top of page

Ara


Sen Anlat
YUSUF ERBAY * sen anlat bana bu şehri şiirleri satanlar anlatmasın… yok olan terasların kızıl kiremitlerini buğusu çocukluğunu ısıtan akşam simitlerini… sen anlat nisanlarda pencerene koşan ağaçlarını bu şehrin ilk yaz kuşlarını… ilk aşık olduğunda çatıların gülüşünü yerini sevmeyen çiçekler gibi her seferinde mutsuz oluşunu her şehirde bu şehri buluşunu… sen anlat bana durmadan hatıra olan şehrimizi şiirleri satanlar anlatmasın…
Yusuf Erbay
25 Nis1 dakikada okunur


Kendini Aşan İnsan
Şenol YAZICI * İyilik, insanın en eski erdemi ve en yeni erdem arayışıdır. Tarihin bütün katmanlarında, mitlerden felsefeye, dinlerden edebiyata kadar, insanın kendini tanımlama çabasında hep bir ışık gibi parlamıştır. İyilik, yalnızca bir davranış değil, bir varoluş biçimidir; insanın kendini aşarak başkasına yönelmesidir. İnsanın çelişkili doğası — hem cennet hem cehennem, hem soylu hem alçak — iyiliği daha da değerli kılar. Çünkü iyilik, bu çelişkilerin ortasında bir terci
Şenol YAZICI
24 Nis1 dakikada okunur


MİNİBÜS SARAY
Niyazi UYAR* Bir kadınla bir erkek minibüse binip yola çıkar. Gidecekleri yerde arabayı park etmek büyük bir sorundur. Şehir içi trafikte araba kullanmak sinirlerini acayip bozmaktadır erkeğin. Yolculukları rahat olsun diye üstlerindeki, çantalarındaki fazlalıkları minibüs durağına kadar geldikleri arabanın arka koltuğuna gelişigüzel fırlatıp atarlar. Minibüs durağı çok kalabalıktır, zorla tıkış tepiş binerler minibüse. Minibüsün içine binerler ki, erkeğin de kadının da ağz
niyazi uyar
23 Nis3 dakikada okunur


Kemal Tahir
Kemal Tahir, asıl adıyla İsmail Kemalettin Demir (13 Mart 1910, İstanbul - 21 Nisan 1973, İstanbul), Türk romancı , yazar ve senaristtir. Türk edebiyatının en üretken roman yazarlarından birisidir. Sol dünya görüşüne sahip olan yazar, Marksizm 'i Türk toplum yapısına uyarlamak için toplumu anlamaya çalışmış, edindiği bilgileri romanları yoluyla okuyucularına aktarmıştır. Hayatı 13 Mart 1910'da İstanbul 'da dünyaya geldi. Gerçek adı İsmail Kemalettin Demir'dir. Babası, II. A

maviADA
21 Nis9 dakikada okunur


Benim CV: Kendime Başvuru
M. SENEM TOLGA * “İçime kabul edilmek için başvuruyorum.” Adım yok. Ya da çok var. Bazen sabah kalkınca eski bir taş gibi hissediyorum, bazen su gibi… şekilsiz, ama her şeye uyabilen. Ama çoğu gün, olduğum şeye bir isim bulamıyorum. İşte belki de bu yüzden yazıyorum. Kelimelerin üzerine basarak kendimi bulmaya çalışıyorum; bazen kayboluyorum, bazen buluyorum. Bu döngünün içinde kendi anlamımı yaratmaya uğraşıyorum. Kendimi anlamak için adımlara, isimlere ihtiyacım yok artık;
M. SENEM TOLGA
20 Nis3 dakikada okunur


BAL
ŞENOL YAZICI * Arı günboyu o çiçek bu çiçek dolaşır, nektarları toplar. Kovana döndüğünde işlemlerle zenginleşen nektarlar bal olur. Doğan çocuk konuşmak için en az bir yıl bekler. O arada çevresini, dünyayı, başka insanları tanır, onları adlandıracak sözcükleri belleğine yerleştirir , toplar ve emin olunca konuşmaya başlar. Nasıl da seviniriz . Eğitilirse o çocuk düzgün bir anlatıcı olacaktır. Balın işlem, sözün eğitim gerektirdiğine bakmayız. Suyun her zamanki gibi yatağı
Şenol YAZICI
19 Nis5 dakikada okunur


Gidersen Yıkılır Bu Kent
AHMET TELLİ * Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün
Ahmet Telli
18 Nis1 dakikada okunur


