MAVİ YAZILAR ATLASI
- Nurten B. AKSOY
- 21 saat önce
- 2 dakikada okunur

Nurten B. AKSOY
*
Şenol Yazıcı
190 s.
Deneme
Mayıs 2026
GUFO Yayınları
Ederi:250-350 L
*
Şenol Yazıcı’nın Mayıs 2026’da yayınlanan dört kitabından biri de Mavi Yazılar Atlası.
Kitapları okumaya başladığımda ilk dikkatimi çeken, iki kitabın da isminde geçen mavi sözcüğüydü. Şenol Yazıcı’nın 2002’den buyana basılı olarak çıkardığı, on yıla yakın da internette de yayın hayatına devam eden edebiyat, kültür ve sanat dergisinin adı da maviADA’ydı. Demek ki yazarımız mavi rengi çok seviyor diye düşündüm kitaplarını okurken.
Mavi hem gökyüzünün hem denizlerin rengiydi. Bir anlamda özgürlüğün ve sonsuzluğun rengi yani. İşte bu duygularla okumaya başladığım kitaplarda bu düşüncemde pek de yanılmadığımı fark ettim. Şenol Yazıcı özellikle Mavi Yazılar Atlası’nda çok çeşitli konularda yazarken hiçbir ekolün ve düşüncenin tutsağı olmamış, mavi gökyüzünde uçarcasına düşüncelerini okuruyla özgürce paylaşmış.
Yazarımız kitabında yazılarını birbirinden farklı yirmiden fazla başlıkta toplamış. Yazmanın kimileri için bir ihtiyaç olduğunu örneklerle savunan Şenol Yazıcı, bu yazıların kiminde çocukluk ve ilk gençlik yıllarında, başta babası olmak üzere yaşamında iz bırakan kişileri anlatmış. Kimi yazılarındaysa insan yaşamını mevsimlerle betimlemiş. Bu yazıları okurken bir yandan hüzünleniyor bir yandan gülümsetiyor insanı.
Kendine özgü yalın bir dile sahip olan yazarımız ironiyi de çok seviyor. Bazen anlattığı kişiyi överken bir bakıyorsunuz, rahatlıkla, alaycı bir dille eleştirebiliyor. Yazar bir sözcük cambazı sanki, tavşanı nerede, nasıl şapkadan çıkaracağını kestiremiyorsunuz.
“O bizim Parlayan Yıldızımızdı” yazısında ATATÜRK’ü ne kadar güzel ve özlemle anlatmış yazarımız. Beni kitapta çok etkileyen bir başka yazı ise Rodrigo’nun ünlü Gitar Konçertosu’nun ortaya çıkışı ve Deniz Gezmiş’le bağlantısını anlattığı yazısı. 20. Yüzyılın başlarında başlayan, İspanya İç Savaşıyla süren hikaye Deniz Gezmiş’in SON İSTEĞİ’yle adeta tarihi bir romana dönüşüyor. Aynı duyguları VALENTİNE yazısında da hissettim.
Edebiyat tarihi açısından da pek çok yazara kitabında yer veren Şenol Yazıcı, kendi yazarlık serüveninde başucu kitabı diye nitelediği DENEMELER ve yazarı Montaigne’nin yanı sıra Türk Edebiyatının ünlü isimlerine de geniş yer ayırmış. Nobelli yazarımız Orhan Pamuk’tan, Nobelsiz yazarımız Türk Edebiyatının çınarı Yaşar Kemal’e ve daha başka yazarlarımızı da iyi ve kötü yönleriyle, kibarca ve ironiyle anlatmış.
Elbette kitap bu anlattıklarımla sınırlı değil. Okurken bir yandan zihnimde soru işaretleri yaratırken bir yandan da çok sevdiğim bir tatlıyı yemişim hissi yarattı bende. Köy okullarından Campenella’ya, oradan Selim İleri’ye hatta pandemiye uzanan bir yol hikayesi okumak isterseniz MAVİ YAZILAR ATLASI’nı mutlaka okuyun derim.
13.07.2026







































