top of page

maviADA AJANDA

48 dakika önce
49 dakikada okunur



2002'de kurulan maviADA 2014'te basılı derginin yanında bir internet gazetesi olmayı  tasarlayıp ilk adımları atmıştı. Bu logo ilk maviADA İNTERNET LOGOSU olacaktı.
2002'de kurulan maviADA 2014'te basılı derginin yanında bir internet gazetesi olmayı tasarlayıp ilk adımları atmıştı. Bu logo ilk maviADA İNTERNET LOGOSU olacaktı.

2021 Ocak'tan 2026 Ekim'e Kadar maviADA'da Yapılan YORUMLAR, DEĞERLENDİRMELER, ELEŞTİRİLER


-Yorum ve değerlendirmelerinizin

özgünlüğüne duyulan saygı nedeniyle

imla ve noktalamaya hiç müdahale edilmemiştir.-

310/310 KONU ve YANIT


*


Gönderi: Cümleye Girmeyen İnsan

birol arslan

Şenol hocam, Cümleye Girmeyen İnsan harika bir yazı olmuş, çok kişiyle paylaştım. Çok beğenildi. Kalemine, yüreğine sağlık

16 Eki 2026



Gönderi: Köylüleri Niçin Öldürmeliyiz?

Emin Önentaşçı

Köylüleri kurtarmak bereketi eksilmeyen Anadolu topraklarında.hüküm süren cehaletin.izlerini yok etmek.köy enüstülerini yeniden kurmakla olur.bu vatan bayrak sevdasıyla olur.

14 Eyl 2026



Gönderi: PAZAR OKUMALARI

Şenol YAZICI

Aycan Aytöre, Güzel bir düşünce, tebrikler . Gerçek bir dergiye benzedik. Haftada 3 gün böyle araştırma derleme yazılarımız olsa ne güzel olurdu?

09 Ağu 2026

maviADA her gün bir gazete gibi düzenli  yayın yapacak aşamaya gelince  bu logoyu kullanmaya başladı- 2018
maviADA her gün bir gazete gibi düzenli yayın yapacak aşamaya gelince bu logoyu kullanmaya başladı- 2018


Gönderi: DİSTOPİK NAZİRE

Şenol YAZICI

Yusuf ERBAY, Teşekkürler, onur duydum.

05 Haz 2026



Gönderi: İLBER ORTAYLI

Şenol YAZICI


ÜLKEDE farklı alışkanlıklar gözlüyoruz. Ölen her kişinin ardından konuşmak hem de kötü konuşmak makbul oldu. iLBER ORTAYLI'nın ölümünden sonra da bu alışkanlık bozulmadı. iDEOLOJİSİ sorgulanmaya başlandı; bilim adamlığıyla ilgisi neyse, yeterince SOSYALİST olmadığı gibi varolan iktidara yakın durması, ödül kabul etmesi konu edilerek karalamalara başlandı.

Tarık Akan gibi bir beyefendi sanatçının ölümü sonrası "öteki" kesimin yayınladığı küfür, hakaret dolu anmaları anımsadım. Allahtan sol kesimin küfür alışkanlığı yok. İlber Ortaylı ne yapacaktı başka, şu an devlet onlar... Onların onadıkları yaygın kitlede gerçek bilim sanat adamı olarak kabul görüyor ancak. ZEKİ SARIHAN'ın yazısında bunu işaret ediyor.

Doğrudur, eğer AKP'den görev kabul etmeseydi, sistem onu reddeder, FATİH'in HAZİRESİNE gömülmesi de hayal olabilirdi. Demokrasinin nimeti, "ötekine" yaşama hakkı tanırsan sen yaşayamazsın. Nasıl nimetse?.. Öylesine tahammülsüz, anlayışsız ve yobaz yaptı bizi . Burdan H. İNALCIK'ın ve Nazım Hikmet'in kader ve kederini öğrenmek mümkün olur belki.

" İlber Ortaylı’nın siyasi görüşü, ideolojisi nedir? 1960 sonrasının yükselen halk hareketleri içinde biçimlenmiş bir ortamda sosyalizme yakın durduğunu farz edebiliriz. 1980’lerden sonra dünyadaki büyük değişim onu da birçok akademisyen gibi ideolojilerin sağ kanadına doğru çektiği tahmin edilebilir. Öyle ki AKP Hükümetinden görev kabul ederek Topkapı Müze Müdürlüğü yapmış, buradan yaş haddinden emekli olmuştur. Bu görevlendirmeyi, AKP’nin soldan adam kazanma politikası olarak kabul etmek de mümkündür ama Ortaylı emekçi sınıfların tarihçisi olmayı tercih etseydi sistem onu reddeder, iktidar basını ona sayfalarını ve ekranlarını açmazdı. "

20 Mar 2026



Gönderi: ÖZGÜR ÖZEL’E AÇIK MEKTUP

Şenol YAZICI

Zeki Sarıhan 'ın eleştirisine farklı bir gözle bakmak istiyorum. O bakışla yazının işaret ettiklerinin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bir de bunu denemeli. Biz ilericiler, demokratlar, devrimciler, yıllardır anlatmayı başaramadık: Hiç bir partinin dümen suyunda değiliz. Çağdaşlık, ilericilik, demokratlık, yurtseverlik, halkçılık, laiklik ve elbette bunları taçlandıracak eşitlik ve adalet ... çerçevesinde ülkemizin yararına olacak benzeştiğimiz her partiyi, her anlayışı destekleriz. Kimsenin arka bahçesi, ebedi sevdalısı değiliz. Bu da demokrasinin kazandırdığı bir nimettir, anlıyorsak...


Bütün sakıncalarına karşın demokrasi en güzelidir kuşkusuz; hele yurdumuzda uygulaması zaman zaman kesintiye uğrasa da yönetenlerin ucu sana dokunan uygulamalarını eleştirme hakkın yok mu, işte en çok o KUTSALdır. Bu elbette benim şahsi yargım, kimse benim gibi düşünmek zorunda değildir. Bu da demokrasinin kazanımı... Zeki Sarıhan, arkadaşımız da bunu yapıyor, kutsal ve ülkemizde de var olduğunu düşündüğü demokratik eleştiri haklarını kullanıyor. Gerçi görünen YÖNETENLERE değil de MUHALEFETE, HEM DE İÇTEN DIŞTAN MUHALİFLERLE ÇEVRİLİ MUHALEFETE, eleştiri getirse de, belki bugünkü egemenlerin bu denli hata yapmalarında onların da mutlaka rolü vardır diye düşünüyor, olmalı. Olsun. Çoklu düşüncede güzellik vardır. Tanıdığım SARIHAN demokrasiyi hatmetmiş biridir, muhalefetin mağdur halinden yararlanacak biri olmadığı gibi benzer eleştirileri iktidara da getirmekte bir sakınca görmez.


Bir de o gözle okumaya ne dersiniz? Biz devrimciler, yıllardır anlatmayı başaramadık. Hiç bir partinin dümen suyunda değiliz. Çağdaşlık, ilericilik, demokratlık, adalet ve laiklik... çerçevesinde ülkemizin yararına olacak benzeştiğimiz her partiyi, her anlayışı destekleriz. Kimsenin arka bahçesi, ebedi sevdalısı değiliz. Bu da demokrasinin kazandırdığı bir nimettir, anlıyorsak... Bütün sakıncalarına karşın demokrasi en güzelidir kuşkusuz; hele yurdumuzda uygulaması zaman zaman kesintiye uğrasa da yönetenlerin ucu sana dokunan uygulamalarını eleştirme hakkın yok mu, işte en çok o KUTSALdır.


Bu elbette benim şahsi yargım, kimse benim gibi düşünmek zorunda değildir. Bu da demokrasinin kazanımı... Zeki Sarıhan, arkadaşımız da bunu yapıyor, kutsal ve ülkemizde de var olduğunu düşündüğü demokratik eleştiri haklarını kullanıyor. Gerçi görünen YÖNETENLERE değil de MUHALEFETE, HEM DE İÇTEN DIŞTAN MUHALİFLERLE ÇEVRİLİ MUHALEFETE, eleştiri getirse de, belki bugünkü egemenlerin bu denli hata yapmalarında onların da mutlaka rolü vardır diye düşünüyor, olmalı. Olsun. Çoklu düşüncede güzellik vardır. Tanıdığım SARIHAN demokrasiyi hatmetmiş biridir, muhalefetin mağdur halinden yararlanacak biri olmadığı gibi benzer eleştirileri iktidara da getirmekte bir sakınca görmez. Bir de o gözle okumaya ne dersiniz?

Bağlantı

27 Şub 2026



Gönderi: Bruno ve "2 Şey" Öğretisi

Şenol YAZICI

"1600'de düşüncelerinden dolayı yakılarak cezalandırılan bu "son Ortaçağlı" işin ilginci bir ateist, materyalist değildi; aksine bir din adamıydı. O, İsa 'yı çarmıha gerenlerin, Pavlus'un yarattığı bir sanal Isa'nın çevresinde örgütlenerek eski pagan imparatorluğunu kuran Kilisenin karşısında idi . O gerçek İsa'ya inanıyordu. Kilisede reformun bir yanılgı olduğunu Cenevre'deki tecrübesi ile görmüştü. Onu Lutherciler, reformistler de sevmedi. Onu Roma'da Katolikler ölüme mahkum etse de Protestanların siyasal erki ele geçirdikleri yerlerde Katoliklerden nasıl zalim, acımasız ve bilim düşmanı olduklarını görecek, hepsini eleştirecekti. Bedelini de canlı canlı yakılarak canıyla ödeyecekti."

19 Şub 2026



Gönderi: Cem KARACA

Yusuf Erbay

Cenazelerde bir araya gelmek, ne anlama gelir, tartışılır. Ancak, Cem Karaca'nın vedasında bir araya gelenlerin "renklerine" bakınca, "acaba hala bütüncül ve birlikte bir yaşam tarzı için ümidimiz var mıydı?" sorusu zihnime düştü. Tabii, yirmi yıl önce...

15 Şub 2026



Gönderi: Boğazda

Yusuf Erbay

Teşekkürler Şenol Bey. Ancak, fotoğrafı da çektiğimi yazmayı unutmuşum. Bütün okurlara selamlar, saygılar. Yusuf Erbay.

14 Şub 2026



Gönderi: Bir Küçük Dev Adam

Doğan Soydan

Ölmeden beş gün önce 5 Şubat 2010'da tlf konuştum o güzel insanla. Ruhu şad olsun.

11 Şub 2026



Gönderi: BURSA ve ÖYKÜ

Doğan Soydan

Bursa'ya 15 yılını vermiş bir yazar, gazeteci olarak orada bir iz bırakamadığıma üzüldüm. Ne mi yaptım? 1. Kestel0'in ilk gazesi "Kestel Yöre gazetesini çıkardım (1994-2004). Halen çıkıyor. Barakfakih tarihçesi ve sosyal yaşamı kitabını yazdım ve yayımladım (Barakfaki Belediyesi kültür yayını) Bursa'nın önemli ışadamlarından " Musa Coşkun Kimdir" biyogrfi kitabını yazdım ve yayımladım. 1988-90da Gorbaçov'un zulmünden kaçan soydaşların Bursa'daki ilk günlerini anlatan "Soydan Pazarı" öyküm Bursa Hakimiyet gazetesinin sanat ekspres ekinde çıktı ayrıca Bulgarcaya da çevrildi. Bunca hizmet ve emekle Bursada bir iz bırakamadığıma gerçekten çok üzüldüm. 5. 81 İl- 81 Şiir kitabımda BURSA Şiirimin ayrı bir yeri ve güzelliği vardır. 6. 1998-99'da DSP Kestel ilçe başkanı olarak. Narlıdere köyüne okul kontenjanı aldım, yaptırdım, açılışa Bakan hikmet.Uluğbay'ı getirdim. 7.1999 seçimlerinde belediye ba şkan adayı, 2000. se çimlerinde 1. sıra il genel meclisi adayı oldum. Yazıklar olsun bana!

10 Şub 2026



Gönderi: Bir Yol Hikayesi

Yusuf Erbay

İlginize ve anlatımınıza çok teşekkür ederim Şenol Bey. Teşekkürler, selamlar.

09 Şub 2026



Gönderi: ZAP SUYU DELİ AKAR - II

Hasan Güleryüz

Evet bir yarım yüz yıllık öykü. Her yerin bir müziği, ritmi, ezgisi ve rengi var. Doğan soydan bu konularda mahir. Severek okudum. Var olun. Ve Zap Suyu Derin Akar, can alır yürek yakar Türküsünü de ekleyin desem... O coğrafyalarda Hatay dahil olmak üzere sekiz yıl kaldım... H. Güleryüz

20 Oca 2026



Gönderi: KUŞYEMİ

Sen Yaz

Fuat ÖZGEN, Tebrikler!

05 Oca 2026



Gönderi: ÇİNGENELER

Hasan Güleryüz

Çingeneler ilginç ve bir o kadar da bizden farklı düşünürler... Mustafa Kemal Paşa'da bir İlköğretim okulunda bir sınıfa girmiştim. Bir kızla bir oğlan tartışıyorlardı. Senin anan kimseyi memnun edemiyormuş, baban da keman çalamıyormuş. Sen bana ne hakla kaş göz ediyorsun... Ders mers hak getire,... Okudum güzel tanımlamalar var... Ah bir de bir kemancı doğsaydı, değme köylünün keyfine...

30 Ara 2025



Gönderi: YUTKUNDUM

Sen Yaz

Mehmet Şamilof , Toplumsal duyarlılıklara dokunan "sokak manzumesine " iyi bir örnek çalışma olmuş. Daha önce de okuduğum benzer çalışmalarınıza bakarak diyorum: Hem iyi bir gözlemci, hem de diliniz çapaksız, kirsiz, sadece anlatıya odaklanmış ... Mehmet Akif Ersoy ve Tevfik Fikret'in çok kullandığı "manzum hikaye" tarzında anlatıda odaklanır ve inat ederseniz alanın iyilerinden biri olmanız mümkün. Bir yeniliğe imza atmak sanatta çok anlamlı; "Sokak Resmi" var da "Sokak Manzumesi" neden olmasın? Onun da öncüsü sen ol...

Bağlantı

21 Ara 2025



Gönderi: Derviş'in Duası

Şenol Yazıcı

Tebrikler Yusuf Erbay, iki günde 203 ziyaretçi, 6 beğeni ve 2 yorumla SÜPER GÜNLÜK olarak farkındalık yaratan bir YAPIT oldu DERVİŞİN DUASI... Süreç içinde "Çok Okunanlar" arasına aday olacak gibi...

21 Ara 2025



Gönderi: Mümtaz Soysal

Yusuf Erbay

Öğrencisi olmaktan gurur duyduğum büyük bilim ve devlet adamı. Nur içinde uyusun.

23 Kas 2025



Gönderi: SULTANGALİYEV

Sen Yaz

Düzenlendi

Yaz günü bu sıcakta çok emek verilmiş, ama güzel de olmuş. büyük bir eksik kapatılmış. Hep aklımdaydı ama Gaspıralı, Ağaoğlu, Galiyev, Mustafa Suphi ve diğerlerine sırayı getiremedim değil, işi yeterince zaman ayırıp gereken özenle yapamam diye endişe ettim. Elinize sağlık. Sayfamda paylaşacağım.

13 Tem 2025



Gönderi: Nihat Genç'in Olağanüstü Öyküleri

Şenol YAZICI

Nihat Genç'in adını ilk duyduğum yıllarda Kaan Arslanoğlu gibi düşünmüştüm başta. Bu küfürbaz özgüvenin kaynaklarını merak etmeyebilirdim. Ne var ki önce dergi yöneten bir edebiyatçı olarak bilmem gerekirdi, ayrıca hemşerim olduğu için kan çekti, Memleket Hikayeleri'ni önce elim varmadan, sonra da Dün Korkusu'nu bir solukta okudum... Nasıl ki bir film unutulmaz sahneleriyle anımsanırsa bir roman da akla yerleşen betimleri ve replikleriyle kalıcı olacaktır. Size bir örnek vereyim, yetecektir. Karanlıkta antik devirlerden kalan logarlardan çıkıp yiyecek arayan, büyük bir şamatayla birbiriyle kavga eden Trabzon'un farelerini anlatıyordu, ayağa kalktığında bir eski zaman şövalyesini anımsatan dev fareleri... o birkaç satır o gün bugündür aklımdan çıkmadı. Dili kullanması ise Kaan Arslanoğlu'nun dediği gibi bir dil virtüözü o...

01 Tem 2025



Gönderi: Yarın Babalar Günü, UNUTMAYIN!

Zeliha AYDOĞMUŞ

Başta Şenol Hocam olmak üzere dergimiz yazarlarından Niyazi Uyar, Zeki Sarıhan, Yusuf Erbay, İbrahim Tığ ve Hasan Güleryüz'ün Babalar Gününü kutlarım.

15 Haz 2025



Gönderi: İLKYAZ

hulyatozlu

Fadime Y. Karaoğlu kaleminiz yüreğiniz var olsun...bayıldım.

