadar susturup saklayamayacağını bildiği için anlatmak ister. Çünkü bazı duygu ve düşünceler vardır ki insan onların sesini kıstıkça büyür, sakladıkça yaralar. Söylenememiş sözler, yarım kalmış sevgiler, kimseye anlatılamamış kırgınlıklar zamanla insanın içinde mayalanan hamur gibi sessizce çoğalır. Öyle çoğalır ki gün gelir içine sığmaz olur. Ve insan anlatmak ister. Bazen eşe dosta, bazen
Tuğba Çelik
9 Eki2 dakikada okunur


Sennur SEZER; Savaş Ayırmaz Sevişenleri
SENNUR SEZER * Bir adım kala kör kurşunlara Sigaramın üşüyen ucunda Öpüşünü bıçak gibi tadarım Çakıllar utardı sımsıcak Sevişgen çılgınlığımızdan Bir büyük çığlıktı ağaran Deniz tutuştu tutuşacak Bilenir bir çelik alabildiğine Şimdi sevişmeyi andığımız gün Öpüşlerimiz soğuk keskin İnce bir sızı gibi düğün Ellerine bir adım kala Bir adım kala kör kurşunlara Öpüşünü bıçak gibi tadarım SENNUR SEZER * Sennur Sezer (d. 12 Haziran 1943, Eskişehir - ö. 7 Ekim 2015, İstanbul) Türk

maviADA
7 Eki2 dakikada okunur


Sana Veda Etmiyorum maviADA; Bir Umut Kalsın Diye Hoşçakal Diyorum
2002'nin güzünde çıkan,ancak bir yıl ömrü olan KimseSİZ dergisi maviADA'nın bir öncülü, alıştırma atölyesi olacaktı. ŞENOL YAZICI * İnsan bazı vedaları yazamıyor maviADA. Yirmi altı yıl boyunca yüzlerce yazı yazdım. Başkalarının yazılarını düzelttim, dosyalar hazırladım, önsözler yazdım, sonsözler ya
Şenol YAZICI
2 Eki6 dakikada okunur


İZMİR NEYİM OLUR?
ŞENOL YAZICI * BORNOVA Kitap Fuarında 1 Ekim 2026 günü etkinliğim var. 1 Ekim Perşembe günü orada olacağım ama şimdiden anlam veremediğim köksüz, nedensiz bir heyecan da duyumsuyorum. Bunca yıldan sonra sanki görücüye çıkacakmış gibi, bir şeyim eksik gibi, dersine çalışmamış gibi... Sahi İzmir benim neyimdi? 1998'de yayınevimin davetiyle ilk katıldığım kitap fuarıydı İzmir. Ondan sonra defalarca... Kimi maviADA adına, kimi bir yayınevi yöneticisi, kimi de yazar olarak... Y
Şenol YAZICI
29 Eyl3 dakikada okunur


40 YILDA NE DEĞİŞTİ?
Zeki SARIHAN * Dünya durmadan dönüyor. Toplumlar da değişiyor, gelişiyor. Bazı sorunlar geride kalırken yeni bazı sorunlar baş gösteriyor. Hükümetler, bazı konularda ayak diremekten vazgeçerek çağın ve toplumun isteklerine uymak zorunda kalıyor. Ocak 1980-Aralık 2019 tarihleri arasında tam 40 yıl yayın hayatında kalan aylık Öğretmen Dünyası dergisinin evrakı arasında yayımlanmamış bir metin çıktı: EĞİTİM BİLDİRGESİ. Öğretmen Kuruluşları, zaman zaman varmak istedikleri kısa
Zeki SARIHAN
29 Eyl4 dakikada okunur


YENİ BİR KİTAP ; KENDİNE YOLCULUK
KENDİNİ YARATMAK * Zuhal BAŞPINAR * Şenol Yazıcı’nın yeni yayınlanacak olan Kendini Yaratmak adlı kitabı; insanın kendisiyle, sanatla, içinde yaşadığı dönemle kurduğu ilişki ve insanın sanat, yazmak ve okumakla kendini nasıl geliştirebileceğine dayalı denemeler kitabı. Çok isabetli seçilmiş, sanırım gene YAZICI'nın yaratıcı becerilerinin bir ürünü, göz alan kapak görseliyle, 270 sayfalı ortak temalı denemelerden oluşan bir düşünce ve yaratma yolculuğu. Kitap kendinize so
Zuhal BAŞPINAR
27 Eyl2 dakikada okunur


