top of page

Ara


Toprak Dede Hayrettin Karaca
Nurten B. AKSOY * “Çok ödül aldım, ama en büyük ödülüm iki tanedir. Bunlardan biri, 2500 metre yükseklikte bir dağda, bir çocuğun beni gösterip, arkadaşlarına, ‘koşun koşun erozyon dede gelmiş’ demesidir. Diğeri ise bir kula nasip olmuş en büyük ödüldür, daha büyük ödül olacağına inanmıyorum; bu ödül de, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmamdır. Her ödülün kişiye verdiği bir sorumluluk vardır. Ben bu sorumluluk altında yaşıyorum, zaten beni çağıran da budur.” Herkesin bildiği a

Nurten B. AKSOY
20 Oca4 dakikada okunur


SELVER'İN DÜĞÜNÜ
Niyazi UYAR * En güzelleri, en çirkinleri, en güzel giysilerini giymişlerdi Gülümser'in kına gecesinde. Kınaları Hint ellerinden getirttiğini söylüyordu köyün tek eskici bakkalı Topal Mevlüt. Topal Mevlüt, namazında niyazında bir adamdı da kimsenin aklına öyle üçe satmış, beşe satmış gibi şeyler gelmezdi. Zaten onlar da öyle üçü, beşi bilecek durumda olsalar birikimlerini ona teslim etmezlerdi iki kilo şeker, iki kilo pirinç uğruna... Kınalar hastır, yakı

Niyazi UYAR
20 Oca9 dakikada okunur


ZAP SUYU DELİ AKAR - II
DAĞLARIN KARI * Doğan SOYDAN / ANI Dağların karı eriyor, ortalık balçığa kesmiş. Caddede akan kar suyunun ışıltısı gözümüzü kamaştırıyor. Çukurca yolu açıldı ama Sümerbank hâlâ bomboş. Ne zaman gitsem “Yeni mal gelecek” diyorlar. Askeri gazinonun önünde oturuyorduk, o ucube ayakkabı yine ayağımda. Öğretmen Murtaza ayakkabıma bakarak, “Bende eski bir ayakkabı var, giysen birkaç gün idare edersin” dedi. Hiç düşünmeden “olur” dedim. Altı kauçuk, yüksek topuklu, ağır bir ayakk
Doğan Soydan
19 Oca4 dakikada okunur


Afet ILGAZ
Afet Ilgaz, (2 Ocak 1937, Çanakkale - 16 Ocak 2015, İstanbul), Türk yazardır. Afet Ilgaz, 5 yaşındayken ailesi ile birlikte İstanbul'a taşındı ve öğrenim hayatının tümünü burada tamamladı. Çapa Öğretmen Lisesi'ni bitirdikten sonra Çapa Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olmuştur. Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde Felsefe ve Klasik Diller Bölümü'nde okudu. Bir süre öğretmenlik yaptı. İlk evliliğinden iki erkek çocuğu (Haluk Özgür Çırakman, Uğur Çırakman)

maviADA
18 Oca1 dakikada okunur


TRUMP ve PUTİN: Al Birini Vur Ötekine!
Çizim: Tan Oral (T24’ten) Zeki Sarıhan * Amerika Birleşik Devletlerinin Cumhuriyetçi Başkanı Trump’ın Bolivarcı Venezuela Devletinin başkanı Maduro’yu askerî bir operasyonla kaldırıp ABD’ye getirtmesi ve yargılanmak üzere tutuklatması, bütün dünyada yeni bir durum yarattı. İkinci Dünya Savaşından sonra kurulan uluslararası sistemde, devletler arasındaki ilişkilerde Birleşmiş Milletler Anayasası ve uluslararası diğer yasalara göre hareket edileceği öngörülmüştü. Her ne kadar
Zeki SARIHAN
18 Oca4 dakikada okunur


Öyküleriyle Kış Çiçekleri
Nurten B. AKSOY * Kış mevsiminin ortalarındayız, bu yıl havalar çok soğuk olmasa da güneş yüzünü fazla göstermemek için direniyor. Bir yandan kar bekliyoruz çocuklar gibi, bir yandan baharı özlüyoruz, o sıcacık yaz günlerini özlüyoruz, açan çiçekleri özlüyoruz… Ama biliyoruz ki kışın da ayrı bir güzelliği var. Soğuğa ve kara inat rengarenk açan çiçekleri var kış mevsiminin de. İşte bu soğuk günlerde biz de o güzelim kış çiçekleri ve pek de bilinmeyen öyküleriyle renklendireli

Nurten Bengi Aksoy
17 Oca4 dakikada okunur


Nazım Hikmet Günü
maviADA * Aziz Nesin’in dediği gibi, dünyanın en iyi tanıdığı üç Türk’ten biri olan, Edebiyatımızın en büyük isimlerinden Nazım Hikmet’in yaşamının büyük kısmı takipler, soruşturmalar, asılsız suçlamalarla hapislerde geçerken. o bir yandan kaleminin gücüyle üretip durur, sevdiği kadınlara şiirler yazar... 1902’de doğdum on dokuzumda Moskova’da komünist üniversite öğrenciliği kırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-Parti konukluğu ve on dördümden beri şairlik ederim alnımızda ya
maviADA
15 Oca2 dakikada okunur


HİKAYELERİN EFENDİSİ
Niyazi UYAR * Efendi, seçkin, asil anlamında bir sözcüktür. İsimlere eklenerek, hitap edilene itibar etmek için kullanılır… Ne derler? Hakkı Efendi, İsmail Efendi, Agâh Efendi, Seyyah Efendi, Hüseyin Efendi… Aziz Atatürk meclis konuşmalarında, dost meclislerinde nasıl seslenirdi? “Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!” Aziz Atatürk, hitabelerinde bu naif sözcüğü bilerek isteyerek kullanmıştır. Bu naif sözcük onun lisanında daha bir anlam kazanır ki, hitap edilen kişinin

Niyazi UYAR
15 Oca2 dakikada okunur


Romantik Komünist Nazım Hikmet
Nurten B. AKSOY * 1902’de doğdum doğduğum şehre dönmedim bir daha geriye dönmeyi sevmem üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettim on dokuzumda Moskova’da komünist üniversite öğrenciliği kırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-Parti konukluğu ve on dördümden beri şairlik ederim alnımızda yanar gençliğin tacı yorgunluğun anasını satarız sabah buradaysak, akşam ordayız günlerin peşinde bir hovardayız. 20 Kasım 1901’de Selanik’te dünyaya gelen Nazım’ın doğum tarihi ailesi tarafından

Nurten B. AKSOY
15 Oca6 dakikada okunur


James Joyce ve ULYSES
ULYSES ve JAMES JOYCE * JAMES JOYCE 20. yüzyılın en dikkat çekici yazarlarından biridir. Yazdığı ULYSSE, sadece isim benzerliği değil yaklaşık 3000 yıl önce yaşamış Homeros'un ünlü destanının bir çağdaş versiyonudur (1922). Joyce'un bu romanı, Homeros'un Odisseia'indeki bölümlerinin, özellikle bilinç akışı olmak üzere çeşitli edebi tarzlarla oluşturduğu, olayların bir günde geçtiği zaman olarak bugünü kullanan paralel bir anlatıdır. Kitap içerdiği cinsellik nedeniyle uzun yıl

maviADA
14 Oca7 dakikada okunur


Bir Zamanlar Maziye Bak
Nurten B. AKSOY * Şehr-i İstanbul "Bu şehr-i Sitanbul ki bî misl ü bahâdır Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır" demiş ya Nedim asırlar öncesinde, Yahya Kemaller, Tanpınarlar, Orhan Veliler dizelerinde anlatmışlar ya hep İstanbul’u; işte ben de ömrümün yarısını her bir taşına ilmik ilmik işleyerek geçirdiğim bu şehirde çocukluğumun, gençliğimin en güzel günlerini yaşadım, topraklarına sevdiklerimi ve anılarımı emanet ettim bu Şehr-i İstanbul’un. Uzun yıllardır İstanbul'un

Nurten B. AKSOY
14 Oca3 dakikada okunur


Leyla ERBİL'e Mektuplar LEYLİM LEYLİM
Nurten B. AKSOY * Ahmet Arif'ten Leyla Erbil'e Mektuplar * "Canım Benim, bilir misin, CANIM dediğimde içimden canımın çıkıp sana koştuğunu duyarım hep” "Mektup, mektubu yazan ve gönderen ile mektubu alan ve okuyan arasındaki gizlidir. Bu iki kişi arasındaki giz silinemeyecek/ değiştirilemeyecek bir biçimde kağıda aktarılmış, söz uçmayıp çakılı kalmıştır. Tam da bu yönüyle "kaleme alındığı anın gerçekliği" zaman tarafından aşındırılmadan, tüm tazeliği içinde korunmaya alınmış

Nurten B. AKSOY
13 Oca2 dakikada okunur


Sabahattin Eyüboğlu
Mehmet Sabahattin Eyüboğlu * (1909, Akçaabat, Trabzon – 13 Ocak 1973, İstanbul), Türk yazar, çevirmen ve akademisyendir. Yaşamı 1909 yılında Akçaabat'ta doğmuştur. İlköğrenimini Kütahya'da, ortaöğrenimini Trabzon'da tamamlamış, yüksek öğrenimini Atatürk'ün talimatıyla Avrupa'ya eğitime gönderilecek gençler arasında sınava girerek, Dijon, Lyon ve Paris üniversitelerinde, filoloji, edebiyat ve estetik alanlarında yapmıştır. İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümü
Şenol YAZICI
13 Oca3 dakikada okunur


TESADÜFEN
Niyazi UYAR * 1- Doğum tarihi muallaktır ya, Belki de doğduğu yerde öyledir. Nerde doğmuş olabilir? Tarlada, belki de evin bir odasında, Kim bilir? Öyle, öyle işte! Olup gitmiş, Tesadüfen doğmuş, Tesadüfen ölmemiş, Tesadüfen yaşamış, Ve de tesadüfen okumuş! 2- Şehirde, Kaç gün, kaç ay kaç yıl geçmiş, Anasız babasız? İşte öyle, tesadüfen olup gitmiş her şey! Yok yok yok… Ne tesadüfü? Yalnızlığın bedeli bu, Fukaralığın bedeli bu, Tesadüf bu, tesadüf! Ne tesadüfü? Emek var e

