top of page

Ara


A. KADİR
Beşiktaş Tramvayı * Bahçemdeki dut ağacı vurdu ince dallarıyla penceremin camına, bir Beşiktaş tramvayı geldi aldı beni, bir Beşiktaş tramvayı götürdü sana. Çemberlitaş, Şehzadebaşı, Saraçhane. Almışım parmaklarını ellerime, Beşiktaş tramvayında giderim yane yane. Terzi Adem, berber Ali, dikimaneden Emine teyze ve Makbule. Üç sarışın birader, Kapalıçarşı terlikçileri. Bir küçücük simitçi çocuk, levent bir hizmet eri. Hep iyi insanlar bunlar. Dert yüzü görmesinler. Eksik olmas

maviADA
5 gün önce2 dakikada okunur


Ömer Bedrettin Uşaklı
DENİZ HASRETİ * Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum Nasıl yaşayacağım ey deniz senden uzak Yanıp sönüyor gözlerimde fenerin Uyuyor mu limanda her gece sallanarak Altından çivilerle çakılmış gemilerin? Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgarı Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil... İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları Ufkunda yükselmeyen güneşler güneş değil Bi
ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI
24 Şub2 dakikada okunur


Bir Kış Işını Üstüne
Yorgo SEFERİS * 1 Paslı tenekeden yapraklar sonun ne olacağını gören zavallı beyin için şu bir-iki parıltı. Kışın çıldırttığı martılarla savrulan yapraklar. Birden açılıveren göğüs gibi ağaca döndü el ele oynayanlar çıplak ağaçlarla dolu koca bir orman oldu. 2 Beyaz yosunlar yanıyor su yüzüne çıkıyor göz kapakları olmayan deniz kızları bir zamanlar dans eden şekiller taşlaşmış alevler. Her yer karlar altında. 3 Çıldırtmıştı beni yoldaşlarım pusulalar, sekstantlar, teodolitler
YORGO SEFERİS
19 Şub4 dakikada okunur


Ali Şîr Nevaî
Ali Şir Nevai Heykeli - Adiblar Sokağı (Taşkent) Nizamüddin Ali Şîr Nevaî veya yaygın adıyla Ali Şîr Nevaî (Çağatayca: 9 Şubat 1441, Herat - 3 Ocak 1501, Herat), * Ali Şîr Nevâî, Türkçeyi yüksek bir sanat dili halinde işlemeye çalışan, bu görüşü savunan ve Türk diline değer kazandıran üstün bir bilgin, çoklu yetenekli devlet adamı ve 15. yüzyılın Türk şairidir. Karahan Türklerinden , Kaşgarlı Mahmut' un Türkçenin ilk sözlüğü sayılan eseri Divanı Lugateyn Türk, ARAPÇA yazı

maviADA
12 Şub8 dakikada okunur


Kadının Kalbi
William Butler Yeats * Duayla ve rahatlıkla dolu O küçük odadan bana ne; Beni sıkıntıya davet etti o, Göğsüm yatıyor göğsünün üzerinde. Bana ne annemin güvenli, sıcak O evde gösterdiği itinadan; Gölgeli çiçekleriyle saklayacak Saçım bizi şiddetli fırtınadan. Ey saklayan saçlar, nemli gözler, Ne yaşam var bana artık ne ölüm, Kalbim sıcak kalbinin üzerindedir, Soluğuyla karışmıştır soluğum. Çeviren: Osman TUĞLU * William Butler Yeats * (d. 13 Haziran 1865 – ö. 28 Ocak 1939),

maviADA
28 Oca1 dakikada okunur


Kar Aydınlığında
Necati CUMALI * Uyandım kar aydınlığında O küçük kasaba uykuda Uykusuz bir sıra kavak Hem gider hem dinlerim Düş önüme yol göster derem benim Kar mıhı atımın nallarında Cebimde bir şişe konyak Evlerinin avlusunda ayna nar Sedirinde acı biber rengi bir kilim Odan ıslak tahta kokar biraz da toprak Gözlerim sana değer ısınır Uzattım mı mangalına ellerimi Her yanım tane tane mısır Sanırdım patladı patlayacak Sen sıcaktın yataklar sıcak Pencerende aydınlık kar Ateşim kömürüm esmer
Necati CUMALI
11 Oca1 dakikada okunur


Yaz Yağmuru Öncesi
Rainer Maria Rilke * Adı nedir bilinmez bir şey çekilip gider, beklenmedik bir anda yeşilliğinden parkın; Duyulur pencereye durunca daha yakın, ve suskunluk olunca. Israrcı, güçlü öter, ağaçlıklar içinden şakır bir yağmurkuşu, mübarek Jerome’yi çağrıştırarak akla: Yükselir yoğunlukla, nasıl da, sağanakla dinlenecek bu sesten yalnızlık ile coşku. Duvarları salonun ve yağlı boya tablolar işitmek istemezler sanki çekilip geri diyeceklerimize etmezler müsaade. Öğleden sonraların
Rainer Maria Rilke
29 Ara 20252 dakikada okunur


Lois ARAGON
Mutlu Aşk Yoktur * İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an Mutlu aşk yoktur Hayatı bu silahsız askerlere benzer Bir başka kader için giyinip kuşanan Ne yarar var onlara sabah erken kalkmaktan Onlar ki akşamları aylak kararsız insan Söyle bunları Hayatım ve bunca gözyaşı yeter Mutlu aşk yoktur

Louis ARAGON
25 Ara 20253 dakikada okunur


MEVLANA
* (30 Eylül 1207 - 17 Aralık 1273) 13. yüzyılda Afganistan'da doğmuş, Moğollardan kaçarak Anadolu 'ya gelmiş ve Konya'da yaşamış bir Fars tasavvufçu , ilahiyatçı ve Sufi bir mistik şairdir . Mevlânâ'nın etkisi ulusal sınırları ve etnik ayrımları aşar: onun manevi mirası son yedi yüzyıldır İranlılar , Tacikler , Türkler , Yunanlar , Peştunlar , Orta Asya ve Hint Yarımadası Müslümanları tarafından büyük ölçüde takdir edilmektedir. Şiirleri dünya dillerinin çoğuna geniş

maviADA
17 Ara 202517 dakikada okunur


Solgun Bir Gül Dokununca
BEHÇET NECATİGİL * SOLGUN BİR GÜL DOKUNUNCA Çoklarından düşüyor da bunca Görmüyor gelip geçenler Eğilip alıyorum Solgun bir gül oluyor dokununca Ya büyük şehirlerin birinde Geziniyor kalabalık duraklarda Ya yurdun uzak bir yerinde Kahve, otel köşesinde Nereye gitse bu akşam vakti Ellerini ceplerine sokuyor Sigaralar, kağıtlar Arasından kayıyor usulca Eğilip alıyorum, kimse olmuyor Solgun bir gül oluyor dokununca Ya da yalnız bir kızın Sildiği dudak boyasında Eşiğinde yine yor

maviADA
13 Ara 20255 dakikada okunur


Bülent ECEVİT
YARIN Bülent Ecevit bir şeyler olacak yarın duruşundan belli kırdaki atların bulutların koşuşundan belli kazışından köstebeklerin toprağı karıncaların telâşından belli bir şeyler olacak yarın belki bir tomurcuk belki bir ağacın düşen yaprağı belki de bir çocuk pek o kadar göremesek de uzağı kuşların uçuşundan belli bir şeyler olacak yarın öbür günden önemsiz yarından önemli * Bülent ECEVİT Siyasetçi, Başbakan, Gazeteci, Şair, Yazar 28 Mayıs 1925, İstanbul , Türkiye 5

maviADA
6 Kas 20251 dakikada okunur


Ezra Pound
Ezra POUND, 1913 Hugh Selwyn Mauberley V On binlercesi öldü orda Öldü içlerinde en iyileri Dişsiz bir orospu için öldüler Kaba bir uygarlık için baştan savma Güzel ağızlarda sevimli gülümseme Akılla ışıldayan gözler kaybolup gitti Toprağın gözkapaklarının altında İki düzine kırık heykel adına Birkaç bin eski püskü kitap adına Çeviri: HİLMİ YAVUZ Ezra Pound Ezra Weston Loomis Pound (30 Ekim 1885 - 1 Kasım 1972), ABD'li şair, çevirmen ve deneme yazarı, erken modernist şiir har

maviADA
2 Kas 20256 dakikada okunur


Yahya Kemal BEYATLI
Akıncılar * Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik, Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik! Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kaafilelerle… Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan, Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan. Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla… Cennette bugün gülleri açmış görürüz de Hâlâ o kızıl hâtıra titrer gözümüzde! Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik, Bin atlı o gün

maviADA
1 Kas 20257 dakikada okunur


Çiçek Masalı
György Somlyo * Odanın içinde aşağı yukarı dolaşıyorum, çömeliyorum masanın yanındaki sandalyenin üzerine, bir kitap karıştırıyorum, bir yudum bir şey içiyorum, sözcüklerimi arıyorum. Kocaman, pembe şakayık kımıldamadan duruyor vazonun içinde. Paltomu giyip dışarı çıkıyorum, işlerimin, işlerim olduğunu sandığım şeylerin peşine düşüyorum, geri dönüyorum sonra. Aynı yerde duruyor şakayık, bana dönmüş durumda; kocaman taç yapraklardan başıyla bakıyor bana. Hep bana bakıyor. Bıkm
György Somlyo
26 Eki 20251 dakikada okunur


Bir Ceylan Gibi Mahzun Bakışın
İVAN BUNİN * Senin bir ceylan gibi o mahzun bakışını Ve ne varsa, öylesine yürekten sevdiğim o bakışta Unutmadım, üst üste yığılan hüzünlü yıllarda Fakat görüntün, zihnimde gitgide dumanlandı Gün gelir, yürekte hüzün de söner artık Ne mutluluğun, ne acıların olduğu bir yerde Düşler de, anımsayışlar da silinir gitgide Kalır sadece, her şeyi bağışlatan bir uzaklık... Türkçesi: Ataol BEHRAMOĞLU İvan Bunin İvan Alekseyeviç Bunin (Rusça: Иван Алексеевич Бунин; d. 10 Ekim / 22 Ekim
İVAN BUNİN
22 Eki 20251 dakikada okunur


Arif Damar
SAAT SEKİZİ GEÇ VURDU * Kime ne desem Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum Düşünmeden biliyordum deniz ılıdı Dökülen çelik katı Yürüyenler yan yana Yüzümü güneşte dinlendirsem Dağın dağ olduğunu bilsem ovanın ova ağacın ağaç Kurtulurdum Çok köprülü sular gibi git git bitmedi Boyuna kendimi dinliyordum eski yağmurları dinliyordum Saat sekizi geç vurdu Giden gitmiş hüznü ayaklandırmak boşuna Düşünmeden biliyordum Arif Damar 23 Temmuz 1925-20 Ekim 2010 * Çanakk

maviADA
21 Eki 20252 dakikada okunur


Garipler
Arthur Rimbaud * GARİPLER / Gece soğuk, kar serpiyor Fırıncı ekmek yapıyor, Beş küçük çocuk Bakıyorlar somunlara, Yazık değil mi bunlara Donları delik! Ve fırıncının kolları Çeviriyor somunları Harlı fırında. Somunların çıtırtısı, Fırıncının zevzek sesi Kulaklarında. Büzülmüşler o daracık Ana göğsü gibi sıcak Delik önünde. Ekmek, iftar sofrasının Çörekleri gibi, bakın Çıkıyor işte. Delikten yaşam tütüyor Böcekler ile ötüyor Kızaran ekmek Çarpıyor, nasıl iştahla Yırtık giysile

maviADA
21 Eki 20252 dakikada okunur


Ingeborg Bachmann
GECENİN NAL SESLERİ * Ingeborg Bachmann * Gecenin büyük kapısı önündeki kara beygirin nal sesleri arasında, hâlâ titriyor yüreğim bir zamanki gibi ve uzatıyor eyeri uçarcasına, Diomedes'in ödünç verdiği yular gibi, kıpkırmızı. Güçlü rüzgâr öncülüğümü yapmakta karanlık yollarda ikiye bölerek uyuyan ağaçların kapkara örgüsünü, öyle ki, ay ışığıyla yıkanan meyveler korkuyla sırtlara ve kılıçlara atlamaktalar, ve ben indiriyorum kırbacımı sırtına, çoktan sönmüş bir yıldızın. Yaln

maviADA
17 Eki 20251 dakikada okunur


Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
Çakırın Destanından / - Vuzuh, el ve ayak halinde onu rahatsız ediyordu. Karar vermişim, öleceğim, Büyük sular arasında, korkusuz. Nur ile, uzak yazılar ile, Bir muska gibi boynumda kalacak, Bu husus. Senelerce evvel, tohumların mavi zamanından evvel, Karar vermişim, gece kuşlarının müsaadesinde, Etrafıma boş ve büyük kadehler dizeceğim. Ve seyredeceğim onları sultanlar gibi; Kurumuş ölülerin içmek hevesinde. Havadan hafif ve bazı kadınlardan daha eski, Çırılçıplak doğduğu
Şenol YAZICI
16 Eki 202512 dakikada okunur


Sennur Sezer
BAŞKALARININ ESKİLERİNİ GİYENLERİN ŞARKISI - Satın alınmış düşleri, bıkıp fırlattığınızda Ardınıza bakmayın Oradayım. Ayışığında bir...
Sennur SEZER
7 Eki 20252 dakikada okunur

Hayat ve Sanat
DERGİSİ
Emek veren herkesin ADAsı
bottom of page



