Niyazi UYAR* Salihli halkını şiirle, sanatla buluşturan 53. Salihli Şiir İkindilerini ikinci sefer izleme şansına sahip oldum. Bu etkinliğin gerçekleşmesine vesile olan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu’ya Salihli’de oturan bir yurttaş olarak teşekkür ederim. Şunu açık yüreklilikle ifade edelim: Bu tür kültürel faaliyetlerin hayat bulmasının ancak aydın, demokrat bir anlayışla olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Sonra et
ŞİMDİ SEVİŞME VAKTİ * Çıplak heykeller yapmalıyım, Çırılçıplak heykeller Nefis rüyalarınız için Ey önünden geçen ak sakallı kasketli, Yırtık mıntanından adaleleri gözüken Dilenci Sana önce Şiirlerin tadını Aşkların tadını Kitaplardan tattırmalıyım Resimlerden duyurmalıyım. resimlerden... Şu oğlan çocuğuna bak Fırça sallıyor Kokmuş manifaturacının ayağına Dörtyüzbin tekliğinden On kuruş verecek Seni satmam çocuğum Dörtyüzbin tekliğe, Ne güzel kaşların var Ne güzel bileklerin H
ÖLÜMLÜ İNSAN * ŞENOL YAZICI * Aşk, insanlık tarihinin en eski ve en yeni konusu. Mitlerden modern filmlere, halk hikâyelerinden tüketim toplumunun reklamlarına kadar her çağda yeniden tanımlanmış, yeniden paketlenmiş bir duygu. Literetür metinlerinde aşk, hem bireysel bir deneyim hem de toplumsal bir koşullandırma olarak görünür. Bir yandan Kerem ile Aslı’nın, Leyla ile Mecnun’un aşkı vardır: ölümsüz, saf, insanı dönüştüren. Öte yandan sinema afişlerinde parlatılan, kırk yaşı
DA VİNCİ'nin FRANCESKO MEİZİ tarafından yapılan tek portresi Leonardo di ser Piero da Vinci (15 Nisan 1452, Floransa - 2 Mayıs 1519, Amboise), Rönesans döneminde yaşamış İtalyan hezârfen, döneminin önemli bir filozofu, astronomu, mimarı, mühendisi, mucidi, matematikçisi, anatomisti, müzisyeni, heykeltıraşı, botanisti, jeoloğu, kartografı, yazarı ve ressamıdır. En tanınmış yapıtları Vitruvius Adamı (1490-1492), Mona Lisa (1503-1507) ve Son Akşam Yemeği'dir (1495-1497). Rönesa
BİR ABLANIN ANNELİĞE DÖNÜŞEN YILLARI Niyazi UYAR* Evin büyüğüydü Ayten Hanım, kardeşleri için paralıyordu kendini. Kocasına, “Ben onların ablasıyım, annem bize emanet etti, onlara sahip çıkmalıyız,” diyordu. Annesini erken kaybettiği için sorumluluğu bir kat daha artmış, birkaç evin "bir bileni" olmuştu. Çok sevdiği, ağzı var dili yok annesi, bir haziran ayında dermansız bir derde tutulmuştu. O haziran içinde de hani derler ya, “Tanrı sevdiklerini çabucak yanına alırmış.
Haldun Taner, 16 Mart 1915’te İstanbul’da doğdu. 7 Mayıs 1986’da İstanbul’da yaşamını yitirdi. Son Osmanlı meclisinde İstanbul milletvekili olan İstanbul Darülfünun’u (İstanbul Üniversitesi) Hukuk Fakültesi profesörü Ahmed Selahattin’in oğlu. Ortaöğrenimini 1935’te Galatasaray Lisesi’nde tamamladı. Devlet tarafından Almanya’ya Heidelberg Üniversitesi’ne gönderildi. Siyasal Bilimler Fakültesi’ne devam etti. Zatürree olunca eğitimini yarıda bırakıp 1938’de İstanbul’a döndü. Ted
Soren Aabye Kierkegaard ; 5 Mayıs 1813 - 11 Kasım 1855), Danimarkalı filozof ve teolog. Kuzeni Niels Christian Kierkegaard tarafından yapılan bitmemiş bir portresi Kierkegaard, dindar babasının etkisiyle din eğitimi alarak katı bir dini atmosfer içinde yetişti. Yaşamında bu çocukluğun etkisi görülür. Kendisi de dinsel düşünceleri olan birisi olmakla birlikte sürekli din adamlarıyla, kurumlarıyla ve düşünceleriyle çatışma halinde oldu. Mevcut Hristiyanlığın yozlaşmış olduğunu
ŞENOL YAZICI * Bunu resmi tarih yazmaz. Herkes de bilmez. 1940 kuşağı toplumcu şairlerini nasıl bilirsiniz? Cesur, muhteşem, savaşçı ve asla geri çekilmeyen bir ' fedailer mangası...' Büyük savaşın cehennem gibi dünyayı yaktığı, ülkemizi de tehdit ettiği o yıllar, tek başına bu özellikleriyle akla ziyan bir travmatik bir dönemdi. Ardından tek partinin her şeyden suç çıkaran evhamlı anlayışını ve ünlü 141, 142. maddeleri de eklersek bu dönem şairleri hapishanelerin gediklisi
Mehmet ŞAMİLOF * TCG Kocatepe * Elimde Özhan Bakkalbaşıoğlu’nun o sarsıcı kitabı; kapağında "Bir Akıl Tutulması" yazıyor... Sayfaları çevirdikçe Akdeniz’in tuzu genzimi yakıyor, 1974’ün o bitmek bilmeyen Temmuz sıcağı odama doluyor. Bu sadece bir geminin batış hikâyesi değil; bu, bizim ailemizin, bizim toprağımızın, Of’un ve vatanın yüreğine düşen bir kor ateşin hikâyesidir. Kitapta anlatılan o trajedi, benim için sadece askeri bir rapor değil, bir aile fotoğrafındaki eksik
Niyazi UYAR* Bir yemek arası, bahçede kitaplarla ilgili sohbet ediyorlardı Sevda Hanım’la Kahraman Bey. Sevda Hanım: “Hocam, Yüzyıllık Yalnızlık adlı eseri beğeneceğinizi umuyorum, tarzınıza uygun!” “Yüzyıllık Yalnızlık?” “Evet hocam, Yüzyıllık Yalnızlık! Kolombiyalı popüler bir yazar Marquez! Onu okumak size çok ilginç gelecek, göreceksiniz. Hele anlatım tarzı, mekân tasvirleri, ruhsal çözümlemeleri ve de olayı sonuca bağlarken kullandığı yöntemler… Bence muhteşem, ihmal etm
Daniel Defoe (1660 – 24 Nisan 1731), İngiliz yazar ve gazetecidir. 1660 yılında Londra'da doğdu. Çeşitli güçlükler ve tehlikelerle dolu bir yaşam geçirdi. 1685'te İngiltere kralı II. James'e karşı başlatılan ayaklanmaya katıldı. Bir Protestanlık mezhebi olan Dissenter üyesidir. Yaşamının çeşitli dönemlerinde tüccarlık, fabrikatörlük, devlet memurluğu ve hatta casusluk yaptı. 40 yaşında gazetecilikte karar kıldı, bundan birkaç yıl sonra da roman yazmaya başladı. En çok ilgi
Miguel de Cervantes Saavedra * (29 Eylül 1547 - 22 Nisan 1616), İspanyol romancı, şair ve oyun yazarıdır. Modern Avrupa'nın ilk romanı olarak kabul edilen başyapıtı Don Kişot, Batı edebiyatının klasikleri arasında yer alır ve bugüne kadar yazılmış en iyi kurgusal eserlerden biri sayılır. Genç yaşta başladığı edebiyat hayatında denemeleri ve tiyatro eserleri ile kısa sürede tanınan bir yazar olmuştur. Ayrıca İspanyol edebiyatında roman geleneğinin başlatıcısı olarak kabul edi