top of page

Ara


İSTANBUL
* Talat Sait Halman * Hangi ayazmadan su içsem Başında kaç batın Susuzluktan ölmüştür Irıpları çekmeyegör Boğazda her balığa Bir orospu gömülmüştür Dinmişse Saraylarda düğünler Harem ağası gülmüştür Yangın yerlerinde tekbir Yoksulların Canevinden dökülmüştür İstanbul Çağların görmekten korktuğu Düştür * Talât Sait Halman Doğum adı Talat Ümit HALMAN , (7 Temmuz 1931 - 5 Aralık 2014), Türk şair, yazar, çevirmen, akademisyen, diplomat, siyasetçi. Türkçeye Hayyam'ın, William Faul
Talat Sait Halman
6 Ara 20251 dakikada okunur


Talat Sait HALMAN
(7 Temmuz 1931 - 5 Aralık 2014) * maviADA'nın kuruluş yıllarında aramıza katılan derginin birkaç sayısında şiir ve çevirileriyle yer alan Talat Sait Halman, ıyi bir şair, kültür sanat adamı olmasının yanında ilk kültür bakanımızdır da. Doğum adı Talat Ümit HALMAN, (7 Temmuz 1931 - 5 Aralık 2014), Türk şair, yazar, çevirmen, akademisyen, diplomat, siyasetçi. Türkçeye Hayyam'ın, William Faulkner'in eserlerini, Shakespeare'in sonelerini; İngilizceye ise Dağlarca, Orhan Veli gibi

maviADA
6 Ara 20253 dakikada okunur


Öksüz Derviş
YUSUF ERBAY * Evvel zaman / Kalbur saman içindeyken Her şey, Başka bir şey içindeyken… Rüyamın içine bir Derviş doğdu. -Âdem gibi anasız doğdu… Develer tellal / Pireler berber iken. Her şey, Başka bir şey iken… Başka hiçbir şey olmayan Derviş büyüdü. (Gitmekle kalmak arası Peri kanadına sığan Arpa boyu yaşamında Yalnız yürüdü…) Gün batmazdı gezdiği ufukta Kulun bildiğini gizliyor şimdi Ayrılık hummasında Derviş Nazarı yaprak döküyor Gidişi kar kokusunda… -Çaresiz / ma
Yusuf Erbay
6 Ara 20251 dakikada okunur


Alexandre Dumas
BABA * Alexandre DUMAS * Doğum adı Dumas Davy de la Pailleterie, 24 Temmuz 1802 – 5 Aralık 1870 Fransız yazardır. Adaş oğluyla karıştırılmaması için Alexandre Dumas père adıyla da bilinir. Macera türündeki tarihi romanlarıyla ünlüdür. Eserlerinin 100 dile çevrilmesi sayesinde en çok okunan Fransız yazarlardan biri olmayı başardı. Monte Kristo Kontu , Üç Silahşorlar, Yirmi Yıl Sonra ve Demir Maskeli Adam gibi romanlarından bazıları dizi şeklinde yayınlanmıştı. Yirminci yüz
Mavi Işık
5 Ara 20257 dakikada okunur


Atilla JOZSEF
Sevgilim Ne Zaman Sokaktan Geçse Sevgilim ne zaman sokaktan geçse serçeler barıştı güvercinlerle. İncelikle basar basmaz kaldırıma güzel ayak bileği ışıldadı usulca. Efil efil titreşince omzu baktırdı arkasından bir çocuğu. Yürüdü salınarak - lâmbalar yanmaya ve bakmaya başladılar hayranlıkla. Ve güldü hepsi, umurlarında değildi o benim doldurmuşsa yüreğimi. Kollarımda salladığımı titizlikle korktum elimden alacaklar diye! Ama onların bu keyifli halleri yok etti içimdeki kısk

maviADA
4 Ara 20253 dakikada okunur


ÜMRAN
Niyazi UYAR * Bornova Anadolu Lisesi’ne aynı yıl başlamışlardı. Biri sınıfın bir köşesinde; öteki diğer köşesinde oturmaktaydı. Aynı sınıfta okuyan iki yabancıydılar birbirlerine. Koca bir yıl geçmiş, bir güne bir gün göz ucuyla bile olsa selâmlaşmamışlardı. Dışarıda karşılaşsalar, “gözüm bir yerlerden ısırıyor; ama nereden?” diye sorarlardı kendilerine. Bir gün Türkçe sınavından bütün sınıf düşük almıştı. Yalnız Ümran’ın yazdığı kompozisyon Tevfik öğretmeni çok etkilemiş ola

Niyazi UYAR
4 Ara 20259 dakikada okunur


Balkan'da Seyahat
YAHYA KEMAL BEYATLI * Doğum adıyla Ahmed Agâh, (2 Aralık 1884, Üsküp 'te doğdu - 1 Kasım 1958, İstanbul 'da öldü. ) Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin en büyük temsilcilerinden biridir. Şiirleri Divan edebiyatı ile modern şiir arasında köprülük görevi üstlenmiştir. Türk edebiyat tarihi içinde Dört Aruzcu'dan biri olarak kabul edilir. Sağlığında Türk edebiyatının başaktörleri arasında kabul edilmiş ancak hiç kitap yayımlamamış tır. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde mille
YAHYA KEMAL BEYATLI
3 Ara 20252 dakikada okunur


