top of page

Ara


HIZ! NEREYE KADAR?
ZEKİ BAŞTÜRK * Ara sıra yakınırız. Çağın hızına ayak uyduramadığımızı söyleriz. Her şey o kadar çabuk değişiyor ki, daha dün yeni dediğimiz bilgiler bugün eskimiş oluyor. Teknoloji, iletişim, üretim, tüketim... Hayat sanki sürekli koşmamızı istiyor. Öte yandan trafiğe çıktığımızda bambaşka bir gerçekle karşılaşırız. Hız yapmak suçtur. Yol kenarındaki tabelalar bizi uyarır: "Hız felaket getirir." "Aşırı hız ölüme götürür." Demek ki her hız iyi değildir. Peki hız gerekli midir,
Zeki BAŞTÜRK
15 Tem1 dakikada okunur


Adalet AĞAOĞLU
(23 Ekim 1929, Ankara - 14 Temmuz 2020, İstanbul), Türk yazar. 20. yüzyıl Türk edebiyatının en önemli romancılarından biri kabul edilir. Eserlerinde Türkiye'nin değişik dönemlerini ve bu dönemlerin insan hayatlarına etkisini inceledi. İlk romanı Ölmeye Yatmak'tan başlayarak yazdığı tüm romanlar Türkiye'de önemli edebiyat ve edebiyat dışı tartışmalara yol açtı. Romanları dışında hikâye, oyun, deneme ve anı türünde eserler verdi. "Sonsuzluk Olmak" Türkiye'nin değişik dönemlerin

maviADA
14 Tem3 dakikada okunur


Gece Uğultusu
ENGİN SEVİNÇ * Dışarıda köpekler uluyor. Gece, en erken bizim bahçeye çökmüş demek ki. Hafif bir esinti de var belli. Bunu onca sessizlikte duyduğum çıtırtılardan anlıyorum; çatıya sürtünen ağaç dallarından ve cama çarpıp düşen yaprakların gölgesinden. İnsan tek başınayken irili ufaklı her şeye dikkat kesilebiliyor. Üstelik cam kenarındaysanız görebileceğiniz şeyler sizi fazlasıyla büyülemeye yetebilir. Ayın kül rengi parlaklığının kirpik uçlarınıza dokunmasından tutun yıldı
ENGİN SEVİNÇ
14 Tem5 dakikada okunur


İlk Kadın Romancımız Fatma Aliye Hanım
Fatma Aliye Topuz veya Fatma Aliye Hanım ( 22 Ekim 1862, İstanbul - 13 Temmuz 1936, İstanbul), Osmanlı Türkü yazar, çevirmen ve aktivist. Tanzimat'tan İkinci Meşrutiyet'e uzanan süreçte roman, felsefe, İslam, kadın hakları ve tarih üzerine eserler vermiştir. Zafer Hanım'ın 1877 yılında yayımladığı Aşk-ı Vatan adlı bir roman mevcut olsa da, yazarın tek romanı olduğu için Zafer Hanım değil, beş roman yayımlayan Fatma Aliye Hanım ilk kadın romancı unvanını aldı. 2009 yılında 50

maviADA
13 Tem4 dakikada okunur


Frida Kahlo; Olanaksızı Başaran Sanatçı
Diken Kolye ve Sinek Kuşları-Frida Kahlo-otoportre Magdalena Carmen Frida Kahlo y Calderón (6 Temmuz 1907 - 13 Temmuz 1954), portreleri, otoportreleri ve Meksika'nın doğası ile kültürel unsurlarından esinlenen eserleriyle tanınan Meksikalı ressamdır. Ülkenin popüler kültüründen etkilenen Kahlo, saf halk sanatı üslubunu kullanarak kimlik, sömürgecilik sonrası toplum, cinsiyet, sınıf ve ırk gibi konuları işledi; eserlerinde çoğu zaman güçlü otobiyografik öğeleri gerçekçilik ve

maviADA
13 Tem4 dakikada okunur


Yeni İmgelerle Yaşamı Öğrenmenin Yoludur Şiir
Alex Fishgoyt ASIM ÖZTÜRK * Tanımsızlığın kendiliğinden çözümlenemediği, ona uygun sözcüklerin yerli yerine konamadığı durumlarla karşılaştığımız zaman hemen usumuza benzetmeler, yakınlaştırmalar, yakıştırmalar gelir. Bu yoldan giderek ulaştırmak, anlatmak istediklerimize daha kolay ulaşacağımızı umarız. Konumsal olarak, içinde bulunduğumuz duygu durumlarını açımlamak, daha anlaşılır kılmak; yaşadığımız, büründüğümüz, yüklendiğimiz duygu çokluklarını tüm renkleri, tüm kokula
Asım ÖZTÜRK
13 Tem5 dakikada okunur


Milan Kundera; Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Milan KUNDERA* VAROLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI* İlk baskısı 1984 yılında Fransa'da Fransızca olarak yapılan kitap, ilk çıktığı andan itibaren edebiyat dünyasında ses getirdi. Çekçe orijinali ertesi yıl yayımlandı. Türkçe çevirisi ilk kez 1986'da yayımlandı ve Mart 2014'te 41. baskıyı yaptı. Roman, 1987 yılında aynı isimle sinemaya da uyarlanmıştır.
KUNDERA ölümünden önce son varoluşçu diye tanımlanmıştır.

maviADA
12 Tem4 dakikada okunur


Srebrenitsa Soykırımı Yıl Dönümü
maviADA * İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da en büyük soykırım olarak nitelendirilen 1995'dei Srebrenitsa'daki katliamının üzerinden yıllar geçti. Kanlı soykırım, sadece kurban yakınlarının değil, tüm Boşnak milletinin de en derin yarası olarak kabul ediliyor. Peki, Srebrenitsa katliamı nedir, neler yaşandı? 1 Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'nın ardından yaşanmış en büyük insanlık trajedisi olarak kabul edilen ve en az 8 bin 372 Boşnak sivilin hunharca katledildiği Srebre

maviADA
11 Tem2 dakikada okunur


GİTTİN
AHMET İLBAŞ * Gittin ! Pazaryerinde, panayırda kaybolmuş çocuklar gibiyim; Şaşkın ve çaresiz... Gittin ! Habersiz, ışıksız, yağmursuz, dūnyayı bırakarak; Özūnū, içini boşalttın yaşamın Vedalaşsan, gidemeyeceğinden korktun belki... Kanatsız kaldım, Dūşlerin göğūnde, kanat seslerimiz olmayacak bir daha. Sınırsızlığa nokta koydun Oysa, sevmezdin noktaları... Kalleş demeyeceğim sana; Bir bildiğin vardır, belki benim bilmediğim... Gittiğinden beri, sokaklara çıkmamıştım, Çıktım dū
Ahmet İLBAŞ
11 Tem2 dakikada okunur


İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ romanı
İLK BASKI 11 Temmuz 1859'da Charles Dickens'in İki Şehrin Hikayesi yayınlandı. İki Şehrin Hikâyesi, Charles Dickens'ın 1859 yılında gazetelerde tefrika edilmek üzere yazdığı, konusu Fransız Devrimi esnasında ve öncesinde Paris ve Londra'da geçen romandır. 200 milyonun üzerindeki satışı ile tüm zamanların en meşhur edebiyat eserleri arasındadır. Roman devrime öncülük eden yıllar boyunca soylular tarafından ezilen Fransız köylüsünün durumunu, buna karşılık devrimin ilk yılları

maviADA
11 Tem2 dakikada okunur


Şiirin Yüzaklarından Ahmet Telli Öldü
Günümüz Şiirimizin Yüzaklarından Ahmet Telli Öidü Bir süredir Ankara Bilkent Hastanesi'nde tedavi gören usta şair Ahmet Telli, 80 yaşında yaşamını yitirdi. Telli'nin nisan ayından bu yana hastanede tedavi altında olduğu, 8 Temmuz'da ise entübe edildiği bilgisi verilmişti. Türk edebiyatının acı kaybı şiir sevenleri yasa boğdu. Ahmet Telli (2 Aralık 1946, Karabük - 10 Temmuz 2026, Ankara), Türk şair ve yazar. Yaşamı 2 Aralık 1946'da Çankırı'nın şu an Karabük'e bağlı olan Eskip

maviADA
11 Tem2 dakikada okunur


Vaja Pşavela
Vaja Pşavela 26 Temmuz 1861 - 10 Temmuz 1915), Gürcü edebiyatının en önemli adlarından biridir. Büyük ölçüde mitolojiden esinlenerek son derece farklı eserler vermiştir. Yapıtlarına felsefi boyutlar kazandırmış ve büyük şairlik yeteneğiyle özgün bir şiirsel dünya yaratmıştı. Yaşamının büyük bölümünü dağlarda, ıssız yerlerde geçirmesine karşın, o da İlia Çavçavadze ve Akaki Tsereteli gibi, tüm yaşamı boyunca ülkesine hizmet etmeyi bir borç olarak kabul etmiştir. Yaşamı Asıl a

maviADA
11 Tem2 dakikada okunur


Bir Gün Bir Yerde
ESRA ODMAN İYİER * Gözleri bilgisayara bakmaktan kan çanağına dönmüş bir halde hâlâ bir şeyler yazıp çiziyordu. Aslında işi ilk zamanlar o kadar zor değildi. Teknolojiyle birlikte işler kolaylaşıyormuş gibi görünse de daha da zorlaşmış, gün içinde nefes alamayacak duruma gelmişti. Oturduğu, tüm gününü geçirdiği oda ise gittikçe daralmaya başlamıştı. Sanki duvarlar, dosyalar üstüne geliyordu. Önceleri, neredeyse yirmi yıl öncesine kadar her şeyi dosyalarda tutuyorlardı ama o z
Esra Odman İYİER
10 Tem7 dakikada okunur


Bir Bahar Akşamı Rastladım Size
Turhan EYÜBOĞLU * Hani "Aşk iki kişinin bir oyunudur!" denir ya eski kuşak, yani bizim bir üst kuşağımız -bunlara babalarımız veya yetmiş yaşın üstünü sayabiliriz- daha doğrusu yasaklı ahlak öğretileriyle yetişen kuşak bunu pek bilmez. Hani bu aralar çok söylenen bir söz var ya "Ya sevduğunu alacaksın ya da alduğunu seveceksin!" İşte benim bahsettiğim kuşak, aldığını sevmek zorunda olan kuşaktır. Onlar rüyalarda ya da şarkılarda yaşar yüreğinin en gizli köşesine sakladığı aşk
Turhan Eyüboğlu
10 Tem3 dakikada okunur


FERMUAR
METİN ALTIOK * Leylâklar açtığında O zaman ne zamandır Elbet işleridir açmak Leylâkça bir zamanda Peki ne zamandır Yüreğinin testi gibi Kolayca tutulacak Kulp taktığı boynuna Ve biri el atsın diye Sabırla beklediği Karnında uğuldayan Mahzun rüzgârlarıyla Ne zamandır o zaman Kolay geçmesin diye Düğüm atan kendine Belirli aralıklarla Seferberlikten önce

Metin ALTIOK
9 Tem3 dakikada okunur


Orhan Hançerlioğlu
Orhan Hançerlioğlu (19 Ağustos 1916, İstanbul - 9 Temmuz 1991, İstanbul), Türk yazar ve araştırmacı. Meslek hayatı Orhan Hançerlioğlu, 1939 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Keşan ve Karaisalı’da kaymakamlık yaptı. İstanbul Belediye Müfettişi, Emniyet Şube Müdürü, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu Müdürlüğü yaptı. 1954’ten sonra İETT Hukuk İşleri Müdürü olarak çalıştı. 1978’de emekli oldu. Yazarlığı Sanat hayatına şiirle girdi. Bir şiir kitabı çıkard

maviADA
9 Tem1 dakikada okunur


Yaşam Duranları Değil Yürüyenleri Ödüllendirir
Zeki BAŞTÜRK * Yaşam, yalnızca zamanın akışından ibaret değildir; aynı zamanda değişimin, cesaretin ve emeğin sınandığı uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta ödül, yerinde sayanlara değil; yürümeyi, aramayı ve üretmeyi sürdürenlere verilir. Yaşam, durağanlığı sevmez. Doğada da böyledir, toplumlarda da... Akan su temiz kalır, işlemeyen demir paslanır, kullanılmayan bilgi unutulur. İnsan da toplum da hareket ettiği, düşündüğü, ürettiği ve kendini yenilediği ölçüde gelişir. Bu ned
Zeki BAŞTÜRK
8 Tem2 dakikada okunur


Karanlıklar
ENGİN SEVİNÇ * Kapıyı açıp içeri girdi. İçerisi; iki pencereli, perdeleri örtük, bir dikdörtgen kenarı biçiminde yerleştirilmiş iki kanepe ve ortalarına bakacak şekilde ahşap sehpa üzerine konulmuş bir televizyon olan küçük bir salondu. Ayaklarını kıçının altına sığdırmış oturan Akif, dışarıda yağan yağmurun sesini dinliyordu. Bakışları dalgındı. İçeriye girdiğini fark etmemişti bile. Biraz yürüyüp de karşı kanepeye oturdu. Bir elini çiçek desenli kanepe örtüsünde gezdirmeye
engincix
7 Tem6 dakikada okunur


Türk Burjuvazisinin Nato'ya Sığınması
Zeki SARIHAN * 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da âlâyı vâlâ ile yapılacak NATO toplantısı, Türk burjuvazinin Türkiye halkının bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine yaptığı ihanetin adıdır. Siz bakmayın bu burjuvazinin kuru kuru “Üç kıtada at oynattık. Viyana kapılarına kadar gittik” diyerek güya millet adına şişinmesine. Burjuvazimiz Kurtuluş Savaşı ve onu izleyen ilk yıllar dışında hiçbir zaman kendine güvenememiş, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerikan safına geçerek, onun koruy
Zeki Sarıhan
7 Tem3 dakikada okunur


ANNİBAL
Hannibal veya Annibal ( MÖ 247 – MÖ 183/181) yılları arasında yaşamış Sâmî ırkından gelen Kartacalı politikacı ve general. Tüm zamanların en büyük askerî dehalarından biri olarak kabul edilen Hannibal, Scipio ve Philopoemen ile birlikte çağının üç büyük generalinden biriydi. Scipio onu şimdiye kadar yaşamış en büyük generallerden biri olarak kabul eder, Epir kralı Pirus'u ikinci sıraya yerleştirir, kendisini de üçüncü olarak kabul eder. Aynı sıralama Hannibal'a sorulduğunda o

maviADA
7 Tem6 dakikada okunur

bottom of page


