top of page


ÖYLE BİR SEVDA
Aycan AYTORE * ÖYKÜ * Bir Akdeniz mavisine sırtını verdi, Üzüm salkımlarının buğusunda, yıldızlı bir geceyi yatağı yaptı, Yaseminlere, portakal çiçeklerine dokundu, yıldızlara uzandı, Gerçekle düş arasında bir çizgideydi. Bir kelebeğin kanatlarını tutar gibi, başlarken biten bir hazzın içinde kaldı, O an, Akdeniz mavisi sonsuzluk oldu. Yıkanmış toprağın yağmurdan sonraki baş döndüren kokusu esiyor içinde. Islanan içim yıldızlı lacivert geceler açıyor. Öyle duyumsuyor

Aycan AYTORE
28 Ağu5 dakikada okunur
mesele
ENGİN SEVİNÇ * “hiç kimse bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez.” honore de balzac MESELE Küçük, zenci bir kadından neyin eksik olabilir ki? Bir zencinin, beyaz dişlerini göstererek dudaklarını ağzıyla öptüğü oldu mu hiç? Ağız öpmez, dudaklar birbirine dokunur dediğini duyar gibiyim. Ama yanılıyorsun. Yanıldığın nokta şu: bir kadın erkeğini asla nasıl öptüğünü bilemez. Sorsan, üst dudağını kavrayıp alt dudağını
engincix
18 Ağu7 dakikada okunur


franz vilimsky'nin hikayesi
Engin SEVİNÇ * “insanoğlunun vücudundan daha uzun yaşaması ne kadar trajik.” sigmund freud 4 Mart 1946 sabahı Franz Vilimsky, beton blokları arasından demir şeritlerle döşenmiş tramvay yolunun ortasında yürümekteydi. Cebinden sarkan beyaz mendilini birkaç dakika arayla alnına götürüp terini siliyordu. Yorgun değildi. Sabahları içtiği sıcak viyana kahvesi ve birlikte yediği francala, onu tok tutuyordu. Uykularını düzenli uyuyor, muntazam giyindiği kıyafetlerini caddenin
engincix
11 Ağu6 dakikada okunur


Pencere
Engin SEVİNÇ * “Çepeçevre duvarlar.. sarmışlar her yanımı.. beni saran bu odalar.. gönlüme dar geliyor..”* Aynada birkaç adam dans ediyor. Buna hayret mi etmeli? Birkaç adam orta yerde yanak yanağa, başlarında kısacık bir ışık kümesi toplanmış ve bunu dağıtmaya yetecek bir vantilatör uzakta sessizce duruyor. Müziğin ritminde bir şey var. Köşedeki bir kadını güldürmeye yetiyor nedense. Masaya dirseklerini dayamış, elleriyle yanaklarını tutmakta. Dudaklarında sevimli bir gülüş
engincix
28 Tem6 dakikada okunur


Rastlantılar
JEAN BERAUD-CAFE ENGİN SEVİNÇ * -Öykü- Kafamın içindeki uğultuyla sokağa çıktığımda saat belki yedi civarıydı ki hava kararmaya başlamıştı. Bugün de hava nedense bir tuhaf. Yağmur yağacak zannediyor insan, ama yok, hafif bir esintinin ardından toprak kokusu bastırıyor içimi. Uzun paltolardan ve uzun kollu kazaklardan içim bunalmış zaten. Bugün akşam eve gider gitmez kendimi yenilemeyi düşüneceğim. Belki odamı toplar, masamın ve yatağımın dağınıklığını düzeltirim. Kirli çamaşı
engincix
21 Tem8 dakikada okunur


CER HOCASI
Refik Halit Karay * Mülkiye Okulu'nun "320 senesi mezunuydu; mabeyincilerden birinin akrabası olduğu için maarifte bir memuriyet bulmuş, fakat meşrutiyet ilân olununca ilk tasfiyede açığa çıkarılmıştı. Bin kuruş maaş alıp konakta yatıp, kalktığı, her taraftan kolaylık gördüğü eski devirde bile iyi kalbi onu kötülüklere âlet olmaktan kurtarmış, durgun, uysal ahlakıyla o kadar dikkate çarpmayarak rahat yaşamıştı. Sırf "mensup" diye yeteneğine, ahlâkına rağmen memuriyetinden kov
Refik Halit KARAY
19 Tem12 dakikada okunur


