top of page
1/2

Bıçağın Ağzına Ağıt

Güncelleme tarihi: 10 Oca 2022


Dost kim düşman kim anlayamadın gitti

Yanan bir şehre bakıyor ucundaki öfke

Sen yalnızsın diye evde oturuyor zaman

Yataklar uykusuzluğun keder atlası

Dünyanın ortasında kısılmış çatıların sesi

Rüzgarın dalgaları sakladığı yerde

Anne fotoğrafların merhametli çerçevesi

Baba çerçevenin kırk camı canımızı acıtıyor

Bulutlar çatıları öpüyor ağzından

Ağzın her açıldığında bin ağaç canından oluyor

Çocukluğumuz kalkıyor ruhumuzdan

Evimiz bizden aşağı

Görmediniz gece ışıkların iç çekişini

Gölgendeki miras acımasızlığın tekrar eden sesi

Başkasının sözlerinde kendi acımızı buluyoruz

Demir parçası ağzında kavga

Çiçekler toprağın perdesi

Sakın mahkemende onlara kıyma

Mevsimin kabuklarını suya bağlarsın

Susmazsın kapanmadan dudakların yarası

Kendini ilikledin penceresiz duvar diplerine

İnatçı dikenli tellerde yoruldu esmerliğin

Şehirler büyüyen beton yığınlarında

Sürgüne çekilmiş tren rayları

Bıraktığın boşluk korunaksız düşleri kesiyor

Bahar aydınlanıyor kuruyan perçemlerinde

Tepende titriyor genç kızlar

Sessizliğin yankılandı yüreğim parçalanırken

İnsanın canından kanını temizliyorsun

Ağzın açık gülerken yağmaladılar ruhunu

Eller…eller…eller acıyı bilediler sende

Nisan 2020

16 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör