top of page

Arama Sonucu

maviADA'ya DÖN

Boş arama ile 4687 sonuç bulundu

ETKİNLİK (1)

  • 21 Ocak 2020 | 11:00
    Yalova Belediyesi Güzel Sanatlar Merkez Rüstem Paşa Gazi Paşa Cd. No:23 77200 Yalova Merkez/Yalova Türkiye
Hepsini Görüntüle

BLOG POSTA (4533)

  • ÖZGÜR ÖZEL’E AÇIK MEKTUP

    Zeki SARIHAN * Sayın Özer, İçinde bulunduğunuz toplumsal mücadele konusunda bazı görüşlerimi size bu açık mektupla iletmek istiyorum. Bunların tarafınızdan dikkate alınacağını umuyorum. Ben de, ülkemizin içinde bulunduğu adaletsiz ve karanlık bir siyasi atmosferden çıkması için yazıp söylemekten kaçınmayan, hatta bunu bir görev olarak kabul edenlerden biriyim. Hemen bütün mitinglerinizi hem de büyük bir merakla izledim. Bir süreden beri ülkemizde sınıf mücadelesi sertleşti. Bunu, milyonlarca insanı gece veya gündüz, soğuk veya sıcak demeden meydanlara toplamayı başarmanızdan çıkarmak mümkün. Seçim dönemlerinde meydanların şenlendiğini bu ülke çok gördü ancak hiç bu kadar hareketlisini yaşamadı. Bu durum bana da moral veriyor. Umuyorum ki, önderliğini ve sözcülüğünü yaptığınız bu kitlesel mücadele amacına er geç ulaşacak ve daha özgür, daha adil bir ülke olacağız. Erken Seçim Zorlaması ve Cumhurbaşkanı Adaylığı İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçimlere daha uzun bir süre varken CHP’nin erken seçim istemesi doğru olmamıştır.  Hiçbir iktidarın kendisin güçlü hissetmediği, kamuoyu yoklamalarında ikinci sırada geldiği bir durumda erken seçime gitmeyeceği açıktır. Muhalefetin talebi ve mitingleriyle de buna razı olmazdı. Buna rağmen mitinglerin temalarının erken seçim olması isabetli olmamıştır. Bunda ısrar etmenin bir faydası yoktur. Sayın İmamoğlu’nun kendini cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettirmesi de doğru olmamıştır. Bu aday, kamuoyu yoklamalarında en çok oyu alan CHP’li olmalıydı ve Mansur Yavaş bütün yoklamalarda önde görülüyordu. Buna rağmen İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hevesi parti içinde ve iktidar hedefine ulaşmada birçok soruna yol açmıştır. Mansur Yavaş ve onun partiye getirdiği belediye başkanlarının partiden istifa etmesi gibi bir tehlike vardır ve bu durum CHP için “Dimya’da pirince giderken” sonucunu doğurabilecektir. İmamoğlu’nun erken adaylığı, onu yargı ile ezme niyetinde olan iktidarı harekete geçirmiştir. Umarım bütün tutuklu ve tutuksuz partililer bu davalardan aklanarak çıkacaktır. Ancak buradan partiniz için alınacak bir ders vardır. Bu tip şaibelere meydan vermemek için belediyelerle şirketler arasındaki ilişkilerin şeffaflaştırılması, ihalelerin kamuoyunun önünde yapılması mümkünse hizmetlerde müteahhitlerin aradan çıkarılması. Bu durum, öteki partilerin başında bulunduğu belediyeler için de örnek olacaktır. CHP’yi Kim Yönetiyor? Sayın özel, CHP’yi kimin yönettiği konusunda kuşkular vardır. Partinin arka planda yöneticisinin Ekrem İmamoğlu olduğu, siz ve ekibinizin partide onun adına iş gördüğünüz söyleniyor. Nitekim, Sayın İmamoğlu, yalnız içinde bulunduğu hukuki konularda değil, hemen bütün konularda demeçler yayımlayarak adeta partiye yön veremeye çalışmakta ise de görüşleri ve ilişkileri her zaman isabet taşımıyor. İngiliz Elçisiyle yemek yemesi, Nobel Barış Komitesinin ödüllendirdiği Amerikan işbirlikçisi Venezuelalı kadını kutlaması bunlardandır. Aşırı bir özgüvenle hakkında davalar açılmasına neden olan demeçleri de her zaman isabetli olmuyor. CHP Genel Merkezinde Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi adıyla ikinci bir merkezin açılması İmamoğlu’nu adeta CHP eş başkanı yapmaktadır. Kürt Sorunundaki Tutumunuz Seçimlerde yaptığınız bir uzlaşma ile belediyelerde Kürtlerle ortak aday çıkarmanız çok isabetli idi. Bu Türk-Kürt kardeşliğini göstermesi bakımından da olumlu idi. Fakat MHP’nin başlattığı son “Açılım” hareketi karşısında partiniz bir tereddüt geçirdi. CHP tabanının uzun yıllardır Kürtlere karşı şartlandırılmış olmasının bunda etkisi olduğunu düşünüyorum. Partinizi destekleyen Cumhuriyet ve Sözcü gazeteler yazarlarından epeyisi Kürtler hakkında bu önyargıyı tekrar ederek size bu sorunun çözümünde ayak bağı olacağı anlaşılıyor.  Bu yazarların size yaptığı tavsiyelere bakınca “Atatürk” etiketini kullanan sağ bir partiyi destekleyeceği görülüyor. Parti Tarihine Yollama Yaparken CHP’nin 103 yıllık bir parti olması, ona “köklü” olma sıfatı verirse de her dönemde iyi işler yaptığı anlamana gelmez.  İsmail Cem’in Türkiye’de Geri Kalmışlığın Tarihi başta olmak üzere birçok yakın tarih araştırmasında  anlatıldığı gibi Tek Parti döneminde ordu ve bürokrasiye dayanarak iktidar süren CHP, köylüleri yoksul ve bütün halkı hürriyetsiz bırakmıştır. CHP’nin tek başına iktidar olamayışının altında, kitlelerin belleklerinden silinmeyen ve kuşaktan kuşağa aktarılan bu olumsuz hâtıra vardır. Bu nedenle partinizi överken tek parti dönemi ile ilgili kavramları daha az kullansanız iyi olur. Esasında sizden beklenen parti adına açıkça bir özeleştiri yapmanızdır. Özeleştiri, olgunluğun kanıtıdır ve parti üyelerine de örnek olur.   Başarı dileklerimle. Ankara, 15 Şubat 2026

  • Hasan Hüseyin Korkmazgil

    Nurten B. AKSOY "dostum dostum güzel dostum bu ne beter çizgidir bu bu ne çıldırtan denge yaprak döker bir yanımız bir yanımız bahar bahçe" Diyen, toplumcu-gerçekçi şiirin önde gelen temsilcilerinden, Hasan Hüseyin Korkmazgil 4 Mart 1927 tarihinde Sivas’ın Gürün ilçesinde doğar. Annesi Gülşan hanım, babası ise Nalbantoğlu Şükrü beydir. Birinci Dünya Savaşında, Kafkas Cephesi’nde, sonra da Ulusal Kurtuluş Savaşında görev alan Şükrü Bey’in İstiklal madalyası vardı ve Kurultay İlkokulu’nda hademelik yapıyordu. Ailenin yedi çocuğu içinde tek okuyan sadece Hasan Hüseyin’di. İlkokulu babasının hademelik yaptığı okulda okudu. Ortaokula gidemedi; Ziraat Bankası şubesinde getir götür işlerinde çalışmaya başladı. Çalıştığı bankanın müdürü Hasan Hüseyin’le yakından ilgilendi ve parasız yatılı okul sınavlarına girmesine önayak oldu. Hasan Hüseyin, sınavın yapıldığı Sivas’a komşularından ödünç alınan ayakkabıyla, 60 km yolu yürüyerek gitti ve sınavı kazandı; Niğde Ortaokulu ve sonra Adana Erkek Lisesi’nde okudu. Okulda Dünya Edebiyatı Klasikleri ile tanıştı. Bir yandan da şiir yazmaya başladı. Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirip Türkçe öğretmeni oldu. Kahramanmaraş’ın Gökşin ilçesine öğretmen olarak atandı. Nâzım Hikmet şiirlerini okuduğu için ihbar edilince, 1951’deki TKP davasına dahil edildi. Üç yıla mahkûm oldu. Bütün kamu hakları elinden alındı. Elbistan ve Nevşehir cezaevlerinde yattı. Cezaevinden çıktıktan sonra ekmek parası kazanmak için İstanbul’a gitti. Bu kez askere alındı; üniversite mezunu olmasına rağmen 27 ay er olarak askerlik yaptı. AKARSUYA BIRAKILAN MEKTUP Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç Ağaçlar bükmesinler n’olursun boyunlarını Neden akşam oluyorum tren kalkınca Kırlangıçlar birdenbire çekip gidince Mendiller sallanınca neden tıkanıyorum Öyle çok acımasız ki, öyle birdenbire ki Az önceki çiçekler nasıl da diken diken Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç. O sularda çimdik, bitti; köprüleri geçtik, bitti O elmanın tadı orda, o kuş çoktan öttü, bitti Artık çocuk değiliz, susarak da bir şeyler diyebiliriz Günler devlet alacağı, yıllar bir kadehçik buzlu rakı Oyunlar oyuncaksı, oyuncaklar eski şarkı Kavaklara oklu yürek çizip duran o çakı Nerde şimdi, nerde şimdi, nerde o kan sarhoşluğu Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç... Askerliği bitince baba ocağına döndü. Kahvelerde karakalem portre ressamlığı yaparak, tabela boyayarak ve okuryazar olmayan ailelerin askerlik mektuplarını yazarak geçimini sağladı. Askerliği bitince baba ocağına döndü. Bu arada şiirden hiç kopmadı. İlk şiiri 1959’da Dost dergisinde çıktı. Ayrıca yazdığı iki oyun da radyoda piyes oldu. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra, “Türkiye artık değişti” diyerek Ankara’ya yerleşti. Akis dergisinde düzeltmen/redaktör olarak çalıştı. Basın-İş Sendikası’nın genel sekreterliğini yaptı. DEMEDİM Kİ Bu kenti sevdim dedim Benim olsun demedim ki Sevdim dedimse akşam kızıllığını Gönlüm gibi akıp giden şu çayı Şu ormanı şu denizi şu dağı Benim olsun demedim ki Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları İşte buna sevmek derler dedimse Çattımsa acıların en güzeline Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa Benim olsun demedim ki Bu akşam kan kırmızı şarap istiyor canım Bu akşam dünyanın bütün şarkılarını Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini Bu akşam beni yalnız bırakın Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim Onu ve kendimi yalnızca... 1963 yılında Uşak’ta bir edebiyat öğretmeni ve Nâzım Hikmet hayranı olan Azime hanım, şiirlerini Nâzım’a çok benzettiği ve beğendiği Hasan Hüseyin’i tanımak, görmek için ani bir kararla Ankara’ya gitti; ama onu bulamadı ve mahzun Uşak’a döndü. Sonra mektuplar, mektuplar, mektuplar… Evli ve iki küçük çocuğu olan Azime hanım, tekrar Ankara’ya gitti ve bu sefer görüşebildiler. Ve anladılar ki birbirlerini çok seviyorlar. Zorlu ve uzun bir süreçte Azime hanım, ailesinin de onayını alarak eşinden boşandı ve Hasan Hüseyin’in yanına gitti. 1964 yılı Haziranı’nda evlendiler. Yirmi yıl, şairin ölümüne kadar çok mutlu oldular ve bu evlilikten “Bir Oğlum Olacak Adı Temmuz” şiirinde adı geçen Temmuz adlı oğulları dünyaya geldi. bir oğlum olacak adı temmuz uykusuz korkusuz beter mi beter ben beynimi satarak yaşıyorum o benden proleter bir oğlum olacak adı temmuz karataşın göbeğinde aşk karataşın göbeğinde barış karataş çatladı çatlayacak bende bitmeyen kavga onda yeniden başlayacak bir oğlum olacak adı temmuz öfkede benden fırtına sevgide deniz ne samanyollarının ulu kervanları susuzluğumun ne kutup şafaklarında tanrılaşması ilkelliğimin temmuz gibi sıcak ve bereketli temmuz gibi uçsuz bucaksız Bu yıllarda mizahi hikâyeleri de yayımlandı. “Kavel” adlı kitabı ile 1964 Yeditepe Şiir Armağanı’nı, “Kızılkuğu” ile TRT’nin 1970 Sanat Başarı Ödülü’nü, “Filizkıran Fırtınası” ile de 1981 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü’nü ve Nevzat Üstün Şiir Ödülü’nü aldı. 1973 yılında çıkardığı “Acıyı Bal Eyledik” şiir kitabıyla daha da ünlendi. Şiirleri Nâzım Hikmet’in yazdıklarıyla karşılaştırıldı. Şair 1983’te evinde beyin kanaması geçirdi; bir yıl bitkisel hayatta yaşadı. Eşi Azime bir gün bile kocasının başından ayrılmadı. Ancak kurtarılamadı. 26 Şubat 1984’te evinde, yaşama gözlerini yumdu. FİLİZKIRAN FIRTINASI gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası evler yemen türküsü sokaklar seferberlik öyle bir gariplik ki öyle bir tedirginlik yaz başında güz sonrası ayvalar çiçekteydi güller daha tomurcuk açıl demişti güneş açılmıştı kıraçta kış elmaları çözül demişti güneş çözülmüştü yılanlar karanlık odalarında dallarda yuvalar tüy kokuyordu düğün çiçekleri şenlikli gün doğmadan başladı filizkıran fırtınası ne dal kaldı ne tomurcuk yerden yere çaldı otları ağaçları insan yüzlü bir korkuluk üşüdüm dünyalarca baskın yemiş bir kent gibi üşüdüm sergen etti filizleri sapsarı bir karanlık bahardan kışa düştüm * Aşağıdaki maviADA videolarında şairin dönem Türkiye'sini anlattığı "FİLİZKIRAN FIRTINASI" şiirini ve Şenol YAZICI'nın açıklayıcı metinlerini izleyebilirsiniz... "FİLİZKIRAN FIRTINASI" / maviADA DERGİSİ ADRESİNE gitmek için BURAYA TIKLAYIN VİDEOYU İzleyebilirsiniz diyorum ama aradığımda video yoktu, güçlükle bulduğumda ise "sakıncalı" olduğunu görerek şaşıracaktım. Bir de Ş. YAZICI'nın notu vardı. * "İçindeki "ülkemden manzaralar" nedeniyle görüntüler çocuklara sakıncalıymış demişler. Biz üretmedik o görüntüleri ve bu ülkede milyonlarca çocuk o görüntülerin dehşeti altında büyüdü, yaşlandı. Birileri artık yaşamasın diye ibretlik sunuyoruz. Sonunda başardık görünüyor, NASIL OLMUŞSA ülkenin en sakıncalı dergisi olmuşuz gibi; Koyunun olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi derlermiş örneği... YİNE DE İNTERNETTE ŞİİR VİDEOLARI ARAYAN ÇOCUKLARINIZ VARSA İZLETMEYİN." ŞENOL YAZICI 2019/02/18/

  • Kırk Ayaklı Kırk Yalanlı

    Niyazi UYAR *   Mutlu musmutlu bir tünekleri vardı. Odacıkları küçük, mini minnacıktı. Çoğalmışlardı az zamanda. Mutlu, huzurlu bir tünek olmaları başka tüneklerden kuşçukların aralarına katılmasını sağlıyordu. Hepsinin aynı anda tüneyeceği, oturacağı bir yer yoktu. Yer bulamayan benim tüneğim yok deyip ciyak ciyak ciyaklamıyordu. “Yoksul evlerinde her gün tele asılan havlu misali…” yaşayıp gidiyorlardı işte!   Mutluluğun düşmanı çok olur gülüm, dost düşman… en çok da sarı çiyan! Kırk Ayaklı, Kırk Yalanlı Sarı Çiyan! Her bir ötüşünde talan, her bir ötüşünde yalan, yalanların kralı, tekmil felaketlerin tellalı, gülen yüzlerin hasmı, tekmil güzelliklerin kanlısı… Kırk Ayaklı, Kırk Yalanlı’nın gözleri, gözlerini İblis’ten ödünç almış, bakışlar, ibn i Mülcem gibi kanlı katil bakışlı.   O Kırk Ayaklı, Kırk Yalanlı düşünen, gülen, seven her şeye düşman! O, “Sana bana, sevgilim düşünen her şeye düşman!” Kuşlara düşman, o kendine düşman! Biz, bir güzelin aşığı iken, o, her şeye, sana, bana, kendine bile düşman! O, Faki Teyran’a kuşlar padişahı, kuşlar sevdalısı Faki Teyran’a düşman! Onun en büyük düşmanı ezim ezim ezildiği kompleksiyle kendine düşman! Tüneğinde ayna namına ne varsa ters çevirmiş ya da kırmış geçirmiş; erinin tüycüklerini kesmek lazım geldiğinde bile aynaya bakmasına izin vermemiş.    Kırk Ayaklı, Kırk Yalanlı Sarı Çiyan’dan tekmil börtü böcek korkmakta! “Derler ya ne şeytanı gör ne salavat getir!” Vıy vıy bir sesi, ulamalı bir vızıltısı ben ben diyen vıy da vıy bir ötüşü vardır, Kırk Ayaklı Kırk Yalanlının.…   Mutlu tüneklerinde yaşayıp giden tekmil kuşçuklar dost kuşların, kem bakışlı baykuşların, karakargaların, gökçe kargaların, hamaz kargaların, leş temizleyici ak babaların, avını kendi avlayan şahinlerin, kara kartalların, çoban aldatanların kem bakışlarına üryan olmuştu.   Er geç bu mutluluk bitmeli, bu kuşların sabahın seherinde güzel ötüşleri, yârin yanağından gayrı her şeyi paylaştıkları yetmez oldu, yedikleri kursaklarına oturur oldu. Bu güzellik böyle gitmez, daha çok şeye sahip olalım, ağaçlarda, kırlarda, dağlarda bulunan her şeye sahip olalım diye diye, kuşçukların gözleri yukarıya, en kalın dala çevrildi. O dalda artık ötüş değil, hüküm vardı. Kimin ne zaman öteceği, kimin susacağı, kimin uçacağı oradan belirlenir oldu. Tünek, bir yuvadan çok bir makam yerine döndü. Kırk Ayaklı Kırk Yalanlı Sarı Çiyan, işte tam o dalın dibinde görünmeden dolaştı. Kimi zaman kuş kılığına girdi, kimi zaman suskunluğa büründü. Her ayağıyla başka bir kapıyı çaldı, her yalanıyla başka bir defteri karıştırdı. “Ben senin iyiliğini isterim,” dedi birine; “öteki seni arkandan gagalar,” dedi öbürüne. Kuşlar onun sesini tanıyamadı, çünkü o artık ötmeden konuşuyordu. Bir süre sonra tünek ikiye bölündü. Aynı daldan su içmiş kuşlar birbirine yabancı oldu. Kimi sürüldü, kimi susturuldu, kimi kendi ötüşünden utandırıldı. Sarı Çiyan hep ortadaydı ama kimse onu suçlayamadı. Çünkü o, elini kana değil, söze bulamıştı. Gün geldi, tünek hâlâ yerindeydi; ama kuşların gözü yere bakıyordu. Sarı Çiyan en üst dalın gölgesinde durdu, kırk ayağını da yere bastı. “Ben sadece düzeni sağladım,” dedi. Kimse karşı çıkmadı. Ve o gün anlaşıldı ki; En tehlikeli yalan, bağırarak söylenen değil, yetkiyle fısıldanandır. En derin yara, gagayla açılan değil, dille açılandır. Kırk Ayaklı Kırk Yalanlı Sarı Çiyan, işte böyle çürüttü tüneği. Kuşları değil, Güzellikleri...

Hepsini Görüntüle

SAYFA (60)

  • HAYAT | maviADA | Türkiye

    HAYAT; güncel, siyaset, KÜLTÜR, BİLİM maviDUVAR Ömer Bedrettin Uşaklı DENİZ HASRETİ * Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum Nasıl yaşayacağım ey deniz senden uzak Yanıp sönüyor gözlerimde fenerin Uyuyor mu limanda her gece sallanarak Altından çivilerle çakılmış gemilerin? Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgarı Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil... İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları Ufkunda yükselmeyen güneşler güneş değil Bi HAYAT ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI birkaç saniye önce 2 dakikada okunur Amerika'nın Keşfi, Ad Kazanması ve AMERİGO VESPUCCİ Vespucci öldükten sonra, y.  1568'te resmedilmiş, Cristofano dell'Altissimo 'ya atfedilen portre Avrupalıların Amerika'daki aktiviteleri, Christopher Columbus'un, İspanya tarafından finanse edilen bir filoyla Atlantik Okyanusu'nu aşmasıyla (1492–1504) başladı. Seferin gerçek amacı Hindistan ve Çin 'e ( Doğu Hint Adaları ) yeni deniz ticaret yolları bulmaktı. Kolomb Amerika'yı keşfettiğinde yeni bir kıta değil, peşinde olduğu baharat yolunun odak noktası Hindistan kıyıları o HAYAT Aycan AYTORE 10 saat önce 4 dakikada okunur Kadıköy'ün İlk Belediye Başkanı Osman Hamdi Bey Osman Hamdi Bey (30 Aralık 1842, İstanbul - 24 Şubat 1910, İstanbul), Türk arkeolog, müzeci, ressam ve Kadıköy'ün ilk belediye başkanı. Sakız Adası'ndan ufak yaşta evlatlık olarak gelen Rum asıllı Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Ethem Paşa'nın oğlu, İstanbul Milletvekili, belediye başkanı, müzeci, kimyager ve felsefeci Halil Ethem Bey ve İsmail Galip Bey'in ağabeyidir. İlk Türk arkeoloğu kabul edilir. Bağdat'ta ilk arkeolojik çalışmalarını yaptıktan sonra asıl gerekli yasan HAYAT maviADA 11 saat önce 7 dakikada okunur Bursa Öğretmenevinin Yıldızları Ortada -Nadir Gezer ve Köy Enstitülü arkadaşları. 02.01.1998, Bursa Öğretmenevi * DOĞAN SOYDAN * Öğretmenevleri, Atatürk'e Başöğretmen unvanının verildiği 24 Kasım 1928 tarihine atfen dönemin Millî Eğitim Bakanı Hasan Sağlam tarafından 1981 yılında açıldı. Sonraki yıllarda il ve ilçelerde hızla yaygınlaştı. Kimi yerlerde giderek kuruluş amacından saptırılmış olsa da başlangıçta çok ilgi gördü ve güzel hizmetler sundu. Bu öğretmenevlerinden övülmeye ve görülmeye değer biri de HAYAT Doğan Soydan 2 gün önce 2 dakikada okunur ŞOLOHOV Mihail Aleksandroviç Şolohov * (d. 24 Mayıs 1905 – ö. 21 Şubat 1984), Sovyet yazardır. Hayatı 1905'te Don Bölgesi'nde, Viyesenskaya'nın Krujilino köyünde Rusya 'da doğar. Annesi bu köyden bir Kazaktır . Babası Orta Rusya'nın Riyazan Bölgesi'nden Don kıyılarına yerleşmiş biridir. Sholohov lisedeyken; I. Dünya Savaşı başlar, bunu 1917 Ekim Devrimi ve iç savaş takip eder. 16 yaşındayken, devrimcilerin yanında savaşa katılır. İç savaş sona erdiğinde, bir süre; hamallık, taşç HAYAT maviADA 2 gün önce 2 dakikada okunur Vagon-Li Olayı Türkçenin Başkaldırısı Şark Ekspresi'n de Bir OLAY * Vagon-Li Olayı, 1933 yılında Vagon-Li Şirketi'nin müdürünün Türkçe konuşan memuruna şirketin resmi dilinin Fransızca olduğunu bildirerek, para ve işten uzaklaştırma cezaları vermesiyle başlayan ve gelişen olaylara denir. Vagon-Li NEDİR? Wagon-Lits (Vagon-Li) aslen Belçika merkezli bir şirketti. “Wagon-Lits” terimi, Fransızca’da “yatak vagonları” anlamına gelir ve bu şirket özellikle lüks tren yolculuklarında yatak vagonları HAYAT Aycan Aytore 2 gün önce 2 dakikada okunur PASKALYA ADASI'NIN UZAYLI HEYKELLERİNİN GİZEMİ ÇÖZÜLDÜ Boyu 1-9 metre arasında değişen heykellerin çoğu 4-7 metre boyunda ve ortalama 13-50 ton ağırlığında. Kimilerinin dünyanın en büyük şarlatanı kimilerinin de dünya varolduğundan beri en çok satan kitaplardan bazılarının sahibi bir yazar olarak görülen, 2026'ın 10 Ocağında vefat eden ERİK VON DANİKEN'in dünya çapında çok satan kitabı Tanrıların Arabaları'nda iddia ettiği UZAYLI ziyaretlerine dair en inandırıcı kanıtlardan biri PASKALYA ADASI'nın dev heykelleriydi. Bilim adaml HAYAT maviADA 2 gün önce 6 dakikada okunur CEMRE GÖRMEK İÇİN videoya TIKLAYIN -CEMRE: ŞİİR ve SESLENDİRME; Şenol YAZICI , Uyarlama: Nurten Bengi AKSOY , Yapım: maviADA- ŞENOL YAZICI * Bilirsin Sevgili, dört kitapta yeri var, en büyük erdemdir sabır; zulüm olsa da, bekle. Bekle! Gök ılınır, toprak ılınır, su ılınır, hep sürmez bu zemheri, düşer cemre. Durur fırtına mavi kız, bir minik kardelene yenilir, yüklenir zulmünü gider bu kar ve buz. Bilirsin sevgili, ay büyürken ufukta bir salkım söğüt, tüy kesen kılıç ağzı gib HAYAT Şenol YAZICI 4 gün önce 1 dakikada okunur AFYONKARAHİSAR 8I İL - 8I ŞİİR * DOĞAN SOYDAN * 03 * AFYONKARAHİSAR * TARİHÇE: Afyonkarahisar adı; M.Ö II. yüzyıldan günümüze değin insanların geçim kaynağı olarak bu bölgede yetiştirilen haşhaş bitkisinden elde edilen özsu anlamındaki OPIUM sözcüğünün Afion olarak söylenmesinden dolayı Afyon adını almıştır. Zamanla her ikisi birleştirilerek Afyonkarahisar olmuştur. Halk dilinde "Afyon" adı kullanılır. Afyonkarahisar’ın tarihi MÖ 3000 yılına uzanmakta. MÖ 2000’de Hattilerin , Friglerin HAYAT Doğan Soydan 4 gün önce 3 dakikada okunur BUGÜN CEMRE AYCAN AYTORE * CEMRE KARDELEN GİBİ ZALİM ZEMHERİYE KARŞI BİR MORAL GÜNÜ , BİR BAŞKALDIRININ ADIDIR. Cemre, folklorik bir inanış, bir halk takvimi, bir umut ve yaşam çekirdeğidir… Tıpkı kardelene yüklenen anlam gibi... İlkbahar başlangıcında yedişer gün arayla önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışına halk arasında verilen ad. Yani bir tür sanmak ve umut... Denk gelirse... Tümden de köksüz değildir, kar ortasında baharı kim istemez. Sözcüğün kökeni HAYAT Aycan AYTORE 5 gün önce 3 dakikada okunur Bir Kış Işını Üstüne Yorgo SEFERİS * 1 Paslı tenekeden yapraklar sonun ne olacağını gören zavallı beyin için şu bir-iki parıltı. Kışın çıldırttığı martılarla savrulan yapraklar. Birden açılıveren göğüs gibi ağaca döndü el ele oynayanlar çıplak ağaçlarla dolu koca bir orman oldu. 2 Beyaz yosunlar yanıyor su yüzüne çıkıyor göz kapakları olmayan deniz kızları bir zamanlar dans eden şekiller taşlaşmış alevler. Her yer karlar altında. 3 Çıldırtmıştı beni yoldaşlarım pusulalar, sekstantlar, teodolitler EDEBİYAT YORGO SEFERİS 5 gün önce 4 dakikada okunur Tezer Özlü Tezer Özlü * (10 Eylül 1942, Kütahya - 18 Şubat 1986, Zürih ), Türk yazar . Başta Çocukluğun Soğuk Geceleri ve Yaşamın Ucuna Yolculuk olmak üzere az sayıda kitabıyla tanınır. Yazar Demir Özlü ve yazar-çevirmen Sezer Duru 'nun kardeşidir . Türk edebiyatının "gamlı ve lirik prensesi" lakabıyla anılmaktadır. Hayatı 10 Eylül 1942 tarihinde eğitimci anne babanın, üçüncü ve son çocuğu olarak Kütahya 'nın Simav ilçesinde doğdu. Annesi Nimet Servet Kafkasya kökenli, babası HAYAT maviADA 6 gün önce 4 dakikada okunur 1 2 3 4 5 BUGÜN CEMRE Aycan AYTORE 5 gün önce 3 dakikada okunur YALOVA KİTABEVİ Şenol YAZICI 21 Oca 5 dakikada okunur BİRAZ “MİLLİYETÇİLİK” LÜTFEN! Zeki SARIHAN 20 Ara 2025 2 dakikada okunur Bir Zamanlar Kıbrıs Aycan AYTORE 16 Kas 2025 17 dakikada okunur KAPİTALİZMİN GÖLGESİNDE Suat Delibaş 16 Kas 2025 2 dakikada okunur

  • Duyuru | Duvar | maviADA Dergisi

    maviADA üyelerinin etkinlikleri, duyuruları... ÜYELERİN sergi, kitap, dergi, etkinlik... benzeri tanıtım duyuruları yer alır. yer almak için: TIKLAYIN Hamza BEKTAŞ'ın Yeni Kitabı maviADA Yayınlarından Çıktı! KISA BİR SÜRE İÇİN maviADA OKURLARINA ARMAĞAN OLARAK VERİLİYOR Kitabı edinmek için sayfanın en altındaki linke tıklayın maviADA KİTAP * "Atatürk'ü Sevmek" Araştırma / Derleme 80 Sayfa maviADA Yayınları, Kasım 2025 Daha önce dergimizde yazılarını okuduğumuz Eme. Alb. Hamza BEKTAŞ'ın maviADA yayınlarından ATATÜRK'le ilgili bir kitabı çıktı. Titizlikle yürütülen bir araştırma-derleme çalışması olan eser Uludağ Üniversitesinde Devrim Tarihi dersi de veren bir Kurmay Albayın m maviADA 2 Kas 2025 1 dakikada okunur PINAR KÜR VEFAT ETTİ Edebiyat dünyamızın en önemli isimlerinden yazar, çevirmen ve akademisyen Pınar Kür hayatını kaybetti. 82 yaşında hayatını kaybeden Pınar... maviADA 16 Tem 2025 2 dakikada okunur Nihat Genç'i Sonsuzluğa Uğurladık Ülkemiz yazınının yaratıcı düzyazı alanında en güçlü kalemlerinden biri olan gazeteci yazar Nihat GENÇ' aramızdan ayrıldı. (1956 Trabzon... maviADA 4 Tem 2025 1 dakikada okunur Nihat GENÇ Yoğun Bakımda maviADA * 2010'lu yıllarda maviADA'da, dergimizde de yazan yazar Nihat GENÇ, yaşadığı akciğer rahatsızlığı nedeniyle yoğun bakıma... maviADA 27 Haz 2025 1 dakikada okunur Sırrı Süreyya Önder Hayatını Kaybetti maviADA * 15 Nisan'da Aort yırtılması sonucu hastaneye kaldırılan sanat ve siyaset adamı, milletvekili Sırrı Süreyya Önder bugün... maviADA 3 May 2025 1 dakikada okunur Kalandarınız Kutlu Olsun * Bugün Öteki Yılbaşı * AB tarafından finanse edilecek KALANDAR şenlikleri bu geceden itibaren Trabzon BELEDYESİ tarafından düzenlenerek geleneksel hale getiriliyor - maviADA * KALANDAR NEDİR? Yeni yıl anlamına Gelir Türkiye'de Doğu Karadeniz bölgesinde ve Gürcistan'ın batı kesiminde eski geleneğe göre yeni yıl kutlamasıdır. Latince Calendae kelimesinden gelen Kalandar, ayın ilk günü anlamına gelir Yeni yıl kutlamaları da 13 Ocağı 14 Ocağa bağlayan gece gerçekleştirilir. Bu maviADA 13 Oca 2025 2 dakikada okunur KAMU EMEKÇİLERİ İŞ BIRAKIYOR Yusuf AKSOY * Siyasi iktidarın uyguladığı ekonomi politikalar sonucu oluşan ve durdurulamayan yüksek enflasyonist koşullar, başta... Yusuf AKSOY 13 Oca 2025 2 dakikada okunur Trabzon Yazarlar Derneği 0lağan Genel Kurulu Yapıldı maviADA * Trabzon yazarlar Derneği olağan Genel kurulu 24. 11.2024 Tarihinde Trabzon Dernekleri Federasyonu Trabzon Temsilciliğinde... maviADA 25 Kas 2024 1 dakikada okunur OĞUZ TANSEL ARAŞTIRMA ÖDÜLÜ BİLKENT ÜNİVERSİTESİ, OĞUZ TANSEL TÜRK EDEBİYATI ARAŞTIRMA ve UYGULAMA MERKEZİ OĞUZ TANSEL 2024 HALKBİLİM ARAŞTIRMA ÖDÜLÜ Ödüle... maviADA 16 Kas 2024 1 dakikada okunur Gazi'de 68 Rüzgarı Zeki Sarıhan, * GAZİ’DE 68 RÜZGÂRI, Anı-belge, * Ankara Kasım 2024, İzan Yayıncılık, 295 s. İnternet sitelerinde, Nadir Kitap’ta ve... maviADA 4 Kas 2024 1 dakikada okunur REBETİKO KOROSU 1 EYLÜL DE İZMİR'DE Rebetiko , rebetika, rembetika veya rembetiko, ( Yunanca : ρεμπέτικο) kökeni hakkında değişik varsayımlar mevcuttur. En yakın ihtimal... maviADA 31 Ağu 2024 2 dakikada okunur 70. Sait Faik Hikâye Armağanı’nı Kazanan Belli Oldu ER 0 der “Sait Faik Hikâye Armağanı” sahibini buldu. Bu yıl 70’incisi düzenlenen yarışmada, Barlas Özarıkça’nın “Hay” adlı kitabı ödüle... maviADA 13 May 2024 1 dakikada okunur 1 2 3 4 5 Bir Yol Hikayesi ERBAY'ın etkinliği küçük bir yerde de büyük işlerin yapılabileceğine güzel bir örnek. Bizi on kişi bilgilendiğimiz bir yana o gece özel bir mekanda Çiftlikköy'de yaşayan 45000 kişiden çok daha güzel bir gece geçirdik. ŞENOL YAZICI * Yalovalı olduğumda İhsan Sabri Çağlayangil kapı komşumuz değilse bile Yalova'daki Ankara kolonisinin cumhurbaşkanı vekili olarak köşkünde oturuyordu henüz. Demem o ki, öyle çoğu Ankara merkezli elit insanlar vardı Yalova'da o yıllarda bile... Ata Şenol YAZICI 9 Şub 8 dakikada okunur "Yeşil Mavi Bir Yol" Etkinliği Cuma Akşamı ETKİNLİK * maviADA Yazarlarından *YUSUF ERBAY *"YEŞİL MAVİ BİR YOL" konulu bir söyleşi için *06.02.2026 Cuma Günü Saat: 19:30'da *YALOVA ÇİFTLİKKÖY'de SOFA COFFE'de olacak. Kültür sanat sevenler davetlidir maviADA 2 Şub 1 dakikada okunur Şanal ve Zeki SARIHAN, Edremit - Akçay Kitap Fuarında maviADA'nın yazarlarından ZEKİ SARIHAN ve ŞANAL SARIHAN, 24 Ağostos 2025 Pazar Günü Saat 18:00 - 24:00 Arasında EDREMİT / AKÇAY KİTAP... maviADA 23 Ağu 2025 1 dakikada okunur Fuat ÖZGEN Bursa'da Şiir Gününde maviADA * Dergimizin yazarlarından Fuat ÖZGEN, 21 Haziran 2025 Cumartesi günü Bursa'da SAAT: 16:30'da Muhsine ARDA 'nın moderatorluğunu... maviADA 20 Haz 2025 1 dakikada okunur Eskişehir Belediyesinden PANEL Büyükşehir Belediyeciliğinin Geleceği * AÇILIŞ KONUŞMASI Ayşe Ünlüce - Eskişehir Belediye Başkanı ÇERÇEVE KONUŞMASI Murat Karayalçın... maviADA 10 Haz 2025 1 dakikada okunur