Gece Uğultusu
ENGİN SEVİNÇ * Dışarıda köpekler uluyor. Gece, en erken bizim bahçeye çökmüş demek ki. Hafif bir esinti de var belli. Bunu onca sessizlikte duyduğum çıtırtılardan anlıyorum; çatıya sürtünen ağaç dallarından ve cama çarpıp düşen yaprakların gölgesinden. İnsan tek başınayken irili ufaklı her şeye dikkat kesilebiliyor. Üstelik cam kenarındaysanız görebileceğiniz şeyler sizi fazlasıyla büyülemeye yetebilir. Ayın kül rengi parlaklığının kirpik uçlarınıza dokunmasından tutun yıldı
ENGİN SEVİNÇ
14 Tem5 dakikada okunur


Fragman
Engin SEVİNÇ * “Sakalın mı çıktı lan senin?” Elini yüzüne götürdü. “Yok, kaptan” dedi. Deniz kokuyordu. Motor seslerinden martılar uçuşuyor, pervane oluyorlardı. Köse İbrahim elini yüzünde gezdiriyordu. Salih kaptanla yeniden göz göze gelince denizi bile susturup yutkundu. “Bana bak ulan! Yoksa sen İtalyan mısın?” “Hayır kaptan!” Salih kaptan içeriye, dümenin başına geçti. Sağ elinde uzunca bir fitil, ucu kızararak duruyordu. Elinin başparmağı yoktu. “Bir gün Eski Liman’da do
Engin SEVİNÇ
26 Haz6 dakikada okunur


Bir Sigara İçelim Babam!
ÇAĞLA BAŞTÜRK * -Ayrılıklar karşısında metanetine hayran olduğum Ceren Molla’ya ...- Kalabalık kentlerde yalnızlığa mahkûmdur insanlar. Şairin de dediği gibi: “kimselerin vakti yoktur durup ince şeyleri anlamaya”. Sessiz bir kabulleniş hakimdir her şeye. Kimin işine yaramış ki isyan etmek. Susmak en iyisidir belki de... Ilık bir bahar sabahı salına salına yürüyordu Ankara sokaklarında. Gök mavisi gözlerini yeni bir güne başlamanın yorgu
Çağla BAŞTÜRK
23 Haz6 dakikada okunur


Can Arzusu
GUERNİCA'dan bir bölüm 1937, PİCASSO ENGİN SEVİNÇ * Git başımdan Sadık, bildiğin gibi değilim! Havada asılı duran ilmiğe geçirmişim boynumu, inceden inceye süzülen acısını duyuyorum. Her şeyin dışındayım. Bir rüya gördüm, beni gün ışırken ıpıslak uyandıran. Sen ve ben bir köydeyiz. Şirin ve güzel bir köy burası Sadık. Tepeleri ormanla örtülü dağ sırtlarından avuç içine boşalırcasına akan nehirler var. Her biri bembeyaz parlaklığında kısrak başlarının koşturulduğu ovalar, deri
Engin SEVİNÇ
21 Haz5 dakikada okunur


Sait Faik Abasıyanık
ŞİMDİ SEVİŞME VAKTİ * Çıplak heykeller yapmalıyım, Çırılçıplak heykeller Nefis rüyalarınız için Ey önünden geçen ak sakallı kasketli, Yırtık mıntanından adaleleri gözüken Dilenci Sana önce Şiirlerin tadını Aşkların tadını Kitaplardan tattırmalıyım Resimlerden duyurmalıyım. resimlerden... Şu oğlan çocuğuna bak Fırça sallıyor Kokmuş manifaturacının ayağına Dörtyüzbin tekliğinden On kuruş verecek Seni satmam çocuğum Dörtyüzbin tekliğe, Ne güzel kaşların var Ne güzel bileklerin H

maviADA
11 May3 dakikada okunur


MİNİBÜS SARAY
Niyazi UYAR* Bir kadınla bir erkek minibüse binip yola çıkar. Gidecekleri yerde arabayı park etmek büyük bir sorundur. Şehir içi trafikte araba kullanmak sinirlerini acayip bozmaktadır erkeğin. Yolculukları rahat olsun diye üstlerindeki, çantalarındaki fazlalıkları minibüs durağına kadar geldikleri arabanın arka koltuğuna gelişigüzel fırlatıp atarlar. Minibüs durağı çok kalabalıktır, zorla tıkış tepiş binerler minibüse. Minibüsün içine binerler ki, erkeğin de kadının da ağz
niyazi uyar
23 Nis3 dakikada okunur

bottom of page


