Soğuk Kış Günlerinde İçimizi Isıtacak Kar Şiirleri
- Nurten B. AKSOY

- 3 saat önce
- 4 dakikada okunur

NURTEN B. AKSOY
*
Kış mevsiminin ortasındayız. Kar henüz her yeri o bembeyaz örtüsüyle kaplamasa da kışın soğuğunu iliklerimizde hissetmeye başladık. Kar sıcacık bir evin penceresinden izlerken ya da şen kahkahalarla kardan adam yapıp, kartopu oynarken güzeldir. Ama sokakta yaşayanlar, yakacak bir şeyleri olmayanlar ya da sabahın ayazında işe-okula gitmek zorunda olanlar ve büyük şehirlerde yaşayanlar içinse sadece bir eziyettir. Bütün bunlara rağmen fotoğraflarda ve şiirlerde güzeldir yine de kar, deyip sizler için en güzel "Kar Şiirlerini" derledik bu soğuk havalarda içinizi ısıtsın diye...
***

Kar Musikileri
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.
Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,
Bir erganun âhengi yayılmakta derinden…
Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden.
Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.
Birdenbire mes’ûdum işitmek hevesiyle
Gönlüm dolu İstanbul’un en özlü sesiyle.
Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez’deyim artık!
Yahya KEMAL
***

Dışarda Kar
Kar yağıyor dışarda
Sokak lambasına düşüyor
Ve serçeler
üşüyor
Kenarları hafifçe yanmış
Sayfalarına kan sıçramış
bir kitapta
Nâzım hikmet
Okuyorum.
Dışarda kar yağıyor
Ve dağ lokantasına
Gidiyor
zengin
kasabalılar.
Kar yağıyor dışarda
Mektubun yeni gelmiş
İstanbul
kokuyor.
Dışarda kar yağıyor
Seni seviyorum…
Behçet AYSAN
***

Kar Yağıyor
Lambayı yakma, bırak,
Sarı bir insan başı
Düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor
Karanlıklara.
Kar yağıyor
Ve ben hatırlıyorum.
Kar…
Üflenen bir mum gibi söndü
Koskocaman ışıklar.
Ve şehir
Kör bir insan gibi kaldı
Altında yağan karın.
Lambayı yakma, bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
Dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
Ve ben hatırlıyorum.
Nâzım HİKMET
****

Kış Yorgunu
Uzak ülkelerin fethinden geldik,
Bilemezsin ne kadar yorgunuz.
Bir kış günü huzurunu özledik hep,
Sonsuz yangınlar yiyen,
Dağlanmış ormanlar gibi yüreğimiz.
Bir maviliğe kayar,
Kapandı kapanacak gözlerimiz.
Harlayan bir soba vardı düşümüzde,
Kestaneler patlar, ışıklar köhne tarabaları yalarken.
Çok uzaklarda bir ırmak akar.
Korkmayın; bizim dağların kurtlarıdır onlar, ısırmaz.
Biz kediler gibi uyuyacaktık.
Ne çabuk sıkıldık böyle,
Zemheri içimizde toz duman,
Yeniden bahara açılan kapılar arar olduk.
Dört yanımız duvar ve kör kilitmiş oysa.
En akıllı seçimlerimizdi sorarsan,
Surlar ördük yüreğimize,
Anlamsız bir ömrü uzattıkça uzattık.
Kış yorgunuyum, bir kardan adamım artık.
Sakallarım mavi bir buz,
Büyür yalnızlığım,
Nasıl korkardım geceleri erimekten, bilmezsin;
Ölümmüş kurtuluş,
Yetmedi güneşimiz,
Buzdan yaşamlara tutsak kaldık.
Çekilsin artık bulutlar ve kar,
Bir eski evde kapılar gıcırdasın,
Azıcık aralansın bahara,
Uzun yağmurlarla yıkansın her yer.
Akın edecek güneşler peşinde değiliz artık,
Bir minik kardelen doğsun yeter.
Arsız bir çıplaklıkta öylece donakaldık
Şenol YAZICI
***

Kar Yağışı
Yalnızlığın sesinden bir resim yaptım
Kararan kalabalıklardan süzdüm ışığını.
Akşamüstleriyle boyadım vazgeçen ağzını
Parmaklarını uzattım gece suları gibi ıssız
Salkımsöğütlerden bir beden çizdim usul
Hiçbir rüzgarın duruşunu bozamadığı
Bütün yağmurları topladım yapraklarına.
Sonra tüm yolcuların silindiği bir ufuk
Örttüm kâkülleriyle alnının üşümesini.
Puhu kuşlarının avazını yerleştirdim dudaklarına
Uzanıp uzanıp öptüm sonra acıyla.
Gözlerini kapalı çizdim görmesinler diye kimseyi
Madem görmeyecekler bundan sonra beni.
Astım saçlarından odamın boşluğuna…
Uzun sustum, ey durmadan konuşanlar
Geçmedi üşümem
Ben bir aşkın kar yağışından geliyorum…
Şükrü ERBAŞ
***

Karda İzler
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya
Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Adımı yazıyorum kar üstüne ve ıslığını çığlık
Gibi incelterek yetişiyor ardımdaki tipi bana
Siliyor adımı bir dal kırarak çam ormanından
Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık
Anılarım buz tutmuştur aşklarım kar yangını
Ömrüm parmak uçlarımda eriyen bir kar tanesi
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Kar yağıyorken milyon bekerel hüzün yağıyordur
Derim ki kar ve hüzün bir aşkın seyir defteridir
Yolculuklar ve ayrılıklarla anlatılabilir ancak
Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni, vursunlar
Bir kahkahayla çekip giderim karlı ovalardan
Şairler vurulmalıdır, hayat yakışmıyor onlara
Ahmet TELLİ
***

Kar ve Ben
Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgâr.
Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu,
Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?
Yağan beyaz bir sükût, bir mahşerdir sanki kar!
Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine.
Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu.
Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine;
Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine…
Semadan yere kadar bütün gördüklerinden
Usanç duyan gözlerim bir şeyde karar kıldı,
Bembeyaz bir güvercin kanadına takıldı.
Ben ne gurup bilirim ne gece bilirim ben,
Uçuyor gönlüm beyaz bir sükût sevincinde;
Bir kadın gördüm ki ben beyaz güller içinde.
Ruhuma bağışladı bu kadın servetini.
Ne bir yara var artık, ne bir leke ruhumda;
O şimdi rüyasının denizinde bir ada.
Bir sevgili sahibi olmak saadetini
Kim bilir benim kadar… ben et kemik yığını
Duydum beyaz bir nehrin içimde aktığını.
Cahit Sıtkı TARANCI
***

Kar
Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.
Sesin nerde kaldı, her günkü sesin
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu’dan
Sesin nerde kaldı, kar içindesin!
Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam…
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram…
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır – tek, tenha – bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.
Ahmet Muhip DRANAS
***
Derleyen: Nurten B. AKSOY























































Yorumlar