Niyazi UYAR
13 Oca2 dakikada okunur


Onat Kutlar’ın Üç Fidan İçin Yazdığı Şiir
I. Ateş sardı kör yılanın gözünü İspinoz kuşu da ötmez oldu Kurudu evinizin önündeki asma Ananızın kurduğu salçalar Soğuyor kızgın güneşte ve örtüyor Gözyaşlarının dinmeyen buzları Sayısız köylerini yoksul doğunun Yüzünüzün denizinde yapraklanan kan Şimdi ölü suların dibine çöküyor Kinin külrengi örümcekleri Seriyor suların ve şehirlerin Üstüne unutuşun kefenini Artık cellatlar sizi hatırlamıyor Yalnız sessizliğin çınladığı Avlunuzun taşlarından bir ses Soruyor belirsiz zaman

maviADA
12 Oca3 dakikada okunur


ZAP SUYU DELİ AKAR
Doğan SOYDAN * ANI * Tam da kışın ortasında ayakkabımın dikişleri söküldü, altı delindi. Ayaklarım kar, yağmur, çamur içinde; bir gün başım ağrıyor bir gün dişim… Bir çift ayakkabı alabilmem için önce Kaymakamlığa sonra Sümerbank’a gitmem gerekiyormuş. Çay, şeker, un, ayakkabı gibi gereksinimler Sümerbank’ta satılırmış. Çukurca Kaymakamı kaçakçılığı önlemek için böyle bir düzen koymuş; bir çift ayakkabı alabilmek için önce Kaymakamlıktan bir “ihtiyaç kartı” alacaksın sonra S
Doğan Soydan
12 Oca3 dakikada okunur


Bir Yazarın Anatomisi
Selim İleri Diye Biri... * ŞENOL YAZICI * İnsan koşullarının ürünüdür. Derler ya coğrafyan kaderindir. Onu anlamadan insanı anlamaya çalışmak boşuna heves... İster Atatürk'ü, ister bir adamını, ister bir ayakkabı boyacısını ya da kadını erkeğiyle İNSANI anlamak iste; coğrafyasından, çocukluğundan, koşullarından azade tutamazsın, dahası o günlerde yaşadığı koşullarından bile... Yazarlar da öyle... Belki salt bu yüzden sıradan bir insan, birden bir gizem ve bir muamma yumağına
Şenol YAZICI
12 Oca8 dakikada okunur


Onat Kutlar Anısına
Nurten Bengi AKSOY * Biliyorum yağmur yağmaz yukarı doğru yeniden, Acımaz olur, silinir gider izi bıçağın. Ama hiçbir rüzgar dolduramaz boş kalan yerini, Bir yaşamdan ötekine Birlikte uçan turnaların yerini Gökyüzünde… Terörün her gün onlarca can aldığı bir dünyada, yirmi dokuz yıl önce teröre kurban giden; yaptığı her şeyi güzel yapan şair, yazar, düşünce adamı, sinemacı Onat Kutlar‘ın anısına… Onat Kutlar, 25 Ocak 1936’da Alanya’da doğdu. Çocukluğu Malatya ve İzmir’de geçt

Nurten B. AKSOY
11 Oca2 dakikada okunur


HAYDUDUN YENİ MARİFETİNE KARŞI HALKLARIN DAYANIŞMASI
Zeki Sarıhan * Boşuna bağırmıyorduk: “Hoşt Amerika, Puşt Amerika!” diye. Sununda Türkiye’nin Amerikancıları da gördü, onun nasıl bir haydut olduğunu. Egemen bir devletin başkanını tutup kaçırmak için o ülkeye gece baskını düzenler. O ülkeyi bundan sonra kendilerinin yöneteceğini ilan eder. İlk ve Orta Çağ’da zalim istilacılarının teslim olmayı reddeden yönetici ve kumandanları çıplak bir eşeğe bindirip hakaretler içinde şehirde dolaştırmalarında olduğu gibi yatağından eşiyle
Zeki SARIHAN
11 Oca2 dakikada okunur


Necati CUMALI; Uzak Haziran
NECATİ CUMALI * Dudak arası bir zaman Gözgöze geldikse geçerken Mayıs'la Haziran arasında Yağmurlu bir saçak altından Aşktı uçup giden üstümüzden Aşktı değip geçen yanımızdan Uyanıp kış uykularından Şubat'la Mart arasında Eylül'le Ekim arasında Yaz sularından kıyıya çıkan İki adım arası bir zaman Gözgöze geldikse geçerken Günlük güneşlik bir kaldırımdan Aşktı uçup giden üstümüzden Aşktı değip geçen yanımızdan Aşktı görmedik bilmedikse Kimbilir hangi Eylül bir daha Hangi uzak

maviADA
10 Oca4 dakikada okunur

Hayat ve Sanat
DERGİSİ
Emek veren herkesin ADAsı
bottom of page