11 Haz 2025



Gönderi: Annemsiz Bırakmayın Dünyayı

Zeliha AYDOĞMUŞ

çok naziksiniz, teşekkürler.

11 May 2025



Gönderi: Annemsiz Bırakmayın Dünyayı

Zeliha AYDOĞMUŞ

çok naziksiniz, teşekkürler.

11 May 2025



Gönderi: Annemsiz Bırakmayın Dünyayı

Sen Yaz

Çoktandır güne de denk düşen hem anlamlı hem de şiir bir yapıt görmüyorduk, elinize sağlık.

11 May 2025



Gönderi: ÇİÇEK OL VE SESİNİ BUL!

Şenol YAZICI

😀

19 Nis 2025



Gönderi: ÇİÇEK OL VE SESİNİ BUL!

Hasan Güleryüz

MAVİADA OKURLARINA SEVGİLER... OKURU BOL OLSUN...

10 Nis 2025



Gönderi: Benim Kadınlarım

maviADA

Hasan GÜLERYÜZ , Aramızda yer almanıza biz de sevindik. Güzel paylaşımlar dileriz.

17 Mar 2025



Gönderi: Benim Kadınlarım

Hasan Güleryüz

Yazının bir edebiyat dergisinde yer bulmasına, başka okurlara uzanmasına sevindim. .. Bin var olun, bin yaşayın...

17 Mar 2025



Gönderi: Sarı Gülü Sever miydin?

Şenol YAZICI

Ben teşekkür ederim UYAR.

15 Mar 2025



Gönderi: YAŞAR KEMAL

Şenol YAZICI

Teşekkürler Asiye A. YAZICI.

15 Mar 2025



Gönderi: Babalar Ömrün En Büyük Travmasıdır

Şenol YAZICI

Teşekkür ederim Güleryüz.

15 Mar 2025



Gönderi: Dört Aşk Şarkısı

maviADA

Çevirinin etkisi de olabilir ama dizelerdeki tempo , Yaşar Miraç şiirini ,yani Karadeniz ritmini anımsatıyor.

14 Mar 2025



Gönderi: Adım Adım İstanbul

maviADA

Nurten B. Aksoy, İstanbul'un gerçeği bu yazıdaki kadar güzel değil. Çok sevimli ve gezginler için çok kullanışlı bir sayfa olmuş. Elinize sağlık.

11 Mar 2025



Gönderi: Babalar Ömrün En Büyük Travmasıdır

Hasan Güleryüz

Tek nefeste okudum... Baba imgesi herkes için önemli bir dağdır. Adeta bir devlettir. Onu kaybetmek elbette acıdır ve bir travma oluşturur. Olanakların kısıtlanması, yükün artmasıdır bu. Önemlsi bu travmaları giderek anlama, sağaltma yola devam etme her halde en sağlıklısı... Babanıza ışık diliyorum... Hasan Güleryüz

11 Mar 2025



Gönderi: Bana Sevdiğin Müziği Söyle...

maviADA DERGİSİ

İltifatınız için teşekkürler, mutlu olduk. Hele bunu söyleyen bir matematik profesörüyse iki kat anlamlı...

06 Mar 2025



Gönderi: Bana Sevdiğin Müziği Söyle...

MURAT ALTUN

Müziğimi söylesem mi söylemesem mi1Karar veremedim. Yazı harika.

06 Mar 2025



Gönderi: YAŞAR KEMAL

maviADA DERGİSİ

Sayın YAZICI, Teşekkür ederiz. Ne var ki yazarlarımızın çalışmalarından zaman içinde ortaya çıkan bir olumlu sonuç DOSYA. O dosyayı bilgisayara da indirebilir, kaynak göstererek kullanabilirsiniz. İyi okumalar dileriz

02 Mar 2025



Gönderi: YAŞAR KEMAL

Asiye A. YAZICI

Çok nitelikli bir dosya çalışması olmuş. maviADA'yı tebrik ederim

01 Mar 2025



Gönderi: Keşke Ağaç Olsaydım

Şenol YAZICI

Yazı güzel olunca...insana da bir heves, motivasyon geliyor, ondandır o...

26 Şub 2025



Gönderi: Keşke Ağaç Olsaydım

Hasan Güleryüz

Harika fotoğraflama... Var olun...

26 Şub 2025



Gönderi: On Binlerin Dönüşü ve Trabzon

Asiye A. YAZICI

Çocukluğumda duyardım "Trabzon bir kültür şehridir," diye, çoktandır duymaz olmuştuk. Babam sağken anlatırdı: "Maraş Caddesinde, Uzun Sokakta 50'li, 60'lı yıllarda şapkalı hanımlar tur atarlardı." Trabzon'la ilgili okuduğum araştırma yazılarının en güzellerinden biri. 370'e yakın ziyaretçisiyle de belli ki maviADA'lılar da aynını düşünmüş. Tebrikler Süleyman Reis.

14 Şub 2025



Gönderi: ARABESK

Şenol YAZICI

Evrensel bir kuraldır; “Baharın gelmemek gibi bir huyu yoktur. İlla ki gelir.” Bir de biz anlasak...

06 Oca 2025



Gönderi: Sinirli Kız Karadeniz

Şenol YAZICI

Fuat Özgen, Toplumcular "yöreye göre dil" derler. Bu işin kolayı... Asıl, müziği yakalayacaksın. KARADENİZ'i "ÇAYDA ÇIRA "havasıyla anlatamazsın diye düşünürdüm. KARADENİZ'i anlatacaksan eğer, bildiğim kadarıyla çağdaş yazıda ilk Yaşar Miraç'ın şiir de öncülüğünü yaptığı bu ritmi, o horon dilini yitirmemek gerek. Yıllar önceki "sarmaşık" şiirindeki sesin geri gelmiş, sevindim.

27 Ara 2024



Gönderi: İNSANLAR İNSANCIKLAR

Şenol YAZICI

Düzenlendi

Hayatın resimleri; Bugünlerde herhalde en çok göze çarpansa: "Kimi Bedri Rahmi gibi: “En azından üç dil bileceksin, en azından üç dilde ana avrat dümdüz gideceksin” der."

17 Ara 2024



Gönderi: Ecevit, Atatürk'ün İzinden Gitseydi ...

Şenol YAZICI

Düzenlendi

Merhaba Nevin Gençaslan Cales , Halkın nabzı tutulsa, bir sıralama yapılsa siyaset tarihimizde Atatürk 1. Menderes 2. Ecevit 3. gelirdi. ...ve çok ilginçtir, ŞİMDİ her kesimin ortaklaşa fikrini alsak siyaset tarihimizin en sevilen siyasetçisi açık ara farkla Ecevit olur. ister dostu olsun, ister düşmanı Ecevit'e eleştiri getiren çok olmuştu sağlığında. Ne var ki bu yönlü değerlendirmek kimsenin aklına gelmemişti: "ECEVİT ne kadar ATATÜRKÇÜ?" Gelseydi onu daha olmadan, hele İnönü gibi bir devi devirmeden bitirirlerdi, çünkü o dönem anlamaya hiç niyetsiz bir dönemdi ve hepimiz epeyce kavram kuluyduk. Başka türlü nasıl kullanacaklardı bizi? Evet o güzel şair adam bir de ATATÜRKÜN EKONOMİK politikalarının takipçisi olsaydı belki de çok şey değişecekti ve belki bugün yaşadığımız kabusu da yaşamayacaktık, kim bilebilir? Ne var ki Ecevit'in ağzında dillendirilen öyle bir söylem kuşkuyla yaklaşanlara hoş bir gönül serinliği olurdu. Tebrikler. Taraf olmadan taraf, hamaset yapmadan siyaset yapan bir yazı kaleme almak bu ülkede kolay değil. maviADA' Sizi SEVDİ! * Şenol YAZICI

Bağlantı

14 Ara 2024



Gönderi: Zaman Çatılmadan Henüz Arafta Asılıydı Sual…

Şenol YAZICI

Düzenlendi

Yusuf Erbay , Önce başlığı çok hoşuma gitmişti, tek başına şiir olacak gibiydi: Zaman Çatılmadan Henüz Arafta Asılıydı Sual… Sonra açınca çeyizinin yanında olduğunu görecektim, her yeri inci tanesi... -Gurbette sayıyorum kendimi, Oysa yurdum yok / biliyorum… Güzel bir eğretileme, hoş bir paradoks, öyle ya; gurbette olmak için önce yurdun olmalı...

Bağlantı

14 Ara 2024



Gönderi: Suriye Yağma Hasanın Böreği mi?

Şenol YAZICI

Zeki Sarıhan , sanıyorum herkes bu yargıda birleşecektir: Suriye Suriyelilerindir. Gösteri yapan muhaliflere, özellikle aralarında tek bir kadın olmayışına bakıp da biraz erken mi diyordum ama yazınızı okuyunca yargım kesinleşti. Başer Esad rejimi her ne kadar çağdaş görünümlü olsa da arkaik bir krallık uzantısı değil, bir darbeyle gasp edilen 50 yıllık bir diktatörlüktür ve iktidar asıl sahiplerine yani Suriyelilere iade edilmelidir. Yine de, bir an önce bütün yabancı güçler çekilmeli demek kolay da orda dev çıkarlar gören dünya devleri ne diyecek, önemli olan nokta orası? Onların sevabına oralara gittiklerini bir düşünebilsem... Asıl şimdi Atatürk'ün bizim için nasıl bir şans olduğu anlaşılacaktır. Suriye'de kurucu önderlere çok iş düşüyor.

Bağlantı

11 Ara 2024



Gönderi: BEN KOMÜNİST DEĞİLİM

Şenol YAZICI

Hakkını vermeli, aksiyonu olmayan, sıkıcı bir konudan başarılı bir öykü yaratmayı başarmış Mehmet Kum. Belli ki öykü diline hakim bir kalem. Yine de yazar ya da anlatıcı taraf olmamalı diye düşünüyorum. "Komünizmin erdemlerini sıra bir vatandaşa anlattığınız bölüm" gözüme çapaklı gibi gözüktü. Doktorlar bilir, bir organınızı fark ediyorsanız o organ hastadır. Bir zamanlar taraf olan yazılar modaydı diyeceksiniz ama bu bir öykü, kontrol yazarda değil, kurguda olmalı. Kurgu ihtiyaç duyuyorsa...

07 Ara 2024



Gönderi: Ermiş Dedi ki;

Şenol YAZICI

Dünyada antik Yunan, İtalyan eserlerinde ,Virgilius'ta belki uzak doğuda ve benzerlerinde var bu tarz şiir; ben Halil Cibran'ı severim daha çok. Biz de ise çok fazla değil, belki Mehmet Akif bir esinti andırır. Manzumeleri, anlatan şiiri severiz de iş felsefik şiir olunca çok değil örnekleri. Oysa Özdemir Asaf'ın sıradan hayatların felsefesini yapan dizeleri hepimizin dilindedir. Şiir hikmeti her dem sevmiştir. Bir koşulu vardır yalnız; özümsemesi, sindirmesi gerekir. Sanat cesur adımları , arayışları, yeni biçemleri de sever.

27 Kas 2024



Gönderi: Öğretmenim

Şenol YAZICI

Değerli OKURLAR, YAZIMLA İLGİLİ İTİRAZLAR geldi. Yazıda andığım kimi insanlardan kötülük gördüklerini ifade edenler oldu okurlardan. Sağolsunlar, nezaketle buraya yazmamışlar ama bana özelden bildirdiler. Lütfen sağduyuyla bakın. Sözünü ettiğim en az elli yıllık bir süreç... İNSAN, 60 yıl -70 yıl yaşayacak, önemli bir rolde olacak da onu her seferinde Ahmet Mekin gibi "iyi adam" göreceksiniz, mümkün mü bu? En azından bir miras davası yaşamayanımız var mı? Bunu öngörmüştüm aslında, bu nedenle yazıya "iYİ ADAM deyişi kadar kişiye özel, görece bir ifade görmedim," diyerek başlamıştım. "Aslında " Siz nasıl bilirsiniz bilmem, ama o kişi benim için iyidir, " denilmek istenir de neden herkesin kabul etmesi gerektiği düşünülür ve niçin musalla taşındaymışız gibi ağız birliği ile "iyi biliriz" denilmesi istenir onu anlamam." diye yazmıştım. Bu yazıyı 3 kez değiştirdim, artık yapamam, hoşgörülü olun... Yoksa bu hayat çok zor geçer. Selam ve saygılarımla...

26 Kas 2024



Gönderi: ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Şenol YAZICI

Güzel Jestti, Teşekkürler Uğur Arkadaş!

24 Kas 2024



Gönderi: BİR AVUÇ SEVGİ

Şenol YAZICI

Düzenlendi

Başlangıcı farklı bir hava estirse de aksiyon içermeyen bir öykü için oldukça uzun... Yine de kendini okutmayı başarıyor. İlgiye, zaman ayırmaya değecek, okuyanı pişman etmeyecek bir öykü. Kitabı olan yazarın başka yazı örneklerini de merak etmeye başladım.

Bağlantı

17 Kas 2024



Gönderi: Sus Artık!

Şenol YAZICI

Düzenlendi

Bu şiiri okurken Aristo'nun Poetika' sı aklıma geldi, niyeyse. Aristo'nun sanat hakkındaki görüşlerini bir bütün içerisinde sunan şiir sanatı ile ilgili kuramlarını içeren ve tarihte sanat olayını araştıran ilk eserdir Poetika. Özetlersek şiirin, p oetik yani güzel olması gerektiğini savunur. Sanat sanat içindir. görüşünün ilk versiyonu denilebilir. Aristo ve ardıllları öyle demiş ama has şairin, dünyayı gönül gözüyle gören ve onu aklıyla açıklamaya çalışan seçilmiş insan olduğunu görmezden gelmişler. Hayat FELSEFESİZ açıklanır mı? ... ve her felsefe ya an şiir, müziğini yitirip kurur mu? Eğer ezberse bildiğiniz, anlatan şiir kurur, müzik yok olur, sadece anlam kalır; yok, eğer özümsenmiş bir felsefeyse çok anlamlı bir güzelliğe döner. Görünen Yusuf ERBAY bunu başaran ender şairlerden biri .

Bağlantı

13 Kas 2024



Gönderi: Sarı Gülü Sever miydin?

Niyazi UYAR

İnsanı alıp giden duygusal bir çalışma. İlham alıp üretmelere vesile olacak içten bir çalışma. Teşekkürler..

09 Kas 2024



Gönderi: Bizim Köy

Şenol YAZICI

Mehmet ÇOBAN, Sosyolojik bir gerçek de olan Çingenelere ışık tutan sonbaharın pastoral renklerini de yansıtmayı başaran olgun, bu nedenle rahat bir yazı . Hatta Çingeneleri anlatan ansiklopedik bölüm bile öykülemeyi bozmayı başaramamış. Bölüm geçişlerinde acemilikleri aşmış hoş bir yazı. Tebrikler.

05 Kas 2024



Gönderi: Eduardo GALEANO'dan SEÇMELER

Şenol YAZICI

Eduardo GALEANO adını çok duymadığımız biri. Çünkü sistem öyle kurgulanmış, edebiyat egemenleri izin vermezse çatlasanız bir yere varamazsınız. Kitabı çevrilmese nasıl okuyacaksınız ki?.. Ne var ki metni okuyunca benim gibi, ne çok bilmediğim varmış diye hayıflanacaksınız eminim. Şu ironiye baksanıza: "960 yılı civarında Hıristiyan misyonerler İskandinavya’yı istila edip Vikingleri tehdit ettiler: Eğer pagan âdetlerini sürdürürseniz sonsuz ateşin yandığı cehenneme gidersiniz. Vikingler memnun, bu güzel haber için teşekkür ettiler.. Zira onlar soğuktan titriyorlardı, cehennem korkusundan değil. Eduardo GALEANO "

03 Kas 2024



Gönderi: HAZIM

Niyazi UYAR

Dilbilgisinin meali ne güzel vucut bulmuş, dizeden öte dizelerde; teşekkürler...

03 Kas 2024



Gönderi: HAZIM

Sen Yaz

Düzenlendi

Mehmet Şamilof, İlginç ve şaşırtıcı... ve bu iki terimin temasıyla çok uyuşmayan bir güzellikte . Koca bir ders konusunu birkaç dizede anlatmış. Bakarsan didaktik bir şiir, yani kuru ve öğretici; dolaysıyla anlatan... Ne var ki düzgün ve anlamlı dizeler, yarattığı müzik, dizelerin üstlendiği basit gibi gözüken ama çok az kişinin başarabileceği bir resim terimi olsa da illüstrasyonla adlandıracağım somutlamalar, çok basit eğretilemeler ve ad aktarmalarıyla kendini sonuna değin keyifle okutuyor. Bir şiirle şairi değerlendirmek zordur elbet, ama bu şiir başarılı demeye engel de değildir. Kutluyorum.

03 Kas 2024



Gönderi: YAZININ GÜCÜ

Sen Yaz

Mehmet Çoban, Yazının işlevselliğini bu denli dar alanda bu kadar güzel anlatan çok yazı okumadım. Kalemine sağlık.

22 Eki 2024



Gönderi: SONBAHAR

Zeliha AYDOĞMUŞ

Resimlerini ayrıca çok sevmekle birlikte hoş bir şiir okudum...emeğinize sağlık.

