top of page

ŞEHİR  İÇİNDE PEK ÇOK ŞEHİR




İSTANBUL

*

Mehmet ŞAMİLOF

*

İstanbul’u sevmek, sadece bir şehri değil; onun iç içe geçmiş onlarca karakterini, her sokağının ayrı sesini ve her semtinin farklı sızısını da kabullenmektir.

Bu deneme; Eminönü’nün kalabalığından Şile’nin rüzgârına, ata mirasından modern zamanın telaşına kadar 39 farklı ruhun tek bir mısrada buluşma çabasıdır. Şehrin her köşesine bırakılmış bir selam, kadim bir kente adanmış bir vefa borcudur.

*


Eminönü’nde başlar vapurun sesi

Sultanahmet’te çöker tarihin nefesi

Sirkeci’den geçer raylarda zaman

Fatih’te gönüller fethedilir her an

 

Beşiktaş çarşı, kalpte bir telaş

Ortaköy’de Boğaz, kumpirle yoldaş

Bebek’te rüzgâr okşar tenini

Sarıyer saklar denizin derinini

 

Kadıköy rıhtım, akşam olur yavaş

Moda’da huzur, göğe değen bir taş

Üsküdar önünde Kız Kulesi susar

Beylerbeyi yalı, denize yaslanır, pusar

 

Çengelköy’de kalır çocukluğumun izi

Çay bardağında titrer eski bir sızı

Beyoğlu’nda İstiklal düşle gerçek arası

Galata’dan sarkar şehrin kahkahası

 

Şişli, Nişantaşı zarafetin adı

Her sokakta İstanbul’un tuzu, tadı

Zeytinburnu sur, Eyüp’te bir hâl

Bayrampaşa yorgun, vakit biraz ağır, biraz mal

 

Gaziosmanpaşa masal anlatır gece

Kağıthane dere düşer Boğaz’a ince

Bakırköy sahil, rüzgârla sırdaş

Bahçelievler park, soluklanan yoldaş

 

Güngören, Bağcılar arada kalan ses

Esenler yol olur, Sultangazi nefes

Küçükçekmece gölde gün batar ağır

Göl aynasında İstanbul susar, çağırır

 

 


 

 

 

 

Avcılar rüzgâr, Esenyurt harman

Beylikdüzü geniş, umutla zaman

Büyükçekmece derman olur cana

Çatalca doğa, Silivri mavi yana

 

Arnavutköy gökte bir iz bırakır

Uçaklar geçerken şehir yukarı akar

Beykoz orman, insan döner köke

Ümraniye çarşı hayatın göbeğine çöke

 

Ataşehir  göğe uzatır başını

Çekmeköy çam kokar, dinlendirir taşını

Maltepe, Kartal, Pendik yan yana

Tuzla tersane can katar insana

 

Sancaktepe, Sultanbeyli yokuş yokuş ses

Adalar nefes olur, şehir biraz kes

Şile’de fener dalgaya söz verir

Otuz dokuz renkle İstanbul dirilir

 

Dünya bir yana, bu şehir bir yana

Ecdattan kalmış emanet bize, sana

Gezdim her semtini aşkla dolup

Yazdım her hâlini hayale dalıp

 

Dize biterken şamilof olur adım

Bu kadim kente hediye diye yazdım

İstanbul ruhuma en büyük miras

Vazgeçilmez sevdam son muradım

 


 

 

Yorumlar


bottom of page