ÇOCUKSUN SEN
Ahmet TELLİ 2 ARALIK 1946 * * - I - Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen, Ömrümüzse karşılıksız sorulardı, hepsi bu. Şu samanyolu, hani avuçlarından dökülen Kum taneleri var ya, onlardan birindeyim. Yeni bir yolculuğa çıkıyorum, kar yağıyor, Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte. Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum, Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun, Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı. Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman Birisi adres
Ahmet TELLİ
2 Ara 20253 dakikada okunur


NAMIK KEMAL ve HÜRRİYET KASİDESİ
Nurten B. AKSOY * Yurtseverlik, hürriyet, vatan, millet, şeref gibi kavramları Türk düşünce hayatına ve edebiyatına sokan ve yaşamı boyunca bu kavramlara bağlı kalan bir Tanzimat Devri aydını olan Namık Kemal’in, Aralık ayı hem doğduğu hem de hayata veda ettiği ay. Biz de bu vesileyle “Hürriyet Şairimizi” dilimiz döndüğünce anlatalım istedik. Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten Çekildik izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten Çağın değer yargılarını doğruluktan ve samimi

Nurten B. AKSOY
2 Ara 20256 dakikada okunur


Orhan Şaik Gökyay
(16 Temmuz 1902, İnebolu - 2 Aralık 1994), Türk edebiyat tarihi ve dil araştırmacısı, şair, öğretmen. “Bu Vatan Kimin” şiiri ile hafızalarda yer etmiştir. Şiiri Mustafa Yıldızdoğan tarafından bestelenerek 1998 yılda aynı adla çıkardığı albümünde okumuştur. Edebiyat alanında şairliğinden çok eleştirmenliği ve araştırmacılığı ile öne çıktı. Dil konusunda yaptığı en önemli çalışma Dede Korkut hikâyeleri’ni sadeleştirmesidir. Yetmiş yıl boyunca öğretmenlik yaptı, binlerce öğrenci

maviADA
2 Ara 20254 dakikada okunur


YALNIZ ADAM
Niyazi UYAR * Hemen her gün, gidip geldiği yolları ezberlemişti. Evden çıktı mı, hiçbir yere bakmaz, yolun karşısına geçinceye kadar önüne bakar. Yoldan karşıya geçeceği zaman bir sağ yanına bir sol yanına özellikle de sağ yanından rap diye çıkıveren arabaları görünce, “yavaş gel yavrum, otoban mı burası,” der uyarına gelirse bir iki poşetlik bir şey söylerdi. Yolun trafiği hemen her daim yoğundur. Güç bela karşıya geçti mi, rahatlar, başlardı çevrenin fotokopisini çekmeye. S

Niyazi UYAR
2 Ara 20255 dakikada okunur


Şapkamı Çıkarmam
Doğan SOYDAN * ÖYKÜ * (Halkın kıyafetini modern dünya ile uyumlu hale getirmek için 25 Kasım 1925'te "Şapka İktisası Hakkındaki Kanun" kabul edilmişti. 1934'te çıkarılan bir kanunla da din görevlilerinin ibadet yerleri dışında dini kıyafetlerle gezmeleri yasaklanmıştı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında yapılan her yenilik gibi, TÜRKİYE'yi muasır medeniyetler seviyesine yükselmek içindi. Ne var ki aynı dönemde farklı bir kanunla resmi yerlerde şapka ve benzeri başlıklarla re
Doğan Soydan
1 Ara 20255 dakikada okunur


Bekle Bizi İstanbul'a 2025'ten Nazire
MEHMET ŞAMİLOF * Ne mavi patiska gördük bu devirde, ne salkım salkım tan yelleri… Uzak sanırdık seni bir vakitler İstanbul, meğer cebimizdeki borç kadar yakınmışsın... Bin bir direkli Haliç masaldı eskiden; şimdi yüz bin camlı plaza mavrası, asansörlerinde yalnızlık taşırız, Süleymaniye’de gölge bizimle gezer. Hey sen! Kavgamızın terli şehri! Tünellerinde insan kaynar, köprülerinde ömür sıkışır; sen de yoruldun, biz de. Kavganın rengi kırmızıydı bir zamanlar, şimdi griye ç
MEHMET ŞAMİLOF
1 Ara 20252 dakikada okunur


