top of page

Ara


İSTANBUL AĞRISI
İstanbul dünyanın en güzel ama yaşaması en zor ve belki en kadersiz şehri. Asırlardır doğal afetlere, saldırılara, işgallere, savaşlara maruz kalmış, ama hep direnmiş ve yaşamaya devam etmiş. Şairlerin, yazarların gizemli şehri olarak şiirlere, şarkılara ve daha nice sanat eserine ilham kaynağı olmuş. Deniziyle, tepesiyle, erguvanlarıyla ve her gün bağrına saplanan hançerlerle yaşamaya devam etmiş ve ediyor. Özellikle son dönemlerde üst üste yapılan beton saldırılarıyla yaral

Attila İLHAN
8 Mar2 dakikada okunur


Tapınak
Fotoğraf: Y. Erbay YUSUF ERBAY * Boşlukta uzayıp tüten selvinin Gece kaybolan saf gölgesini Siper edip sarı sürgün ışığa Kendince yaşayıp kendince göçen Ölüleri aramaya çıktığım bu akşam Uğramayacağım tek yer mezarlıktır… Sağır dilsiz mermerlerin özünden Çatlayıp yürüyen asi damara Hasretle kavuşup kutlu yolunda Günah korkusuyla yakarıp duran Korkak çağrılardan kurtulacağım… -Tanrıyı aramaya çıktığım bu şafak, Sığınmayacağım tek yer tapınaktır.
Yusuf Erbay
7 Mar1 dakikada okunur


BİR ŞİİRİN ANATOMİSİ
Yusuf Hayaloğlu'nun Bir Anka Kuşu Şiirinin Tematik Çözümlemesi * ASİYE ARSLAN YAZICI * Anka Kuşu, ölümsüzlük ve yeniden doğuşu simgeleyen efsanevi bir varlık olarak, ÖLÜMDE BİLE BİR UMUT metaforuyla birçok kültürde farklı hikayelerle karşımıza çıkar. Anka kuşu, genellikle devasa ve görkemli tüyleriyle tasvir edilen, kendi küllerinden doğma özelliğiyle bilinen efsanevi bir kuştur. Arapça kökenli "Anka" kelimesi, "yüce" veya "büyük kuş" anlamına gelir. Efsaneye göre bilgi ağac
Asiye A. Yazıcı
6 Mar2 dakikada okunur


Bahar Gelme Üstüme
Bahar, yalvarırım çek git işine!.. Salma üstüme çiçeklerini, aklımı çelme!.. Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor. Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek... Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem... Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek... Yapma bunu bana bahar, Böyle üstüme gelme... * * * Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı... Çoktan cemreler düşmüş
Can DÜNDAR
5 Mar1 dakikada okunur


BİR HAYALE TEK KURŞUN
Niyazi UYAR * Çoluk çocuğa kavuştuk çok şükür. Yarın inşallah torun topalağa da karışırız(!) O zaman ne olacak unumuzu eleyip eleğimizi göğün en yüksek katına mı asacağız? Öyle. Ne yapacaksın, devran böyle. Sen de ben de bu düzene uyacağız; zaten uymayacağız desek bile uyduruyorlar adamı. Ne demiş çokbilmiş atalarımız: “Kırkından sonra azanı teneşir paklar” Öyle, evinden işine; işinden evine gidip geleceksin! Sonra ne der konu komşu? Ne der ahali, ne der amcan, ne der halan,
niyazi uyar
5 Mar5 dakikada okunur


Demir Yerlerin Bakır Göklerin Yazarı Yaşar Kemal’in Şiirleri
NURTEN B. AKSOY * Eserlerindeki kendine özgü şiirsel anlatımı, insan ve doğa betimlemeleriyle Türk Edebiyatının Homeros’u olarak nitelendirilen Yaşar Kemal; “Daha okuryazar olmadan işe şiirle başladım, Karacaoğlan gibi olma niyetiyle olacak. Sonra okula gittim, ilkokulda yaşlı halk şairleriyle çakıştığımı anımsıyorum. Hâlâ Kadirli’de bugünleri anımsayanlar var. İlk şiirimi söyledim ya, kötü bir şiirdi, Adana’da çıkan bir dergide yayımladım, on altı yaşındaydım. Sonra şiirleri

