top of page

Ara


Cep Telefonu İcat Oldu...
Nurten B. AKSOY * Yunanca ışık anlamına gelen "photos" ve yazı anlamına gelen "graphes" sözcüklerinden oluşan fotoğraf sözcüğünü, ışıkla resim yapma sanatı diye tanımlayabiliriz bir anlamda. Bir iletişim aracı da olan fotoğraf, artık günümüzün modern yaşamında üçüncü bir göz gibi her an her yerde yanı başımızda... Fotoğrafları, fotoğraf çektirmeyi kim sevmez ki? Hangimizin evinde bir kutuda özenle sakladığı, bir çerçeve içinden bize gülümseyen ya da bir albümün sayfalarına sı

Nurten B. AKSOY
9 Ara 20183 dakikada okunur


Şiirlerle Kızkulesi'nin Öyküsü
Nurten B. AKSOY * Kız Kulesi; İstanbul Boğazı’nın orta yerine kurulmuş, kendi küçük, şöhreti büyük, nice sevdalara, nice şiirlere ilham olmuş, yıllara meydan okuyan tarihi bir yapı. Kimi zaman sisler arasında kalan, kimi zaman gün batımında mahzunlaşan, kimi zaman rengarenk ışıklarıyla her göreni kendine aşık eden Kız Kulesi’nin hikâyesini, Kız Kulesi efsaneleri ve Kız Kulesi şiirleriyle birlikte anlatalım... …Kuzguncuk’tan Salacak’a gümüşlenen dalgacıklar gizemli bir kadın g

Nurten B. AKSOY
7 Ara 20183 dakikada okunur


Ah Bu Şarkıların...
Nurten B. AKSOY * Ah bu şarkıların...Yok yok cümlenin sonunu tamamlamayacağım, şarkılar benim gözümün nuru, gönlümün mutluluğu çünkü....

Nurten B. AKSOY
5 Ara 20183 dakikada okunur


İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar
Nurten B. AKSOY * On Dört Tarihsel Minyatür "İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar" kitabı, insanlık tarihine yön vermiş, belirleyici anlar üstüne yazılmış kısa denemelerden oluşmuş. Stefan Zweig bu eserinde Fatih Sultan Mehmet'ten Hendel'e, Dostoyevski'den Tolstoy'dan Lenin'e koşulların dayattığı sınırları aşmış ve böylece insanlığın yazgısını etkilemiş kişilerin yaşamından benzersiz anlara ışık tutmuş. İlk basımı 1927 yılında yapılan "İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar"

Nurten B. AKSOY
26 Kas 20182 dakikada okunur


Meğer Ne Çok Okurmuşuz
Nurten B. AKSOY * Bu yıl 13-21 aralık tarihleri arasında yapılan İstanbul Kitap Fuarı her zamanki gibi birçok sanatçıyı ağırlamış, bir çok etkinliğe yer verilmiş. Yetkililer fuara ilginin her zamanki gibi çok yoğun olduğunu ifade etmişler. Oysa "AB ülkelerinde yüzde 21 olan kitap okuma oranı, Türkiye'de sadece yüzde 0.01'miş. DESAM tarafından hazırlanan Ar-Ge raporuna göre, Türk halkı günde 6 saatini televizyona, 3 saatini ise (ki ben 13 saat diye düşünüyorum !) internete ay

Nurten B. AKSOY
11 Kas 20182 dakikada okunur


El Ele Büyüttük Sevgiyi
Nurten B. AKSOY * O bir devlet adamı, O bir politikacı, O bir şair ve yazar, aynı zamanda beş kez Türkiye Cumhuriyeti’ne başbakanlık yapmış bir “dürüst siyasetçi”; ama her şeyden önce yüreği sevgi dolu, mütevazı bir insan… Birlikte öğrendik seninle avucumuzda yüreği çarpan kuşa sevgiyi El le duyduk kumsalda denizin milyon yılda yonttuğu taşa sevgiyi Tırtılları tanıdık seninle baharda tırtılken daha sevmeyi öğrendik sevgiden üreyen kelebeği toprağı evimiz gibi sevdik seninle B

Nurten B. AKSOY
5 Kas 20183 dakikada okunur


İstanbul Gezmeleri
Nurten B. AKSOY * "Seyyah oldum şu âlemi gezerim Bir dost bulamadım gün akşam oldu" diye bir şarkı geldi aklıma niyeyse, belki gezmeyi sevdiğimden, belki de bazı dostların biraz kinayeli söyledikleri "ne çok geziyorsun" sözleri yüzünden. Keşke seyyah olabilsem, keşke gönlümce daha çok gezebilsem. Ama hep dostlarla, arkadaşlarla ve sevdiklerimle. Çok şükür ki bu konuda şanslıyım, her an "hadi" dediğimde bana eşlik eden dostlarım var. İşte şu meşhur dokuz günlük bayram tatil