18 Eki 2024



Gönderi: Attila İlhan

Sen Yaz

Yazdığınızı okurken birden bire tuhaf bir duyguya kapıldım. Fark ediyorum ki, bizler, attığına değil, yediği dayaklara varlıklarını, ünlerini, yeteneklerini, hatta karekterlerini borçlu olan dayakzedeleriz. Hatta dayak atanlara da... Buna gülünür işte... Olsun ya onlar da olmasaydı, anlatacak neyimiz olurdu.

13 Eki 2024



Gönderi: Attila İlhan

Sen Yaz

Sevgili N. UYAR, Bir ölçüde doğruluk payı olacaktı bunda, eğer .planlandığı gibi gitseydi her şey... Bunu bir yerde anlatmıştım aslında, derginin hikayelerinin birinde. 2004 Ocakta KimseSİZ' i kapamış, yeni bir ekip, kadro, ruh ve farklı bir yapılanmayla ADA'yı planlamaya başlamıştım. 2005 Mayısında Bursa Teyyare'ye gelmişti A. İlhan. Dinlemeye gitmiştim. Geçmişten söz ederken MAVİ akımından da söz etmişti. Orda o fikir uyanmıştı kafamda. BEDRİ BAYKAM, DEMİRTAŞ CEYHUN, BURHAN GÜNEL, CAN DÜNDAR... gibi bir çok ünlü isim yeni dergimizde yer almaya söz vermişti, neden A. İLHAN da olmasındı? Hem özünde de biz MAVİ akımına o kadar uzak değildik ki. Söylemekte bir zarar yoktu. Kitabımı imzalatırken teklifimi götürmüş o anda yanına eklediğim sıfatıyla maviADA ya desetek olup olamayacağını sormuştum. Derginin adını bana yineletmişti: Sonra da " bu adı şimdi uydurmadın değil mi, "demişti. "Sayılır." demiştim. "Adını ADA takmıştım, siz gelirseniz maviADA olur artık ." Neyi sevdi bilmem ama "olur" demişti , "benden her zaman yeni yazı istememen koşuluyla olur" Sonrasını biliyorsunuz. 2006'da yılbaşında ilk sayımız çıkmadan A. iLHAN 2005 Ekiminde aramızdan ayrıldı ve adımız maviADA olarak kaldı. ADA adı da kimi benim önerimle ülkenin dört bir yanında bazı dergilere ad oldu.

13 Eki 2024



Gönderi: Attila İlhan

Niyazi UYAR

Attila İlhan mavi şiirinin en önemli şairlerinden biridir. Dergimizin adının oradan geldiğini düşünürüm; doğru yanlış...

11 Eki 2024



Gönderi: Attila İlhan

Niyazi UYAR

Bir şiirin dizelerini okur gibi okudum, üreten yüreğe selam olsun! Biliyor musunuz, ben de çok severim Attila İlhan'ı. Hele sohbetlerini, kendi sesinden şiirlerini dinlemeyi. O, arkadaşının defterine Nazım şiiri yazdı diye okuldan uzaklaştırılmış, ben de sol düşünceyi savunuyorum diye hem dövüldüm hem okuldan atıldım lise sonda okurken. Üstelik okulların yaz tatiline girmesine 20 gün kalmışken. Manisa'da İzmir'de hiçbir okul kabul etmedi, bir rastlantı sonucu İsmail Hakkı Topkaya karşıma çıktı da öyle bitirebildim liseyi.

11 Eki 2024



Gönderi: Bir Yeni Dünya

Zeliha AYDOĞMUŞ

Keşke! usTAM'dan böyle bir yorum almak, ne bileyim...teşekkür ederim.

10 Eki 2024



Gönderi: Bir Yeni Dünya

Sen Yaz

" parlatılmış merhametlerini sırtlanmış acınası bakışlardan kurtarıp seni yeni bir gökyüzü ayarlayabiliriz belki mavisi başka özgürlüğü başka sevginin ağırlığınca derin bakışları o mavi ki hiç bilmediğin hiç bilmediğimiz bir tonda" Şiir öteki boyutta kendini aşmak demektir; görünen kendini aşan şiiri başaracaksın. Tebrikler!

09 Eki 2024



Gönderi: Hangi Şiir?

Sen Yaz

Teşekkür ederim Nurten B. AKSOY, Sosyal medyanın bir büyüsü var, bir sandırma özelliği var. Yine de denemeden yenilik olmayacağına göre bu bolluk doğal sanki. Yarına kalanlar şiir olacaktır.

05 Eki 2024



Gönderi: Hangi Şiir?

Nurten B. AKSOY

"Yazması en kolay sanılan, ama yazının en damıtılmış en seçkin alanıdır şiir" demişsiniz Şenol bey, çok doğru bir tespit... Özellikle sosyal medyanın tuzağına düşen hemen herkes artık şair, ama ne yazık ki kimsede arıtma , damıtma cihazı yok.

05 Eki 2024



Gönderi: Gurbete Yakın Göğsüne Irak

Nurten B. AKSOY

Ne kadar güzel bir öykü. Güzel olduğu kadar da annesinden ayrı düşmüş küçük bir çocuğun duygularının, hüznünün ve mücadelesinin güçlü bir dille aktarıldığı harika bir öykü... Kaleminize sağlık Aycan Aytöre

29 Eyl 2024



Gönderi: TARİHTE TRABZON

Nurten B. AKSOY

Çok emek verilerek, araştırılarak yazılmış bu yazıyı okuduğumda sadece Trabzon'un değil, İstanbul'dan Batı Karadeniz'e, oradan Kafkasya'ya uzanan bir coğrafyanın tarihi, kültürü, insanı ve dili hakkında çok değerli bilgiler edindim. Özellikle "Yüzlerce yıl bir arada yaşaya yaşaya, karışa kaynaşa müşterek bir hamur oluşturan bunca halk, milliyet kavramı bilinmediğinden olsa gerek, inançlarına göre ya Hıristiyan ya da Müslüman olarak tasnif edilmişlerdir. Zaten bir sorunumuz da Hıristiyan, Müslüman ve Türk kavramlarından ne anladığımızla alakalıdır. Dini tercihlerin insanların milliyetlerini değiştirmeyeceği gerçeği göz ardı edilmiş, bu anlayışla Türk eşit Müslüman sanılmış, Müslüman olmayan Türk, Türk kabul edilmemiştir. Bu yanılgıyla bölgemizde yaşayan ve bunca kavimden oluşan insanlardan İslamiyeti kabul edenler Türk sayılmış, aynı insanlar Hıristiyan ise Rum diye adlandırılmıştır..." cümlelerindeki gibi günümüzde de hala toplumun ayrıştırılmaya çalışılması ne acıdır. Bu değerli yazıyı yazan sayın Süleyman Reis beye ve paylaşarak okumamızı sağlayan maviADA'ya teşekkür ederim... Nurten Aksoy

22 Eyl 2024



Gönderi: TARİHTE TRABZON

Sen Yaz

Düzenlendi

Merhaba Süleyman Reis! maviADA'ya hoş geldiniz! Yazdıklarınız sadece doğru ve güzel değil, çok da yerinde. Eminim okuyanlarda " Karadeniz, Rum, Pontus... " gibi kavramlar farklı etkiler yaratacak . 6-7 Eylül olaylarını vatan savunması gören bir neslin çok bilmiş evlatları olarak en azından çoğumuzun ezberi şaşacak, Aşağıdaki satırlara baksanıza... " Anadolu yüzyıllarca Romalıların egemenliğinde kalmıştır, çevremizde gördüğümüz çoğu tarihi yapı da onlardan kalmadır. Eskiler o nedenle Anadolu'ya "Diyar ı Rum" demiştir. Mevlana'nın tam adı neydi? Mevlana Celalettin Rumi değil mi? Karadeniz bölgesinde Grek/Helen unsuru olmamasına rağmen Rum sözcüğünden GREK anlamı çıkarmak, sadece cahillik değil, yörede asırlardır bir arada yaşayan unsurların ve özellikle de Hıristiyan Türklerin anısına saygısızlıktır. " Bu söylem üzerine bir sorum olacak Sevgili REİS. Kıbrıs'ta zulmedenler Greklerdi, yani Helenler, Anadolu'yu işgal etmeye kalkan, ama yüzüne gözüne bulaştıran İngiliz oyuncağı Yunan hükümeti olduğu gibi ... Kullanım biçimine bakarsak içini nefretle doldurarak "Rum" dediklerimiz yani. Peki 6-7 Eylül 1955'te yani o "tarihi utanç" gecesinde İstanbul gibi yerde ev ve dükkanlarını yaktığımız kimlerdi sahi? Başka tokat ister miyiz acaba? Kaleminiz hiç yorulmasın?

22 Eyl 2024



Gönderi: Yalnızlık Sonatı

Zeliha AYDOĞMUŞ

En sevdiğim şiirlerden birisi...yüreğinize sağlık. Şair şiirin yorumunu, konum bilgisini genel geçer anlamda okuruna bıraksa da keşke Şenol Yazıcı, burkulan yaşamı ya da yaşamları en yumuşak dokunuşlarla anlattığını hissettiğim bu şiirle ilgili detayları, özsuyu nereden fışkırır örneğin, daha türkçesi öz geçmişini bizlerle paylaşsa ne güzel olur. Haksız mıyım?

14 Ağu 2024



Gönderi: Sevdadır

Zeliha AYDOĞMUŞ

PENCERE pencereyi kapama gök dolabilir içeri sen neyi görebilirsin ıslak bir bulutun ağışını mı pencereyi kapama kuş dolabilir içeri sen neyi taşıyabilirsin kırık bir dalın yükünü mü Pencereyi aç soluğun çıksın dışarı sen büyütmedin mi ciğerinde onu Kokusu hayatı yıkasın diye Pencereyi aç sesin sarsın dünyayı duyulur elbet ta ötelerden Yürek kendini tanır Arkadaş Zekai ÖZGER

10 Ağu 2024



Gönderi: SİVAS

Şenol YAZICI

Yusuf AKSOY , Yakınlarımızda olan, ülkemizde yaşanan, hele çağdaşı olduğumuz, aynen yaşadığımız ve taraf olduğumuz yürek kanatan olaylara edebi olarak bakmak ve anlatmak gerçekten çok zordur. Bu ANMAlara her seferinde davet yapılmadan katılmanız, maviADA'daki tanık olduğum bakışınız, ilginiz, aydın duyarlılığınız alkışlanacak türden... " aldan al, sarıdan sıcak rengini saçıyor gökyüzüne teslimiyete eyvallah etmeyen otuz beş Can otuz beş Dünya şimdi" Ayrıca giderek daha iyisini başardığınız edebi yetkinliğiniz için de tebrikler...

01 Tem 2024



Gönderi: AŞK DERLEMELERİ

Erhan Tığlı

Yazımı resim ve desenlerle bezediğiniz için teşekkür ederim.

Görüntü

22 Nis 2024



Gönderi: YENİDEN

Erhan Tığlı

Çağrı niteliğindeki bu şiiri beğeniyle okudum. Mevlana'nı "yeni şeyler söylemek lazım" deyişi aklıma geldi. Yerimizde saymamak için yeniye yönelmemiz, yenileşmemiz gerek.

04 Nis 2024



Gönderi: KAZ KADAR OLAMIYORUZ

Erhan Tığlı

Kazlardan ibret alacağımıza onları sövgülerimize konu eder, kızdıklarımıza kaz kafalı deriz.

04 Nis 2024



Gönderi: Mavi Boncuk

Sen Yaz

İbrahim TIĞ, "sefa geldin hoş geldin..." Koray Avcı der ya; "Sen bana geç geldin, ben sana erken..." aynı öyle... Hayat bu; 20 yıl önce kaçırılan fırsatı bakarsın baştan sarar, biz de oturur keyifle izleriz. Kuşkusuz yaşamın başka yanları da vardır sakladığı, hoş geldin de der hayat, anlarsan... onları da görecek gözümüz varsa: " bugün günlerden güzellik, sefa geldin hoş geldin "

26 Mar 2024



Gönderi: HAYAT GÜLÜŞÜNDE

Erhan Tığlı

Yıldızlı gözlere ballı gülüşlere ihtiyacımız var güzel bir gülüş gönlümüzü güllerle donatır bahçemizdeki ayrık otlarını taşları dikenleri temizler.

Görüntü

17 Oca 2024



Gönderi: KÖPEKLER

Erhan Tığlı

Dört ayaklı köpeklere sözüm yok, kızdığım iki ayaklı köpeklere ya da köpekleşen kişileredir.

Görüntü

17 Oca 2024



Gönderi: MONTAİGNE

Erhan Tığlı

DOST SELAMLAR Dostluk çiçektir hiç solmayan yaprağında dalında leke kir barındırmayan bizi kötüden çirkinden kurtarıp doğruya iyiye güzele taşıyan

16 Ara 2023



Gönderi: Tarih Sayfalarından Günümüze Gizemli Bir Mekan Pera Palas

Erhan Tığlı

Oteli ziyaret ettiğim için mutluyum.

09 Ara 2023



Gönderi: ORHAN KEMAL

Erhan Tığlı

Orhan Kemal çok sevdiğim bir yazardır. Çoğu öykülerini, oyunlarını okudum. Kendisini gördüm ama o zaman tıfıl bir yazar olduğum için konuşmaya çekindim. Adı gibi Kemaldir o. Sevdiğim üç kemalden biridir; Mustafa Kemal, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal. Yayınevi ve kitapçılar tarafından çok sömürülmüştür.

03 Ara 2023



Gönderi: ASPİRİNLİ KURTULUŞ

Erhan Tığlı

Her hastalığa ve ağrıya sızıya aspirin verir, lak lakla vakit geçirir politika madrabazları

03 Ara 2023



Gönderi: CHP KURULTAYININ ÇAĞRIŞIMI

Mavi Işık

Niyazi Uyar, Eline diline sağlık. Kılıçdaroğlu ve CHP ile ilgili bu kadar net, yargıları isabetli ,sözü dolaştırmayan, olması gerekeni söyleyen, hem nalına hem mıhına vuran en azından vurmaya çalışan bir yazı sizinki. Biz ne dersek diyelim, zaman Kılıçdaroğlu ve dönemini gerektiği gibi değerlendirecektir, ve çok da itibarsız bir yeri olacağını sanmıyorum. Yine de genel beklentinin aksine, CHP'nin gerekeni, yoluyla yapan milletvekili ve delegelerini de tebrik etmeli, o başka bir konu. Benim asıl övgüye değer bulduğum, sanırım yazı nöbetiniz dışında ülke gündemi de olsa, maviADA yönetimi işaret vermemişse çok gözükmüyordunuz. Oysa bugün ilk kez siz ve Yusuf Aksoy gündeme yönelik harika iki yazıyla ortaya çıktınız. Teşekkür ederiz. Devamını bekleriz. Galiba maviADA şimdi AİLE oluyor ...ve sizler de gerçek YAZARLAR... Yolunuz açık olsun...

07 Kas 2023



Gönderi: İLHAN ERDOST

Mavi Işık

Cehennem gibi bir geçmiş... Okurken o günleri birebir yaşadığımızı düşünemiyorum, kabullenemiyorum. Toplum olarak ne çok bagajımız varmış...ve ne çok kirlimiz. Önemli bir görevi siz yerine getirdiniz, elinize sağlık Yusuf Aksoy.

07 Kas 2023



Gönderi: GÜN DOĞMADAN NELER DOĞAR

Erhan Tığlı

Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyelim arkadaşlar

03 Kas 2023



Gönderi: Nazilli Cumhuriyeti

Erhan Tığlı

Nazilliliyim ama bunu duymamıştım. Demirci Mehmet Efe gaddar biriydi, tek adam olmaya özenmişti, çoğu kişinin düşmanlığını kazanmış, hatta Atatürk'le pek uyuşamamıştır. Yörük Ali ondan daha insancıldı.

30 Eki 2023



Gönderi: Bu Sabah İçimde Bir Tazelik Var

Erhan Tığlı

CUMHURİYET PINARI Odur yurdumuzun canı cananı kanı kemiği eti Karanlık gecelerimizin ayı yıldızı Ondan aldığımız esinle hızla Kurtardık tutsaklıktan benliğimizi *** Cumhuriyet bizim şanımız Uygarlık tüten ocağımız *** Onunla yerle bir oldu karanlık korku Odur kovan her türlü zulmü saltanatı Yüceltti kültürümüzü ve sanatı Koştu doludizgin ileriye erdemli atı *** Cumhuriyet bizim şanımız Bağımsızlık bayramımız! Erhan Tığlı

29 Eki 2023



Gönderi: HAYAL KIRIKLIĞI (2)

Erhan Tığlı

İnsanın yaşı ilerlese de öğreneceği çok şey vardır. Ben de bu yazıdan öğretmen olanın bile öğreneceği çok şey olduğunu öğrendim.. İnsan tamam, oldum dememeli, hayatı boyunca, öğrenmeye yönelmeli, olaylardan ve anlatılardan ders almasını bilmeli.

21 Eki 2023



Gönderi: SARNIÇ

Erhan Tığlı

Acı tatlı anılar yıllar geçtikten sonra bile unutulmaz. Önce acı gelenler yıllar sonra tatlı gelir. Keşke o yaşta olsak da o günleri görsek, denilir.

21 Eki 2023



Gönderi: İNSANLIK MI?

Erhan Tığlı

Şiiri beğeniyle okudum. İnsanlık savaşlarla, kin ve nefretle yerlerde sürükleniyor, sevgi ve dostluk olmayınca insanlık kör kuyulara düşüyor ve düştüğü kuyudan bir türlü çıkamıyor.

20 Eki 2023



Gönderi: SAVAŞI DURDURALIM

Erhan Tığlı

Haklısınız. Savaşı durduralım. Barışın gözlerine öpücük konduralım, kin ve nefret ateşini söndürelim

19 Eki 2023



Gönderi: İŞGALİYE VERGİSİ...

Erhan Tığlı

Yazımı görsel imgeyle zenginleştirdiğiniz için teşekkür ederim. Bu yazımı vergiden kurtulmak için bile olsa, okuyanlara, yorum yapanlara teşekkür ederim.

18 Eki 2023



Gönderi: KIRIK KALEM

Erhan Tığlı

Ben hem kalem hem bilgisayar kullanıyorum. Yazı ve şiirlerimi önce kalemle yazıyor, düzeltmeler yaptıktan sonra bilgisayara geçiriyorum. Zamana uymak gerek. Hiç kalem kullanmadan yazmak yanlışlık ve hatalara yol açabilir. Bunun örneklerini sitelerde yazanlarda, facebook ve emaillerde çok görüyoruz.

17 Eki 2023



Gönderi: Muzaffer İZGÜ

Erhan Tığlı

Kendisiyle konuşup sohbet ettiğim için çok mutluyum. Çocukken çok çile çekmiş. Çocuklar okuyup mutlu olsunlar diye çok çocuk kitabı yazmıştır. Hayatı böyle acı içinde geçen bir kişinin gülmece kitabı yazması ilginçtir. Belki de dertliler okuyup gülsün, geleceğe umutla baksın diyedir.

16 Eki 2023



Gönderi: Kanadı Kırık Turna

Erhan Tığlı

Öyküme yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Turnaların kanatlarının kırılmaması dileğiyle dost selamlar.

16 Eki 2023



Gönderi: Bir Asrın Şairi Fazıl Hüsnü Dağlarca

Erhan Tığlı

Fazıl Hüsnü Dağlarca İçin Erhan Tığlı · Son düzenleme 6 Mayıs 2021 · 0 dakika okuma Kaydet Fazıl Hüsnü Dağlarca İçin Şiirleriyle gerçekten dağ gibiydi çukurlarda yaşamaktan kurtardı bizi dağ başlarına çıkardı şiirin duru suyunu içirdi güzelliğe pusu kuran korkulu geçitlerden geçirdi Erdemli(fazıl) ve güzeldi(hüsnü) adı adını hep haklı çıkardı bulanmadan tozlanmadan hep akar akardı Sonunda sonsuzluk denizine vardı. Erhan Tığlı

16 Eki 2023



Gönderi: kanayan

Erhan Tığlı

İlgi ve beğeniyle okudum.

16 Eki 2023



Gönderi: Bir Asrın Şairi Fazıl Hüsnü Dağlarca

Erhan Tığlı

Fazıl Hüsnü Dağlarca çok sevdiğim, tanışma, konuşma onuruna eriştiğim bir şairdir. Adı gibi fazıl, soyadı gibi dağlarcadır o. Edebiyat fakültesindeyken kendisini şiir okumaya davet ettik gelmedi. Dili biraz peltekçeymiş galiba, Şiirini gerektiği gibi seslendiremeyeceğini, hayal kırıklığı yaratacağını sanıyordu. Fiziği de hayal kırıklığı yaratabilirdi. Kitabevinin vitrinine yazdığı karşı şiirleriyle topluma sesleniyordu. Bir zaman oldu, çok şiir yazmaya ve soyutlaşmaya başlamıştı. En sevdiğim şiiri Kızılırmak Kıyıları şiiridir.

15 Eki 2023



Gönderi: Yeni Yayın Dönemine Başlarken maviADA Dergisi

Erhan Tığlı

Siteniz hem ileti hem görsellik açısından göz ve gönül doyurucu. Başarılarınızın devamını dilerim, dost selamlar.

Görüntü

13 Eki 2023



Gönderi: HAYAL KIRIKLIĞI (1)

Erhan Tığlı

Gerçeklere dayanan yazınızı beğeniyle okudum. Bu yazı günümüze de ışık tutuyor, düşünce ve duygularımızı güçlendiriyor.

12 Eki 2023



Gönderi: Hadi Uyan

Erhan Tığlı

Metin Eloğu şiirlerini beğendiğim bir ressam şairdir. Şiirlerinde alaycı bir hava ve uyarıcı bir eda vardır. Mizah unsurlarına yer verdiği Düdüklü Tencere gibi şiirlerini beğeniyle okudum.

11 Eki 2023



Gönderi: Fakir BAYKURT

Erhan Tığlı

Fakir Baykurt tanışma ve konuşma onuruna eriştiğim ve çoğu romanlarını okuduğum bir yazardır. Buradaki öyküsünü de beğeniyle okudum.😍

Giphy

11 Eki 2023



Gönderi: Üşüyorum Baba

Fikret Kuşcuoğlu

Şenol Bey hocam, değerli genel yayın yönetmenim, ''Üşüyorum Baba'' şiirimin yayınlanmasını görmüş olmaktan son derece mutlu oldum, teşekkürlerimi ve sevgilerimi yolluyorum.

27 Eyl 2023



Gönderi: SORUMLU

Aycan AYTORE

Çok doğru, 74 ağzımıza bir parmak balın çalındığı bir milattı . Ecevit Kıbrıs'ı fethetmiş, Amerika'ya kafa tutmuş, mavi gömleğiyle iktidardaydı. Dört yan umuttu. Şili'de Allende'nin başına gelenlere de "Burası Türkiye," deyip bakmıyorduk. "Çehennemi zemherilere açılan bir bahardı." Ankara'da o bahar uzun yağmurlar yağmıştı. Bozkırda yağmur bahardaysa güzeldir. Çankaya'da Akün sinemasında izlemiştik filmi. Bizi anlatıyordu, ama bu kez ne düşündüğünü, ne istediğini , ne söyleyeceğini bilen birini seçmiştik sözcü olarak... Salonu tıklım tıklım dolduran hepsi genç, çoğu üniversiteli izleyiciler, başından kazanacağı kesin belli bir hikayede olduğunu anlamış, hemen her sahnede Güney'in sözünü bitmesini beklemeden alkışlarla yıkıyordu sinemayı. Filmin sonunda bir silah sesi geliyordu, yozlaşan kentliyi cezalandıran. Nasıl alkışlıyorduk, ama... "Moderniteyi kalbinden yediğimizi " hiç düşünmeden. Toplumsal yozlaşmalara, hele sosyalizme bu denli kolay yargı getirilemeyeceğini, filmin iyi niyetli ama sığ, katı ahlakçı bir yorum olduğunu hiç aklıma getirmedim, Milenyuma değin de alkışladım, ta ki bizim o zamanki halimiz gibi iktidara aç bir başka grubun sahneye çıkışına kadar. Ne çok benziyorduk, tanrım, ne çok... Doyumsuz açlığımızdan tut da , heyecanlarımıza, bağnazlığımıza kadar...

23 Eyl 2023



Gönderi: Yılmaz GÜNEY

Şenol YAZICI

Bana öyle gelir ki sonunda GÜNEY, kovboyculuk oynamaktan, devrimci bir başkaldırının acemice sıvandığı aksiyon filmlerinde rol almaktan, sözü dolaştırmaktan yorulmuş, bıkmış, korkuyu aşmış ya da her ne ise... bir yoluyla siyasete bodoslama dalmış ve toplumun çoğunluğunun canı gönülden istediği, hazır olduğu, meramını direk damardan verdiği filmdir ARKADAŞ. Sonuçta 74 öyle bir milattır; cehenneme açılan bir bahar kapısı olacaktır.

23 Eyl 2023



Gönderi: Sen Geldin Sanıyorum

maviADA

Şiirle resmin uyumu çok hoş olmuş...

14 Eyl 2023



Gönderi: AKŞENER BU ÇIKIŞI NEDEN YAPTI?

Şenol YAZICI

Ben burayı çok ilginç buldum. "erkek egemen bir anlayış" Malumun ilanı, ilk gençliğimizden bu yana dillerde pelesenk olmuş bu deyişin neresi ilginç diyeceksiniz şimdi. Bilmem...ama Sarıhan gibi yaptığını, yazdığını bilen bir yazarın AKŞENER'in Kılıçdaroğlu'na itirazını inceleyen bir yazıda boş yere bunu konu etmeyeceğini düşünüyorum. "Fikir Kulupleri Federasyonuna bağlı Gazi Eğitim Enstitüsü Fikir Kulübünün (daha sonraki adıyla Gazi Eğitim Enstitüsü Devrimci Gençlik Derneğinin) 40 kurucu üyesinden 21’i kız. 60 Kişilik Ülkü Ocağı üyeleri içinde ise tek bir kız yok! Bunun nedeninin ne olabileceğini sorduğum birkaç arkadaş Ülkücülerin feodal bir kültürün taşıyıcıları olarak erkek egemen bir anlayış taşıdıklarını söylediler. Kanımca bu gerçeği kısmen teslim ediyor. 1968 başkaldırması denilen gençlik hareketi, her ne kadar halk iktidarını hedeflemişse de, bu hareketim mensupları da erkek egemen bir anlayıştan bütünüyle sıyrılabilmiş sayılamazlardı. Bugün de hâlâ böyleyiz. "

11 Mar 2023



Gönderi: Bir Kusur

Mehmet Çoban

Hata yok, yola devam

30 Eki 2022



Gönderi: İNSAN YAŞAMI ÜZERİNDE NE KADAR ETKİNDİR

Sen Yaz

Şimdi anladım, İNSAN neden başkalarının hayatına bilip bilmeden bu denli müdahale eder; kendi yaşamında hiç etkin olamayınca ...

14 Eki 2022



Gönderi: Gitmekse

Sen Yaz

Zeliha AYDOĞMUŞ, mavADA'ya katılmanız 3 yıla yaklaştı, bu süreçte her zaman maviADA'nın en çalışkan şairlerinden yazarlarından oldunuz, teşekkür ederiz. "SANKİ BEN" di ilk yayınlanan şiiriniz ve hoş desenli bir doruktu. Her zaman güzel şiirler yazsanız da, benim gözüm hep o ilk şiirinizdeki tadı aradı. Şimdi bu şiirde yakaladığınız anlatı rahatlığı, kullandığınız hayatın içinden, yerine oturan imgeler, geliştirdiğiniz dil en yükseğinden dağ oldu. Ayrıca maviADA'nın görünür biçimde ilham verdiği, kendini aşan şairi olarak anılacaksınız. Bu da bize, maviADA'nın bir sanat atölyesi gibi yararlı olduğu düşüncesiyle moral verecek. Tebrikler

01 Ağu 2022



Gönderi: Ben Aydınlıkçı İken-2:TÖB-DER’DE AYDINLIKÇI KOL

Sen Yaz

Merhaba Zeki SARIHAN, Yaşam deneyimlerinizi birer ders notuna döndürdüğünüz, çıkardığınız sonuçları bir insanın en bilgece bakışıyla yer verdiğiniz yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Bu yazıdaki şu saptama ne kadar ilginç: "...1975 yazında yapılan TÖB-DER kongresine Devrimci Muhalefet Hareketi adına sunduğumuz ve TÖB-DER genel merkezini revizyonist olarak eleştirdiğimiz broşürü ben kaleme almıştım." Hepimizin yaptığı....Dahil olduğumuz her eylemde ilk hazırlığımız hep buydu: Olumlu tek örnek görmez, kusurları işaret ederdik.. Üstümüze de yoktu. Kronik hastalığımızı buldum, Son olarak İmamoğlu'nun Karadeniz gezisinde insafsızca kullandığımız, bindiği dalı da kesen korkunç bir silah bu. Bu ilkel ve kolaycı özelliğimizi terk etmediğimiz günce, dünya durdukça "ötekiler" kazanacak.

06 Haz 2022



Gönderi: Sen Kış Olduğunda

maviADA

Özgünlüğü, ilk yayım olması, temasal bütünlüğü, sevimli imgeleriyle...AYIN YAZISI'na uygun bir seçim...

30 May 2022



Gönderi: maviADA 2021 Yıllığı

Semihat KARADAĞLI

Emeklerinize çok teşekkürler.

14 Mar 2022



Gönderi: Çağımızın Pir Sultanı Âşık Mahzuni Şerif

Handan Oran

emeklerinize sağlık ne güzel kapsamlı bir araştırma yazısı hazırlamışsınız keyifle, hüzünle bir çırpıda okudum sevgiler

03 Mar 2022



Gönderi: AH ERCİŞ AH (ÜÇ KEM ANI)

Şenol YAZICI

Sevgili Niyazi Uyar. Geçmiş olsun diyeceğim ama görünen bunca yıldır geçmemiş, aksine derin bir travmaya dönmüş. Anlattıkların başka bir giynekte de olsa hepimizin yaşadıkları. Yerelden çapsız yöneticilerin, saygınlık ve güç oluşturmak için kimi zayıf örnekleri seçip terör estirdikleri, işe kutsiyet katmak için de moda bir anlayışı; siyaset, mezhep, ırk ... gibi, öne çıkarıp böylece davasına bağlı adam imajı verip güçlendikleri, taraftar topladıkları, o günün sık görülen örnekleriydi. Sen akılcı davranmış, sabırla aş-ama-mışsın, hala Erciş'ten sevgiyle söz ediyorsun; benzer şeyleri yaşadığım, hapse düşmeme, öğretmenlikten atılmama neden Sivas'ı yıllarca derin bir nefretle anardım. Zaman içinde tanıdığım birkaç Sivaslıya karşı hep önyargılıydım. O dönemin ve insan oğlunun iğrenç yanları... Hoş bugün değişen ne var; o zaman hemşericilik, şimdi de iktidar partisine yakın olmak... ötekiler zenci... Bugün başka bir tehlikede seziyorum ben. Güç odakları, bol paralı adamlar, devleti kontrol edebilen güçler... Feto böyle bir şey değil miydi? Asla Atatürk'ün idealize ettiği çağdaş... bir ülke olamayacağız geliyor bana bazen. Ben hiçbir yerde, birlikte çalıştığımız İzmir Bornova Anadolu Lisesinde bile ülkemdeyim diye hissetmedim, hep gurbetçiydim. Yani yabancı... Bunun sizi de ilgilendiren yanları da olduğu için belki anımsarsın, edebiyat öğretmeni olduğum halde beni Türkçe derslerine girmeye mecbur etmişlerdi. İtirazıma, "ben o derslere girmem" deyişime, o köylü müdür de yasal çerçeveden bakacak yerde, mahallenin kendinden emin delikanlısı havasıyla racon kesip "müstafi olmaya hazırsan girme," diye yanıt vermişti, en ham doğulu ağzıyla. Bilirsin, ondan sonra bir ay hiç okula gitmeden maaş almıştım, öğretmenlikten de atılmadım. Çünkü ruhum hala gurbetçiydi, ama sistemin puştluklarını sonunda öğretmişlerdi bana, öyle ki o müdürü oraya atayan ağababasını tanıyordum artık. Galiba biz romantik idealistler sonsuza değin yabancı kalacağız, bu dünyada... Ötekine ise, bilmem... Çok kalmadı, göreceğiz.

24 Şub 2022



Gönderi: DOĞADA AYAK İZLERİ

maviADA DERGİSİ

İşin acemisi bir yürüyüşçü için samimi bir yazı, daha iyisi için insanı beklentiye de sokuyor. Ne var ki iskandili içine sarkıtmış, hep içinde geziniyor, oysa okur olarak ben de onunla KARAGÖL'ü merak ediyordum, hiç mi görülecek yer yoktu orada? Bizi de gruba katacağı, gezdireceği farklı yazılar bekliyoruz.

04 Şub 2022



Gönderi: İSTİYORUM

Semihat KARADAĞLI

"Bulut diyorum, bulut, Toprağa yerden akıtsın Gözyaşlarını, Güneş hep gökte asılı kalsın Ay’la birlik." Harika betimlemeler. Kaleminiz var olsun.

23 Oca 2022



Gönderi: Mavi Gözlü Dev: NAZIM HİKMET

Aycan AYTORE

Elinize sağlık Semihat Hanım.

