KimseSİZ'den maviADA'ya * 2002'den 2026'ya * Şenol YAZICI * maviADA Dergisi ki, *Yıllarca yazarına okul olmaya çalıştı, *En ünlülerle hiç bilinmeyen adları yanyana getirmeye özel olarak uğraştı. * Tüm etkinliklerinde kendi yazarlarına öncelik verdi. *25 yıl para kazanmayı hiç düşünmedi, dergilerini, kitaplarını ederinin altında sattı ya da bağışladı. * Son 10 yıl hiçbir okurundan, üyesinden, abonesinden para almadı. *İnternetten günlük yayın yapmayı 8 yıl boyunca başaran il
Şeyh Bedreddin * Aycan Aytore * Osmanlı tarihinden rastgele yüz isim saysak, bunların kaçını gerçekten hatırlarız? Birkaç padişahı, birkaç sadrazamı, birkaç komutanı… Onların da ayrıntılarını bilmeyiz. Oysa bir isim vardır ki ne bir hanedan kurmuş ne bir devlet bırakmış ne de zaferlerle dolu bir saltanat yaşamıştır. Üstelik hayatının sonu idam sehpasında bitmiştir. Buna rağmen aradan altı yüz yıl geçmiş olmasına rağmen Şeyh Bedrettin hâlâ konuşulmaktadır. Bu durum tarih açıs
Şenol Yazıcı * Cumhuriyet sözcüğünü her duyduğumuzda aynı şeyi mi anlıyoruz? Bir yönetim biçimini mi, bir tarihsel dönüm noktasını mı, yoksa insanın kendi hayatı üzerinde söz sahibi olma hakkını mı? Belki de sözcüğün asıl anlamı, bunların hepsini birden düşündüğümüzde ortaya çıkıyor. Çünkü cumhuriyet, yalnızca devletin nasıl yönetileceğiyle ilgili bir tercih değildir; aynı zamanda insanın toplum içindeki yerini, değerini ve geleceğini belirleyen bir anlayıştır. Bugün çocuklar
Şenol YAZICI * Camus, insanı başkaldırısıyla tanımlıyordu. Haklıydı. İnsanın bir yanı hep itirazdan ibarettir. İnsan, çocukken anne babasına, gençken düzene, yetişkin olunca hayata, yaşlanınca da zamana itiraz eder. Benim doğamın da başka bir şey olması olası değildi kuşkusuz. 68 Olaylarında yoktum, daha doğrusu kadrolu olmak için yaşım küçüktü, ama gizli bir hayranlıkla izledim, asılanları gördüm; ruhum onlardan beslendi. Ne var ki 70'li yılların bütün fay kırıkları içimden
2002'de kurulan maviADA 2014'te basılı derginin yanında bir internet gazetesi olmayı tasarlayıp ilk adımları atmıştı. Bu logo ilk maviADA İNTERNET LOGOSU olacaktı. 2021 Ocak'tan 2026 Ekim'e Kadar maviADA'da Yapılan YORUMLAR, DEĞERLENDİRMELER, ELEŞTİRİLER -Yorum ve değerlendirmelerinizin özgünlüğüne duyulan saygı nedeniyle imla ve noktalamaya hiç müdahale edilmemiştir.- 310/310 KONU ve YANIT * Gönderi: Cümleye Girmeyen İnsan birol arslan Şenol hocam, Cümleye Girmeyen İnsan ha
Zeki Sarıhan * Yaşlılar toplumun geçmişi ile bugünü arasında köprü görevi görürler. Çevrelerine toplanmış ve merakla kulaklarını dikmiş çocuklara yalnız masal anlatmazlar, kendi geçmişlerindeki yaşanmışlıkları da anlatırlar. Hoş bu geçmiş zaman yaşantılarının masaldan nerdeyse farkı toktur. Kullanılan toplam emekle, makineleşme ve teknolojinin gelişmesiyle toplumsal üretim gitgide artmakta, dünyanın dört bucağındaki gelişmeler farklı insan toplulukları tarafından öğrenilmekt
TURHAN EYÜBOĞLU * Bundan çok ama çok zaman önce, insanlar sadece bir yerde yaşarmış. Hırçın deniz dalgaları bu şehrin kıyılarını davulun hızlı ritminde, tokmağın kendisine vurması gibi dövüyormuş. Dalgaların kıyıya vurmasıyla çıkan köpüğün havaya karışıp kokusunu rüzgarların uzaklara kadar götürmesinden denizi görmeyenler de denizin hırçınlığını anlıyorlarmış. İnsanları mutlu ve denizle iç içe yaşıyor, denizsiz bir gün bile düşünemiyorlarmış. Şehrin insanları bazen hırçın, ba
Fatsa eski Belediye Başkanı Fikri Sönmez ölüm yıldönümünde anıldı. 2 Eylül askeri darbesinden bir süre önce, 1979 Ekim’inde Fatsa’da yapılan seçimlerde bağımsız aday olarak Belediye Başkanı seçilen ve hayata geçirdiği toplumcu-halkçı belediyecilik çalışmaları ilgi çeken, bir askeri operasyonla tutuklanan Fikri Sönmez, Amasya Cezaevi’nde 4 Mayıs 1985 günü hayatını kaybetti. Fikri Sönmez (d. 1938, Fatsa - ö. 4 Mayıs 1985, Amasya), Türk Marksist-Leninist siyasetçi ve Ordu'nun F
Nurten B. AKSOY * Sizi bilmem ama ben her geçen gün bir şeylerimi yitirdiğimi fark ediyorum. Sanki azar azar yok oluyorum... Ufalıyorum, azalıyorum... Anlamıyorum, gölgem gitgide uzuyor, ama kendim gitgide küçülüyorum, azalıyorum... Önce çocukluğumu kaybettim; okul bahçelerinde neşeli çığlıklarla oyunlar oynayan, şarkılar söyleyen çocuk yok oldu. İlk o zaman hissettim; bir yanım, küçük de olsa bir yanım, yoktu artık... Sonra zaman geçti, ülkenin en zor günlerinde gençliğimi y
Okurunu Yaratan Yazar * AYCAN AYTORE * Yeni yayıncım Hakan'la konuşuyorum, yeni yazmaya başlayan genç birine ne tavsiye edeceğini soruyorum. "Okur ne istiyorsa onu yazsın," diyor. İlk bakışta mantıklı geliyor. Sonuçta müşteri velinimettir. Manav müşterinin istediği meyveyi getirir, terzi müşterinin istediği kumaşı kullanır. Fakat iş edebiyata gelince durum biraz karışıyor. Çünkü büyük sanat eserleri çoğu zaman müşterinin siparişiyle değil, sanatçının inadıyla ortaya çıkmıştır