Cesur Yeni Dünya
- Aycan AYTORE
- 28 Tem 2025
- 6 dakikada okunur


Aldous Huxley
*
KİTAP
*
DİL: İngilizce
TÜR: DİSTOPYA
BASIM YILI: 1931
Korkutucu Bir Gelecek Tasviri:
*
Cesur Yeni Dünya, romanda “FS 632” olarak tanımlanan 2540 yılında geçer. Henry Ford’un üretim bandı tanrı gibi kutsandığı için FS, “Ford’dan Sonra” anlamına gelmektedir. Bu dönem, Ford’un Model T’sini tanıtmasıyla başlamıştır. Roman, Dünya Devleti olarak adlandırılan ve bilim ile liyakat etrafında dönen fütüristik bir toplumu inceler. Bu toplumda, genç yaştaki çocuklar duygu ve bireysellikten uzak tutulmakta, karşıcinsler arasındaki ilişkiler hiçbir surette tamamına ermemektedir. Çünkü “herkes herkese aittir”(Ortak dünya devleti özdeyişi).
Aldous Huxley, romana çocukların rahim dışında yaratıldığı ve nüfusun artması için klonlandığı Londra Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi’nden başlayarak toplumun bilimsel ve bölümlere ayrılmış doğasını açıklayarak başlar. Okuyucu daha sonra, vatandaşların belirli bir sınıfa dahil olabilmesi için embriyolara ayrıldığı sınıf sistemi ile tanıştırılır. Tüpler ve kuluçka makinelerinin içinde var olan embriyolara, önceden sınıflarının belirlenmesi için farklı miktarlarda kimyasal ve hormon takviyesi yapılır. Daha yüksek sınıflar için belirlenmiş olan embriyolara hem fiziksel hem de mental olarak mükemelleştirilmiş kimyasal takviyeler sağlanırken, daha düşük sınıftakilere ise bu kimyasalların kusurlu olanları verilir. Bu sınıflar en yukarıdan en aşağı Alfa, Beta, Gama, Delta ve Epsilon olarak belirlenmiştir. Alfa sınıfındakiler lider, Epsilonlar ise vasıf gerektirmeyen işlerde çalışan işçilerdir.
Ancak bu dünyanın karşısında bir de diğer taraf diye geçen “Ayrıkbölge“de yaşayan yerliler vardır. Burada tek eşlilik, ebeveynlik, çocuk doğurma, hastalık, yaşlılık, tanrı inancı da dahil olmak üzere her şey eski sisteme göredir. Alfa sınıfından olan Bernard Marx ve Lenina Crowne, bir gün bu bölgeye gider ve burada John (Vahşi) ve annesi Linda ile tanışırlar. Bernard, bu iki “vahşi“yi Londra Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi’ne deney amacıyla götürüp Denetçi Mustafa Mond‘a sunar. Amaç John’un uygarlığa uyum sağlayıp sağlayamayacağının test edilmesidir.
Elbette eski düzene alışmış, insani duyguları, inancı, aile kavramı ve sevgisi olan John bu duruma uyum sağlayamaz. Sonunda deniz fenerinde izole bir şekilde yaşamak için kaçana kadar topluma karşı gittikçe daha fazla öfkelenir. Bir süreliğine muhabirlerden ve turistlerden uzak durabilse de eninde sonunda onu bulacaklardır.
Cesur Yeni Dünya, Aldous Huxley'in bir romanı, magnum opus'udur. Brave New World romanın özgün adıdır. Shakespeare'in zamanında "brave" kelimesi "güzel" anlamına geliyordu, yani kitabın isminin asıl manası "Güzel Yeni Dünya" dır.
Romanın kurgusu Londra'da 26. yüzyılda geçmektedir ve distopik bir atmosfer mevcuttur. Romanda üreme teknolojisi, öjenik ve hipnopedi (uykuda öğretim) sayesinde toplum değiştirilmiştir. Aslında tanımlanan dünya bir ütopya olarak da gözükebilir, fakat ironik bir ütopya; zira insanlık sağlıklı, teknolojik açıdan gelişmiş, savaşlar ve yoksulluk yok edilmiştir; tüm ırkların eşit olduğu ve herkesin mutlak olarak mutlu olduğu bir dünya vardır. Fakat, ironik biçimde, tüm bu gelişmeler birey için çok önemli olan birçok değerin yok edilmesi, kaldırılması ile başarılmıştır; aile, kültürel çeşitlilik, sanat, edebiyat ve felsefe artık yoktur. Yeni Dünya'da tanrı Ford'dur. Ayrıca salt zevki önüne gelenle seks yapmada ve vücutta yan etkileri en aza indirilmiş bir uyuşturucu olan soma kullanmada bulan toplum hazcı (hedonistik) bir topluma dönüşmüştür.