  • Etkinlik | Arşiv |maviADA Dergisi

    maviADA'nın kaydedilmiş etkinlikleri ve tasarlanan projeleri yer alır. Bir Yol Hikayesi ERBAY'ın etkinliği küçük bir yerde de büyük işlerin yapılabileceğine güzel bir örnek. Bizi on kişi bilgilendiğimiz bir yana o gece özel bir mekanda Çiftlikköy'de yaşayan 45000 kişiden çok daha güzel bir gece geçirdik. ŞENOL YAZICI * Yalovalı olduğumda İhsan Sabri Çağlayangil kapı komşumuz değilse bile Yalova'daki Ankara kolonisinin cumhurbaşkanı vekili olarak köşkünde oturuyordu henüz. Demem o ki, öyle çoğu Ankara merkezli elit insanlar vardı Yalova'da o yıllarda bile... Ata Şenol YAZICI 9 Şub 8 dakikada okunur "Yeşil Mavi Bir Yol" Etkinliği Cuma Akşamı ETKİNLİK * maviADA Yazarlarından *YUSUF ERBAY *"YEŞİL MAVİ BİR YOL" konulu bir söyleşi için *06.02.2026 Cuma Günü Saat: 19:30'da *YALOVA ÇİFTLİKKÖY'de SOFA COFFE'de olacak. Kültür sanat sevenler davetlidir maviADA 2 Şub 1 dakikada okunur Şanal ve Zeki SARIHAN, Edremit - Akçay Kitap Fuarında maviADA'nın yazarlarından ZEKİ SARIHAN ve ŞANAL SARIHAN, 24 Ağostos 2025 Pazar Günü Saat 18:00 - 24:00 Arasında EDREMİT / AKÇAY KİTAP... maviADA 23 Ağu 2025 1 dakikada okunur Fuat ÖZGEN Bursa'da Şiir Gününde maviADA * Dergimizin yazarlarından Fuat ÖZGEN, 21 Haziran 2025 Cumartesi günü Bursa'da SAAT: 16:30'da Muhsine ARDA 'nın moderatorluğunu... maviADA 20 Haz 2025 1 dakikada okunur Eskişehir Belediyesinden PANEL Büyükşehir Belediyeciliğinin Geleceği * AÇILIŞ KONUŞMASI Ayşe Ünlüce - Eskişehir Belediye Başkanı ÇERÇEVE KONUŞMASI Murat Karayalçın... maviADA 10 Haz 2025 1 dakikada okunur Dar Çağda Edebiyat Yusuf AKSOY * Geçen hafta Cuma günü Mimas Yayınlarınca İzmir Karşıyaka’da, “ Dar Çağda Edebiyat ” başlıklı bir söyleşi ve imza etkinliği... Yusuf AKSOY 3 Şub 2025 2 dakikada okunur Dursun Özden Ankara Kitap Fuarında maviADA'da zaman zaman yazılarını okuduğumuz Dursun ÖZDEN 1 Aralık 2024 pazar günü saat 16.00-18.00 arası Ankara Kitap Fuarında... maviADA 30 Kas 2024 1 dakikada okunur Bir Etkinlik "ne büyük bahtiyarlıktır, ey sevgili tuz basılı yaralarımıza aşk basılı sayarak örgütlenmek aşktan öğrendiklerimizle surları yıkılacak şehirlerin meydanlarında koşanlarla ardına bakmadan koşmak el ele" Yusuf AKSOY * maviAda yazarlarımızdan Yusuf AKSOY, İzmir 4. Kitap fuarına 3 Kasım Pazar Günü Saat:10-15 arasında Türkiye Yazarlar Sendikası Standında katılacak. YENİ FUAR ALANI / GAZİEMİR/ İZMİR maviADAlılara ve dostlarına duyrulur. maviADA 26 Eki 2024 1 dakikada okunur Benim Yazarlık Üniversitelerim Şenol YAZICI * ÇİFTLİKKÖY KİTAP FUARI * -Soldan; Ahmet Özer, Hidayet Karakuş, Şenol Yazıcı, H.Yazıcı, Fadime Y. Karoğlu, Gülgün Çako,... Şenol YAZICI 23 Eki 2024 8 dakikada okunur ETKİNLİKLER maviADA YAZAR ve ÜYELERİNİN yapmış olduğu önemli etkinlikler burada yer alır. maviADA 22 May 2024 1 dakikada okunur Dinmeyen Fırtına Zeki SARIHAN'a ARMAĞAN KİTAP * Prof. Dr. Devrim TOPSES Saat:14.00-16.00 2 Aralık 2023 Cumartesi Ankara Fatsalılar Derneği maviADA 29 Kas 2023 1 dakikada okunur Şiirle Kalın İMZA ve SÖYLEŞİ * Yusuf AKSOY / 28 Ekim Cumartesi, 15.00 de VİYANA KAFE Gaziemir / İZMİR * maviADA 23 Eki 2023 1 dakikada okunur 1 2 3 4 Yaklaşan Etkinlikler LCV Kapalı maviBULUŞMALAR 21 Oca 2020 14:00 – 15:30 maviADA, Yalova Belediyesi Güzel Sanatlar Merkez Rüstem Paşa Gazi Paşa Cd. No:23 77200 Yalova Merkez/Yalova Türkiye Daha Fazla Bilgi Bilgiler

Hepsini Görüntüle

FORUM POSTA (93)

Hepsini Görüntüle
bottom of page