BİR ANKA KUŞU
- maviADA

- 4 saat önce
- 1 dakikada okunur

Yusuf Hayaloğlu
*
Yüzlerce soğuk namlu
Üzerime çevrildi.
Yüzlerce demir tetik
Aynı anda gerildi!
Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular.
Öpmeye kıyamadığın,
Dal gibi oğlun yere serildi...
Üşüştü birer birer
Çakallar üzerime.
Üşüştü dört bir yandan,
Göğsüme, ciğerime.
Anne, beni leş gibi
Yiyip talan ettiler.
Teşhis edilmem için
Parçamı koydular önüne...
Ben bu acılar ülkesinin
İnsana reva görülen
Bütün acılarını tattım.
Aç yattım, ekmeğime sabır kattım.
Beni milyon kere dövdüler üst üste!
Ben bu yolu, kendim seçtim anne,
Ben ömrümü kendim kanattım...
Geceler tanır beni,
Konarım, göçerim ben.
Geceler tanır, kan damlar içerim ben.
Anne, sen beni unut, karanlığın bağrında.
Kırmızılar ekerim,
Siyahlar biçerim ben..
Suçüstü yakalandım,
Bölüşürken kalbimi.
Suçüstü kelepçeyle yardılar bileğimi.
Anne, ben diyar diyar, umudun savaşçısı..
Bir tutam sevgi için
Dağladım gözlerimi!..
Prometheus'tum zincire vurulurken dağlarda,
Ciğerimi kartallara yedirdim.
Spartaküs'tüm, köleliğin çığlığında,
Arslanlara yem oldum, tükendim.
Kör kuyuların dibinde Yusuf'tum,
Kerbela çölünde Hüseyin.
Zindanlarda Cem Sultan,
Sehpalarda Pir Sultan.
Ve Madımak'ta otuzyedi can...
Kaçıncı yok oluşum,
Kaçıncı var oluşum bu?
Tanrılardan ateş çaldım
Yüzyıllarca tutuştum, üst üste yandım.
Bir Anka kuşu gibi anne,
Bir Anka kuşu gibi;
Kendimi külümden yarattım...

YUSUF HAYALOĞLU:
(15 Aralık 1953, Ovacık, Tunceli - 3 Mart 2009, Zeytinlik, Bakırköy, İstanbul), Şair, söz yazarı ve ressam.



















































Yorumlar