Romanın ismi, Shakespeare'in Fırtına isimli eserinden, perde V, sahne I'deki Miranda'nın konuşmasından alınmıştır:
“ O wonder!
How many goodly creatures are there here!
How beauteous mankind is!
O brave new world,
That has such people in't! „
Türkçe çevirisi:
“ Bu kadar bunca yakışıklı varlık varıp gelmiş buraya
Ne güzel şeymiş meğer insanlık
Böyle dünyalıları olan
Yaşasın bu yaman, bu cesur yeni dünya „
Çeviri : Can Yücel
Geçmiş ve genel durum
Aldous Huxley romanı 1931'de İngiltere'de yaşarken kaleme aldı. Bu dönemde zaten başarılı bir yazar ve sosyal hicivci olarak tanınmaktaydı. Cesur Yeni Dünya, Huxley'in beşinci romanı ve ilk distopya denemesidir. Kitap, Yevgeni İvanoviç Zamyatin'in MIY (Biz) isimli kara ütopyası'ndan oldukça etkilenmiştir. Huxley bu iddiayı kabul etmemiş, kitabı okumadığını belirtmiştir. Aynı kitap George Orwell'in 1984 isimli eserini de etkilemiştir.

Biz, (Rusça: Мы - Mıy), Rus yazar Yevgeni İvanoviç Zamyatin'in romanı. Yazarın en bilinen eseri ve tek roman çalışmasıdır. 1920 yılında kaleme alınan eser ülkesinde ancak 1988 yılında yayımlanmıştır. Romanın kurgusu bir devrimin ardından 26. yüzyılda ve distopik bir atmosferde geçmektedir. Romanda insan doğadan ve kendi benliğinden koparılmış, Biz haline getirilerek toplumun sıradan bir parçası halini almıştır. Öyle ki artık isimler kullanılmamakta, en üstün bilim olan matematikten yararlanılarak her yurttaş bir sayı ile anılmaktadır. Saydam cam duvarlar arasında yaşayan yurttaşların her anı sistem tarafından denetlenmekte, sadece sistemin izin verdiği çiftleşme saatlerinde perdelerini indirip dış dünyadan ve gözlerden uzak kalabilmektedirler. Toplum gelişmiş, bilim ilerlemiş, dünya dışına yolculuk yapmak bile mümkün olmuştur. Ancak, tanımlanan dünya bir ütopya değil, kara, karanlık bir distopyadır.
Karakterler
Bernard-Marx: Alfa-Artı psikoloğu. Uygarlığın önceden belirlenmiş rollerine seve seve razı olmaları için yetiştirilmiş ve şartlandırılmış modern insanları arasında duygu kavramının farkında olan istisnalardandır. Fakat Marx Londra Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde mutsuzdur. Çünkü fiziksel olarak diğer Alfa-Artılardan farklıdır (neredeyse bir Delta kadar kısadır), bu nedenle de dışlanmaktadır. Hatta yapay kanına fazla alkol konulduğundan bu hale geldiği iddia edilmektedir. Yalnızlık için duyduğu özlem, zorunlu cinsel özgürlüğün bitmek bilmeyen hazlarından duyduğu hoşnutsuzluk, Bernard'ın kaçma duygusunu güçlendirir. Bu yüzden eski, ilkel yaşama biçiminin hala sürdürüldüğü az sayıdaki vahşi ayrı bölgelerinden birine (New Mexico) yapacağı ziyaret derdine çare olmasa da dönerken beraberinde Londra'ya getirdiği ‘Vahşi', teknik uygarlığı farklı bir gözle değerlendirir, onlara neleri kaybettirdiklerini hatırlatır.
