Ömer Bedrettin Uşaklı
- ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI
- birkaç saniye önce
- 2 dakikada okunur

DENİZ HASRETİ
*
Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor
Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum
Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor
Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum
Nasıl yaşayacağım ey deniz senden uzak
Yanıp sönüyor gözlerimde fenerin
Uyuyor mu limanda her gece sallanarak
Altından çivilerle çakılmış gemilerin?
Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgarı
Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil...
İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları
Ufkunda yükselmeyen güneşler güneş değil
Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden
Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?
Ey deniz, şöyle bir gün sana bakacak mıyım
Elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden?
Ömer Bedrettin Uşaklı

Ömer Bedrettin Uşaklı
*
(24 Ağustos 1904, Uşak, Türkiye - 23 Şubat 1946, İstanbul, Türkiye),
Türk şair, bürokrat ve siyasetçidir.
Yaşamı
Ömer Bedrettin Uşaklı o dönemde Kütahya'nın ilçesi olan Uşak'ta doğdu. İlk öğrenimini Uşak'ta, orta öğrenimini Sivas'ta tamamlayıp, 1927'de Mülkiye Mektebi'ni bitirip idari hayata atıldı. Bursa'da maiyet memuru olarak staj yaptıktan sonra Mudanya kaymakam muavinliğine atandı. Daha sonra Manavgat, Ünye ve diğer çeşitli ilçelerin kaymakamlıklarında ve bir süre de Artvin vali vekilliğinde bulundu. 1938-1943 yılları arasında mülkiye müfettişliği yaptı. 1943 yılında 7. dönem Kütahya milletvekili seçilerek meclise girdi. Genç yaşta verem hastalığından öldü.
Çalışmaları
İlk şiirleri yüksek öğrenimi sırasında Millî Mecmua'da yayınlandı. Anadolu'da görev yaptığı yıllarda tanıdığı yöreler, kişisel izlenim ve gözlemleri şiirinin duygu ve düşünce kaynağını oluşturdu.
Doğayı izlenimci bir gözle, ülke gerçeklerini ve bireysel duygulanışları içli bir duyarlılığın sezgileriyle ve öznel bir bakışla, şiirinde yansıttı. Dönemin "Anadolu Şairi" olarak ünlendi. Eşini ve kızını kaybetmesi şiirine hüznü ve iç duyarlılığı getirdi. Sarı Kız Mermerleri adlı şiir kitabını kızına adamıştır.
Anadolu'dan değişik, canlı görünümler çizmiştir. Kullandığı simgeler ve yaptığı betimlemelerde "hayal" kavramını ön planda tutmuştur. Doğa, gurbet, deniz, ölüm ve özlem, şiirlerinin başlıca temalarıdır. Hece ölçüsü geleneğine kısmen bağlı kalmıştır. Giderek öz bakımdan, bu geleneğin öncüleri olan Faruk Nafiz Çamlıbel ve Orhan Seyfi Orhon'un etkilerinden arınmış, çağdaş Fransız şiirinin yapı özelliklerinden yararlanmıştır. Son Şehir adlı şiiri onun şiirindeki bu değişim ve gelişime işaret eder.
Öz ve sade bir söyleyişi vardır. Şiirlerinin önemli bir bölümü Türk Müziği bestekârları tarafından bestelenmiştir. Özellikle Kaptanzade Ali Rıza Bey ve Cevdet Çağla'nın yaptığı besteler halk tarafından çok sevilmiş ve beğenilmiştir. Bu gün bile bu şarkılar söylenmekte ve yeni kuşaklar tarafından benimsenmektedir. "Yıldızların Altında", "Eğilmez Başın Gibi", "Kapıldım Gidiyorum" adlı besteler örnek verilebilir.
Eserleri
Efe'nin Bayramı
Deniz Sarhoşları, 1926 (değiştirilmiş 2. Basım, 1929).
Yayla Dumanı, 1934.
Sarı Kız Mermerleri, 1940; Yayla Dumanı-Seçme Şiirler.
Deniz Hasreti
Veda
Aşkımın Kini
Bir Hançer İstiyorum
Dağ Başında Bir Gece
Efe'nin Müjdesi
Engin Şarkısı
Kim Bilir?
Sevgiliye
Sevgiliye Üç Sual
Sılaya Giderken
Son Dilek
Yıldızların Altında
Munzur dağları



















































Yorumlar