top of page

Ara


Yalnızlık Devrimi Yarım Kalıyor
YUSUF ERBAY * 1 Hatırlarım çok erken Mor menekşe zamanı Yaşamak filizlenirken Penceremde sarardı Ördüğün tül perdeler… (oysa senin ellerinle hayata dokunmuştum) kendimce anıyorum şimdi vedasız gidişini yasaklanmış vakitte gökten yalnızlık düşüyor -yabancı her bakış çatık kaşlarından başka… (Cümle sarılar birlikteydi, Deniz sarısı, kum sarısı, Maviyle karışık gönül sarısı, Ufku kaplayan ömür sarısı) 3 Aramızda ayrılığın sığmadığı Yabancı boşluk… -Geceden ziyade karanlı
Yusuf Erbay
4 gün önce1 dakikada okunur


Nevruz
Şenol YAZICI * -Şiir: Şenol Yazıcı, Uyarlama: maviADA Seslendirme: Şenol Yazıcı- An, o andır; Buz çözüldü çözülecek, Nevruza iki adım var. Düşer göğün mavisine bir ışık, Açılır kör gözü yalnızlığın... Öyle bir kimsesizlik başlar ki bedeninde, Yanarsın ürpererek... Gözlerin... Kundakta cami avlusuna terk edilmiş sokak çocuğu, bir yavru kedi; bir keskin ustura... ve aç... Yol çeker gibi bakar. Uzar sessizlik... Ev, dört duvar, Üstüne gelir, sığmaz olursun. Bildik öyküler

Şenol YAZICI
21 Mar1 dakikada okunur


İyi ki Yoksunuz
foto: y.er bay Yusuf Erbay * Bana rastladığınız yoldan geçmedim Yaprağını saymadım papatyanın Kokladığınız gülü sevmedim… (Benden sabıkalıymış diyorlar, Gençliğimle hiç tanışmadım…) Hasret çekmiyorum / uykularım kaçmıyor Sabahlar çalınmıyor evimden Duyulmuyor yalanlarınız… İyi ki yoksunuz / hiç olmadınız.
Yusuf Erbay
21 Mar1 dakikada okunur


KUTLAMA
TARIK GÜNERSEL * Kutlarım; başardın Doğum sancılı oldu Doğurdun yokluğumu Kutla, uzak bir odada beni unutuşunu Kutla beni: elimden geleni yaptım Yıpranma diye; baktım Uzaklaşıyordu sesin; bıraktım Kutlayalım birbirimizi; başardık İşte her şey normal şimdi Yağmurda belirsiz bir yara izi TARIK GÜNERSEL 27 Haziran 1953 günü İstanbul’da sanatsever bir ailede dünyaya geldi. Şair, öykücü, aforist, denemeci, librettist, çevirmen, dramaturg, oyuncu ve yönetmen olarak opera, tiyatro,
TARIK GÜNERSEL
20 Mar1 dakikada okunur


Mavi Giysili Dostum
RESİMLER: Yapay zeka, maviADA -Maviler giyen heybetli kısa adama… Mindiloğlu Mustafa’ya…- Yusuf ERBAY * 1. Mavi giysili dostum Kuyumculuk yapardı Bir dağ kasabasında Sohbetlerden arta kalan ikindilerde… Bense, vakti dolunca gidecek Genç bir vazifeliydim sadece Ateş almaya gelmiş orman güllerinden… Akşama doğru / haftada üç gün Gedemen tepesine yaslanıp Sisin kapattığı fakir kentin Zengin ormanlarını seyrederdik… Göğe bakarak anlaşırdık / çokça Hayretle izlerdi ağaçlar
Yusuf Erbay
15 Mar2 dakikada okunur


İt Zincirleme
YILMAZ GRUDA * tuhaftır: adamsız bir sonrada yaşıyoruz kimseler kımıldamıyor ışığa hep aynı mısraı okuyorum bıkkınlığında kahrın: saadet...
Yılmaz GRUDA
14 Mar2 dakikada okunur


Dağ Başında
A. KADİR * Beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak. Benim güzelim, benim ceylan bakışlım, benim kafamın ateşi, yüreğimdeki. Mümkün mü şu anda rüzgar olmak, kuş olmak, şu anda üç dört portakal almak, getirmek sana, sana tuzlu badem, kabak çekirdeği. Şu anda hiçbir şey mümkün değil. Şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzağım ben. Şu anda sadece yalnızlık ve kahır. Hayır, güzelim, h
A. KADİR
9 Mar1 dakikada okunur