Nurten B. AKSOY
29 Ağu 20183 dakikada okunur


Zaman Makinesinde Geçmişe Yolculuk
Nurten B. AKSOY * İstanbul Boğazı'nın güneyinden batısına doğru uzanan, boynuz şeklindeki yapısından dolayı İlk Çağ’da Khrysokeras yani Altın Boynuz olarak anılan ve Avrupalıların “Golden Horn” olarak bildikleri Haliç semti İstanbul'un en sevdiğim köşelerinden biri. Ve bir yol arkadaşı bulduğumda gitmekten hiç yüksünmediğim buram buram tarih kokan bir semt. Hatırlar mısınız bilmem, 1980'li yıllarda çok ses getiren, çok sevilen bir film vardı, dizi halinde çekilen. Steven Spie

Nurten B. AKSOY
20 Ağu 20183 dakikada okunur


Bugün 17 Ağustos
Nurten B. AKSOY * HAFIZA-YI BEŞER NİSYAN İLE MALÜLMÜŞ... Günlerdir bir yandan ağustos sıcağıyla bedenlerimiz ve ormanlarımız yanarken bir yandan dolardı, avroydu diye memleketin hal-i pür melalini izlerken bir başka tarafta bir selin yıktığı yollara köprülere içimiz yanıyor hem de çok yanıyor... Galiba bizim yüreklerimiz hep yanmaya mahkum. Bazen beklenmedik bir facia, bazen insanın insana düşmanlığı, kimi zaman da bir doğal afet... Sanırım bu toprakların hamuru acıyla, kanl

Nurten B. AKSOY
17 Ağu 20182 dakikada okunur


Geçmiş Olsun
Nurten B. AKSOY * "Ordu'nun dereleri aksa yukarı aksa Vermem seni ellere Ordu üstüme kalksa" der, bir Ordu türküsü. Ordu'nun dereleri bu sefer bir aktı, pir aktı. Daha doğrusu akamadı, bendini yıktı ve halkın emeği olan fındıkları da önüne katıp, enginlere doğru taştı, aktı... katledilen, betonlaşan doğanın intikamını aldı. Önüne ne dikildiyse yıktı geçti, ama ne yazık ki bundan en büyük zararı günlerce emek emek topladıkları fındıklarını sele kaptıran fındık üreticileri ve ç

Nurten B. AKSOY
10 Ağu 20183 dakikada okunur


Çocuklardan Tanrı'ya Mektuplar
Nurten B. AKSOY * Eric Marshall-Stuart Hample tarafından derlenen "Çocuklardan Tanrıya Mektuplar ” çocukların Tanrı’dan çok masum isteklerini konu alan bir kitap. Aslında konusu “gülmece” gibi görünse de kitaptaki ifadeler saflığın ve temiz kalmanın erdem haline geldiği günümüzde, çocukların yüreklerinden dökülen duyguların en güzel, en saf hali. Avrupa ve Amerika’da 2-9 yaş arasındaki çocuklara Tanrı’yla ilgili düşünceleri sorularak, Tanrı’ya bir mektup yazmaları, duygu ve i

Nurten B. AKSOY
26 Haz 20182 dakikada okunur


RÜYA
Nurten B. AKSOY * Aylardır yaşadığımız heyecanlı ve sıkıntılı günlerden sonra nihayet dün gece derin bir uykuya dalmayı başardım ve uyur uyumaz da bir rüya gördüm. Rüyamda dünyanın sonu gelmiş, kıyamet kopmuş, yer gök birbirine girmiş ve her şey tarumar olmuştu. Kıyametten kurtulan birkaç kişiden biriydim. Yeni bir dünya kurulacaktı ve hayatta kalanlara yeni görevler veriliyordu. Herkes kendince elinden geleni yapacak ve "yine, yeniden, yeni bir dünya" kurulacaktı. Bana da ha

Nurten B. AKSOY
23 Haz 20182 dakikada okunur


Ahmet Muhip Dıranas
Nurten B. AKSOY * OLVİDO Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Gün saltanatıyla gitti mi bir defa Yalnızlığımızla doldurup her yeri Bir renk çığlığı içinde bahçemizden, Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan Lavanta çiçeği kokan kederleri; Hoyrattır bu akşamüstüler daima. Cumhuriyet dönemi Türk şairlerinden Ahmet Muhip Dıranas, Sinop’la özdeşleşmiş bir edebiyatçımızdır. Ahmet Muhip Dıranas’ın babası Sinoplu, annesi ise İstanbulludur. Doğum tarihi bazı kaynaklarda 1908, bazı kaynaklar

Nurten B. AKSOY
21 Haz 20184 dakikada okunur


Sanat Dünyasından Bir Irgat
Nurten B. AKSOY * Çok yakında bir gün Çok yakında bir gün Ağır uykulardan uyanacaklar Zor kapıları açacaklar Yere sağlam basacaklar. Sevgiden sırılsıklam Yangınlanacak aşklar Çok yakında bir gün Çok yakında bir gün İnsanlar insan gibi yaşayacaklar. En dar en karanlık sokaklar Çok yakında bir gün Çok yakında bir gün Bayramlaşıp ışıyacaklar Hürriyet giyecek aydınlık ayaklar. Yaşadığı dönemde tiyatro, sinema ve şiir dünyasının önemli isimlerinden olan ancak günümüzde çok da fa

