ÇEŞME


Adının dünyaca bilindiği, Arnavut kaldırımı yollarında yerli yabancı turistlerin gezindiği memleketim Çeşme'yi herkes bilir. Turistik, İzmir'e yakın, keyifli, güzel bir yer. Bu kadar...mı? Örneği çok olan bir sahil ilçesi. Böyle bilinmek Çeşme'yi kimliksiz yapıyor geliyor bana. Oysa Çeşme bir memleket de... Benim memleketim.


Bir de öyle okuyun olmaz mı? Bir çocuğun anısı, bir annenin anıları, bir yetişkinin hasreti olarak...


Çeşme'de çocukluğumda evlerde akan suyun tadı yavandı. Oysa her sokak başında bulunan çeşmelerden buz gibi, tadına doyamadığımız sular akardı. Bu suları her gün bidon ve kovaları doldurup eve taşırdık. Çocukken oyun arası susadık mı bir koşu gider kana kana çeşmenin ağzından suyumuzu içerdik. Evlerinin avlusunda kuyusu olanlar kuyu suyunu temizlik için kullanırlardı. Deniz, evlerin çok yakınlarında olduğundan kışın zemin katları su basardı. Herkes buna alışık olduğu için üst katları yaşam alanı yapmışlardı. Çocukluğumda söylediğim şarkıların ezgisi rüzgara karışırken elimdeki taşları kaydırarak denize atar, hayaller kurardım. Tıpkı akrabalarımın tarlaya ektikleri bamyaya ilk can suyunu vermeleri gibi ben de iç dünyamı besliyordum o zamanlar.


Mavinin en güzel tonlarını görmek için çok uzaklara gitmeye gerek yok. İzmir’den 90 km uzakta olan Çeşme’ye ulaşım artık çok kolay. Otabandan geldiniz mi kırk dakikada burdasınız. Üçkuyular’dan kalkan otobüsler sizi bekletmeden, etrafı seyrede seyrede ister Alaçatı’ya isterseniz Çeşme’ye ulaşmanızı sağlayacaktır. Denize nerede gireceğiz derseniz seçenekleriniz çok fazla. Suyun sıcaklığına göre Ilıca, Şifne, Yıldız Burnu, Paşa Limanı, Tekke Plajı, Fener Koyu, Kocakarı Plajı, Estimbel ılıktır. Çiftlik Köy, Altınkum, Pırlanta, Ovacık Çatal Azmak, Alaçatı Çark Plajı, Delikli Koy soğuk suları sevenler içindir. Sabah 10'da kalkıp akşam 18'de dönen tekne turlarına katılarak birbirinden güzel koylarda denize girerek , müzik eşliğinde eğlenerek, en güzel resimleri çekerek anı biriktirebilirsiniz. Akvaryum koyu ve Eşek Adası’nda denize bir kere giren çıkmak istemez.


Çeşme’nin bitki örtüsü görenleri biraz şaşırtacaktır. Gölge verecek çok ağaç bulamazsınız. Kavurucu sıcaklarda beyaz

tenliyseniz tedbirinizi almadan güneşe çıkmayasınız, yoksa amele yanığıyla gezinir durursunuz benden söylemesi. Ağaç yok dediğime bakmayın. Buraya özgü incir çeşitleri; midilli, karabokunya, bardacık ağaçlarının yanı sıra dut ve çekirdeği ile beraber yiyebileceğiniz lokum tadında elma ağaçları vardır. Karadut toplarken ellerinizin kıpkırmızı boyanmasına aldırış etmeyin, yaprağı imdadınıza yetişecektir.

Dağlarında açan çiçekler her yerde bulunmaz. Toparlak adında mor renkli çiçek bahar aylarında taşlık ve dikenli yerlerde çıkar. Toparlak ile mis kokulu nergis ve papatyaları aynı demet içinde toplayıp seyrettiğinizde yaşama sevinciniz coşar.


Ara sokaklarda yürürken evlerden şen kahkahalar duyarsanız şaşırmayın. Yaşı yetmişi geçmiş ama gönülleri genç Çeşmelilerin bağıra çağıra muhabbet edip gülmeleri meşhurdur, zamanla alışırsınız. Pazardan alışveriş yaparken ‘Cancağazım ne istersin?’ diye soran da olur, ‘More almaz mısın bizden bir kavuncuk?’ diyen de. Kelle peynirinin ve Kopanisti’nin tadını bilen bilir bilmeyen yedikten sonra öğrenir. Rakı, şarap içenlere en iyi mezedir. Çeşme’nin mantısı ezber bozandır. Hamura konan kıyma kapatılıp yağda ya da fırında kızartılır, yoğurtlanır, afiyetle yenir. Katmerinin tadını tatlı seven balla, tuzlu seven rende kelle peyniriyle yedikten sonra üstüne sakızlı kahve içer bir de fal kapatır. Turunç reçelini yapmayıp portakal niyetine taze yemeye kalkan olmasın, uyaralım çok acıdır. Pazarda domatesi ve kavunu koklayarak, karpuzlara teker teker vurarak alan birisini görürseniz bilin ki oralıdır.



Yaz dışında da yolunuz düşerse buralara oğlak etli şevketibostan, enginar dolması ve ekmek dolması yemeden dönmeyin. Sakızlı dondurma dört mevsim olduğu için canınız ne zaman çekerse yiyebilirsiniz. Hediye olarak sakız reçelini eşe dosta hediye götürebilirsiniz. Çeşme’ye gelip kaleye çıkmazsanız gezi eksik kalır.


Basamakları sayıca çok olsa da en tepeye çıkıp, kollarınızı iki yana açıp, denizi kucaklarcasına yaptığınızda savaşı kazanmış komutan hissine kapılabilirsiniz. Kale kapısının önündeki Cezayirli Gazi Hasan Paşa’ya önce selam verip, aslan heykelinin yanında resim çekilin ki herkes Çeşme'de olduğunuzu bilsin.




Çocukluğumun en güzel anılarının geçtiği, yaşamaktan keyif aldığım, her geldiğimde hayata dair nice güzel anılar bıraktığım Çeşme anlatılmaz yaşanır diyerek sizlere birkaç ipucu vereyim istedim.

‘’EN GÜZEL HAYALLER ÇEŞME’DE GERÇEKLEŞİR’’ diye dağlara yazılmışsa doğruluğunu ispatlamaya herkesi bekleriz.

Sevgiyle kalın...

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA