top of page

"EYLÜLDE GEL" DEMİŞTİ...

9 saat önce
3 dakikada okunur

ALPAY


*

ŞENOL YAZICI

*


Bir sabah haber gelir. Bir isim eksilir. Gazeteler birkaç satır yazar, televizyonlar birkaç görüntü döndürür, sosyal medya birkaç saat yas tutar. Sonra hayat kaldığı yerden devam eder.

Ama bazı ölümler takvimlerde değil, insanların içinde gerçekleşir. Bazı insanlar, hele sanatçılar ölmez; yalnızca sesleri artık biraz daha uzaktan gelir gibidir.

İşte Alpay'ın vedası biraz böyledir.


Çünkü o, sadece şarkı söyleyen biri değildi. Bir dönemin mahcubiyetini, aşkını, bekleyişini ve zarafetini sesiyle taşıyan insanlardan biriydi. Ankara'da başlayan hayat yolculuğunda hukuku bitirdi, ama müziği seçti, yeşil sahalardan sahnelere geçmişti. Sonra da milyonlarca insanın kalbinde yer edindi.

Sözüyle, sazıyla, toplumsal hafızaya da eklenen nitelikli şarkılar üretti.

Uzun ömürlü bir şarkıcı oldu Alpay. Bugün dönüp bakınca fark ediyoruz ki onun şarkıları, aslında Türkiye'nin eski fotoğraflarıdır.


Bir köşede "Fabrika Kızı" yürüdü. Bir başka köşede "Kara Tren" ağır ağır istasyona yaklaşır. Bir yerlerde "Ayrılık Rüzgârı" eser. Deniz Gezmiş ve arkkadaşlarını anlatan şarkıyı yapar. Hepsi birbirinden nitliklidir, ama hepsinin içinden bir tanesi vardır ki insanın yakasına sonbahar gibi yapışır:

"Eylülde Gel..."


Ne tuhaf... Bir ömür boyunca milyonlarca insana eylülü hatırlatan adam, ekim ayında çekip gitti.

Sanki kader, ince bir şaka yapmış gibidir.

Eylül gelmiştir. Şarkı söylenmiş, bekleyiş tamamlanmış. Artık git, diyordur zaman ve şimdi gitme sırası sesindir.


Belki de bu yüzden bazı şarkılar yaşlanmaz. Çünkü şarkıların takvimi yoktur. Şarkılar doğum günü kutlamaz, emekli olmaz, ihtiyarlamaz. Onlar yalnızca insanların kalbinde yeni evler bulur. Bugün yirmi yaşındaki bir genç de "Eylülde Gel"i dinlediğinde, elli yıl önce güzün âşık olmuş bir adamın hissettiği sızıyı duyabilir. Sanatın gerçek zaferi budur. Beden zamana yenilir, ses yenilmez. İnsan toprağa girer, şarkı girmez.


Belki bu yüzden ölüm, sanatçılar için biraz eksik bir kelimedir. Çünkü ölüm, tamamen kaybolmayı anlatır. Bir yok oluş…

Oysa Alpay yok olmadı.

Senden benden daha canlı...

Bir sonbahar akşamında pencereye vuran ilk yağmur damlasında, bir radyodan ansızın yükselen o tanıdık seste, eski bir fotoğrafın sararmış kenarında, bir mektubun arasında unutulmuş kurumuş bir yaprakta yaşamaya devam edecek.


Belki de insanın ardından bırakabileceği en güzel şey budur: Bir servet, bir makam, unvan değil, yıllar sonra bile birinin içini usulca burkabilecek birkaç şarkı...


Şimdi takvimler başka yılları gösteriyor. Fakat bir yerlerde hâlâ eylül sürüyor... Ve biz, çocukluğumuzun, gençliğimizin ve memleketin eski zamanlarının arasından yükselen o sesi işitiyoruz:

"Eylülde gel..."


Bu kez bir sevgiliye değil; hatıralarımıza söylüyor sanki.


Ve biz biliyoruz ki bazı insanlar ölmez.

Bazı insanlar, bir sonbahar ezgisine dönüşür.



*



ALPAY:

Ahmet Alpay Nazikoğlu: (17 Temmuz 1935, Ankara - 14 Ekim 2026, Antalya), Türk şarkıcı ve bestecidir.


Hayatı

17 Temmuz 1935'te Ankara'da doğdu. Babası Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nda bürokrat olarak uzun yıllar görev almış ve buradan emekli olmuştur. Annesi parti başkatibesi olarak görev almıştır. İlkokul ve ortaokulu Ankara'da bitirdi ardından Ankara Atatürk Lisesi'nde okudu. Lisede futbola merak salan Alpay, Ankara Demirspor'da futbol oynamaya başlamıştır. Ardından Gençlerbirliği SK'nde profesyonel futbol hayatını sürdürürken Genç Milli Futbol Takımı'na seçilmiştir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğrenim görmüştür.

14 Ekim 2026'da Antalya'da tedavi gördüğü hastanede ölmüştür. Naaşı Ankara'daki Cebeci Asri Mezarlığı'nda aile kabristanına defnedildi.


Müzikal kariyeri

Müzikal kariyerine 1960'larda başladı. Romantik folk ve rock tarzında deneysel müzikler yaptı. 1964 yılında kendi grubunu kurdu. Üç Hürel grubuyla beraber müzik çalışmalarında bulundu. Birçok Fransız Chanson'un ve İtalyan Napoliten'lerinin aranjmanlarını Türkçeye uyarlayarak seslendiren sanatçı ''Kara Tren'', "Eylül'de Gel" ve "Fabrika Kızı" gibi hit şarkılara imza atmıştır. Müzik kariyerine 25 kadar albüm sığdırmıştır. Attilâ İlhan'ın bazı şiirlerini de kendince yorumlamıştır. Fecri Ebcioğlu ile yakın arkadaşlığı vardı.


Alpay, Gezi Parkı olayları sırasında Ankara'da başından vurularak öldürülen Ethem Sarısülük için "Ethem'in Sessiz Çığlığı" adlı bir şarkı yaptı.



Yorumlar


bottom of page