15 Oca 2022



Gönderi: SEN HASTA OLMA DEMİR

Şenol YAZICI

Geçmiş olsun Niyazi Uyar. Ne güzel anlatmışsın. Demek seni torunlar motive ediyor. Nazar göz değmesin, topaç gibi maşallah. Hiç de hasta olacak gibi durmuyor oysa

06 Oca 2022



Gönderi: SABIRA YAĞAN

Şenol YAZICI

Şiirin giderek şıklaşıyor Yusuf Aksoy . Kitaplı şair olmak sana boyut katmış, başka bakıyorsun. İster şair olsun ister doktor, insan olanın, bir doğmanın dili olmadan da hangi alanda olursa olsun işin layığını yapacağına inanırım. Çünkü vicdanı olan, egemenlere muhalif, haksızlıklara karşı, mazlumdan yanadır. Bakma sen bizdeki din bezirganlarına, bu her dinin de buyruğudur, akılla, bilimle donanmış çağdaşlığında... Bu şairi özgürleştirir. Arada bir de olsa dünyada anlatmaya değecek, güzel şeyler de olduğunu görürüz.

Bağlantı

03 Oca 2022



Gönderi: Bildiğin Kadar Yalnızsın

Nurten B. AKSOY

"her zaman yalnızdım yanardağlar kadar yalnız ey kafiye sevenler, şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız! nankörlük etmeyeyim gene de, yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız..." Murathan MUNGAN

17 Ara 2021



Gönderi: ACILARLA SORULARLA

Nurten B. AKSOY

Metin Altıok sevdiğim şairlerden, o nedenle bu güzel şiirini ben ekledim... Beğeniniz için teşekkür ederim....

15 Ara 2021



Gönderi: RÜYA

Nurten B. AKSOY

Şenol Yazıcı, çok teşekkür ederim...

15 Ara 2021



Gönderi: ACILARLA SORULARLA

Şenol YAZICI

Güzel seçim. "Yıllar önce Ölümü seçen sevgilim Bunca sevgisizlik içinde İyi biliyordu Yetmeyeceğini İki kişinin birbirine. Bu yüzden döşeğinde Ölümle buluştu." Metin Altıok'un özelliği, sesini yükseltmeden en özele dokunmak... Hanımelleri gibi, bakmazsan göremezsin, sadece sarhoş eden bir koku...ama onlar varsa dünya güzeldir. Kim seçmişse eline sağlık.

15 Ara 2021



Gönderi: ŞİİR ÇOK OLMAKTIR

Zeliha AYDOĞMUŞ

Teşekkür ederim değerli katkınız için öğretmenim...dilerim görürüz. Haklısınız paylaştığınız kısım iki satırlık bir paragraftı ilk yazdığımda, sonra yaptığım eklemelerle hem paragrafı hem yazıyı yormuşum.

14 Ara 2021



Gönderi: ŞİİR ÇOK OLMAKTIR

Şenol YAZICI

Başlık çarpıcı... "Beyaz bir gül bırakmalı her şiirin dibine ve insanın özünden verilmeli can suyu ki bilinsin; yaşar, dalı, dikeni, çiçeği ve saflığıyla uzanırsa gökyüzüne, olmuş, mayası tutmuştur... değilse, yürekleri sarıp sarmalamıyor, yeri geldiğinde sarsıp kendine getirmiyorsa, yeni yeni insan, doğa, yaşam bilgileri edinip duygu dağarcığında işledikten sonra şiirlerindeki renk(sözcük, imge, vs.) sayısını artırmıyorsa, gidilen yol yol değildir. Bu durumda da durmadan kendini tekrarlaması, verdiği eserler bakımından okurlarına hep aynı şiiri okuyormuş duygusunu yaşatması kaçınılmaz olacaktır." Nasıl başardın bunu?.. Yazıdaki düşünce damlaları da hoş. sürükleyen bir ırmak olmasına daha var ama... Bunun ilk adımı herhalde özentisiz bir dil, kendi olan bir dil...Başat temayı gözden kaçırmayan işlek bir zeka... "Çok olan"sevilmez, ama başarırsa saygı görür. Göreceğiz.

14 Ara 2021



Gönderi: RÜYA

Şenol YAZICI

Nurten B. Aksoy, Küçücük bir yazıya bütün ayıpları, hasretleri ve erdemleriyle insanlık tarihini sığdırmışsın. Hem de ne güzel... Tebrikler.

14 Ara 2021



Gönderi: ALMANYA’YA GÖÇÜN 60. YILI

Şenol YAZICI

"... Yurt, vatan sadece toprak değil, kokusunu her an hissettiğin eşin, evlatların ve yakın akrabalarındır da. Onlar da ‘gurbeteyse’ sıla vatan olmayacak mıydı? Tam olmasa da hem oralı hem buralı olmanın beklenmeyenleri ile dolu uzun bir hayat. Hayallerin bulanıklaştığı, cesaretin yerini korku ve kaygıların aldığı perişan bir yaşam maalesef ilk kuşak göçmen işçilerimizin çoğunluğunun ‘kaderi ‘oldu. " Başarıyla işlenmiş, güzel bir konu,..

14 Ara 2021



Gönderi: YALOVA'da SONBAHAR

Şenol YAZICI

Yalın bir anlatım, özenmeyen, kendi olmayı başaran güzel bir yazı olmuş. Hep derler ya ; yerelden başlanıp evrensele gidilir. Bunda büyük anlamlar aramamak gerek. Özetle dünyayı anlamanın yolu, kendini anlamaktır. Anlatmaya da öyle başlamalı. Yalova sizinle eski ihtişamını hatırlayacaktır. Tebrikler

10 Ara 2021



Gönderi: FIRDÖNDÜ

maviADA

Niyazi Uyar , enfes bir yazı olmuş . Gözlemim doğruymuş, düşünce yazılarına yatkınlığın var. Belli ki öyküye meylin daha çok, ne var ki öykü, bir ciddi motivasyon istiyor, onu tutturursan sorun yok. Ama denemeler kültürel alt yapınla ağzından dökülen kadarıyla bile okuyana da iyi gelecektir, sana da terapi etkisi yapacaktır.

09 Ara 2021



Gönderi: ŞAŞIRTMA GECESİ

Semihat KARADAĞLI

Ortalığın sessizliğini bozmaksa Yıldız Hanım‟a düştü. “Bütün evlatlar böyle mi bilmem ama, okumuş kısmının yürek bağları çabuk kopuyor. Padişahlar gibi önce yakınlarına kıyıyorlar." "Yeni komşuların şaşkınlıklarına sığmıyordu kendine gelişleri. Denizden imbat, imbattan martı, martıdan dostluk, dostluktan gece yaptıkları… Hepsini kitaba sarıp kıvandıkları…" Ne kadar hoş bir öykü.

04 Tem 2021



Gönderi: Aramızdan Bir Kimse Emir Aksoy

Nurten B. AKSOY

maviADA güzel yorumunuz için Emir Aksoy ve ben çok teşekkür ederiz...🍀

19 Haz 2021



Gönderi: Aramızdan Bir Kimse Emir Aksoy

maviADA

Çok hoş, yumuşak bir yorum, Tebrikler... Nurten B. Aksoy sizi de ayrı kutlarız... Uzmanlıkların kaleler haline getirildiği günümüzde çok yönlü çocuklar yetiştirmeyi başarmak kolay iş değil.

19 Haz 2021



Gönderi: ÇOCUKLAR

Semihat KARADAĞLI

"Akıllı telefonlarla aklı alınan çocuklar Işığa koşan pervaneler gibi Şartlanmışlıklar altında uyuşmuş Uyanmaya hasret."

05 Haz 2021



Gönderi: KİMSE Hala BİZiz.

Semihat KARADAĞLI

"İyi de dergi zor işti, en azından ekonomik destek isterdi, tekelci sermayenin el attığı bir alanda var olabilir miydik? Bize el verecek, ama ruhumuzu satın salmaya kalkmayacak, güvenecek kimse var mıydı? Onlar yerli filmlerde ve masallardaydı. Yılmadık, ararken bulduk. Kimse bizdik. Çaresiz ellerini yüreğinin ve aklının ceplerinde gezdirip kendi rüzgârını yaratabilen herkes de, hatta yaratmaya uğraşırken yenilenler de bizdendi. O zaman kimse bizdik, kimse sizdiniz… Birlikte kendi ADAmızı yaratacaktık. " Mavi ada'nın kalemlerinin mürekkebi dayanışması ve yolculuğu hiç bitmesin. Yazan kalemlerin yüreklerin hepsi birden olunca ada güzel yazan kalemlerin çeşitliği arttıkça çiçek bahçesi gibi renkler ve kuşlar kelebekler güzellikler çoğalacaktır. Güzelliklerin hiç bitmeden çoğlacağı bu umutsuz günlerde bile kalemlerden umut çiçeklerinin çoğalacağı umudumla hep birlikte var olalım.

23 May 2021



Gönderi: Rondel II

Zeliha AYDOĞMUŞ

SELAM Yalnızca kadehtir bunlar Bu köpük, bu erden dize; Denizkızları denize Dalmış, fır fır dönüyorlar. Kara kış ve yıldırımlar, Eş, dost, arkadaş biz bize Mavi sulara, denize Yelken açtık.. Ey dalgalar! Çöktü üstüme esriklik Gemi nice sallansa da Bu selamı uzaklara. Götüreceğim ben dimdik! Yalnızlık, kayalar, yıldız.. Ak hüzünlü tuvalimiz. Çeviri: Erdoğan Alkan

23 May 2021



Gönderi: Bayram Armağanı

Zeliha AYDOĞMUŞ

Bayram şekeri ne güzel ne renkliymiş...Acıya bile birlikte direnişin tadı olsa gerek. Dergi daha bir maviye kesti...Emek veren maviADA Yönetimine, sonsuz teşekkür, sevgi ve saygıyla. Herkese mutlu bayramlar, sağlıkla gelecek nicelerine hep birlikte...

Giphy

12 May 2021



Gönderi: Anneler Günü

Semihat KARADAĞLI

Gömme

09 May 2021



Gönderi: Köy Enstitülerini Menderes mi Kapattı?

Şenol YAZICI

40'lı yıllar, Türkiye'nin 90'lı yıllarına hatta günümüze de benzer; gariplikler ve çelişkiler çağıdır. Kuşkusuz azıcık daha bekleseydi Demokrat Parti, enstitüleri kapatmakta hiç tereddüt etmezdi, 18 yıl Türkçe okunan ezanı Arapça yapmak , satın aldığı buğdayı halka daha ucuza satmak gibi popülist eylemleriyle iktidarda kalmayı başaran, bir toprak ağası da olan Menderes, bunu da kutlu bir zafer ilan ederdi. Ne var ki gerçek bu değil. Köy Enstitülerinin dönemin CHP'si ve İnönü eliyle kapatıldığını 70 yıl sonra bile diyememek, buna çoğunluğu toprak ağası ya da eşraf beyi o dönem CHP'sine şimdi bile kabul edilecek bir gerekçe aramak ne kötü... Herhalde İnönü'yü doğuştan "Ortanın Solu" dahası "piri" sanmakla ilişkili bir hal olsa gerek... Bu bakış onun olumlu yaptıklarını da gölgeleyecek bir bakıştır. Oysa ne hazin çelişkidir ki; "tabutlukların" mimari olduğu gibi 40'lı yılların sonunda da ABD güdümünde "kominist avcılığının"da mimarı olacaktır. Belki de siyasetin acıklı şovuna örnek bir temsildir hepsi. Olan da Köy Enstitülerine, Sabahattin Ali'ye, Nazım Hikmet'e ve ülkemize olmuştur.

18 Nis 2021



Gönderi: Hangi Kültür Hangi Edebiyat

Semihat KARADAĞLI

"Şimdi bizden izler taşıyan, bizi konu alan, sığınacağımız, dersler çıkaracağımız, ruhumuzu yükseltecek, bizi olduracak kitaplarımız da yok. Peki, bu karmaşada yenidünyayı ve o büyük ütopyayı kim kuracak?" haklısınız. ancak her şeye rağmen korkmadan yazmaya devam eden düşlerini kağıda aktaran yazarlar şairler var olduğu müddetçe umutsuzluk olmadığını düşünüyorum.

15 Nis 2021



Gönderi: Orhan Veli Kanık

Semihat KARADAĞLI

" Bütün güzel kadınlar zannettiler ki; Aşk üstüne yazdığım her şiir Kendileri için yazılmıştır. Bense daima üzüntüsünü çektim. Onları iş olsun diye yazdığımı Bilmenin…" Anısına saygıyla...

14 Nis 2021



Gönderi: Yaralı Bir Kentin Işıyan Yüzü

Semihat KARADAĞLI

"Kimsenin sanata, güzelliğe aldırdığı yoktu aslında. Her şeyi bozuyor, çıkar için kullanıyorduk. " Tüm olumsuzluklara rağmen güzel bir şeyler başarmak. İşte o zaman insanın yorgunluğu bitiyor. Siz başarmışsınız. Emeklerinize saygılar.

14 Nis 2021



Gönderi: HİÇ KOLAY OLMADI

Semihat KARADAĞLI

"Anlatsam insanların ilgisini çeker mi, bilmem. Anlatılanı dinletmek iyi bir anlatıcı olmak ile doğru orantılıdır. Derler ya “söz uçar yazı kalır,” bu yazılanlar yarınlarda birilerinin motivasyonunun artmasına vesile olur, neden olmasın?" sonuna kadar okuyup küçücük bir çocuğun yaşam mücadelesinde acaba büyükler öğretmenler farkına varıyor mu? Belki de kendi dertlerinden belki de daha 22 yaşında kendisinin bile farkına varmadığı sorumluluğun ağırlığı altında çocukların minicik çocukların geleceklerine yapılan olumsuz anılar. Çok teşekkürler. Herkesin okumasını dilerim.

13 Nis 2021



Gönderi: Aşk'ın Günü

maviADA DERGİSİ

Laf olsun diye yapılmış bir çalışma değil bu SEÇKİ... Özenle yapılan, gerçekten kolayına bulamayacağınız seçkin yazıların yer aldığı bir güldeste, AŞK üstüne... Mümkünatı yoktur ama ola ki unutmuşsanız bile anımsatacaktır. Bilirsiniz bir tek AŞKI anımsamak acı vermez... İyi okumalar.

11 Nis 2021



Gönderi: Boğulan Kadın

Zeliha AYDOĞMUŞ

Teşekkür ederiz maviADA. Destek ve duyarlılığınız, emeğiniz çok değerli...🌷

11 Nis 2021



Gönderi: Boğulan Kadın

maviADA DERGİSİ

İyi fikirmiş. Güzel bir çalışma olmuş. Tebrikler...

11 Nis 2021



Gönderi: KALEMLERİM

Aycan AYTORE

İLKlerin eşsiz tadı... Ne çarpıcı, nasıl muazzam bir duyguymuş; versek tüm bildiklerimizi ve sandığa yığdıklarımızı, yeniden birini tadabilir miyiz acaba?

24 Mar 2021



Gönderi: İstanbul Sözleşmesi

Aycan AYTORE

Herkes bir 104. madde tutturmuş, diyorlar ki; "İstanbul Sözleşmesi" bir kanun hükmündeydi, cumhurbaşkanı da bir kanunu kararname ile değil ancak kanunla kaldırabilir. O zaman eylem yok hükmündedir. Bu az mı önemli, kuşkusuz önemli... Ama sonuçta önemli, şimdi değil. Açarsın davanı iptal edilir öyleyse... İptal kararını uygulayanı bulursan tabi... Ne var ki beni şu an hiççç ilgilendirmiyor. Benim içimi acıtan o değil; benim içimi acıtan "kendimi emanet ettiğim niyet"i çıplak görmek... 10 yıl önce "haneyi korumak için" dünyanın en gelişmiş ülkelerinin kabul ettiği bir evrensel olabilecek uygulama, hamasetle, dedikoduyla, varmış gibi akıl yürütmeyle, kişisel istekle... COVİD 19 kadar tehlikeli bulunmuş ve "ilgilendirdiği bana" hiçbir açıklama yapılmadan yok sayılmış. Keşke kadını çocuğu koruyacak ağır müeyyideler içeren bir kanun dizisi yapıp da dünyaya örnek olsaydık önce, sonra da tükürürüm senin ilkel uygulamana deyip yırtıp atsaydık... Şimdi eski tas eski hamam... "Erkeğim" de antrenmanda; artık evde aklına eseni yapacak, ne Allahtan korkacak, ne kuldan utanacak... Kravatını da hazırladı mahkemeye gelirken takacak... Niyetten uykularımız kaçıyor... Lütfen bu sözleşmedeki, bizi "ahlaksız" yapacak, aile yapımızı yıkacak, haçlı zihniyetinin ayakları altında "marabaya" döndürecek görmediğimiz niyeti açıklayın.

21 Mar 2021



Gönderi: BUZDAN KALELER

Şenol YAZICI

Teşekkürler Zeliha Aydoğmuş! Hele hak etmişsem övgülerini yok mu? Şaşırdığım kadar sevindiğimi belirtmeliyim. Şaşırdım çünkü; yazıdan anladığım kitapları edinip okuyup da haklarında yazdığın süreç galiba dergiden ayrıldığın sürece geliyor. O günlerde bana kızmakla meşgul olduğunu sanıyordum, onun yerine oturup kitaplarımı okuyup bu yazıyı yazman şaşırttı. Yazıyı dergiye gönderdiğin zaman da dergide değildin. Delikanlı kadınmışsın... Sevindim, yanlış anımsıyorsam bağışlasınlar ama bu dergiden yüzlerce insan geçti 20 yılda. Kişisel sohbetlerimizde en az yarısı "şair ül azam" yapardı beni. Öyle ya kerameti olmayanın ardından mı gidilir? Tanımadığım bilmediğim çok kişi kitaplarımla ilgili iyi kötü yazdı, sağolsunlar. Ne var ki yanlış anımsamıyorsam Gülgün Çako'dan sonra dergide bağı olup da kitaplarım hakkında yazan ikinci kişisin. Ötekiler herhalde kayda değer bulmamışlar, nezaketen iltifatkardılar ya da şımarıp şaşırır bu adam diyorlardı. Sense bana kırgınken yazdın. Teşekkürler Zeliha Aydoğmuş! Demek her zaman değilmiş o kural; bazen emek boşa gitmiyor. Teşekkürler.

15 Mar 2021



Gönderi: Yusuf Hayaloğlu

maviADA DERGİSİ

“Kemaliyeliler tümüyle Türk ve Sünni olmalarına rağmen, bizim Zaza ve Alevi kökenli oluşumuzu hiç yadırgamayıp sevgiyle, hoşgörüyle bağırlarına basmış; birlikte barış içinde yaşamanın güzelliklerini öğretmişlerdir bize. Yaşamım boyunca bütün şoven anlayışlara uzak durup ayrım gözetmeksizin herkesi kucaklayan engin bir hümanizmaya ve tasavvufi bir düşünceye sahip oluşumun kaynağı da buradadır.” diye tanımlar yüreğindeki insan sevgisini Yusuf Hayaloğlu. Sadece iyi şair değil gönlü de güzel adammış ...

03 Mar 2021



Gönderi: Che Guevera Günlüğü

Akay Aktas

Çok ütopik hayalci bir yazı. Bürokrasi olmadan okul, maliye, sağlık ...nasıl olur ki. Dağa çıkmış beş on kişi için bürokrasi bir anlam taşımaz ama toplumda kentte zorunludur. Doğan bir bebeği nüfusa kayıt ettirmek bile başlı başına bürokratik bir işlemdir.

27 Şub 2021



Gönderi: VATANDAŞLIK GÖREVİMİ YAPTIM

Şenol YAZICI

Sevgili Zeki Sarıhan. Belleğim beni yanıltmıyorsa sizin eleştiriniz "dini duygu ve eylemlere" değil pandemi gibi toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir bela varken onca insanın devlet eliyle bir araya getirilmesineydi. Bunu ben bile böyle anlamışken... Allahtan "adamı ipten alan avukatınız varmış", ya olmayanlar?... Şaşırtıcı ve üzücü...

25 Şub 2021



Gönderi: Deli ve Dahi

Şenol YAZICI

" Okuduğumda özgürüm" Filmde hapisteki deli rolündeki Sean Penn okumayı öğütlüyor

18 Şub 2021



Gönderi: Doğunun Kadınları

Şenol YAZICI

Günümüz şiirinin yüzaklarından biridir Hilmi Yavuz, salt her biri özenle tasarlanmış inci tanesi imgeleriyle değil, şiirin mutfağına yönelik yazdıklarıyla da... Bir dönem toplum da bunu fark etti, hakkı olan önemi verdi. Ne var ki... Dönemlerinin alanlarındaki en büyükleri olanların Nazım'ın, Sabahattin Ali'nin başına gelen aynı boyutta olmasa da-ki olmasın- onu da buldu, gölgelendi adı... Ne lanet şeymiş bu ülkede siyaset...

17 Şub 2021



Gönderi: Love Story

Şenol YAZICI

Ne kadar akıllı olursanız olun, geçmişi yaşamayan anlayamaz. Daha düne kadar bu ülkenin çok yerinde ebeveynler kız verir, kız alırdı, değil düğün şekline ve yerine karar vermek... Aşk lafta vardı. "Ben Oliver, Sana sevgimi sunuyorum. Sana karşılık olarak kendimden başka bir şey veremem. Benimle bu yolculuğa gelir misin?" O kuşağın en büyük devrimiydi bu sözler. 60'ların sonu bir bahar gibi geldi. Bakmayın erkeninden vurgun yemesine... Kim derdi ki kış geri gelecek, Yoksa hiçbir şey bugünkü gibi olmazdı. Olsun. Yaşaması ve umudu güzeldi; hem Jenifer ne diyordu: "Aşk hiçbir zaman pişman olmamaktır." Sefamız olsun...

14 Şub 2021



Gönderi: DEĞİRMEN

Semihat KARADAĞLI

Değirmen Sabahattin Ali'nin ilk yazdığı kitaplardan birisidir. İçindeki öyküler hepsi bir birinden etkileyicidir. Değirmen Öyküsü hem hüzünlü hem de anlamlıdır. Teşekkürler.

14 Şub 2021



Gönderi: Sevgililer Günü Çiçeği

Semihat KARADAĞLI

Aslında istenen çiçek değildi. Erkeklerin anlamadığı buydu. Kadınlar içine sevgi sunulmuş güzelliklerin kendilerine sunulmasını bekliyordu.

14 Şub 2021



Gönderi: Sevgililer Günü Çiçeği

Şenol YAZICI

Hoş bir anı. Kuşkusuz çok içten ve ironili... Yine de her şakanın bir gerçek yanı da vardır. Aramızda en umur görmüş Zeki Sarıhan böyle diyorsa doğru olmalı... Ne var ki bundan köylülere iltifat mı yoksa yergi mi çıkarmalı? Oysa kendi kentimde çalıştığımda bana canlı tavukları bile bağırta bağırta getiren köylü yakınlarımı anımsarım; ne sevimliydiler. Gerçi ardından gelecek beklentilerini düşündükçe ürperirdim ayrı. Hediyeyse kork derdi yıllarca içim; diyeti ağır olacak diye, demek ondan... Galiba Şükrü Erbaş'ın hakkını yedik "köylüleri niçin öldürmeliyiz" şiirini kınarken... :)

14 Şub 2021



Gönderi: Bir Küçük Dev Adam

Nurten B. AKSOY

Işıklar yoldaşı olsun...

10 Şub 2021



Gönderi: Yaşama Sevinci

Akay Aktas

Peh.Bozuk parke yolda giden bir Daşka gürültüsü gibi.Kafiye yok.Vezin zaten yok.Ritm yok.Dünya gerçeklerinden uzak hayalci ütopik bir karalama.Şenol Allahaşkına sen yazdığın şiirleri okumuyor musun.Nasıl onları da bunu da beğenirsin.Müzik enstrümanları belli bir ritm ve nota kompozisyonunda çalınmazsa musiki olmaz.Şiire gelince niçin rastgele kelime ve cümleler şiir oluyor anlayamıyorum.Kendine haksızlık ediyorsun azizim.

07 Şub 2021



Gönderi: Ses

Şenol YAZICI

Sevgili Nail Uyar, azıcık utansam da itiraf etmeliyim çok hoşuma gitti. Neden bunu saflıkla belirtiyorum derseniz; en çok sizi hayal kırıklığına uğratmadığım için... Kendim gururlanırken, sizin adınıza sevindim. Anımsar mısınız, 10 yıl önce de siz buna benzer bir eleştiri yapmıştınız ve maviADA'da yayımlanmıştı, belleğim bana oyun etmiyorsa bizden önce de Ege'de bir dergide yer almıştı? Aradan onca zaman geçtikten sonra hiç yüzyüze gelmediğim, şahsen tanışmadığım deneyimli bir öykücünün aynı yargıyı yinelemesi mutlu etmez mi insanı? Eski sevgililerin çok azı, bunca öğrenmişlikte aynı güzellikte gözükür. Ya aksi olsaydı? :) Derler ya, ölsem de gam yemem... Yaptığım buza yazı yazmak değilmiş... Teşekkürler. O yazıyı görmek isterseniz; AŞKARAYAN’daki “SES” (adadergi.com)

Bağlantı

07 Şub 2021



Gönderi: Ses

nail uyar

Ses öyküsü Şenol Yazıcı'yı ölümsüzleştirmiştir. Kim ne derse desin. Türk edebiyatında bir benzeri var mıdır? Bilmiyorum. Ben duymadım, görmedim. Bilen varsa söylesin, ben de öğreneyim.

07 Şub 2021



Gönderi: Hayri DEV Müziğinde Yaşamın Tınısı

Semihat KARADAĞLI

Ne güzel bir çalışma teşekkürler emek verenlere.

07 Şub 2021



Gönderi: Selahattin Pınar ve Afife Jale

Semihat KARADAĞLI

Gömme

07 Şub 2021



Gönderi: Selahattin Pınar ve Afife Jale

Semihat KARADAĞLI

Gömme

07 Şub 2021



Gönderi: Selahattin Pınar ve Afife Jale

Semihat KARADAĞLI

Gömme

07 Şub 2021



Gönderi: Mucize

Semihat KARADAĞLI

Çok etkileyici bir film. Teşekkürler.

05 Şub 2021



Gönderi: Sinemasız Günler

Akay Aktas

Sizin de pek yerinde belirttiğiniz gibi sinemaya giderken ve hele Beyoğlu'na çıkarken traş olur,temiz elbiseler giyer,konuşmalarımıza dikkat ederdik.Sanırım 1965 yılı idi.Ümit Yaşar Oğuzcan'ın 25.sanat jübilesi Fitaş sinemasında yapılmıştı.Türkan Şoray da sunuculuğunu.Şimdi insanlar düğüne toplantıya giderken bile bakımsız, pejmürde kıyafetlerle gidiyorlar.Bütün bunlar toplumumuzun yalnızca siyasette,hukuk da ekonomide geri gittiğimizi değil,kültür sanat ve insanlıkta da Ortaçağ'a döndük.Adına da dindar nesil denildi.Cahil,ruhsuz,zevksiz,sevgisiz,görgüsüz,duyarsız, umutsuz bir kuşak yetiştirildi.Yazık ki ne yazık.

04 Şub 2021



Gönderi: Yolculuk Filmi

Şenol YAZICI

Bunu ideoloji bağnazları başka türlü görebilir, sınıf mücadelesini bilmeyen tatlı su aydını... bile diyebilir. Şahsen tanışmadık, mektuplarla... Bildiğim Erdal o günlerde siyasi nedenlerle tutukluydu. Hapisten yazıyordu bana. ...ve ordan "sanat siyasete kurban edilmemeli," diyordu. Bir sürede yazdı maviADA'da... Sonra bir gün çok hoş bir sürpriz yaptı: Erdal arkadaşlarıyla birlikte güzel bir dergi çıkarmaya başladı. Sonrası... İnanın bilmiyorum. Umarım o sanatsal bakışıyla ideolojisine de çok şey katarak yolculuğunu sürdürüyordur. Ne demiştik. Sanat ideoloji için vardır diyenler ya ideolojinin adaletsiz dünyaya kendi gözlüğüyle ayar çekme olduğunu bilmiyordur ya da taraftar kavram kullarını artırmak istiyordur. Bundan ideolojiyi kötülediğim anlamı çıkmasın. Duyulan bir huzursuzluk olmasa ideoloji ortaya çıkmaz. Yani bir şeyin karşıtıdır ideoloji. Zorunlu olarak da birilerini ötekileştirir. Keşke ideolojiye gereksinme duymayan, bilime sanata dayalı adil bir dünya olsa...

03 Şub 2021



Gönderi: Yolculuk Filmi

Aycan AYTORE

"...her alanın kendine özgü formatı, dili, kurallarıyla örülü bir disiplini vardır. " Politika bir tapuysa sanat neden olamıyor, sığ politikaya araç oluyor? Akılcı ve sorgulayan bir tanımlama...

03 Şub 2021



Gönderi: "Sinema Denen Büyü"

Nurten B. AKSOY

Geçmişten günümüze sinemayı bir öykü tadında anlattığınız için çok teşekkür ederim... "Korkunç paraların döndüğü bir sektör, kendinden başka herkes olabilen, böylece de herkesin bir şeysi olan dev oyuncular yarattı. Salt o hayallerin canlandırıcısı diye bu oyuncuları uzun süre her alanın vitrininde de örneğin Amerika'nın Cumhurbaşkanlığı dahil gördük, itibar ettik. Bizde de milletvekili..." harika bir tespit...

31 Oca 2021



Gönderi: Bir İnsanlık Ayıbı-Struma Faciası

Semihat KARADAĞLI

Teşekkürler. Emeklerinize saygılar.

30 Oca 2021



Gönderi: Unutulmuş Bir Yıl Dönümü Hikayesi

Semihat KARADAĞLI

Bu arada yazıda kullanılan görsel öldürülüp Tuna nehrine atılan yahudilerin anısına Tuna Nehri 'nin batı yakasına yerleştirilmek üzere, yönetmen Can Togay ile heykeltıraş Gyula Pauer tarafından tasarlanmış ve 16 Nisan 2005 tarihinde açılmış ayakkabı heykellere aittir.

Bağlantı

30 Oca 2021



Gönderi: Unutulmuş Bir Yıl Dönümü Hikayesi

Semihat KARADAĞLI

Yaşanan acılar ve bilmediğimiz yok olan hayatlar. Sturma. Bu konuda Zülfü Livaneli'nin "Serenad" isimli romanı ile Halil kakınç'ın Struma ve AAron Nommaz'ın Struma isimli kitaplarını okumalarını öneririm. Anımsattığınız için teşekkürler. Anılarına saygıyla...

30 Oca 2021



Gönderi: Uzun Yol Yolcuları

Nurten B. AKSOY

Ebedi aleme göç edenlerin ve özellikle annenizin ruhları şâd olsun Fadime hanımcığım...

28 Oca 2021



Gönderi: Bir Göç Hikayesi

Nurten B. AKSOY

"...Ne zor olsa gerek doğup, büyüdüğün yaşayıp yaşlandığın, hatta orda gömülmek istediğin, vatan saydığın topraklardan zoraki bir ayrılış? Çoğunluğun aynı olduğu yerde farklı ve az olmanın ne demek olduğunu daha sonraları anlayacaktım... "...Çoğunluğun içinde yer almamak, öteki olmak zordur… Bunu en iyi anlayanlardan biri olduğumdan daha iyi hissediyorum. Kimse dünyaya gelirken rengini, cinsiyetini, dinini, seçerek gelmiyor. Sadece içine doğuyor… İnsanlığın en büyük zafiyeti de şu olsa gerek ki, empati kurmayı bilmediğimiz gibi, öğrenmek de istemiyoruz ötekinin ne olduğunu. Yaftalayıp kenara çekilmek kolayımıza geliyor..." İçim sızlayarak, gözlerim yaşararak okudum yazınızı Fadime hanımcığım, kaleminiz dert görmesin. Bu topraklar asırlardır aynı acıyı yaşayan insanlarla dolu ve ne yazık ki o acı, o ateş sönmesin diye birileri sürekli odun atıp körüklüyorlar ateşi...

27 Oca 2021



Gönderi: Hiçbir Yere Yolculuk

Nurten B. AKSOY

Benim anne tarafından büyüklerim de 1926 yılında Girit'ten Türkiye'ye göçe zorlanarak mübadeleden nasibini alan bir aile. Rahmetli annemin 1926 yılında Girit’te başlayıp Erdek’te devam eden yaşamı önce Heybeliada’ya, oradan Mardin’e göç ederek devam etmiş ve yıllar sonra döndüğü İstanbul’da bir sürgün olmanın zorluklarını hissederek hep Girit’i özlemiştir. https://www.adadergi.com/post/2019/02/03/giritten-turkiyeye-uzanan-gercek-bir-hayat-hikayesi

27 Oca 2021



Gönderi: Tek Kişilik Aşk

Şenol YAZICI

Kişisel tarihimizde şimdi yenilgi gibi gözüken çok şeyin aslında günün koşullarından ve kişisel donanımsızlığımızın da bir ürünü olduğunu görmeden kendimize bakarsak çok acımasız olabiliriz, KEŞKELER artar. Eminim bugünün gençliği de 30-40 yıl sonra aynını diyecektir. Ne yapılabileceksek onu yaptık... Hayat dediğin biraz şans biraz kader... az miktarda da kişisel tercih... öyle bakmalı... Biz iyi adamlardık, ama ahali biraz şey...

27 Oca 2021



Gönderi: Romantik Komünist Nazım Hikmet

Akay Aktas

O kadar romantikti ki,işçinin,dolayısıyla burjuvazinin olmadığı bir toplumda sosyalizmin iktidara geleceğini hayal etmiş, O kadar romantik idi ki ağacı özgürlük sembolü olarak almıştır.O ağaç yerinden kımıldayamaz, uçamaz, gidemez.Bütün toplumlar özgürlük sembolü olarak,kartalı,şahini,kurdu... alırken bu ağacı almış, Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür Bir orman gibi kardeşcesine... demiş.Allahaşkına orman hayatında kardeşlik olur mu.Güçlü zayıfı yener, alteder. Boğar. Orman yasası budur. Sonracığıma ağaç birbirinin kökünden su çalar.Azot,potasyum çalar gıda çalar ki o büyüsün,Güneşe ışığa kavuşsun.Nesi kardeşliktir bunun.

27 Oca 2021



Gönderi: Hayvan Çiftliği

Semihat KARADAĞLI

Gömme

26 Oca 2021



Gönderi: Tek Kişilik Aşk

maviADA DERGİSİ

"Yıllardır yüreğimde sakladıklarım, içimi kanatanlar söze gelmese de artık, yazıya dökülüyor; Bazen bir kalemin ucundan, bazen bir klavyenin tuşlarından... Ne diyorduk; Yazmak bir terapidir, hem de ücretsiz... maviADA'danın da 20 yıldır yaşamasının sırrı belki de o..." Ne diyorduk; Yazmak bir terapidir, hem de ücretsiz... maviADA'danın da 20 yıldır yaşamasının sırrı belki de o. Görünen, insan hayatla hesaplaşmak için artık ARAFı beklemiyor."

26 Oca 2021



Gönderi: Tek Kişilik Aşk

Semihat KARADAĞLI

"Aslında yasaklı ahlak öğretileriyle yetiştirildik biz; sevmek yasaktı, aşık olmak yasaktı, hele bir erkeğin gözlerinin içine bakmak ayıptı, hem de en büyük ayıp... İşte hal böyle olunca ben de hep okuduğum kitaplarda yaşadım aşkı. Bazen Çalıkuşu Feride'yle yaşadım aşkların en umutsuzunu, bazen de "O çocuk ben çocuk / memleketimiz o deniz ülkesiydi / Sevdalı değil karasevdalıydık" diyen şairin Annabel Lee'si gibi kara sevdalara düştüm." harika yazmışsınız. kaleminize yüreğinize sağlık. Sevginiz yüreğinizin mürekkebi hiç bitmesin. Sevgilerimle.

26 Oca 2021



Gönderi: Tek Kişilik Aşk

Akay Aktas

Ergenliğimde her genç gibi mahalle kızına aşık olmuştum. Ama aşağıdaki şiir örneği, ben söylemedim. Belki sezinledi ama kendine sakladı sevildiğini. O’na olan sevgim hep devam etti. Ne zaman adını ansam ya da ona yazdığım şiirleri okusam bir tuhaf olurum. Bilmece (Şemsi Belli) Bir güzel kız çocuğu var uzakta Siyah gözlerinde nem İsmi benim defterlerimde sık sık geçer Ama size söyleyemem Bazen düşünürüm de geçen günleri Bir hoş olur ürperirim “Ben çok kadın tanıdım ama O’nu fazla sevmiştim derim. O güzel kız çocuğu şimdi kadındır Günleri hem aşksız, hem tasasız Kocası, evi çocukları vardır. Biri oğlan, biri kız Kim olduğunu sormayın… Söyler miyim hiç Dallar kuruyunca eğilmez Defterlerim, şiirlerim bilir onu sevdiğimi Kendisi bile bilmez

26 Oca 2021



Gönderi: Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi

Semihat KARADAĞLI

"Araştırmacı-gazeteciliği yaşam biçimine dönüştürmüş, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.” ilkesini kendine düstur edinmiş, aydınlanma devrimini özümsemiş, ödünsüz bir devrimci olan gazeteci Uğur Mumcu‘nun anısına…" anısına saygıyla... Kaleminize yüreğinize sağlık Nurten hanım.

24 Oca 2021



Gönderi: ÇEMBER

Nurten B. AKSOY

Ne kadar nahif, ne kadar hüzünlü bir öykü Fadime hanım, yüreğinize sağlık...

24 Oca 2021



Gönderi: Bir Damla

Nurdan Aladağ

Hayatta bir damla su olup susuz(sevgisiz) kalan gönüllere ulaşmak hayat kurtarmaya yeterli mi acaba diye düşündüm.Su gibi aziz olmalı.Teşekkürler Zeynep hanım.

23 Oca 2021



Gönderi: Yalova Geceleri

Nurdan Aladağ

Çok teşekkür ederim Nurten Hanım.Yalova hatırası fotoğrafının bu güne verdiği mutluluk için emeğinize sağlık.

23 Oca 2021



Gönderi: Kızıl Gül

Akay Aktas

Kızılgül hoş kokulu, pembemsi ,dikenli, reçeli yapılan, yağı çıkarılan ülkemizde pek yaygın bir yabani güldür. Bu nedenle de bitişik yazılmalıdır. Zira kızıl her ne kadar onun rengini ifade ediyorsa bir çiçeğin adı olması nedeniyle birleşik yazılmalıdır. "Kızıl bir gül sürgün "tamlaması hatalı ve zorlamadır. Bir kelimesi sürgünün sıfatı olması nedeniyle araya gül kelimesi giremez. Özgün,değişik cümle kurma adına dilimizi zorlamamalıyız.

23 Oca 2021



Gönderi: Yalova Geceleri

Nurten B. AKSOY

Kaleminize sağlık Nurdan hanım. Bu arada YALOVA HATIRASI fotoğrafını da benim çektiğimi hatırladım...

22 Oca 2021



Gönderi: Sanatın Gerekliliği

Nurten B. AKSOY

Tıpkı bu son günlerdeki gibi soğuk mu soğuk ve kar yağışlı bir günde İzmir'den, Bursa'dan, İstanbul'dan kalkıp gelen biz katılımcılarla, Yalovalı arkadaşlarımız ve sanat severler hem sanat üzerine sohbet etmiş hem de birbirimizle kucaklaşmıştık. En yakınlarınıza hatta özgür bir nefese bile hasret kaldığımız şu günlerde o güzel günü hatırlamak ve anıları tazelemek çok iyi geldi Teşekkürler maviADA, teşekkürler Şenol Yazıcı...

21 Oca 2021



Gönderi: Yabancı-Albert Camus

Nurdan Aladağ

Teşekkür ederim.

21 Oca 2021



Gönderi: Anılar Aştığınız Denizlerin Resmidir.

Baki Mesut Koprucu

Tebrikler...

21 Oca 2021



Gönderi: Yabancı-Albert Camus

Baki Mesut Koprucu

Tebrikler...

21 Oca 2021



Gönderi: Sussam Gönül Razı Değil

Nurdan Aladağ

Salgın günlerinin uzaması bize bu duyguları yaşatan. ''Gönül ne çay ister ne çayhane gönül muhabbet ister çay bahane.'' yüz yüze konuşmayı, anlaşmayı özledik. Sesimizle kucaklaşabildiğimiz günleri yaşarken tek avuntumuz yazmak oldu. İç sesimizi yansıtan sessiz çığlıklarımızı yazarak yüreğimizin yükünden kurtulacağız. Kalem en çok sizin elinize yakışıyor Nurten Hanım. Sevgiyle.

19 Oca 2021



Gönderi: Sussam Gönül Razı Değil

maviADA

"Dertleşmek, içindekileri dökmek istersin dost bildiklerine bazen, daha ilk cümlenden sonra onlar alır sazı eline. Çalar, söyler, hatta şakırlar bülbül gibi. Konuşamazsın, konuşturmazlar;... " Yazarlık herhalde ayrıntıyı görme yetkesi olsa olsa gerek; ne güzel yakalamışsınız. En kötüsü insan, ama onsuz da asla olmaz. Yine de işaret ettiğiniz halin "anneler..." dışında hemen her insana özgü olduğunu, hepimizin bir nedenle bu halle karşılaştığımızı, ya da bizim o bazen o bencilliği sahiplendiğimizi düşünmek, görmek hoşgörüye neden ve avuntu olabilir. Herhalde saatine göre bir nedenle tüm insanlar dertli...

19 Oca 2021



Gönderi: Annabel Lee

Semihat KARADAĞLI

Gömme

18 Oca 2021



Gönderi: Yabancı-Albert Camus

Nurdan Aladağ

Teşekkür ederim Nurten Hanım.

18 Oca 2021



Gönderi: Küreselleşme

Nurten B. AKSOY

2006 yılında, yani 15 yıl önce yazılan bu yazıyı okuyunca toplumun, dil ve edebiyatın bugün geldiği acıklı hali çok daha iyi görüyor ve anlıyorum. Küreselleşmeyle başlayan yozlaşma ne yazık ki pek çok toplumu olduğu gibi bizim toplumumuzu da etkisi altına aldı. Küresel güç; para, bilgi, silah ve kendi doğrularına göre dünyaya yeni bir biçim veriyor hanidir. Artık insanlar kendi dillerini, kendi bilgilerini, kendi dünyalarını kafalarına göre kendileri yaratıyor. Artık herkes her şeyi "çok iyi" biliyor. Bir Edebiyatçı gözüyle baktığımda, günümüzde özellikle yazarın da yakındığı gibi; " habire yeni şairler, habire yeni yazarlar türüyor. Yazma tutkusunun oluşması elbette olumlu bir eylem. Bu yeni yazarlar, okumaya fazla zaman bulamayanlar aceleci ve sabırsızlar. Meydan da oldukça boş. Pazarlamaya dönük bu “edebiyat” tezgahı, “bazılarını” uçuruyor." ya da edebiyatı değersiz kılıyor. Artık gerçek okurlar da böylece okumaktan kaçmaya başlıyorlar. Oysa "Edebiyatçı bir yandan tarihle, bir yandan bilimle, bir yandan felsefeyle, bir yandan psikolojiyle beslenmek durumunda..."

18 Oca 2021



Gönderi: Küreselleşme

maviADA

Hasan Güleryüz'ün o yıllarda, yani 20 yıl önce gördüğüm en olgun yazılarından biridir bu. Hala okumak keyifli. Son dönemlerde çocuk edebiyatına yönelmişti, bu alanı bırakması yazık olmuş, acaba benzeri yazılar yazıyor mu?

18 Oca 2021



Gönderi: Yabancı-Albert Camus

Nurten B. AKSOY

Tebrikler Nurdan hanım, çok kapsamlı bir inceleme olmuş...

18 Oca 2021



Gönderi: Kış mı Geldi Ne

Nurdan Aladağ

Kış gelse de memlekete yüreğimiz hep bahar olsun.Kaleminize sağlık Nurten Hanım.

18 Oca 2021



Gönderi: Kar Şiirleri

Nurdan Aladağ

Kar gibi tertemiz günlere ulaşmak dileğiyle. Şiirler içimiz ısıttı. Paylaşım için teşekkürler

18 Oca 2021



Gönderi: Mavi Gömlekli Adam

Nurdan Aladağ

Rahmet ve saygıyla anıyoruz. Emeğinize sağlık Semihat Hanım.

17 Oca 2021



Gönderi: Kar Şiirleri

Semihat KARADAĞLI

Dışarda Kar Yağıyor Hava çelik bir ustura gibi Dışarda kar yağıyor Zemherinin en acımasız günleri Dışarda kar yağıyor Öyle masallardaki gibi incecikten Ya da lapa lapa değil Döne döne Buram buram Dışarda kar yağıyor Hava ustura gibi soğuk Minicik elleriyle Üşümüş ayaklarını ovuşturan çocuk Geceleyin araba vapurunda ürkek gözlerle Biletçiyi kolluyor Dışarda kar yağıyor Morarmış ellerini Isıtmaya yetmiyor nefesi Kimi kimsesi Gidecek bir yeri yok Dışarda kar yağıyor Sırtında paltosu yok Dışarda kar yağıyor Ayağında pabucu yok Dışarda kar yağıyor Hava soğuk çok soğuk çok Gün yılın bir çocuk günü olabilir Yıl dünya çocuk yılı olabilir Onun bunlardan haberi yok Üşümüş acıkmış Sıcacık bir çörek gibi güneşi düşlüyor Sevilmemiş Bilinmemiş Unutulmuş Dışarda kar yağıyor Ünol Büyükgönenç D: 1946, İstanbul Türk şarkıcı, gitarist ve besteci. Cem Karaca ve Kardaşlar ile yaptığı çalışmalar dışında, solo kariyeriyle de tanınır. 1979 yılında üç dalda Altın Mikrofon birincisidir. Büyükgönenç 1946'da dünyaya geldi. 11 yaşında müzikle ilgilenmeye başladı. Konservatuvarın keman, piyano bölümünde okumuştu. 1965 senesi sonlari ve 1966 senesinde, Canakkale Ordu Evinde, Piyanoda Nuri Demirsoy, Bateride Leon Habib, gitarda Bülent Erten ve Bas gitarda Raul Papi ile birlikte uzun zaman birlikte oldu. Canakkale'den sonra Istanbula dönen Büyükgönenc. 1968'de Salim Ağırbaş orkestrasında gitar çalarak adını duyurdu. 1969'da Cem Karaca'nın kendisine eşlik etmek için kurduğu Kardaşlar grubuna geçti. Çıkardıkları 1970 tarihli "Dadaloğlu" plağı ile ünlendiler. Sonraki sene de 45'likler çıkarmaya devam ettiler. Büyükgönenç hem gitar çalarken, "Oy Gülüm Oy" şarkısının sözü ve müziğini, "Kara Sevda" şarkısının sözlerini Cem Karaca ile hazırladı. Bu plaklarda gitarın yanında bağlama da çalmaktaydı. 1973'te Cem Karaca'dan ayrılan Kardaşlar, Ersen Dinleten ile anlaştılar. Bu dönemde grubun tek solo 45'liği yayınlandı. Bu plağın vokallerini Büyükgönenç yaptı. Ersen ile 2 45'lik yayınlanırken, Büyükgönenç, Ersen'in "Yine Seni Tanırım" şarkısını yazdı. Ersen ile birliktelik sonrası Kardaşlar, Seyhan Karabay önderliğinde müziğe devam ederken, Büyükgönenç gruptan ayrıldı. 1974'te yine kendisi ile çalmak için bir grup arayan Cem Karaca ile Dervişan grubunu kurdu. Ancak Uğur Dikmen ve Oğuz Durukan ile anlaşamayan Büyükgönenç grubu bıraktı. Amerika'ya gidip Pan-Am havayolu şirketinde çalıştı. Döndükten sonra Kardaşlar olarak Fikret Hakan ile bir 45'lik yaptılar ancak Büyükgönenç bundan sonra gruptan ayrılıp bir süre müzikten uzak kaldı. Mayıs 1977'nin politik atmosferinde Büyükgönenç, eski grubu Dervişan ile birlikte CHP için "Yeni Bir Türkiye" şarkısını kaydetti ancak plak CHP tarafından satın alınmayınca Büyükgönenç bu plağın dağıtımına son verdi. Bu 45'liğin içinde bir de Bülent Ecevit posteri bulunmaktaydı. İki yıl sonra Saklambaç gazetesi tarafından uluslararası formatta düzenlenen Altın Mikrofon yarışmasına "Dışarıda Kar Yağıyor" şarkısı ile katıldı ve birinci oldu. Dünya Çocuk Yılı olan 1979'a da göndermede bulunan şarkının hit olması ile TRT'de de görünmeye başladı. 1979 sonunda Hey dergisinin düzenlediği müzik ödüllerinde en yakın rakibi Zerrin Özer'den 3000 oy fazla alarak "Yılın Ümit Veren Sanatçısı" seçildi.[2] Büyükgönenç ilk ve tek albümü olan "Güzel Günler Göreceğiz"i 1979'da kaydetse de ancak 12 Eylül darbesi sonrası yayınlayabildi. Albümün çoğu şarkısı Büyükgönenç'in bestelediği Nâzım Hikmet şiirlerinden oluşuyordu. Bu albümden sonra 1980'lerin ortalarında konser vermeye geri döndü. Konserlerini gitar, mey, ud ve zurna eşliği ile verirken, bir pandomim sanatçısı da ona eşlik etti. "Şairler-Dizeler-Ezgiler" konserlerinde Ahmet Kaya, Selda Bağcan ve Yeni Türkü ile sahne aldı. 1992'de yayınlanan Sev Dünyayı adlı toplama kasette yer aldı. Günümüzde aktif olarak müzikle uğraşmasa da zaman zaman konser vermeye devam etmektedir. Bilgi kaynak: Wikipedia

Gömme

17 Oca 2021



Gönderi: Kar Şiirleri

Nurten B. AKSOY

17 Oca 2021



Gönderi: Her Hafta Bir Dergi

Semihat KARADAĞLI

"Edebiyatın ilahi bir güç olmadığını savunuyorduk ya, az bir şey yeteneği olan, eğitimli, ama çok çalışan herkes yapardı, onu kanıtladık. Bize paylaştıkça büyüdüğümüz, güzelleştiğimiz öğretildi. Zaman zaman bu romantik kahramanlık bizi elverdiklerimize yem yapsa da, sevdik duruşumuzu. Bu da normal değil mi? Kanamadan kahraman mı olunurmuş?...

16 Oca 2021



Gönderi: Her Hafta Bir Dergi

Semihat KARADAĞLI

Kötü insanlar çok mu diyorsunuz? En kara günlerde umudu yeşerten de insandı ama. Ya şimdi? Şimdi bahar. Edebiyat güzel bir yalandır demezler mi? Yalan da olsa umuda ve güzelliğe ihtiyacımız var. Güzel konuşursak, güzel olur her şey… Ama sorunlar orda… Ama hep onlar kazanıyor, demeyin gene. Belki söylenen doğrudur, bakarsın görmezsek kaybolur olumsuzluklar, bakarsın onlar utanır. Bakarsın kırmızı kar da yağar…

16 Oca 2021



Gönderi: İşte Gidiyorum

Semihat KARADAĞLI

Barış Pirhasan (D:15 Ağustos 1951, İstanbul ) Yönetmen, senarist, şair. Vedat Türkali 'nin oğludur. Babasının vefatından sonra habertürk gazetesinde Kübra Par ile yaptığı röportajda doğumundan 40 gün sonra babasının cezaevine girdiğini ve babası ile cezaevinde tanıştığını anlatır. Cezaevinde babası ile tanışması ve anılarını şöyle anlatır. "Çok sert bir ortamdı... Sultanahmet Cezaevi’ne gidişimizi hiç unutamıyorum. Bana 10 saat gibi gelmişti ama sanırım 1 saatti. İlk kapıdan geçme, üst araması, diğer 2 kapı derken baya uzun bir süreçti. “Baban” diye birini gösterdiler ve tanıştık. Garip bir ortam oluştu. Yıllar sonra Sultanahmet Cezaevi boşaltıldı ve film seti olarak kullanıldı. Tunç Başaran, Uçurtmayı Vurmasınlar filmini orada çekiyordu. Ziyarete gittim. Tek başıma çıkarken birden yıllar önce gittiğimiz yerde buldum kendimi. Çok tuhaftı. Sonra orası Four Seasons Otel olunca babam ve Lütfi Akad ile birlikte yemeğe gittik oraya. Oda oda eski halini anlattı babam. O da ilginçti..." Pirhasan, sinemaya senarist olarak bilimkurgu türünde olan 1983 yapımı Badi filmiyle başladı. 1985 ve 1990 yılları arasında, Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı Adı Vasfiye, Aaahh Belinda, Değirmen, Asiye Nasıl Kurtulur, Kadının Adı Yok ve Bekle Dedim Gölgeye adlı altı filmin senaryosunu yazdı. 1989 yılında ilk yönetmenlik deneyimi olan Küçük Balıklar Üzerine Bir Masal filminin senaristliğini ve yapımcılığını üstlendi.. Ekim 1985'te yayımlanan Tarih Kötüdür ve Ağustos 1995'te yayımlanan Babam Benden Hiçbir Şey Anlamıyor adlı iki şiir kitabı vardır. "Hoşça Kal" adlı şiiri Kazım Koyuncu tarafından bestelenmiştir. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunudur.

Bağlantı

16 Oca 2021



Gönderi: CEHALET

Nurdan Aladağ

Cahillik ve bilgi ile ilgili etkileyici bir yazı. Teşekkür ederiz.

15 Oca 2021



Gönderi: Şehirler Sultanı Edirne

Nurdan Aladağ

Değerli yorumunuz için teşekkür ederim Nurten Hanım. Sevgiler.

15 Oca 2021


maviADA 2014'te başladığı internet dergiciliğinde çok yol almış, artık hergün okurlarına yazarlarının en son yazılarından örnekler sunar hale gelnişti. Pandemi nedeniyle ara verdikleri basılı dergiyi de yılda bir yaptıkları yıllıklarla taçlandırıyorlardı. 21. YIL ONURUNA YAPILAN YILLIK
maviADA 2014'te başladığı internet dergiciliğinde çok yol almış, artık hergün okurlarına yazarlarının en son yazılarından örnekler sunar hale gelnişti. Pandemi nedeniyle ara verdikleri basılı dergiyi de yılda bir yaptıkları yıllıklarla taçlandırıyorlardı. 21. YIL ONURUNA YAPILAN YILLIK

Gönderi: Hüzne Az Ara Ver

Semihat KARADAĞLI

"Hiçbir karanlık sonsuza değin sürmez. Bir de sürsün... Yakmayı bilirsen senin içinde kıyamet gibi ışık var, aydınlığın bir sana değil dünyaya yetecektir, dene bak... As'lolan hayatsa hakkını ver bugün, GÜLÜMSE HÜZNE..." kaleminize saygılar...

15 Oca 2021



Gönderi: CEHALET

Nurten B. AKSOY

"Eskiden bilgi eksikliği , CEHALET gerçekten YOKLUKTAN kaynaklı idi. Okul yok, okumuş, üniversite mezunu insan yok, okul var, öğretmen yok, sonuçta YOK, YOK YOK. Günümüzde ise – genelde – okul var, üniversite mezunu var, öğretmen var, internet var, sonuçta VAR, VAR , VAR. Bu kadar VARLARA RAĞMEN ARTAN DA BİR CEHALET HATTA BAZI DURUMLARDA ‘’ZIR CEHALET“ VAR! 21.yüzyıl tipi cehaletin ana sebebi yukarıdaki ikinci madde!, inandığına yanlış olsa da sıkı sıkı bağlanıp kalma, yeni ve doğru bilgi akışını kabul etmeme ... ve bu madde birinci maddeden de daha tehlikeli..." Kaleminize daim olsun, çok güzel bir yazı olmuş...

15 Oca 2021



Gönderi: Şehirler Sultanı Edirne

Nurten B. AKSOY

Kaleminize sağlık Nurdan hanım, çok sevdiğim ve sık sık gittiğim Edirne ve çevresini anlatan güzel ve çok kapsamlı bir gezi yazısı olmuş... elinize sağlık...

15 Oca 2021



Gönderi: Mavi Gözlü Dev: NAZIM HİKMET

Nurten B. AKSOY

Çok kapsamlı bir çalışma olmuş, emeğinize sağlık Semihat hanım...

15 Oca 2021



Gönderi: Hüzne Az Ara Ver

Nurten B. AKSOY

"Her ölüm doğumu da taşır içinde, en koyu karanlık gün doğumuna yakın olandır kaygılanma bahar geliyor. Korkma yürek yenilmez, anımsar ve en çabuk aslını tanıyan odur..." Sanki yaşadığımız şu zor günleri anlatıyor. Aslında hepimizin "hüzne az ara vermesi" lazım... Kaleminize sağlık Şenol Yazıcı

15 Oca 2021



Gönderi: Nazım Hikmet Günü

Nurten B. AKSOY

Teşekkürler arkadaşlar...

15 Oca 2021



Gönderi: Hüzne Az Ara Ver

Nurdan Aladağ

En güzel deniz: henüz gidilmemiş olandır. En güzel çocuk: henüz büyümedi. En güzel günlerimiz: henüz yaşamadıklarımız. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: henüz söylememiş olduğum sözdür... Nâzım Hikmet Ran ( 1902 - 1963 ) Nâzım Hikmet - Tüm Eserleri, Cem Yayınevi Emeklerinize, paylaşımlarınıza sağlık Şenol Yazıcı.

Kod Bloğu

Bağlantı

15 Oca 2021

2020 Ocak  sayısı maviADA'nın son etkinliği, Yalova'da yapılan "SANATIN GEREKLİLİĞİ" nedeniyle Şubat'a kalacaktı. Ardından başlayan PANDEMİ nedeniyle bu dergi düzenli basılan son maviADA dergisi olacak, ağırlık bundan sonra tamamen internete verilecekti.
2020 Ocak sayısı maviADA'nın son etkinliği, Yalova'da yapılan "SANATIN GEREKLİLİĞİ" nedeniyle Şubat'a kalacaktı. Ardından başlayan PANDEMİ nedeniyle bu dergi düzenli basılan son maviADA dergisi olacak, ağırlık bundan sonra tamamen internete verilecekti.

Gönderi: Mavi Gözlü Dev: NAZIM HİKMET

Nurdan Aladağ

Emeğine sağlık Semihat Hanım. Saygıyla ve rahmetle anıyoruz. İyi ki doğdun Nazım Hikmet.

15 Oca 2021



Gönderi: Nazım Hikmet Günü

Semihat KARADAĞLI

Çok güzel bir çalışma olmuş teşekkürler.

15 Oca 2021



Gönderi: Nazım Hikmet Günü

Nurdan Aladağ

İyi ki doğdun 💙Nazım Hikmet Ran💙 Emeğinize sağlık Nurten Hanım.

15 Oca 2021



Gönderi: GÖZLER YANGIN ŞİMDİ

Nurdan Aladağ

Bugün Nazım Hikmet'in doğum günü. İyi ki doğmuşsun büyük usta En güzel deniz; Henüz gidilmemiş olanıdır.. En güzel çocuk; Henüz büyümedi.. En güzel günlerimiz; Henüz yaşamadıklarımız.. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz; Henüz söylememiş olduğum sözdür.. Nazım Hikmet Ran ( 15-Ocak-1902) Saygıyla Ve Rahmetle Anıyoruz

15 Oca 2021



Gönderi: Kalandar

Nurten B. AKSOY

"Gün uzar yüzyıl olur, Su döner yuvasına, Ağaç bile uykuda, Bir karanlık ki, Sorma! Aydınlığı özlerim. Beklerim!.. Geçer gider bayramlar, Kar yağar umutlara, Gelmez, Beklediklerim!"

13 Oca 2021



Gönderi: Bir Kalandar Gecesi

Nurten B. AKSOY

Kalandarınız kutlu olsun... Keşke o güzel Kalandar gecesi öyle kötü ve hüzünlü bitmeseydi...

13 Oca 2021



Gönderi: Ben Zaten Seninleyim

Aycan AYTORE

"Suyun bana, benim çiçeğe, çiçeğin toprağa Dönüştüğü Bir olağan değişimdeyim! İster bin yıl sonra gel, ister bin yıl önce gelmiş ol, Bu dünyadaysan eğer ben zaten seninleyim!.." İmge yağmuruyla anlaşılmaz yapmadan da şiir yazılabiliyormuş, Tebrikler ...

13 Oca 2021



Gönderi: Aşkın Yasaklı Tarihi

Nurdan Aladağ

''Has yazarın gözünde insan değerlidir. Her insan, hak etmese de gerçeği görme hak ve yeteneğine sahiptir. Çağlar boyunca sıradan insanı görür, bilir yapan da kitaptır. Dağ başındaki çobanla kentli burjuvayı eşit yaptığı gibi… Belki aşkı yaratan da budur; yasaklara neden olan da kitabın içerdiği, okuyan herkesin elde edebileceği bilgi… Bilgi en büyük güçtür.'' kaleminiz susmasın. Keyifle okudum.

12 Oca 2021



Gönderi: Aşkın Yasaklı Tarihi

Semihat KARADAĞLI

Çok güzel bir yazı teşekkür ederiz.

12 Oca 2021



Gönderi: Aşkın Yasaklı Tarihi

Nurten B. AKSOY

"Birileri tarihin her çağında derin ilgi duyar yazarın düşündüğüne, yazdığına. İlgiyle de kalmaz, dediğinden dolayı kiminin diri diri yüzer derisini, kimini dara çeker, kimini de mapus damlarında çürütür, yetmez doğduğu topraklarda ölme hakkını alır elinden. Neden sonra da itibarını iade eder." "Çoğu kez kitaptan hoşlanır gibi duran, kimi ona destek de olan iktidar, kitap, okurunu sınırları çizili düşünceden öteye taşımaya başladığı anda hoşnutsuzluğunu belli eder. Okurla yazar arasındaki derin aşkı budamaya, engellemeye, yönlendirmeye, denetim altına almaya çalışır. Bir kez o yazıyı, düzeninin düşmanı olarak algılamasın, yok etmeye artık kararlıdır. Kendini tehlikede görürse, yazara orantısız güçlerle saldırır. Çelişkilerle dolu bir süreç başlar. Öfkesi geçtikten sonra da oturup o şiiri kendisi övebilir, dilinden düşürmeyebilir, şairini büyük diye ilan edebilir. Aslında anlamla giydirilmiş doğru söze karşı baskı ya da atom bombasıyla hiçbir şey yapılamadığı deneylerle bilinse de, bunu hiç bir öfkeli egemen anımsamaz." Muhteşem bir yazı, isabetli örneklerle bir baş yapıt olmuş. Kaleminize sağlık Şenol Yazıcı...

12 Oca 2021



Nurdan Aladağ

''Has yazarın gözünde insan değerlidir. Her insan, hak etmese de gerçeği görme hak ve yeteneğine sahiptir. Çağlar boyunca sıradan insanı görür, bilir yapan da kitaptır. Dağ başındaki çobanla kentli burjuvayı eşit yaptığı gibi… Belki aşkı yaratan da budur; yasaklara neden olan da kitabın içerdiği, okuyan herkesin elde edebileceği bilgi… Bilgi en büyük güçtür.'' Derin okura yazılmış bir yazı. Ben yazdıklarımdan sorumluyum; okuyan anladıklarından. Yazma ve okuma aşkı aynı ölçüde olsaydı iyi olacaktı. Emeğinize teşekkürler.

12 Oca 2021



Gönderi: İthaf

Nurdan Aladağ

Necati Cumalı (13 Ocak 1921, Florina -10 Ocak 2001, İstanbul ), Türk yazar, şair. Şiir, roman, hikâye, deneme, tiyatro, günce gibi pek çok edebi türde eser vermiş çok yönlü bir yazardır. Cumhuriyet devri Türk edebiyatının tanınmış kişilerinden olan Cumalı, Yaşar Kemal 'in ifadesiyle " Yaşlanmaz Şair Çocuk " olarak anılır. Ruhu şad olsun. Saygıyla anıyoruz.

Bağlantı

12 Oca 2021

2006 yılbaşında maviADA adını alacak dergi, KimseSİZ deneyiminden ders alarak Şenol Yazıcı tarafından olduruldu. İlk sayısında imece dergiler arasında kendine önemli bir yer edindi. Bu yükselişi uzun süre korudu.
2006 yılbaşında maviADA adını alacak dergi, KimseSİZ deneyiminden ders alarak Şenol Yazıcı tarafından olduruldu. İlk sayısında imece dergiler arasında kendine önemli bir yer edindi. Bu yükselişi uzun süre korudu.

Gönderi: Mutlu Prens

Nurdan Aladağ

Paylaşım için teşekkürler.Keyifle okudum.

11 Oca 2021



Gönderi: Mutlu Prens

Nurten B. AKSOY

Nasıl güzel, nasıl sımsıcak ve bir o kadar hüzünlü bir öykü... çocukluğuma gittim, teşekkür ederim...

11 Oca 2021



Gönderi: Ahh Ülkem Ahh!

Nurdan Aladağ

'Geçmişle ilgili bir sözcük ya da bir kare, nesne, resim, koku alışık olduğumuz bir tat bizi geçmişe bir yolculuğa çağırır, bir de bakarsın içindesin ve tekrar onu yaşıyorsun. işte bu eğilim biz insanlara has bir duygu yoğunluğudur.'' Meslektaş olduğumuz için aynı yollardan geçerek yaşananlara şahit olunca yazınızı okurken o günlere geri döndüm. Kalemine sağlık Nebahat öğretmenim.

Bağlantı

11 Oca 2021



Gönderi: Bülbül ve Gül

Nurdan Aladağ

Harika bir öykü. Paylaşım için teşekkürler.

10 Oca 2021



Gönderi: Yaratıcısına Âşık Kahraman

Nurdan Aladağ

Hayal dünyanıza hayran kaldım.Keyifle okudum Niyazi hocam.

10 Oca 2021



Gönderi: Bülbül ve Gül

Semihat KARADAĞLI

Mutlu Prens ve Diğer Hikayeler ( İngilizce : The Happy Prince and Other Tales ), ilk kez Mayıs 1888'de Londra 'da yayınlanan, Oscar Wilde 'ın çocuk hikâyelerinden oluşan bir derlemedir. Kitap Mutlu Prens , Bülbül ve Gül , Bencil Dev , Vefalı Dost ve Harika Fişek isimli beş fantastik öyküden ibarettir. Kitapta kullanılan illüstrasyonlar Walter Crane ve George Percy Jacomb-Hood tarafından çizilmiştir. İyilik, kötülük, acı, merhamet , bencillik , aşk ve ölüm tüm hikâyelerin ortak temalarındandır. Görünüşte basit bir içeriğe sahip olsalar da Wilde, bu hikâyelerde insanların ikiyüzlülüğünü, bencilliğini, adaletsiz ve kendini beğenmiş tavırlarını eleştiriyor. Yazar, eseri arkadaşı Carlos Blacker’e ithaf etmiştir.

Bağlantı

Görüntü

10 Oca 2021



Gönderi: Cemal SÜREYA

Nurdan Aladağ

Işıklarda uyusunlar.

10 Oca 2021


2002 Kasım'ında yayıncılığa başlayan maviADA'nın ilk basılı dergisi KimseSİZ(2002 Kasım), Şenol Yazıcı'nın sorumluluğunda ama çok ortaklı bir yapıydı. Bu nedenle de bir yıl ömürlü olacak, 5 sayı çıkacak Şenol Yazıcı genel yayın yönetmenliğini  bırakınca kapanacaktı.
2002 Kasım'ında yayıncılığa başlayan maviADA'nın ilk basılı dergisi KimseSİZ(2002 Kasım), Şenol Yazıcı'nın sorumluluğunda ama çok ortaklı bir yapıydı. Bu nedenle de bir yıl ömürlü olacak, 5 sayı çıkacak Şenol Yazıcı genel yayın yönetmenliğini bırakınca kapanacaktı.

Yorumlar


bottom of page