Nurten B. AKSOY
4 Mar3 dakikada okunur


BİR ANKA KUŞU
Yusuf Hayaloğlu * Yüzlerce soğuk namlu Üzerime çevrildi. Yüzlerce demir tetik Aynı anda gerildi! Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular. Öpmeye kıyamadığın, Dal gibi oğlun yere serildi... Üşüştü birer birer Çakallar üzerime. Üşüştü dört bir yandan, Göğsüme, ciğerime. Anne, beni leş gibi Yiyip talan ettiler. Teşhis edilmem için Parçamı koydular önüne... Ben bu acılar ülkesinin İnsana reva görülen Bütün acılarını tattım. Aç yattım, ekmeğime sabır kattım. Beni milyon kere dövdül

maviADA
3 Mar1 dakikada okunur


A. KADİR
Beşiktaş Tramvayı * Bahçemdeki dut ağacı vurdu ince dallarıyla penceremin camına, bir Beşiktaş tramvayı geldi aldı beni, bir Beşiktaş tramvayı götürdü sana. Çemberlitaş, Şehzadebaşı, Saraçhane. Almışım parmaklarını ellerime, Beşiktaş tramvayında giderim yane yane. Terzi Adem, berber Ali, dikimaneden Emine teyze ve Makbule. Üç sarışın birader, Kapalıçarşı terlikçileri. Bir küçücük simitçi çocuk, levent bir hizmet eri. Hep iyi insanlar bunlar. Dert yüzü görmesinler. Eksik olmas

maviADA
2 Mar2 dakikada okunur


Yaşar Kemal'i Anıyoruz!
YAŞAR KEMAL'in Ünlü Yapıtını dinlemek için lütfen VİDEOYA TIKLAYIN " YAŞAR KEMAL'in edebiyatımıza en büyük katkısı KURAN-I KERİM'den sonra bir kitabı ANADOLU evlerinin mahremiyetine sokmayı başarmasıdır denilebilir. SANATın "ucube" şiir ve "romanların" baştan çıkarıcı birer şeytan görüldüğü Türkiye'de EDEBİYATI hane halkından biri, bir has kirve gibi okuma yazma bileni olan her eve, evlerimize sokmuştur. İnce Mehmet'i bilmeyen var mıdır? Bu yönlü sayesinde kabul gören yaza

maviADA
28 Şub1 dakikada okunur


Limansız Gemi
Fotoğraf: Yusuf Erbay YUSUF ERBAY * düşünmedim değil zaman zaman baş eğmeyi / egemen bir kılıca üzerimde gururla parlayan ışıltılı bir gelecek karşılığında -tedirgin ve boynu bükük her an… yaşamak buysa / Tanrı’nın bahşettiği ömrü sahte zirvelerde… teslim etmekse ruhu zulmün iki dudağında boğmaksa vicdan sesini dökülen mazlum kanında… bırak asılı kalsın ömrüm, limansız bir geminin sancağında…
Yusuf Erbay
28 Şub1 dakikada okunur


Ömer Bedrettin Uşaklı
DENİZ HASRETİ * Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum Nasıl yaşayacağım ey deniz senden uzak Yanıp sönüyor gözlerimde fenerin Uyuyor mu limanda her gece sallanarak Altından çivilerle çakılmış gemilerin? Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgarı Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil... İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları Ufkunda yükselmeyen güneşler güneş değil Bi
ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI
24 Şub2 dakikada okunur


CEMRE ZAMANI
Fadime Y. KAROĞLU * CEMRE * Tomurcuktu, Asıldı güneşi almak için Avuçlarına Açılayazdı pembeye. Kavruldu; Bordoya , bordoya çaldı dalları. Dudakta, can suyu; İlk öpücük. .. Ha düştü ha düşecek cemre!.. Yürek ; inadına kardelen. Sırçaydı, Gönül köşk Rüzgarıyla dal oynasa kırılgan... Yekindi, Ağırlığında ezgin; Un ufak parçalandı kolları. 20.02.2022
Fadime Y.KAROĞLU
21 Şub1 dakikada okunur


Başka Bir Cemre
Yusuf ERBAY * Benim bildiğim alfabe İlk cemreyle başlar Gök bahçesinde İkinciyle suya düşer Gül yaprağından Sonunda tohum olup Süsler yeryüzünü… Başka bir alfabe benim bildiğim Yaldızlı tebeşirle bulutlara yazılır…
Yusuf Erbay
21 Şub1 dakikada okunur


AFYONKARAHİSAR
8I İL - 8I ŞİİR * DOĞAN SOYDAN * 03 * AFYONKARAHİSAR * TARİHÇE: Afyonkarahisar adı; M.Ö II. yüzyıldan günümüze değin insanların geçim kaynağı olarak bu bölgede yetiştirilen haşhaş bitkisinden elde edilen özsu anlamındaki OPIUM sözcüğünün Afion olarak söylenmesinden dolayı Afyon adını almıştır. Zamanla her ikisi birleştirilerek Afyonkarahisar olmuştur. Halk dilinde "Afyon" adı kullanılır. Afyonkarahisar’ın tarihi MÖ 3000 yılına uzanmakta. MÖ 2000’de Hattilerin , Friglerin
Doğan Soydan
20 Şub3 dakikada okunur