YAZKO BUGÜN
Aycan AYTORE * Kaynaklarda Mustafa Kemal Ağaoğlu, yalnızca bir yayıncı olarak değil, sürekli kurum kurmaya çalışan bir kültür girişimcisi olarak görünüyor. Hem YAZKO'nun hem de BİLSAK'ın kurucuları arasında yer alması tesadüf olmasa gerek. Türkiye'nin ilk ve son Yazarlar Kooperatifini kurdu. Yazarları bir araya getirdi, kooperatifin organlarını oluşturdu. Altı yıl boyunca üyelerine 200'den fazla kitap, beş adet süreli yayın en önemlisi dayanışmanın eşsiz tadını ve büyük siner
Aycan AYTORE
26 Eyl3 dakikada okunur


YAZKO Yazarları ve Kitapları
Asiye Y. Arslan * Sınırlı Sorumlu Yazar ve Çevirmenler Yayın Üretim Kooperatifi (kısaca YAZKO), 1980 yılında Mustafa Kemal Ağaoğlu öncülüğünde 11 kurucu üye tarafından kurulan Türkiye'nin ilk yazar, ozan ve çevirmenler kooperatifidir. Kooperatifin amacı Yazarlar, ozanlar ve çevirmenlerden oluşan üyelerine "ideal yayıncılık koşullarını sağlamak" amacıyla kurulmuştur. Üyelerine piyasadan özgür, yayıncıdan özgür her türlü düşünsel ve politik baskıdan özgür yazabilme olanağını sa
Asiye Y. ARSLAN
25 Eyl2 dakikada okunur


YAZKO Üzerine Notlar
Nurten B. AKSOY * Yazko (Yazarlar ve Çevirmenler Yayın Üretimi Kooperatifi), sahaf gezenlerin bolca gördüğü çoğunluğu mavi-beyaz kapaklı kitapları ile bilinir. Türkiye'deki yayıncılığa yönelik kurulmuş bir kooperatiftir. Yazko'nun Öyküsü Erol Toy İstanbul, 2007 "... 1979 İran devriminin petrolü millileştirmesi, o günün dünyasında derin bir ekonomik bunalımın tetikçisi olmuş (...) Irak'ın Batılı süperlere dayanarak İran'a saldırması bunalımı büsbütün yoğunlaştırmıştı.... Ondan
Nurten B. AKSOY
24 Eyl2 dakikada okunur
Sokaklar Neden Sessiz?
SULTAN DENLİ * Bazen yürürken durup etrafa bakıyorum. Aynı sokaklar… Aynı kaldırımlar… Ama bir şey eksik. Gürültü var, araba var, kalabalık var… ama hayat yok gibi. Çocuk sesi yok. O an fark ediyorum; aslında eksik olan şey, bizim çocukluğumuz. Bizim zamanımızda sokak sadece sokak değildi. Bir dünyaydı. Sabah çıkıp akşam döndüğümüz, zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız bir yerdi. Üstümüz başımız kirlenirdi, dizimiz kanardı, annemiz kızardı… ama ertesi gün yine aynı heyecanla
SULTAN DENLİ
24 Eyl2 dakikada okunur


Güz Teslimiyettir
Şenol YAZICI * Bazen YOL çeker ya gözlerin, uzak dağlar, kış denizinde çırpınan martılar ya da nazlı bir sevgili ya da bir "Mehlika Sultan"… Çeker ya… Kırasın gelir zincirlerini, zorlarsın. İyi de... Arada nasıl oluyorsa anımsıyorsun, kendinden başka zincirin yok ki senin. O bilge sözü çak bir yerine, canın yansın, bakarsın: HAYAT, her zaman gün doğarken değil, KORKULARININ BİTTİĞİ YERDE başlar. O zaman, konu yaşamaksa önce korkmaktan vazgeç. Şimdi GÜZ. En çok ölüm gelir ins

maviADA
23 Eyl2 dakikada okunur
ÖZGÜL ÖZEL CUMA NAMAZINDA
Zeki Sarıhan * Bir süredir Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Cuma namazlarına gittiğini ve namaz çıkışlarında demeçler verdiğini okuyoruz. Sağ parti liderleri bunu eskiden beri yapıyorlardı. Laik muhalefet onları dini siyaset etmekle eleştiriyordu. Özgül Özel’in bu tutumundan sonra bu yoldaki eleştiriler duyulmaz oldu. Epey bir süredir, laik muhalefet, sağcıların dini kullanarak seçimleri kazandığı kanısındadır. Kendisini bundan uzak tutmaya çalışmaktadır. İnönü de öyle
Zeki Sarıhan
23 Eyl3 dakikada okunur


