top of page
Menüde yer alan yaygın ve belirgin türler dışında kalan yazılar (eleştiri, inceleme, araştırma, derleme, makale, deneme... gibi) bu sayfada yer alır.


ZAP SUYU DELİ AKAR - II
DAĞLARIN KARI * Doğan SOYDAN / ANI Dağların karı eriyor, ortalık balçığa kesmiş. Caddede akan kar suyunun ışıltısı gözümüzü kamaştırıyor. Çukurca yolu açıldı ama Sümerbank hâlâ bomboş. Ne zaman gitsem “Yeni mal gelecek” diyorlar. Askeri gazinonun önünde oturuyorduk, o ucube ayakkabı yine ayağımda. Öğretmen Murtaza ayakkabıma bakarak, “Bende eski bir ayakkabı var, giysen birkaç gün idare edersin” dedi. Hiç düşünmeden “olur” dedim. Altı kauçuk, yüksek topuklu, ağır bir ayakk
Doğan Soydan
19 Oca4 dakikada okunur


Öyküleriyle Kış Çiçekleri
Nurten B. AKSOY * Kış mevsiminin ortalarındayız, bu yıl havalar çok soğuk olmasa da güneş yüzünü fazla göstermemek için direniyor. Bir yandan kar bekliyoruz çocuklar gibi, bir yandan baharı özlüyoruz, o sıcacık yaz günlerini özlüyoruz, açan çiçekleri özlüyoruz… Ama biliyoruz ki kışın da ayrı bir güzelliği var. Soğuğa ve kara inat rengarenk açan çiçekleri var kış mevsiminin de. İşte bu soğuk günlerde biz de o güzelim kış çiçekleri ve pek de bilinmeyen öyküleriyle renklendireli

Nurten Bengi Aksoy
17 Oca4 dakikada okunur


Romantik Komünist Nazım Hikmet
Nurten B. AKSOY * 1902’de doğdum doğduğum şehre dönmedim bir daha geriye dönmeyi sevmem üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettim on dokuzumda Moskova’da komünist üniversite öğrenciliği kırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-Parti konukluğu ve on dördümden beri şairlik ederim alnımızda yanar gençliğin tacı yorgunluğun anasını satarız sabah buradaysak, akşam ordayız günlerin peşinde bir hovardayız. 20 Kasım 1901’de Selanik’te dünyaya gelen Nazım’ın doğum tarihi ailesi tarafından

Nurten B. AKSOY
15 Oca6 dakikada okunur


KUŞYEMİ
Fuat ÖZGEN * “Kuş Yemi” Reşat Nuri Gültekin’in iç acıtan bir öyküsü. Öyküde şehit maaşı çıkmayan anneanne ile torununun zorlu yaşamının bir kesiti anlatılmakta. Evdeki eşyaları teker teker satan anneanne sonunda torununun kuşunu (kafesiyle) satmak zorunda kalıyor. Anlatıcısı kuşu satın alıyor. Kuşu satılan çocuk paranın bir kısmıyla kuşyemi alıp yeni sahibine veriyor. Bu kez kuşu satın alan, bakamayacağı bahanesiyle, parasını verdiği kuşu çocuğa öylece bırakıyor. Öyküde anlat
Fuat ÖZGEN
5 Oca2 dakikada okunur


Armasa Mustafa
Mehmet ŞAMİLOF * Balaban; Of’un sırtını dik yamaçlara yaslamış, dumanlı dağlarla hırçın denizin arasında sıkışmış, ama insanının gönlü dünyadan geniş bir beldesidir. O yıllarda Balaban demek; daracık virajlı yollar, her evinde tüten bir ocak ve bitmek bilmeyen dik yokuşlar demekti. Toprağı az ama sözü ağır bir yerdi Balaban. İnsanı da coğrafyasına benzerdi; rüzgârı sert, kararı kesin, inadı ise taştan daha katıydı. İşte bu dik yokuşların arasında, 61 OFLU 61 plakalı, alev kır
Mehmet ÖZŞAMLI
28 Ara 20253 dakikada okunur