John the Savage (Vahşi): Linda ve Thomas’ın oğludur. Yeni Dünya'lı olan Linda, bir gezide New Mexico'da unutulmuş ve John'a kazara hamile kalmıştır. Vahşi, bulup okuyabildiği tek kitap olan Shakespeare derlemesiyle yaşamını biçimlendirmekte, Dünya'ya ozanca bir algılamayla bakıp, adeta bir sirk maymunu yapılması niyetiyle getirildiği Yeni Dünya’daki saçmalıklara soneler ve oyunlarla karşı durmaya çalışmaktadır. Ama Eski Dünya’da “yabancı veya ten rengi farklı” olduğu için dışlanan, Yeni Dünya'da ise yaşam alanı bulamayan Vahşi'nin dünyası bu ağırlığı taşıyamaz.
Henry Foster: Hatchery'nin yöneticisi ve Lenina'nın partneri.
Lenina Crowne: Beta-Artı Embriyo çalışanı, sarışın ve etine dolgun, John'ın sevdiği kız.
Mustapha Mond: Batı Avrupa Dünya Denetçisi. Diğer insanların mutluluğu uğruna çok sevdiği gerçek bilimden vazgeçmiş insan.
Fanny Crowne: Beta Embriyo çalışanı, Lenina'nın arkadaşı.
Benito Hoover: Lenina'nın Alfa-Artı arkadaşıdır. Bernard'dan hiç hoşlanmaz.
Helmholtz Watson: Alfa-Artı insanı. Duygusal Mühendislik Koleji'nde doçent, Bernard-Marx ve John'ın (Vahşi) güvenip, sırlarını paylaştıkları insan. Bernard gibi o da üretim hatasıdır. Hissetmesi veya cinsellikten kendini soyutlaması antisosyal ve hoşgörülemez aykırı davranışlardır.
Linda: John'un annesidir. Ayrı bölgede mahsur kalmadan önce Londra'da Beta-Eksi bir embriyo işçisidir... Uygar dünyada normal olan davranışları (istediğiyle cinsel ilişkiye girmek vs. - Çünkü "Herkes herkese aittir") nedeniyle vahşi ayrı bölgesinde dışlanmıştır.
Yaşlı Mitsima: John'a Indian'ı ve kilden çömlek yapmayı öğreten kişi.
Popé: Linda'nın ayrı bölgedeki sevgilisi.
Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi: Seri insan üretimi ve eğitiminin yapıldığı merkez. Bokanovski yöntemiyle tek yumurtadan yüze yakın ikiz embriyo oluşturulmakta, bu yüzden dünya nüfusu 2 milyardan fazla olmasına rağmen 10.000 soyadını paylaşmaktadır. Bu merkezde sosyal sınıfları ve görevleri önceden belirlenmiş, neredeyse her türlü hastalığa (yaşlanmaya bile) karşı bağışık insanlar üretilir. Zihinsel hiyerarşik bir sosyal kast sistemi vardır. İnsanlar, Alfa-Artı entelektüellerden Epsilon-Eksi yarı moronlara kadar sıralanır. Yine aynı merkezde Pavlov tarzı şartlandırmayla herkes kasttaki yerini, ait olduğu sınıfı ve yapmak zorunda olduğu işi sevmeye, bireyselliğe değil topluma önem vermeye ve sürekli tüketmeye şartlandırılır. Cesur Yeni Dünya'nın mutlu ve istikrarlı insanları oluşturulur.
Kitaptaki karakterlerin isim kökenleri
Bernard Marx, George Bernard Shaw ve Karl Marx
Lenina Crowne, Vladimir Lenin
Fanny Crowne, Fanya Kaplan, Lenin'i öldürmek için başarısız bir suikast girişimi düzenleyen kişi.
Polly Trotsky, Lev Troçki
Benito Hoover, Benito Mussolini, Herbert Hoover
Helmholtz Watson, Hermann von Helmholtz, John B. Watson
Darwin Bonaparte, Napolyon Bonapart, Charles Darwin
Herbert Bakunin, Herbert Spencer, Mikhail Bakunin
Mustapha Mond, Mustafa Kemal Atatürk, Sir Alfred Mond
Primo Mellon, Miguel Primo de Rivera, Andrew Mellon
Sarojini Engels, Friedrich Engels, Sarojini Naidu
Fifi Bradlaugh, Charles Bradlaugh
Joanna Diesel, Rudolf Diesel
Jean-Jacques Habibullah, Jean-Jacques Rousseau, Habibullah Han

Aldous Leonard Huxley
(26 Temmuz 1894, Surrey – 22 Kasım 1963, Los Angeles), İngiliz yazar ve filozoftur.
Hayatı
İngiltere'nin Surrey bölgesindeki Godalming'de doğdu. Birçok ünlü bilim insanı ve sanatçı yetiştirmiş olan Huxley ailesinden geliyordu.
Huxley'in çocukken takma adı Canavar anlamına gelen "Ogre"nin kısaltması "Ogie" idi. Kardeşi Julian tarafından sık sık tuhaf şeyler üzerine düşünen biri olarak tasvir edilmiştir.
Eton College'da okuduğu sıralar gözlerindeki bir rahatsızlık yüzünden kör olma tehlikesiyle karşılaşınca, öğrenimine ara vermek zorunda kaldı. Sonradan Oxford Üniversitesi'ndeki Balliol College'da okudu.
Balliol'da geçirdiği yılların ardından babasına mali açıdan kendisini borçlu hissederek iş için Eton Koleji'nde Fransızca öğretmenliğine başvurmuş ve başvurusu kabul edilmişti. Öğrencileri arasında daha sonra bir başka distopik romanın yazarı olacak olan Eric Blair (George Orwell takma adını alacaktı) de yer alıyordu. Eton Koleji'nde bir yıl boyunca Fransızca öğretmenliği yaptı ve öğrencileri arasında dile hakimiyet gücüyle hatırlanmaya devam etti.
Gırtlak kanseri tedavisi görürken ölmüştür. Ölümü John F. Kennedy'nin ölümüyle aynı güne denk gelmesi nedeniyle medyada yer bulamadı.
Çalışmaları
Romanları ve denemeleriyle tanınmış olmasına karşın kısa hikâyeler, şiir, gezi yazıları, film hikâyeleri ve senaryolar ile de uğraşmıştır.
En bilinen eseri Cesur Yeni Dünya adlı bir DİSTOPYA örneği olan bilimkurgu romanıdır.
BİR ÖNERİ:
Bir kara ütopya olan Cesur Yeni Dünya, iddia edildiği gibi belki salt bir etkilenme değil, belki de tam bir intihal... Yine de kabul etmeli ki türünün en güzel örneklerinden ve çok da başarılı, sürükleyici bir bilimkurgu roman. Bir ÜTOPYA kuruluğuna saplanıp kalmayan, kendi poetik mantığıyla inandırıcı olan bir roman.
Bulup okumanız önerilir.
Kitapta en önemli hatta en çok üstünde durulması gereken yer “Ayrı Bölge”. Yani dışlanmışların ve sisteme uymayanların yeri. “Herkes herkese aittir” düşüncesine karşı tek eşlilik ve aile kavramları geçerlidir o bölgede. Kitabın kurgusunda sistem için şartlandırılmış ve Cesur Yeni Dünya’ya adapte olmuş Linda’nın Ayrı Bölge’deki hayatına değiniyor Huxley. Linda, Ayrı Bölge’de şans eseri kalmış ve kurallar gereği eski sisteme geri dönememiş. Ayrı Bölge’de anne olmuş, sefalet içinde yaşamış ve eski görüntüsünden eser kalmamış. Oğlu John’a hem sevgi duyuyor hem de şartlandırması gereği ondan bazen nefret ediyor. Bu karmaşık kurgu ağı iki dünya arasındaki gelgitleri çok güzel özetliyor. Sefalet içinde yaşayan anne oğul incelenmek için yeni dünya’ya tekrardan alınıyor. Eski hayatını özleyen Linda’nın özlemi ve John’un adapte süreci etkileyici bir sona doğru sürükleniyor. Distopik dört kült eserden biri kabul edilen Cesur Yeni Dünya’yı mutlaka okuma listelerinize eklemeniz ÖNERİLİR.
*






















































Yorumlar