YAZKO; Bir Dayanışma Nasıl Öldürülür?
ŞENOL YAZICI * İşiniz ticaretse yaşamın getirisi kimi gerçekleri baştan bilir ve kabullenirsiniz Bazı kurumlar kapanır. Bazıları iflas eder. Bazıları ise resmî olarak kapanmadan önce yavaş yavaş nefessiz bırakılır. YAZKO'nun hikâyesi biraz böyledir: Çünkü insan bazen bir kurumu öldürmek için her zaman kapısına kilit vurmaz. Pencerelerini küçültür, havasını azaltır, defterlerini kalınlaştırır, vergi dosyalarını şişirir, dağıtımcısını korkutur, matbaasını ürkütür... Sonra da k
Şenol Yazıcı
22 Eyl2 dakikada okunur


BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
Şenol YAZICI * " Aslen Trabzon Maçkalıdır. Babasının görevi nedeniyle bulunduğu 1911 yılında Giresun'da doğar Bedri Rahmi. Modern sanatta iki disiplini; resim ve edebiyatı bir arada başarıyla yürüten ender isimlerden biri olacaktır EYÜBOĞLU. Eserleriyle yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda ödüle değer görülür. ŞİİR ve RESİM onu tanımlayan iki ayrı sanat koludur. Bu iki dalda da öyle güzel örnekler vermiştir ki şiirlerini okurken gözünüzün önüne bir resim gelirken, resimler
Şenol Yazıcı
21 Eyl7 dakikada okunur
TÜRKÇE EZAN
Türkçe ezan, Türkiye Cumhuriyeti'nin erken döneminde ezanın Arapça yerine Türkçe okunması amacıyla başlatılan uygulamadır. 1932 yılında resmî olarak başlatılan bu uygulama, 1950'de Arapça ezanın serbest bırakılmasına kadar devam etmiş ve dönemin dinî, siyasi ve toplumsal tartışmalarında önemli bir yer edinmiştir. Türkçe ezan konusu, Türkiye tarihinde; Türkçülük, dili öz Türkçeleştirme ve sekülerizm eksenlerinde tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Tarihçe Tanzimat'ın geti

maviADA
18 Eyl6 dakikada okunur
Haberin Görünmeyen Kahramanları…
SULTAN DENLİ * Sabahın ilk ışıkları daha şehrin üzerine düşmeden telefon çalar. Kimi zaman bir yangın ihbarı, kimi zaman bir kaza, kimi zaman da onlarca insanın hayatını değiştirecek bir olay… O an ne yarım kalan uyku düşünülür ne de soğuyan çay. Kamera omuza alınır, not defteri çantaya konur ve yola çıkılır. Çünkü gazetecilik, mesai saati olan bir meslek değil; gerçeğe yetişme mücadelesidir. Sahada çalışan gazeteciler, haberi masa başında değil; asfaltın sıcağında, enkazın t
Sultan Denli
17 Eyl2 dakikada okunur


HASTANE SERÜVENİ ve ZORUNLU ÇEKAP
Zeki BAŞTÜRK * Cumartesi günü öğle saatleriydi. Her şey, birdenbire başlayan baş dönmesiyle başladı. Ardından denge kaybı… Dünya sanki kendi ekseni etrafında dönmekten vazgeçmiş, benim etrafımda dönmeye karar vermişti. Bunun üzerine ambulans çağrıldı. Böylece uzun zamandır binmediğim bir araca, üstelik bu kez bilet almadan, ücretsiz ve oldukça hızlı bir şekilde bindim. İlk durağımız Mudanya Devlet Hastanesi'ydi. Acil servise giriş yaptım. Ardından klasik hastane serüveni başl
Zeki BAŞTÜRK
16 Eyl2 dakikada okunur

bottom of page