KUBİLAY
KUBİLAY ŞENOL YAZICI * -Mustafa Fehmi KUBİLAY : Öğretmen, asteğmen... 1906'da Kozan'da, Giritli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep'tir. Kubilay 1930 yılında öğretmen olarak İzmir'in Menemen İlçesi'nde asteğmen rütbesiyle askerlik görevini yaparken 23 Aralık 1930'da Derviş Mehmet'in başında olduğu bir grup şeriatçı tarafından şehit edildi- "İnandılar, Dövüştüler, Öldüler- KUBİLAY ANITI Aslında o her zaman her yerdeydı. Sivas yangınları d
Şenol YAZICI
23 Ara 20256 dakikada okunur


DEĞİRMEN TAŞI
DOĞAN SOYDAN * . Önce tek basamaklı sayıları alt alta yazıp toplamayı, çıkarmayı öğrendik; ardından iki, üç, dört, beş basamaklılar… Sonra çarpma, bölme işlemleri… Ah! ne de zordu kesirli sayıların dört işlemini yapmak! Dilimizi çıkara çıkara öğrendiğimiz her bir işlem –toprağın tohumu çimlendirdiği gibi- zekâmızı çimlendirirmiş meğer. Derken, her yıl bir yaş daha büyüdükçe, zekâmız çimlendikçe zor problemler çıkmaya başladı karşımıza; üstesinden gelebilmek için uğraştırıp
Doğan Soydan
22 Ara 20252 dakikada okunur


Utanma Duyusu
YUSUF ERBAY * Duyular, insana kendilerini hatırlatmaya karar verdiler. Ne kadar önemli olduklarını sıkça unutan insanı sorgulamaya karar verdiler. Etrafını sardılar ve yüksek tondan konuşmaya başladılar. “Ben olmazsam senin için hayatın renkleri yok”, dedi görme duyusu. Renksiz bir dünyada kim yaşamak ister ki? Mavileri, yeşilleri göremezsin. Sarı çayırların salındığı tepeleri, denizleri göremezsin. En acısı sevdiklerini göremezsin. Dahası göremediğin için belki de hiç seveme
Yusuf Erbay
21 Ara 20253 dakikada okunur


Silindir Şapka Giyen Köylü
Doğan Soydan * Yanımıza birkaç arkadaş alıp Pınarbaşı’na gitmek, arabamızın burnunu Ceyhan’a çevirip eğlenmek yegâne dinlenme yöntemimizdi. Aradan elli yıl geçti ve o günler o yıllarda kaldı! Dört aydan beri bir sahil kentindeyim; ilk kez dün Şeytan (!) dedi ki, “Haydi biraz nevale al sahile git, arabanın burnunu denize çevir eski günleri yad et." Öyle yaptım ve ilk iş, radyonun düğmesine dokundum. Diksiyonu, ses tonu iyi bir konuşmacı ilginç şeyler anlatıyordu. İç
Doğan Soydan
8 Ara 20254 dakikada okunur


İki Bahar
Şenol YAZICI * İki bahar var. Birinde can yeşerir, dallara su yürür , toprağa cemre düşer ... O mevsim yeşeren otu, patlayan tomurcuğu,...
Şenol YAZICI
12 Eki 20255 dakikada okunur


Hıdırellez ve Gül Ağacında Üç Fidan
Nurten B. AKSOY * Hıdırellez’i günümüz gençleri pek bilmese de 6 Mayıs Tarihini bağımsızlık ve özgürlüğe gönül vermiş pek çok kişi bilir… Hıdırellez, Türk dünyasında kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir ve baharla vücut bulan yaşamın tazelenmesini simgeler. 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece, Hıdırellez’in uğruna inananlar dileklerini yazdıkları minik kağıtları kırmızı torbalara koyup, yanına bozuk para da ekleyerek gül dalına asarlar, sonra da bütün bir yıl dileklerinin ge

Nurten B. AKSOY
5 May 20254 dakikada okunur


Ancak Senin Kadar İnsanım
ŞENOL YAZICI * İnsan benzerini ararmış; salt aşkı yaratmak için değil, aşkı öldürmek ya da elinde ölmek için de ... Biz de birbirimizi...
Şenol YAZICI
7 Nis 20255 dakikada okunur

Hayat ve Sanat
DERGİSİ
Emek veren herkesin ADAsı
bottom of page