İSTANBUL AĞRISI
İstanbul dünyanın en güzel ama yaşaması en zor ve belki en kadersiz şehri. Asırlardır doğal afetlere, saldırılara, işgallere, savaşlara maruz kalmış, ama hep direnmiş ve yaşamaya devam etmiş. Şairlerin, yazarların gizemli şehri olarak şiirlere, şarkılara ve daha nice sanat eserine ilham kaynağı olmuş. Deniziyle, tepesiyle, erguvanlarıyla ve her gün bağrına saplanan hançerlerle yaşamaya devam etmiş ve ediyor. Özellikle son dönemlerde üst üste yapılan beton saldırılarıyla yaral

Attila İLHAN
8 Mar2 dakikada okunur


Tapınak
Fotoğraf: Y. Erbay YUSUF ERBAY * Boşlukta uzayıp tüten selvinin Gece kaybolan saf gölgesini Siper edip sarı sürgün ışığa Kendince yaşayıp kendince göçen Ölüleri aramaya çıktığım bu akşam Uğramayacağım tek yer mezarlıktır… Sağır dilsiz mermerlerin özünden Çatlayıp yürüyen asi damara Hasretle kavuşup kutlu yolunda Günah korkusuyla yakarıp duran Korkak çağrılardan kurtulacağım… -Tanrıyı aramaya çıktığım bu şafak, Sığınmayacağım tek yer tapınaktır.
Yusuf Erbay
7 Mar1 dakikada okunur


Bahar Gelme Üstüme
Bahar, yalvarırım çek git işine!.. Salma üstüme çiçeklerini, aklımı çelme!.. Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor. Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek... Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem... Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtü böcek... Yapma bunu bana bahar, Böyle üstüme gelme... * * * Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı... Çoktan cemreler düşmüş
Can DÜNDAR
5 Mar1 dakikada okunur


Demir Yerlerin Bakır Göklerin Yazarı Yaşar Kemal’in Şiirleri
NURTEN B. AKSOY * Eserlerindeki kendine özgü şiirsel anlatımı, insan ve doğa betimlemeleriyle Türk Edebiyatının Homeros’u olarak nitelendirilen Yaşar Kemal; “Daha okuryazar olmadan işe şiirle başladım, Karacaoğlan gibi olma niyetiyle olacak. Sonra okula gittim, ilkokulda yaşlı halk şairleriyle çakıştığımı anımsıyorum. Hâlâ Kadirli’de bugünleri anımsayanlar var. İlk şiirimi söyledim ya, kötü bir şiirdi, Adana’da çıkan bir dergide yayımladım, on altı yaşındaydım. Sonra şiirleri

Nurten B. AKSOY
4 Mar3 dakikada okunur


BİR ANKA KUŞU
Yusuf Hayaloğlu * Yüzlerce soğuk namlu Üzerime çevrildi. Yüzlerce demir tetik Aynı anda gerildi! Anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular. Öpmeye kıyamadığın, Dal gibi oğlun yere serildi... Üşüştü birer birer Çakallar üzerime. Üşüştü dört bir yandan, Göğsüme, ciğerime. Anne, beni leş gibi Yiyip talan ettiler. Teşhis edilmem için Parçamı koydular önüne... Ben bu acılar ülkesinin İnsana reva görülen Bütün acılarını tattım. Aç yattım, ekmeğime sabır kattım. Beni milyon kere dövdül

maviADA
3 Mar1 dakikada okunur


Limansız Gemi
Fotoğraf: Yusuf Erbay YUSUF ERBAY * düşünmedim değil zaman zaman baş eğmeyi / egemen bir kılıca üzerimde gururla parlayan ışıltılı bir gelecek karşılığında -tedirgin ve boynu bükük her an… yaşamak buysa / Tanrı’nın bahşettiği ömrü sahte zirvelerde… teslim etmekse ruhu zulmün iki dudağında boğmaksa vicdan sesini dökülen mazlum kanında… bırak asılı kalsın ömrüm, limansız bir geminin sancağında…
Yusuf Erbay
28 Şub1 dakikada okunur


CEMRE ZAMANI
Fadime Y. KAROĞLU * CEMRE * Tomurcuktu, Asıldı güneşi almak için Avuçlarına Açılayazdı pembeye. Kavruldu; Bordoya , bordoya çaldı dalları. Dudakta, can suyu; İlk öpücük. .. Ha düştü ha düşecek cemre!.. Yürek ; inadına kardelen. Sırçaydı, Gönül köşk Rüzgarıyla dal oynasa kırılgan... Yekindi, Ağırlığında ezgin; Un ufak parçalandı kolları. 20.02.2022
Fadime Y.KAROĞLU
21 Şub1 dakikada okunur


Başka Bir Cemre
Yusuf ERBAY * Benim bildiğim alfabe İlk cemreyle başlar Gök bahçesinde İkinciyle suya düşer Gül yaprağından Sonunda tohum olup Süsler yeryüzünü… Başka bir alfabe benim bildiğim Yaldızlı tebeşirle bulutlara yazılır…
Yusuf Erbay
21 Şub1 dakikada okunur


CEMRE
GÖRMEK İÇİN videoya TIKLAYIN -CEMRE: ŞİİR ve SESLENDİRME; Şenol YAZICI , Uyarlama: Nurten Bengi AKSOY , Yapım: maviADA- ŞENOL YAZICI * Bilirsin Sevgili, dört kitapta yeri var, en büyük erdemdir sabır; zulüm olsa da, bekle. Bekle! Gök ılınır, toprak ılınır, su ılınır, hep sürmez bu zemheri, düşer cemre. Durur fırtına mavi kız, bir minik kardelene yenilir, yüklenir zulmünü gider bu kar ve buz. Bilirsin sevgili, ay büyürken ufukta bir salkım söğüt, tüy kesen kılıç ağzı gib

Şenol YAZICI
20 Şub1 dakikada okunur


Bir Kış Işını Üstüne
Yorgo SEFERİS * 1 Paslı tenekeden yapraklar sonun ne olacağını gören zavallı beyin için şu bir-iki parıltı. Kışın çıldırttığı martılarla savrulan yapraklar. Birden açılıveren göğüs gibi ağaca döndü el ele oynayanlar çıplak ağaçlarla dolu koca bir orman oldu. 2 Beyaz yosunlar yanıyor su yüzüne çıkıyor göz kapakları olmayan deniz kızları bir zamanlar dans eden şekiller taşlaşmış alevler. Her yer karlar altında. 3 Çıldırtmıştı beni yoldaşlarım pusulalar, sekstantlar, teodolitler
YORGO SEFERİS
19 Şub4 dakikada okunur


En Güzel Aşk Şiirleri
Nurten B. AKSOY * Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı... gibi ölümsüz aşkların tarihe gömüldüğü, günü birlik aşkların, sanal sevdaların yaşandığı günümüzde belki de kapitalizmin bir dayatması olarak kutlanan SEVGİLİLER GÜNÜ'nün tarihi aslında 3. yüzyılda Aziz Valentine’nin gizlice kıydığı nikahlara dayanır. İS 3. yüzyılda Roma İmparatoru 2. Claudius, ordusunu güçlendirmek için genç erkeklerin evlenmesini yasaklar. Rivayete göre bu yasağa karşı gelen Papaz Aziz

Nurten B. AKSOY
14 Şub3 dakikada okunur


Boğazda
YUSUF ERBAY * Boğazda canla başla nasibini çekiyor / balıkçılar. çinekoplar / lüferler / kılıçlar… Sahilde ışık arıyor renk peşinde / yolcular… -Hayat çoğu zaman, çırpınan canların seyredenlere verdiği fotoğraftır… * Fotoğraf: Yusuf ERBAY
Yusuf Erbay
14 Şub1 dakikada okunur


BOZ ATLI HIZIR
Niyazi UYAR * Deli esiyor lodos, Hem de ne deli? Salıncak gibi sallanıyor koca gemi, Aha şimdi, aha battı batacak! Ölüm korkusu güvertede, Ölüm korkusu geminin her yerinde Ölüm kokusu Marmara’nın yağlı paslı sularında, Ben, seni düşünüyorum arabalı vapurunda… Bir çığlıkla başladı, ölüm korkusu, Sonra dualar, dualar... Okuma bilenler okudu üfledi, Bilmeyenler yakım yakım yalvardı, Ben hep seni düşündüm arabalı vapurunda. Boz Atlı Hızır olup uçup gelsen, Boz Atlı Hızır olup ç
niyazi uyar
12 Şub1 dakikada okunur

Hayat ve Sanat
DERGİSİ
Emek veren herkesin ADAsı
bottom of page