Suut Kemal Yetkin
Suût Kemaleddin Yetkin (d. 13 Eylül 1903, Urfa , Osmanlı İmparatorluğu - ö. 18 Nisan 1980, Ankara , Türkiye ), Türk akademisyen, edebiyatçı, denemeci, üniversite idarecisi. Hayatı Babası Urfa Halvetî Dergâhı Post-nişîni Şeyh Abdulkadir Efendi'nin oğlu Saffet Kemalettin Yetkin 'dir. Suut Kemal Yetkin'in annesi Hafize Hanım'dır. Ailenin ikinci çocuğu olan Suut Kemal Yetkin'in ablası Zehra Hanım, kendisinden küçük kardeşleri ise Kadri Kemal Bey ve Sıdıka Hanım'dır. İki kez e

maviADA
18 Nis2 dakikada okunur


Sağdıç Kuşum
YUSUF ERBAY * Sağdıç kuşumun Pençesi demir Kanadı kardı… Sarıya çalardı Ateş tüyleri Yarenlik için Beni arardı… -Faniydi bencileyin Göç zamanı Vakti sorardı. (Yaz rüyası Ocakta söndü, Sihir çözüldü… Su gölgesi Islattı dolunayı Sağdıç kuşum Terk etti yuvayı…)
Yusuf Erbay
18 Nis1 dakikada okunur


Jean Paul Sartre Felsefesi III
Varlığın diyalektik görünümleri: Kendinde varlık-Kendi için varlık 1943 yılında önemli felsefi düşüncelerini barındıran “varlık ve hiçlik” kitabı yayınlanır. Sartre açıktır ki, Heidegger gibi “varlığın ne’liği ile ilgili” değildir. O, varlığın görünen biçimleriyle ilgilidir daha çok. Kitabında bu görüşü yavaş yavaş açımlayan ünlü formülünü ortaya koyar: “Varoluş özden önce gelir.” Sartre, dinsel dogmadan kaynaklanan bir yanılgıya işaret etmektedir önce. Tüm on yedi ve on seki

Jean Paul Sartre
17 Nis2 dakikada okunur


İLHAM PERİM
Niyazi UYAR * Kuş oldun, polen oldun Karışıp gittin rüzgarlara Uçup gittin uçsuz bucaksız diyarlara. Ay’ımdın, güneşimdin, Karaya boyayıp gittin günümü. Ne kavgalar, ne savaşlar verdim, Sana kavuşmak adına. Kuş oldun, polen oldun, Toz olup gittin, Havaya karıştın, Havasız, soluksuz koydun beni. Bulut olup, Suyumu selimi kestin. Gecemdin, gündüzümdün. Gün yirmi dört saat, Umut ışığımdın! Sen, Sen sevgili Kuş oldun, polen oldun Kapılıp gittin rüzgarlara. Umuda, arzuya dai
niyazi uyar
16 Nis1 dakikada okunur


Nikolay Stepanoviç Gumilyov
Fark Edilmez Atlar Gibi * Ayırt edilemez atlar gibi, Acı dolu günlerimle parlıyor, Sanki tüm yaşayan güller soluyor, Ve tüm yaşayan bülbüller ölüyor. Ama o da üzgün ve üzgün, Tek mürebbiyem - aşkım , Ve saten derisinin altında, Zehirli kan şimdi hareket ediyor. Ve yaşadığım dünyada durursam , çünkü bir hayalim var: İkimiz de, iki kör çocuk gibi, Dağların kenarlarına gideceğiz, Bulutların çok beyaz ve yakın olduğu, Vadilerde sadece keçilerin koştuğu yer, Sonsuza dek

maviADA
15 Nis3 dakikada okunur


Simone de Beauvoir
Simone Lucie-Ernestine-Marie-Bertrand de Beauvoir ; (9 Ocak 1908 – 14 Nisan 1986), Fransız yazar ve feminist filozof. Roman, felsefe politik ve sosyal deneme, biyografi ve otobiyografi yazarı, gazeteci. En önemli eseri 1949'da yazdığı, kadınların gördüğü baskıların bilimsel incelemesini yaptığı ve modern feminizmin temellerini kurduğu İkinci Cins (Le Deuxième Sexe) sayılabilir. Yaşamı Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908'de Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beau

maviADA
14 Nis4 dakikada okunur


Çok Yönlü Bir Sanatçı; Nobel Ödüllü Edebiyatçı Günter Grass
Günter Wilhelm Grass, (d. 16 Ekim 1927; Gdańsk, Polonya - ö. 13 Nisan 2015; Lübeck, Almanya), Alman yazar, heykeltıraş, ressam ve grafik tasarımcıydı. Grass, 1957'den itibaren Gruppe 47'ye üyesiydi ve 1959'daki ilk romanı Teneke Trampet ile, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Alman edebiyatının uluslararası alanda en saygın ve meşhur yazarı oldu. Günter Grass'ın bir yazar olarak eserleri ve bir entelektüel olarak toplumsal rolü, hem Almanya'da, hem de Almanya dışında akademik ara

maviADA
13 Nis3 dakikada okunur


Ataol Behramoğlu
Yeni Aşka Gazel * Uçurumlardan geçerek gelirim sana Delice, uçarak gelirim sana Unutup kederle biteni nice kez Merak merak gelirim sana...

maviADA
13 Nis6 dakikada okunur


YAZAR OLACAK ÇOCUK
YAZMA DEPRESYONU ve YÖRESEL SAĞALTIMI * ŞENOL YAZICI* * Yenilsek de, Cümle Alemin Alkışlayacağı Görkemli Ölümler Olacaktır Bizimkisi * Yetmişli yıllarda, kitaba göre, Tanrının, yeryüzüne inse seçecek olduğu bir mesleğe başlamıştım: Öğretmenliğe. Yaşım daha henüz on altıydı. Bizim kuşak, hepsi de ithal olsa da, kraldan daha kralcı sarıldığı uzun saçları, mini etekleri, dünyayı değiştirmeye kararlı düşünceleriyle, Müslüman mahallesinde salyangoz satan akılsız tüccarlar örneği
Şenol YAZICI
12 Nis6 dakikada okunur


Emrah’a…
YUSUF ERBAY * 1. (Şad ol gönül / müjdeler olsun mumlara yolcuya kurban kesilsin…) 2. saçları yorgundu / üşüyordu gurbeti tanıyordu âşık… yağmalandı varı yoğu karardı gün / bir tutam tütün acıdı bayram sabahı… çırpındı baykuş / viraneye saçıldı sır kadehler titredi durup dururken dolu boşaldı / boş kırıldı… -saçları yorgundu ayrılık tütüyordu üstünde ömrü talan oldu / âşık şad oldu.
Yusuf Erbay
12 Nis1 dakikada okunur


ŞİİR SANATI
ATİLLA JOZSEF * Şairim ben; ama şiiri Kendisi olarak umursamam bile. Gece ırmağının taşıdığı yıldız Çirkinleşir göğe tırmanmak isterse. Zaman damla damla eriyip gitmede Karnım tok sütüne masalların Ben gerçek ve elle tutulan bir dünyayla beslenmekteyim Göğün köpükleridir yükselen üstünde o dünyanın Girip yıkanasın diyedir kaynak Orada ürpertili ya da dingin sular Birbirlerine karışıp sarmaşırlar Sevimli, akıllı şeyler konuşarak Birtakım şairler- ırak olsunlar benden- Tepeden
Atilla JOZSEF
11 Nis1 dakikada okunur


Halil CİBRAN
Nurten B. AKSOY * ÇOCUKLAR Çocuklar sizin çocuklarınız değil, Onlar kendi yolunu izleyen hayatın oğulları ve kızları. Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler Ve sizinle birlikte olsalar da, sizin değiller. Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil. Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır. Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil. Çünkü ruhlar yarındadır. Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz. Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sak

Nurten B. AKSOY
11 Nis4 dakikada okunur


Karakısrak Sekişli (Kalem Efendisinin Yükü)
Niyazi UYAR * Gözünün ufkunun sağ yanından göğe doğru yükselen kırık tepeler coğrafyacıların ilgi alanı olmuştur son üç beş yıldır. Bu tepeler, taştan kayadan müteşekkil olur anlayışına tezat kumdan tepelerdir. Kırık tepelerin yanları yönleri maki bitki örtüsüyle kaplıdır. Mevsim icabı yeşile boyanmamıştır daha, zaten onlar her daim yeşildir. Aşağıda, Gediz Ovası’nda, gelecek günler için yeşilin her tür tonuna isabet edeceğimiz bir vaziyet hasıl olacaktır. On, on beş gün sonr
niyazi uyar
9 Nis3 dakikada okunur

Hayat ve Sanat
DERGİSİ
Emek veren herkesin ADAsı
bottom of page



