top of page

ADIM SONBAHAR

Nurten B. ASOY

*

"Yine hazan mevsimi geldi / Yine yapraklar rüzgarların peşi sıra gidecek..." şarkısının sözleri gibi hazan mevsimi gelip çattı işte. Sonbaharın ilk ayı eylül, yani hazan mevsiminin başlangıcı. Evet günler kısaldı, gittikçe daha da kısalacak, yaz günlerinin o kavurucu sıcakları geçecek yavaş yavaş. Önümüzdeki günlerde bunaldığımız bu havaları özlemeye başlarız; gri beyaz bulutlar gökyüzünde dans etmeye başlar, yağmurlar mazgalları tıkalı sokakları, caddeleri doldurur yine...

Uzun zamandır sararmaya başlayan yapraklar rüzgarların peşi sıra dört bir yana savrulur gider... çünkü bir ayrılış, bir veda mevsimidir sonbahar...


Şöyle bir düşündüm de eskiden hazan mevsimini bu kadar sever miydim, yoksa yıllar ilerledikçe mi bazı şeyleri farklı algılamaya başladım. Hani "Günler kısaldı, Çamlıca'nın ihtiyarları / Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları"

demiş ya üstat Yahya Kemal, belki ben de o yüzden Çamlıca'nın ihtiyarları gibi geçmiş sonbaharları hatırlamaya başladım.


Çocukken, gençken ya da yoğun çalıştığım yıllarda mevsimler pek bir şey ifade etmezdi benim için. Sonbahar, okulların açıldığı, tatilin bittiği mevsim olduğundan pek de sevmezdim onu, çünkü yaza veda demekti sonbahar. Kış ile ilkbahar ise zaten okulda geçtiğinden hiç önemli değildi, nasılsa günler hep koşturarak geçiyordu. hem hayatın bunca hay huyu arasında bırakın mevsimleri, yaşadığım günleri bile fark edemezdim o zamanlar...


Oysa şimdi unumu eleyip eleğimi astığımdan mıdır nedir her şeyi daha farklı algılar oldum. Artık her anın, her günün, her mevsimin farklı bir anlamı var benim için, şöyle bir hesap yaptığımda elimde kalan anların gittikçe tükendiğini görüyorum. Belki de onun için her şeyi, her nefeste, her adımda dolu dolu yaşamak istiyorum.


Artık sonbahar en sevdiğim mevsim; uçuşan bulutlarıyla, esen rüzgarlarıyla, serin nefesiyle, savrulan yapraklarıyla eşsiz bir güzellik sunuyor ruhuma ve huzur veriyor. Tam seyrana çıkıp salınma mevsimi; ama ah şu pahalılık olmasa...

Aslında sonbaharın diğer adı hazan mevsimi, yani hüzün dolu, ayrılık dolu bir yaprak dökümü zamanı... Çünkü doğa eylülle birlikte yavaş yavaş güzelliklerinden sıyrılıp bir başka giysiye bürünüyor. Sarının her tonu var bu giyside, hatta toprak rengi bile var. Ama olsun bülbüller daha hazin şakısa, martılar yorgun yorgun kanat çırpsa, ağaçlar yitip giden yapraklarının ardından mahzun mahzun baksa da sonbahar yine de bir başka güzel... Her haliyle, her şeyiyle, her anıyla bir başka güzel sonbahar benim için... Aslında kısaca sonbahar ben, ben sonbaharım...


Her ne kadar bu yıl sonbaharın tadını çıkaramayacak, bir dostumla dökülen yaprakların altında yirmi beş lira olan çayımı yudumlarken sohbet edemeyecek olsam da çare yok, geçmiş sonbaharların anılarıyla avunacağım artık...


Fotoğraflar: Nurten B. AKSOY

25 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

A. KADİR