top of page

BİR ANKA KUŞU


Yusuf Hayaloğlu

*

Yüzlerce soğuk namlu

Üzerime çevrildi.

Yüzlerce demir tetik

Aynı anda gerildi!

Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular.

Öpmeye kıyamadığın,

Dal gibi oğlun yere serildi...


Üşüştü birer birer

Çakallar üzerime.

Üşüştü dört bir yandan,

Göğsüme, ciğerime.

Anne, beni leş gibi

Yiyip talan ettiler.

Teşhis edilmem için

Parçamı koydular önüne...


Ben bu acılar ülkesinin

İnsana reva görülen

Bütün acılarını tattım.

Aç yattım, ekmeğime sabır kattım.

Beni milyon kere dövdüler üst üste!

Ben bu yolu, kendim seçtim anne,

Ben ömrümü kendim kanattım...


Geceler tanır beni,

Konarım, göçerim ben.

Geceler tanır, kan damlar içerim ben.

Anne, sen beni unut, karanlığın bağrında.

Kırmızılar ekerim,

Siyahlar biçerim ben..


Suçüstü yakalandım,

Bölüşürken kalbimi.

Suçüstü kelepçeyle yardılar bileğimi.

Anne, ben diyar diyar, umudun savaşçısı..

Bir tutam sevgi için

Dağladım gözlerimi!..


Prometheus'tum zincire vurulurken dağlarda,

Ciğerimi kartallara yedirdim.

Spartaküs'tüm, köleliğin çığlığında,

Arslanlara yem oldum, tükendim.

Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum,

Kerbela çölünde Hüseyin.

Zindanlarda Cem Sultan,

Sehpalarda Pir Sultan.

Ve Madımak'ta otuzyedi can...


Kaçıncı yok oluşum,

Kaçıncı var oluşum bu?

Tanrılardan ateş çaldım

Yüzyıllarca tutuştum, üst üste yandım.

Bir Anka kuşu gibi anne,

Bir Anka kuşu gibi;

Kendimi külümden yarattım...




YUSUF HAYALOĞLU:


(15 Aralık 1953, Ovacık, Tunceli - 3 Mart 2009, Zeytinlik, Bakırköy, İstanbul), Şair, söz yazarı ve ressam.


Yorumlar


bottom of page