Bir Kış Işını Üstüne
Yorgo SEFERİS * 1 Paslı tenekeden yapraklar sonun ne olacağını gören zavallı beyin için şu bir-iki parıltı. Kışın çıldırttığı martılarla savrulan yapraklar. Birden açılıveren göğüs gibi ağaca döndü el ele oynayanlar çıplak ağaçlarla dolu koca bir orman oldu. 2 Beyaz yosunlar yanıyor su yüzüne çıkıyor göz kapakları olmayan deniz kızları bir zamanlar dans eden şekiller taşlaşmış alevler. Her yer karlar altında. 3 Çıldırtmıştı beni yoldaşlarım pusulalar, sekstantlar, teodolitler
YORGO SEFERİS
19 Şub4 dakikada okunur


Tezer Özlü
Tezer Özlü * (10 Eylül 1942, Kütahya - 18 Şubat 1986, Zürih ), Türk yazar . Başta Çocukluğun Soğuk Geceleri ve Yaşamın Ucuna Yolculuk olmak üzere az sayıda kitabıyla tanınır. Yazar Demir Özlü ve yazar-çevirmen Sezer Duru 'nun kardeşidir . Türk edebiyatının "gamlı ve lirik prensesi" lakabıyla anılmaktadır. Hayatı 10 Eylül 1942 tarihinde eğitimci anne babanın, üçüncü ve son çocuğu olarak Kütahya 'nın Simav ilçesinde doğdu. Annesi Nimet Servet Kafkasya kökenli, babası

maviADA
19 Şub4 dakikada okunur


EN ÇOK KEREM’İ SEVDİM
Niyazi UYAR* Geniş alanın ortasında Bir kürsünün gerisinde Mikrofonu elinde Ses olmuş çocuklara. Elinde mikrofon, Yürekle beyin yan yana, Ne ajitasyon ne gösteri Umut olmuş gençliğe. Okuduğu ilim irfan, Kafasında aydınlık yarın, Yüreğinin her köşesinde ben, Sevda olmuşuz yarınlara. Gizli sevdası uzaklarda, Dikişsiz ak libası sırtında, Göğsüne işlenmiş nergisin beyazı, Gelecek olmuşuz gençliğe… Bir onu, bir gizli sevdasını, Bir de kendinden parça evladını, Alıp gitse kimsesiz
niyazi uyar
19 Şub1 dakikada okunur


Kalem Kağıt İnternet
Nurten B. AKSOY * Bizim kuşak kalemi kağıdı pek sever, nasıl sevmesin ki... Kurşun kalemlerle sarı yapraklı defterlere yazmıştık ilk sevda şiirlerimizi. Sonra rengarenk kalemler, süt beyazı yapraklı ciltli defterler çıktı. Biz yine yazdık sevda şiirlerimizi, anılarımızı. Kilitli minik hatıra defterlerimize döktük içimizi, sırrımızı paylaştık sayfalarla. Zaman geçti, büyüdük iş güç sahibi olduk ama kalemle kağıttan hiç kopmadık; çünkü onlar bizim yazgımızdı. Öğretmenliğe başla

Nurten B. AKSOY
18 Şub2 dakikada okunur


Bruno ve "2 Şey" Öğretisi
Ortaçağ, 324'te Kilisenin Avila Piskoposu Priscillianus'u, Euchrotia ve diğer dört yoldaşı ile beraber Bordeaux kentinde karabüyü ile suçlayarak meydanın ortasında canlı canlı yakması ile başlar ve tam 1216 yıl sonra, devlet terörünün en yaygın biçimde uygulandığı, insanlık tarihinin en kanlı kenti Roma'da bir başka papazın , Rönesans'ın tek gerçek filozofu ve büyük ozanı Giordano Bruno'nun gene kilise tarafından 17 Şubat 1600'de canlı canlı yakılması ile son bulur..
maviADA
17 Şub2 dakikada okunur


SEVGİLİ VALENTİNE
Sevgililer Günü * Şenol YAZICI * Siz, yani filozoflar ve ötekiler...Ne derseniz deyin, varoluşun sebebi hikmeti çoğalmaktır... Ötekiler kim mi? Kanaat önderleri, toplum eğiticileri, akıl hocaları, siyasi erkler, okuma yazması askerlikten kazanım ama sarığı kendinden büyük çakma ermişler, yani anlayan anlamayan kural koyucular... ne derseniz deyin, varoluşun gerekçesi, seksen yıllık bir ömrün özeti belki de; çoğalmaktır. Ötekiler mi; yani büyük idealler, asaletler, kahramanlı
Şenol YAZICI
16 Şub7 dakikada okunur

bottom of page


