top of page

Başlayabilmek


Hayat bir denizdir ve zaman da bir kumsal. İkisinin birleştiği yerde biz kavramlar oluştururuz. Başlangıç ve bitiş de bunlardan biridir.


Ya da hayat bir haritadır.


Hayatımızı seçtiğimiz yollar ile harıtalaştırırız. İsteklerimize göre dallandırıp budaklandırırız. Zaman da o yolların asfaltıdır, yoldaki şeritler de zihnimizle oluşturduğumuz kavramlar ...

Tabii her zaman her şey isteklerimize göre olmaz. Karşımıza birden olur olmadık bir engel çıkabilir, hayatımız istediğimiz gibi gitmeyebilir.

İşte hayatı istediği gibi gitmeyen insanlarda bir ihtiyaç, içlerinde bir duygu oluşur: Yeniden Başlamak. Müsvedde olmuş sayfayı atlayıp yeni beyaz bir sayfa açmak.


Bu hissiyat neden oluşur benliğimizde?


Çünkü ne yaparsak yapalım, ne kadar çabalarsak çabalayalım bir daire çizdiğimiz dönem olur yaşamımızda. Olduğumuz yerde sayarız. Bir rutine bağlarız etkinlikleri, alışkanlık hâline getiririz. Bu da içimizi bir yerden sonra çürütür, sıkıcı hâle gelir. Bir albenisi kalmaz gözümüzde.

Ya da istediğimiz olmaz, başarısız oluruz. Veyahut kafamıza bir hedef koyarız ama oraya varamayız. Bunları bir yana koyalım en basitinden bir yanlışımızı da düzeltmek isteyebiliriz.

“Yeniden Başlamak”ın bir değil birden fazla nedeni vardır aslında. İnsandan insana değişkenlik gösterir.


Ne zaman oluşur?

İşte o nedenler birikip birden karşımıza çıkınca oluşur. Halkımızın ağzıyla birden tepemiz atıverir, aklımıza çıkar gelir. İnsanın zihninde, yüreğinde, içindeki ukdeye değinen bir noktadır.

Bir göreve kendimizi verip de işe yaramadığını gördüğümüz zaman, bir kayıp yaşadığımızda, sevdiğimiz birinin kaybıyla yüzleştiğimiz o acı zamanda oluşabilir. Ya da bir hayali yitirdiğimizde, bilincimiz de yaprak dökümü yaşandığı zaman olabilir.

Nedenler gibi karşılaşacağımız zaman da insandan insana değişkenlik gösterir.

Bir tane yeniden başlama tohumu düşer, filizlenir benliğimizde. Biz nedenlerimizle onu suladıkça büyür. Olgunlaşır. Biz de meyvesinden yediğimiz zaman enerjimizi toplarız, çoktan sayfaları çevirmeye başlayıp yeni sayfayı açmak için hazırlanmış oluruz.

Yeniden Sayfa Açmak

Yeniden bir sayfa açmak öyle hemen olabilecek bir şey değildir. Her güzel şeye bir acı ile ulaşırız neticesinde. Yeniden başlamaya ulaşmak için de zorluklardan geçeriz.

Ama o içimizde olan dört harfli umut var ya, o umuda sımsıkı sarılmak gerekir ilk başta. O umudu kaybetmemek gerekir.

Tabii öyle ‘Yan gel Osman, bir dönüm bostan.’ Şeklinde de “Yeniden Başlamak”a ulaşamayız. Yazılı olmayan bir kural vardır: Yeniye hoşgeldin demeden önce eskiye güzel bir veda mektubu bırakmayı ihmal etme.

Sen eskiye güzel bir veda mektubu bıraktın mı ki hemen yeniye koşuyorsun?

Eskide takılı kalırsan geleceğin sana sunduklarını göremezsin, yapmayı planladığın yenilerin fırsatları omzuna çarpar, geçer gider. E gelecekten kaygı edersen de geçmişindeki güzellikleri düşünürsün. İçinden çıkılamayacak bir kısır döngüye sürüklersin kendini.

Bu kısır döngüden çıkabilmek için ilk önce umutlu olmak sonra da güzel bir veda mektubu yazabilmektir. Veda etmeyi öğrenebilmektir.


Desteğe İhtiyaç Duyabilirsin


Destek... Yeniden başlamak için her insan bir desteğe ihtiyaç duyar. O ihtiyacı kendinden de karşılayan olur, çevresinden de. Kimi zaman bir yazı çıkar karşısına kimi zaman dostundan teşvik edici bir söz ulaşır kulağına ya da ebeveynin sırtını yaslayacağın dağ olur ardında.


Başlangıçlar ve Bitişler bize özeldir. Sen yeter ki: İste, umut et, veda et, destekle.


Bilinen sadece iki kavram vardır: Doğum – Ölüm.

Diğer başlangıçların hepsi ellerimizdedir. Yeter ki iste, yeter ki umut et, yeter ki veda etmeyi öğren, yeter ki desteği kendinden esirgeme.

Bu dört kavram seni başka yerlere sürükleyebilir. O daire çizip durduğumuz dönemden sıyırabilir. Sen risk almaktan korkma, yeniden başlamak için o dört kavramı yerine getir.

Kendinden korkma, el alemi umursama. İstediğini düşün, ona başla. Sıkılınca da bitirmesini bil. Yine bir daire içerisinde kalma.

Yeniden Başlamak’a giden her bir otobüs o dört durağa ulaşarak ilerler. Sen ilerlemekten korkma. Başladığın yolu sonu başarısızlık olsa da git. “Sadece büyük ölçüde başarısız olmaya cesaret edenler büyük ölçüde başarabilirler.” Demiş Robert F. Kennedy. Başarısızlıktan korkma demiyorum, başarısızlıkla yüzleşmeyi öğren diyorum.

Hayatın her dakikası bir şeylere başlıyor ve bir şeyleri bitiriyoruz. Yaşamımızda hem biyolojik hem de psikolojik olarak daima ilerleme içerisinde seyrediyoruz. Bildiğimiz başlangıç ve bitiş: Doğumumuz ve en sonunda öleceğimiz.

Ölüm bu kadar yakınken içimizde bir şeyler ukde kalmadan yeni şeylere başlayabilmeliyiz. Başlangıç için risk alabilmeliyiz. Zaman acımasızken biz de kendi hayatımıza acımasız bakmamalıyız.

O zamanı bulamıyorsan belki şu an tam vaktidir. En sevdiğim yazarlardan biri olan Sabahattin Ali’nin de dediği gibi:

“Belki de yeni bir başlangıç yapmanın vaktidir. Yeni bir başlangıç için her şeyi yıkmanın vakti...”

/

Nisan KÖK | Gaziemir - İzmir

30 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

AMİN MAALOUF