Nurten B. AKSOY
5 Haz 20183 dakikada okunur


Edip Cansever
Nurten B. AKSOY * "Yeşil ipek gömleğinin yakası Büyük zamana düşer Her şeyin fazlası zararlıdır ya Fazla şiirden öldü Edip Cansever" "Her yalnızlık bir ihtilaldir.” diyen Edip Cansever, 8 Ağustos 1928’de İstanbul’da dünyaya gelir. İstanbul Erkek Lisesini bitirir. Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başlar. 1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum’da tatildeyken beyin kanaması geçirir, tedavi için getirildiği İstanbul’da 28 Mayıs 1986’da yaşamını yiti

Nurten B. AKSOY
28 May 20183 dakikada okunur


Boğaziçi'nde Bir Perili Köşk
Nurten B. AKSOY * İstanbul Boğazı; yalıları, köşkleriyle bir başka güzeldir. Karşılıklı iki kıyıya bir dantel gibi dizilmiş bu tarihi binaların her birinin de ilginç öyküleri var. Dilden dile dolaşan, bire bin katılarak anlatılan öyküler, o binaların gizemine gizem katar. İşte o öykülerden biri de şimdilerde Borusan Holdingin faaliyetlerini sürdürdüğü Yusuf Ziya Paşa Köşkü ya da halk arasındaki adıyla Perili Köşk. Rumelihisarı’ndan Emirgan’a giderken yolun sol kenarında, yıll

Nurten B. AKSOY
26 May 20183 dakikada okunur


Düşünen Adam Heykeli ve Rodin ile Camille Claudel
Nurten B. AKSOY * Ülkemizde pek çok yerde karşımıza çıkan, aslı ise Paris’teki Rodin Müzesinde bulunan ve Fransız Heykeltıraş Auguste Rodin’in "Felsefi düşüncenin simgesi" haline gelen en ünlü eseri “Düşünen Adam Heykeli" 1900’lü yıllarda yapılır. Zaman içinde pek çok kopyaları yapılan heykel Belçika, Almanya, Norveç, Japonya, Fransa, Danimarka gibi farklı ülkelerde müzeleri ve üniversitelerin bahçelerini süsler. Heykel sanatının en ünlü örneklerinden olan, bu elini çenesine

Nurten B. AKSOY
25 May 20184 dakikada okunur


Çarıklı Erkan-ı Harparp
Nurten B. AKSOY * Altı yedi yaşlarında küçücük bir kız çocuğu, annesinin eline sıkı sıkı yapışmış, minicik adımlarıyla onun koşturmasına ayak uydurmaya çalışıyor nefes nefese... Annesi bir eliyle çocuğunu çekiştirirken diğer eliyle de içinde küçük kızının oyuncak bez bebeğiyle bir iki giysisinin bulunduğu bir torbayı taşıyor. Bilmedikleri bir şehrin bilmedikleri bir semtinde, hayli dik bir yokuştan iniyorlar. Yokuşun ortasına geldiklerinde yol çatallaşıyor, üçe ayrılıveriyor.

Nurten B. AKSOY
20 May 20182 dakikada okunur


Aşk Adına Yapılmış En Güzel Anıt Taç Mahal
Nurten B. AKSOY * Bugünkü Hindistan toprakları üzerinde kurulmuş ve 332 yıl(1526-1858) hüküm sürmüş Türk-Moğol kökenli bir devlet olan Babür İmparatorluğu bu topraklarda edebiyattan kültüre, sanattan mimariye kadar pek çok eşsiz eser bırakmış. İşte bu eserlerden biri olan ve Dünyanın Yeni 7 Harikasından biri seçilen Tac Mahal Hindistan’ın en önemli sembollerinden biri olarak 17. Yüzyıldan beri varlığını sürdürmüş ve birçok hikayeye tanıklık etmiş bir şaheser. Hindistan’ın Agr

Nurten B. AKSOY
28 Nis 20183 dakikada okunur


Halil Cibran ve Sevgi Üstüne
Nurten B. AKSOY * Özellikle ilk aşkını anlattığı eseri olan “Kırık Kanatlar” ile Doğu'nun ‘arabesk kadercilik’ üzerine kurulu ve adaletten uzak tavrına bir başkaldırı niteliği taşıyan “Asi Ruhlar” isimli eserlerinden sonra aforoz edilip “Bir dağın değil, bir şiirin ismidir” dediği memleketi Lübnan'dan sürgün edilen Halil Cibran'ın, bunların yanında edebi anlamda da sürgüne maruz kaldığından ve hep palto altında okunan bir yazar olduğundan bahseder, memleketlisi olan Amin Maal

Nurten B. AKSOY
27 Nis 20184 dakikada okunur

Hayat ve Sanat
DERGİSİ
Emek veren herkesin ADAsı
bottom of page







