top of page

Bir BAŞUCU Kitabı: KENDİNİ YARATMAK Çıktı!

30 Eyl
3 dakikada okunur


ESRA ODMAN

*



Sonbaharın en güzel yanlarından biri de yeni kitapların raflarda yerini almasıdır. Okunmayı bekleyen onca kitabın yanına yenileri eklenir. İyi bir okur ise seçicidir. Herkesin onay verdiği kitabı değil, kendi okuma zevkine, edebî beğenisine ve aradığı edebiyat hazzına uygun olanı tercih eder.


İşte bu eylülün önemli kitaplarından biri de KENDİNİ YARATMAK. Sevgili Şenol Yazıcı’nın son kitabı eylül ayında okurlarıyla buluşuyor.


Öykücülüğü ve romancılığıyla tanınan, aynı zamanda 26 yıldır yaşamını sürdüren maviADA dergisinin kurucusu olan Şenol Yazıcı, bu kez yılların birikimi ve deneyimiyle denemelerle sesleniyor okuruna.


KENDİNİ YARATMAK ilk yazıdan başlayarak kendini ele veren bir deneme türü kitap. Ne var ki salt Montaigne vari bireysel denemelerle yetinmemiş, hayat ve sanatın her alanında denemenin diğer, toplumsal, tarihi, sanatsal ve siyasi deneme örnekleri vermiş; nazenin, alçakgönüllü bir denemenin toplumsal bir eleştiri olarak kullanıldığında nasıl keskin bir silah olabildiğini de göstermiş. Bütün denemeleri de "insanın yaşadığından kendini yaratması" temasına kilitlemiş.


Kitabı okumaya başladığımda ilk olarak “dünyayı görme biçimleri” geldi aklıma. Hepimizin dünyaya ne kadar farklı yerlerden baktığını düşündüm. Belki de bizi birbirimizden ayıran, farklılaştıran tam olarak budur: Bakma ve görme biçimlerimiz.


Peki yazmak ve okumak bu bakma biçimini nasıl etkiler? Dünyayı başka türlü görmeyi öğrenebilir miyiz? Okuduklarımız ve yazdıklarımız bizi nasıl değiştirir? Bu değişimin bize nasıl bir faydası vardır?


Kendini Yarat, bu soruları sorarken cevaplarını da okuruyla birlikte arıyor.


Günümüzde yaratıcı yazarlık atölyeleri neredeyse “bir yazar adayına bir atölye” düşecek kadar çoğaldı. Her atölyeden çıkanın kendisini yazar olarak görmesi, hemen bir kitap yazıp bastırmak istemesi, edebiyatı ciddi bir uğraş olarak görenler tarafından zaman zaman eleştiriliyor.


İlginç olan Şenol Yazıcı, atölyelere bu Ortodoks bakışla bakmıyor, bu kitapta; " Belki çok azı yazar olacak ama yazarlık atölyelerine devam edenler en azından zaman öldürmüyorlar, olumlu bir şeyle meşgul oluyor ve seçkin bir uğraşın yapıcı bir öğrenmenin peşinde koşuyorlar, " diyor.

"Yazar adayı, iyi yazmanın yolunun öncelikle iyi okumaktan geçtiğini öğreniyor; kendisinden önce yazanları tanıyor, edebiyatın geçmişiyle ve birikimiyle karşılaşıyor, sözcük dağarcığı gelişiyor, kendini ifade etme yeteneği de artıyor. Bu da kendinden daha iyisini yaratmak değil midir? " diye de ekliyor.


İşte tam da böyle bir ortamda Şenol Yazıcı’nın Kendini Yarat kitabı, bir başucu kitabı olarak gelip elimizin altına konuyor.


Yazıcı, “İdeoloji” diye başladığı paragraflarında siyasetin, yazarın toplum üzerindeki etkin gücünü kendi çıkarına, anlayışına göre denetim altına almaya çalışacağını, ama yazarın bu dengeyi iyi kurması gerektiğini, gerekirse mücadele etmesini; "Yazar namusu bunu gerektirir, o yaratılıştan sisteme muhalif, ne var ki zorunlululuklardan düzenin yanındadır, ama ezilen insanın yanında olmasıdır onu kahraman yapan," sözleriyle açıklıyor.

Yazmanın özgünlüğünden hayatın anlamına, sevgiden aşka uzanan geniş bir alanda saptamalarda bulunuyor. Düşüncelerini hayat deneyimleriyle besliyor ve bütün bunları okuru yormadan, onunla sohbet edercesine anlatıyor. Böylece düşünsel yanı güçlü olmasına rağmen sıkılmadan okunabilecek bir kitap çıkıyor ortaya.


Toplumsal, siyasi ve sosyal eleştirilerinde ödün vermez tavrı olan YAZICI, yine de başkalarının tarzına da saygılıdır. "Herkesin dünyası kendine," der. Bireysel denemelerinde Michel de Montaigne’in Denemeler’inin uslubuna bir hayli yaklaşır. Onun gibi zengin bir kültür ve çok farklı örneklemelerle düşüncelerini daha inandırıcı hale getirmesinin yanında farklı her düşünceye de Nasrettin Hoca gibi "Sen de haklısın" demekten çekinmez.

Montaigne, katı ve soyut bir felsefi sistem kurmak yerine insanın kendisini tanımasını, bildiklerinden kuşku duymasını ve yaşama sanatını anlamaya çalışmasını önemser. Onun düşüncesinin merkezinde insan vardır: kusurlarıyla, çelişkileriyle, değişkenliğiyle insan.


" İnsansın. O halde başkasını anlamak için kendine bak," öğüdü ve “Ben ne biliyorum?” sorusu, Montaigne’in düşüncesinin temelinde durur. İnsan önce kendisine bakmalı, kendisini sorgulamalı, kendi hükümlerinden bile kuşku duyabilmelidir.

Şenol Yazıcı’nın Kendini Yarat kitabında kurduğu düşünsel dünyanın da Montaigne’le buluştuğu yer tam burasıdır: İnsanın kendisine dönmesi, kendisini sorgulaması ve sonunda kendisini yeniden yaratabilmesi.


Çünkü insan yalnızca dünyaya bakmaz; dünyaya nasıl baktığını da fark edebilir. Okumak ve yazmak ise belki de tam burada devreye girer. Bize yalnızca yeni şeyler öğretmez; baktığımız şeyi başka türlü görebilmenin ihtimalini de gösterir.


Eğer dünyaya bakışınızı, kendinize bakışınızı ve görme biçimlerinizi sorguluyorsanız "Kendini Yarat" tam size göre. Bir başucu kitabı olmaya aday...


Özellikle yazar adayları için destekleyici, irdeleyici ve düşündürücü bir kitap. Ancak yalnızca yazmak isteyenlere değil, kendisine ve hayata biraz daha yakından bakmak isteyen herkese sesleniyor.

Şenol Yazıcı’nın kalemine sağlık.


Esra Odman

02.09.2026

ŞENOL YAZICI, 272 S, Deneme, Eylül 2026, GUFO Yayınları ANKARA
ŞENOL YAZICI, 272 S, Deneme, Eylül 2026, GUFO Yayınları ANKARA

Yorumlar


bottom of page