Barış Koyun Çocukların Adını
Refik DURBAŞ * Oyunu sever bütün çocuklar birdirbir, uzun eşek, körebe bu yüzden anlamı aynıdır, değişmez oyun sözcüğünün halkların dilinde (Oyun koyun çocukların adını) Savaşa karşıdır bütün çocuklar kışın: kar altında her sabah tükenip erise de solgun nefesi yazın: göğsü sırmalı fabrikalarda çarkları döndürse de yoksul alevi savaşa karşıdır bütün çocuklar nice ölümlerden geçmişlerdir nice rüzgarlar içmişlerdir gelincik tarlası çocuklar (Emek koyun çocukların adını) Gökyüzün
Refik DURBAŞ
30 Kas 20252 dakikada okunur


Hayret Bey Ankara Akşamında
Suat TAŞER * Güzelim mart ayı kediler oğlan kızın penceresinde ıslık iki iki daha dört destur hemşehri - bu yol nere gider Yazıyooor aşk uğruna cinayet bir kilo ıspanak tazesinden ne demiş ne demiş vay sen ha doğuda açlık ismi lazım değil alçağın biri bilirim bir tatlı huzur almaya geldik çüş şehrin manzarası arzı hürmet ederim beyefendi yoo ben eşek değilim canım kardeşim memleket of kadına bak bizim moruk tutturmuş mambo İtalyano hey mambo önüne bak ulan iktisadi konuları b
SUAT TAŞER
30 Kas 20251 dakikada okunur


Edebiyat Tarihinin En Ünlü ve En İyi Öyküsü:
Kafka’nın “Dönüşüm”ü, * Javanshir Gadimov * Franz Kafka’nın bir sabah uyandığında dev bir böceğe dönüşen adamının hikayesi, ilk defa basılmasından tam bir asır geçmesine rağmen halen insanları etkilemeye ve şoke etmeye devam ediyor. Kafka’nın Dönüşüm’ü (orijinal Almanca ismi Die Verwandlung) tüm zamanların en iyi öyküsü olarak kabul ediliyor. Dönüşüm’ün ilk defa 1915’te basılmasında bu yana geçen 100 yılda üzerine çok konuşuldu ve yazıldı. Ancak bu kitap üzerine değişmeyen
Javanshir Gadimov
30 Kas 20253 dakikada okunur


Kaplan! Kaplan!
William Blake * Kaplan! Kaplan! gecenin ormanında Işıl ışıl yanan parlak yalaza, Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi, Kurabildi o korkunç simetrini? Hangi uzak derinlerde, göklerde Yandı senin ateşin gözlerinde? O hangi kanatla yükselebilir? Hangi el ateşi kavrayabilir? Ve hangi omuz ve hangi beceri Kalbinin kaslarını bükebildi? Ve kalbin çarpmaya başladığında, Hangi dehşetli el? ayaklar ya da Neydi çekiç? ya zincir neydi? Beynin nasıl bir fırın içindeydi? Neydi örs? ve hang
William Blake
29 Kas 20251 dakikada okunur


Eski
YUSUF ERBAY * eski evlere yeni çatılar çatardım / şiirlerimde eski kuşlara yeni kanatlar takardım. -eski saatlerde yeni vakitlere bakardım… şimdi fazladan bir gökyüzü var / elimde ziyadesiyle dağlarım tepelerim var vadileri dolduran coşkun ırmaklarım kıyısından taşan denizlerim var fazladan bir mehtabım var / üstelik ışığında dans edeceğimiz… *FOTOĞRAF: Yusuf ERBAY
Yusuf Erbay
29 Kas 20251 dakikada okunur


Kolları Bağlı Odysseus
Melih Cevdet Anday * Şairin kendine özgü felsefik şiiri başlattığı, bu yönlü ait olduğu GARİP şiirinden ayrıldığı, en etkileyici şiirleri arasında yer alan Kolları Bağlı Odysseus isimli şiirin tam metnidir. Birinci Bölüm 1. Ağır bir zamandı sürekli ve anısız Gözden önceki göz içinde yalnız Somut hayvanlar yürürdü hayvanlarla Ağaçtan önceki ağaçlar büyürdü Açardı hasatsız gökyüzünü Ustan önceki sabah kanlarla Bulut tapınağında bir yıldız 2. Evreni tostoparlak uyur böcek Düşünd
Melih Cevdet ANDAY
29 Kas 20258 dakikada okunur


087956'IN SIFIRI
Tarık BUĞRA * ÖYKÜ * Fatih taraflarında -amca derim- bir uzak akrabam oturur. Hali vakti yerindedir. Üstelik bir radyosu, küçücük, bebek yastığı gibi bir kedisi ve on altı, on yedi yaşlarında da bir kızı vardır: Kumral saçlı, taptaze, kadife tenli, iri, yeşil gözlü, canlı, cana yakın bir şey. Adı da İclâl. Bana gelince, ben işte böyle, yirmi üç yaşımda, bütün varlığı ve avuntusu sık saçlar, sağlam dişler ve kırmızı bol, kocaman düğümlü kravatı olan, pansiyoner bir tıp taleb

Tarık BUĞRA
28 Kas 20255 dakikada okunur

Hayat ve Sanat
DERGİSİ
Emek veren herkesin ADAsı
bottom of page







