SEN…


Sen gülerken, gamzelerin oluşur. Gözlerin gözlerime değer, kalbime akar gülüşün, yeşille mor, sarı ile kırmızı karışır birbirine, güller açar, sözcükler bal kıvamında damla damla süzülür dudaklarından, sahile ulaşan dalgalar gibi savrulur saçların, sen gülerken kumsalda belirir yüzün, ve bilirsin ki, “iyi insan gülüşünü sevdiğimiz kişidir”


Sen severken, anlam kazanır duruşun, bakışın bir başka güzeli yansıtır. “Sevgi, sevilen şeye doğru bir çekilmedir.” Bunun için her şey sana doğru akar, suların alçağa aktığı gibi… Sen severken, umarsız olursun, ama “gerçek aşk iki yalnızlığı değiş tokuş etme çabasından başka bir şey değildir.” Onun için “sen severken kendimi kutsal deli gibi görürüm,” Ve bilirsin ki; “sevmek, bir yüzdeki çizgileri, bir yanağın rengini görüp heyecanlanmaktan daha ciddi ve daha önemli bir şeydir.”


Sen düşünürken, kuşlar bile susar, ırmaklar nehirlere nehirler çağlayanlara fısıldar hüzünlü duruşunu, sen düşünürken güzelsin, bahar sonbahara anlatır sarı saçlı halini, kuzular dağ yamaçlarında öylece kalırlar, dere tepe düz giden ne varsa mıh gibi çakılır olduğu yerde, tahammül edilemez hiçbir sese, söze ve saza, Ve bilirsin ki, “düşünceler kelimelere döküldükleri zaman ölürler”


Sen uyurken, gece sessizliği sarar sarmalar tüm bedenimi, gece mavisi gözlerine, gözlerin uyku harmanına dönüşür, rüyaların en uzunu, gecelerin en kısası ile buluşur, sen uyurken, “bir tren sisleri yara yara geceyi çizer raylara, ve bilirsin ki “İnsanlar uyanıkken yalnızca bir tek dünyayı paylaşırlar. Ama uyudukları zaman her birinin kendi özel dünyası olur”


Sen okurken, aldığın haz gerçek okuma ihtiyacını anlatır. Zenginler fakirlerin yanında daha çok fark ederler kendi durumlarını. Sen okurken hakikat belirir ufukta. Okumak yaşamaktır, kültürdür, bağımsızlıktır, felsefedir, güçtür. Ve bilirsin ki “İnsanoğlu… kendi kendisini okuyan bir “kitap”tır.


Sen Yazarken, farklısın. İnsan düşünür, okur, ama yazamaz. Bir öncekini bir sonrakine aktarmaktır yazmak. Her hece bir damla, her kelime bir ırmak, her cümle bir nehir, her kitap ise bir deryadır. Sen yazarken insan yürür, tarih yürür, kültür yürür. Sen yazarken aşk yürür, özlem yürür, sevgi yürür. Ve bilirsin ki “yürümek için baston ne ise, düşünce için kalem de odur.”


Sen bakarken, saklanır her şey, çıkmaz sokaklara dolaşır insanlar, börtü böcek ne varsa kaçışır, ruhun aynasıdır bakışlar, sen bakarken tüm kimliğin bir gölge gibi serilir yol üzerine, derinlikler anlamsız kalır yanında, sen bakarken görmenin hiç önemi kalmaz, “bakma bana, bakıyorlar çünkü bakışıyor muyuz diye, tutmalıyız kendimizi bize baktıklarında. Gel, kendimizi tutalım, ne zaman bakmazlarsa o zaman bakışalım” ve bilirsin ki; “bir aşığı en mutlu eden şey ilk bakıştır.”


Sen yaşarken, gülersin, seversin, düşünürsün, uyursun, okursun, yazarsın, bakarsın ve konuşursun… bilirisin ki ;”yaşamak, bir ortamın çaresiz tutsağı olmaktır” ve “yaşam bir anlamda mutlak güncelliktir.” “suyun yüzeyinde kalabilmektir” “sonsuz olmak ister insan, çünkü yaşam onun tam tersidir.” Ve bilirsin ki; “düşünmek için yaşamayız, tersine; hayatta kalabilmek için düşünürüz” ve SEN bilirsin ki “yaşam kökten yalnızlıktır”

*

daha fazlasını görmek için maviADA MÜZEyi görün

*


9 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
1/2

hala

KIŞ!..

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

861536d39876bb9d5a5ca0fa97dddfb8.gif

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA