STALİN
- maviADA

- 11 dakika önce
- 2 dakikada okunur

Josef Stalin
(asıl adı Yosif Visaryonoviç Cuğaşvili)
(18 Aralık 1878 - 5 Mart 1953),
Gürcü asıllı Sovyet devlet adamı ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri (1922-1953). Sovyetler Birliği'ni 1924'ten 1953'te ölümüne kadar proleter diktatörlük rejimi ile yönetti.
5 Mart 1953'de, 1929'dan beri SSCB liderliğini elinde tutan Sovyetler Birliği Komünist Partisi Birinci Sekreteri Josef Stalin öldü; bir gün sonra yerine Malenkov geçti.

Asıl adı Yosif Vissariyonoviç Çugaşvili olan Stalin, Pravda'daki yazılarında ve Parti içinde, Rusça "çelik adam" anlamına gelen "Stalin" mahlasını kullandı. Lakabı ise, Gürcü dilinde "Çivi" anlamına gelen "Koba"dır.
Josef Stalin (asıl adı Yosif Visaryonoviç Cuğaşvili) (18 Aralık 1878- 5 Mart 1953), Gürcü asıllı Sovyet devlet adamı ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri (1922-1953). Sovyetler Birliği'ni 1924'ten 1953'te ölümüne kadar proleter diktatörlük rejimi ile yönetti.
Sovyetler Birliği'ni endüstriyel ve askerî bir süper güce dönüştürmüştür.
Bunu gerçekleştirirken totaliter politikalar uygulamış ve milyonlarca Sovyet vatandaşı Stalin rejimi altında hayatını kaybetmiştir. Stalin döneminde; 3 ila 20 milyon arasında insan çalışma kampları, zorunlu kolektivizasyon, kıtlık, savaşlar ve yargısız infazlardan dolayı ölmüştür.
Stalin, II. Dünya Savaşı'nda Müttefik Devletler blokunun Nazi Almanyası'na karşı kazandığı zaferin baş mimarı kabul edilmektedir.
*

STALİN'le İNÖNÜ'nün Arası Neden Açıldı?
/
Kurtuluş Savaşı'nda özel destek gördüğümüz Lenin'in Bakü kongresinde Türkiye'yi kastederek "Küçük burjuva devrimleri desteklenmelidir," dediği Türkiye'nin uzun yıllar Sovyet Rusya ile ilişkileri hep iyi oldu. Ta ki Atatürk'ün ölümü sonrası II. Dünya Savaşının başlangıcına kadar...
Cumhuriyeti hükûmetlerinin savaş sırasında Nazi Almanyası ile yakın ilişkiler tesis etmesi, Nazi Almanyası ile dış ticareti Alman para birimi Reichsmark ile yapması, Türk lirasının banknotlarını Nazi Almanyası'nda bastırması, Nazi Almanyası'na paslanmaz çeliğin ham maddesi olan kromun sevkiyatını yapması, bakan Şükrü Saracoğlu'nun ırkçı ve nasyonal sosyalizm sempatizanı söylemleri, Sovyetler Birliği'ne dahil olan Kırım ve Kafkasya'da askerî harekât yapmakta olan Nazi ordusunu cephede takip etmek için Türk hükûmetinin komutanlar yollaması sebepleriyle ilişkiler iyice gerildi.
SSCB 19 Mart 1945'te Türkiye'ye bir nota vererek, 1925 tarihli Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması'nın süresini uzatmayacağını bildirdi.
Pravda gazetesinde bir makale kaleme alan iki Gürcü profesörün Kars ve Ardahan'ın Gürcistan'ın tarihsel topraklarına dahil olduğunu ileri sürmesi Türkiye'deki çevrelerde Sovyetler Birliği'nin bu illeri ilhak etmek istediği şeklinde algılandı. Bu arada Stalin de İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının olası bir saldırıya karşı ortak savunulmasını teklif etti. "Ortak Savunma'dan kast edilen, Montrö Boğazlar Sözleşmesi hükümlerinin değiştirilmesi ve SSCB'ye Boğazlarda askerî üs verilmesiydi. Türkiye bu talepleri geri çevirdi. Süratle Batı Bloku'na yanaştı.
12 Mart 1947'de ilan edilen Truman Doktrini ile Türkiye Batı ile olan bağlantısını sağlamlaştırdı.

TARİHİN GÖRDÜĞÜ EN İSTİSNAİ POLİTİKACİ:
HEM ŞAİR HEM KATİL
Tarihçi Robert Conquest, Stalin'in belki de "yirminci yüzyılın gidişatını diğer bireylerden daha fazla belirlediğini" belirtti. Service ve Volkogonov gibi biyografi yazarları onu olağanüstü ve istisnai bir politikacı olarak görüyorlar. Stalin'i "o ender kombinasyon: hem 'entelektüel' hem de katil", "en üst düzey politikacı" ve "yirminci yüzyıl devleri arasında en anlaşılması zor ve büyüleyici olanı" olarak etiketledi. Tarihçi Kevin McDermott'a göre, Stalin'in yorumları "dalkavukluk ve övgüden, iğneleyici ve kınayıcıya kadar" değişiyor. Batılıların ve anti-komünist Rusların çoğu için o, ezici çoğunlukla olumsuz bir kitlesel katil olarak görülüyor. Önemli sayıda Rus ve Gürcü tarafından büyük bir devlet adamı ve devlet kurucusu olarak kabul ediliyor.



















































Yorumlar