CEMRE


Cemre, folklorik bir inanış, bir halk takvimi, bir umut ve yaşam çekirdeği…


İlkbahar başlangıcında yedişer gün arayla önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışına halk arasında verilen addır. Sözcüğün kökeni olarak Arapçadır.

Anadolu’da cemre yerine bazen “cemile” kelimesi de kullanır.

Cemrelerin eski takvimlerdeki Arapça karşılığı “Cemre-i ula beheva”, “Cemre-i saniye beab” ve “Cemre-i salise behak” şeklinde yazılırdı. Cemreler kışın soğuk günlerini geride bıraktığımızın müjdecisidir. Mina Vadisi’nde Arafat’tan gelen hacıların attıkları taşlarla oluşan yığınlara da “cemre” adı verilir.

"Cemre"'nin sözlük anlamı kor yani ateştir. Halk arasında ise sıcaklığın artması olarak bilinir. İlkbahar başlamadan hemen önce 7 gün arayla havaya, suya ve toprağa sırasıyla düştüğüne inanılır. Bu düşen cemreler sayesinde hava, su ve toprak ısınır.


Halk takvimi tekrarlayan olaylara dayanan bir deneyim takvimidir ve şaşma olasılığı azdır. Küresel ısınma başka tabi.


Cemrenin, Altay Türklerinde görülen İmre adlı olağanüstü varlığın dönüşümüyle ortaya çıktığını savunanlar da vardır. Cemreyi, Bulgar Türkleri'ndeki Zemire veya Anadolu ağızlarındaki Zemheri ve Kumuk Türkçesi'ndeki nem veya buhar anlamına gelen Zemre ile ilişkilendirenler de bulunmaktadır.

Cemrelerin düşmesi, kıştan bahara geçişin sembollerinden biridir.


Halk takvimine ve inanışına göre bu tarihten 5 gün sonra cemreler düşmeye başlar. 20 Şubat'ta ilk cemre havaya düşer ve havadaki bütün kışı yere indirir. 27 Şubat'ta ikinci cemre suya düşer ve suları ısıtır, buzları çözer. 6 Martta üçüncü cemre toprağa düşer ve toprağı ısıtır, ilk kır çiçeklerinin çıkmasını sağlar.


Kasım günleri 100. güne yani miladi takvimde 15 Şubat’a geldiğinde artık kış hükmünü kaybetmeye başlıyor. İnanışa göre, bu tarihten 5 gün sonra ilk cemre düşüyor. 20 Şubat’ta havaya düşen cemrenin soğuk havayı yere indirdiği kabul ediliyor. İlk cemreden bir hafta sonra, 27 Şubat’ta ikinci cemre suya düşüyor ve suların ısısını arttırıyor. Üçüncü ve son cemre de 6 Mart tarihinde toprağa düşüyor ve kır çiçekleri kendisini bu andan itibaren göstermeye başlıyor.


Halk cemrenin düşüş sırasına göre önce havanın ısındığına sonra su ve yerin ısındığına inanır. Ancak bu coğrafi bilgiyle çatışır. Çünkü; güneş ışınları önce toprağı ısıtmaktadır. Yerden yansıyan ışınlar havayı ısıtır.

Çok itiraz etmeyin, halkın bir bildiği vardır elbet…


Meteorolojik olarak ısınma sıralaması toprak – hava- su şeklindedir. Cemre her ne kadar folklorik bir inanış olsa da, cemreler arasındaki günlerde hava sıcaklığında az da olsa düşüşler yaşansa da, özellikle Marmara bölgesine ait istatistiklere göre, cemre tarihlerinde yüzde 80’e varan oranda ısınma meydana gelmektedir. Cemreler Türk dünyasının kültür ve edebiyatına da konu olmuşlardır. Örneğin, divan şairlerinin cemre zamanlan, baharın yaklaşması dolayısıyla önemli kişiler için yazdıkları övgü şiirlerine ‘Cemreviye’ denilirdi.


Cemreler baharı müjdeliyor…

Bahar kendi gelmeden önce de müjdecilerini gönderir bize. Baharın müjdecisi cemrelerdir. Cemre bir su damlası değildir; ama biz kafamızda cemreyi hep bir su damlası gibi düşünürüz. Sanki o minicik su damlası, önce havaya düşer, havayı ısıtır; sonra suya düşer, suyu ısıtır; en sonunda da toprağa düşer, toprağı ısıtır.


Şimdi Anadolu’nun çok yerinde erikler çiçeklerini açtı, açacak… Kardelenler çoktan fışkırdı karın içinden, umutsuzluğa inat…

Kışın soğuk, kısa günlerinde, uzun gecelerinde kurduğumuz bahar düşleri artık gerçeğe dönüyor. Bahar geliyor. “Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır” dese de büyüklerimiz, aslında mart ayı baharın ilk ayı. Mart, nisan ve mayıs ayları bahar mevsiminin güzelliklerini içinde toplayan, sonra da bize sunan aylar…


Hurafeymiş, geçsenize siz onu, insan da umut ve güzellik yaratan her şey değerlidir, bazen gerçekten daha çok…

Bırakın kötü düşünceyi, karamsarlıkları bir yana atın. Hele küresel ısınma böyle giderse CEMRE’yi son görüşünüz olabilir.


Görünen bu sene de geldi CEMRE, bugün kışın en sıcak günü, hatta önümüzdeki bir hafta güzel... Görürsünüz haftaya karın ortasında gelin gibi donanır bademler, erikler. Mart kazma kürek yaktırırsa kötü elbette, eriği kaçtan yeriz Allah bilir... İyi de bizim kabzımal takımı beceriklidir, hiç don yapmasa da, turfanda sebil olsa da o fiyatı fırlatmak için bir gerekçe bulur...


İyisi mi siz siz olun CEMREnin tadını çıkarın… Mart'a da gelince bakarız...

23 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

On Yumurta Kaç Öğretmen Eder

Daha ilkokuldayım. Evde telefon çaldı. Koştum, açtım. Babamın okul arkadaşı Kerim amca. O da babam gibi öğretmen. Çocukluğumuzun öğretmenleri işte… İki söz arasında hemen birkaç soru, her fırsatta öğr

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA