top of page
1/1075

EFSANE OKUL

Güncelleme tarihi: 22 Şub

Niyazi UYAR

*

(Bornova Anadolu Lisesi)



Türkiye’nin en nitelikli eğitim kurumlarından Bornova Anadolu Lisesi’nin kısa tarihçesini birkaç paragrafla ortaya koymadan önce özellikle son yirmi yıldır, yöneticilerin değişip durmasını, eğitimcilerin üstünde sallanıp duran rotasyon kılıcından söz ederek başlayalım yazımıza. Bornova Anadolu Lisesi, kamuya, özel sektöre nitelikli “insanlar,” yetiştiren nadide bir okuldur. Bir iş kolunda çalışan mutsuz ise, orada, o iş yerinde, nerede olursa olsun; verimli olunamaz. Hele bu mutsuzluk eğitimcide olursa…


1955 yılında İzmir Maarif Koleji olarak açılan bu güzide kurum 1975 yılında Millî Eğitim Bakanlığının aldığı bir kararla diğer maarif kolejleri ile birlikte Anadolu lisesi olmuştur, Bornova Anadolu Lisesi, yani bilinen adıyla BAL!


BAL hakiki manada bir ekoldür. Bu efsane okul, hem öğrenci hem öğretmen hem de veli için tam manasıyla bir okuldur. Ben derim ki, çocuğunuzun bilimle uğraşmasını, bilim adamı olmasını istiyorsanız, İzmir Fen Lisesi’ne; düşünen, özgür ruhlu bir birey olmasını istiyorsanız BAL’A, gönderin! Çünkü, BAL’IN, taşından, toprağından, her bir duvarından özgürlük fışkırır. Daha okulun giriş kapısından adımınızı atıp "Ihlamurlu Yol" boyunca yürüdüğünüzde bir güzellik içine alıverir sizi.


Okulun 220 yirmi dönümlük arsasını Fransız asıllı varlıklı bir Levanten olan Edmond Giraud bağışlamıştır. Bu efsane okulun yerleşkesinin içinde köşkü, koruluğu, güvercinliği, çeşit çeşit ağaçları, çamından, bademine, incirine, zeytinine, dutuna, portakalına, turuncuna, eriğine, palmiyesine, lükstürümüne, taflanına, mersinine, tesbih ağacına, servisine kadar… yüzlercesi vardır.   Türkiye'de böyle bir lise, böyle efsane bir okul yoktur. Böyle güzelliklere sahip olan bir yeri bu güzellikte, doğallıkta bırakacaklarını sanmak, ülkeyi tanımamaktır. Demezler mi, “meyve veren ağacı taşlarlar,” İşte buna sebep öteden beri sistematik olarak hep bir taarruza maruz kalmıştır Bornova Anadolu Lisesi. 220 dönümlük arazi üzerinde lojmanlarla birlikte altı okul binası daha yapılmıştır. Yani bu güzellikleri BAL’A çok görenler betona boğmuşlar bu doğal güzelliği. Yurdun değişik yerlerinden gelen başarılı öğrencilerin barınmasına imkân veren BAL'IN yatılı okul statüsü sonlandırılarak Anadolu’nun yoksul zeki çocuklarının istikbaline ket vurulmuştur...


Eğitim yöneticiliği siyasi iktidarların bizden olsun anlayışı ile yıpratıldıkça yıpratılmış; fakat okulun nitelikli öğretmen kadrosu, gerçek birer eğitim emekçisi olduğundan bu değişimlerden çok fazla etkilenmemiştir eğitimi.


Bu efsane okul 2016 yılında tarihinde görülmeyen, hiçbir demokratik ülkede görülmesi imkânsız bir durumla karşı karşıya kalmıştır. O gün okul tarihine kara bir gün olarak kayda geçmiştir. Ve -yaklaşık- 90 öğretmeninden 60’nın haksız bir şekilde okulla ilişikleri kesilmiştir. Bu durum arazisi üzerine saplanan beton bloklardan daha acıdır.  Çünkü bu durum, doğrudan doğruya okulun ruhuna saplanan bir hançerdir.


Hep gündemde olan BAL’IN özgür düşünceli, bireyler yetiştiren ruhundan rahatsız olanlar, aslında BAL’ın laiklikten, çağdaşlıktan, Cumhuriyetten, Atatürk devrim ve ilkelerinden yana olan çizgisinden rahatsızdırlar.


Bugünlerde BAL'IN arsası üzerine bir anaokulu yapılacağına dair basında, sosyal medyada yer alan haberler, hepimizi derin endişelere sürüklemiştir. Yine cennetten bir köşe olan BAL’IN arsasına beton bloklar saplanacaktır. Konuyu daha fazla uzatmadan birkaç soru ile sonlandırmak istiyorum yazımı.

1-     Lise öğrencileri ile anaokulu öğrencileri aynı bahçede olur mu, siz bilmez misiniz bunun pedagojik olmadığını?

2-     Avrupa Göçmen Fonunun desteği ile mülteciler için anaokulunun yapılacağı söylemi doğru mudur?

3-     Proje aşamasında kimsenin bundan haberi olmamış mıdır, sosyal demokrat doğayı sevdiğini iddia ettiğini tahmin ettiğim sayın belediye başkanı, neye imza attığını farkında değil midir?

4-     Bornova’da İzmir’de onca yer varken, bu güzelim okulun bahçesine neden kıyıyorsunuz?

5-   220 dönümlük araziye kıya kıya BAL’I diğer okullara mı benzetmek istiyorsunuz?

6-     Aydınlık, çağdaş bir Türkiye’nin yarınlarına nitelikli insan yetiştiren BAL sizi çok mu rahatsız ediyor?

7-     Bir inat uğruna içimizi, yüreklerimizi acıtmaktan zevk mi alıyorsunuz?

 

İçimizi acıtan bu yanlıştan tez zamanda dönmenizi ümit etmek istiyorum. Ne olur biraz da iyi insanlara kulak verin, ne olur güzelliklere kıymayın efendiler!




                                                                                   

Etiketler:

790 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


1/2