top of page

Ara
mesele
ENGİN SEVİNÇ * “hiç kimse bir alışkanlığa veda etmek cesaretini gösteremez.” honore de balzac MESELE Küçük, zenci bir kadından neyin eksik olabilir ki? Bir zencinin, beyaz dişlerini göstererek dudaklarını ağzıyla öptüğü oldu mu hiç? Ağız öpmez, dudaklar birbirine dokunur dediğini duyar gibiyim. Ama yanılıyorsun. Yanıldığın nokta şu: bir kadın erkeğini asla nasıl öptüğünü bilemez. Sorsan, üst dudağını kavrayıp alt dudağını
engincix
18 Ağu7 dakikada okunur


franz vilimsky'nin hikayesi
Engin SEVİNÇ * “insanoğlunun vücudundan daha uzun yaşaması ne kadar trajik.” sigmund freud 4 Mart 1946 sabahı Franz Vilimsky, beton blokları arasından demir şeritlerle döşenmiş tramvay yolunun ortasında yürümekteydi. Cebinden sarkan beyaz mendilini birkaç dakika arayla alnına götürüp terini siliyordu. Yorgun değildi. Sabahları içtiği sıcak viyana kahvesi ve birlikte yediği francala, onu tok tutuyordu. Uykularını düzenli uyuyor, muntazam giyindiği kıyafetlerini caddenin
engincix
11 Ağu6 dakikada okunur


Pencere
Engin SEVİNÇ * “Çepeçevre duvarlar.. sarmışlar her yanımı.. beni saran bu odalar.. gönlüme dar geliyor..”* Aynada birkaç adam dans ediyor. Buna hayret mi etmeli? Birkaç adam orta yerde yanak yanağa, başlarında kısacık bir ışık kümesi toplanmış ve bunu dağıtmaya yetecek bir vantilatör uzakta sessizce duruyor. Müziğin ritminde bir şey var. Köşedeki bir kadını güldürmeye yetiyor nedense. Masaya dirseklerini dayamış, elleriyle yanaklarını tutmakta. Dudaklarında sevimli bir gülüş
engincix
28 Tem6 dakikada okunur


Rastlantılar
JEAN BERAUD-CAFE ENGİN SEVİNÇ * -Öykü- Kafamın içindeki uğultuyla sokağa çıktığımda saat belki yedi civarıydı ki hava kararmaya başlamıştı. Bugün de hava nedense bir tuhaf. Yağmur yağacak zannediyor insan, ama yok, hafif bir esintinin ardından toprak kokusu bastırıyor içimi. Uzun paltolardan ve uzun kollu kazaklardan içim bunalmış zaten. Bugün akşam eve gider gitmez kendimi yenilemeyi düşüneceğim. Belki odamı toplar, masamın ve yatağımın dağınıklığını düzeltirim. Kirli çamaşı
engincix
21 Tem8 dakikada okunur


Gece Uğultusu
ENGİN SEVİNÇ * Dışarıda köpekler uluyor. Gece, en erken bizim bahçeye çökmüş demek ki. Hafif bir esinti de var belli. Bunu onca sessizlikte duyduğum çıtırtılardan anlıyorum; çatıya sürtünen ağaç dallarından ve cama çarpıp düşen yaprakların gölgesinden. İnsan tek başınayken irili ufaklı her şeye dikkat kesilebiliyor. Üstelik cam kenarındaysanız görebileceğiniz şeyler sizi fazlasıyla büyülemeye yetebilir. Ayın kül rengi parlaklığının kirpik uçlarınıza dokunmasından tutun yıldı
ENGİN SEVİNÇ
14 Tem5 dakikada okunur


Fragman
Engin SEVİNÇ * “Sakalın mı çıktı lan senin?” Elini yüzüne götürdü. “Yok, kaptan” dedi. Deniz kokuyordu. Motor seslerinden martılar uçuşuyor, pervane oluyorlardı. Köse İbrahim elini yüzünde gezdiriyordu. Salih kaptanla yeniden göz göze gelince denizi bile susturup yutkundu. “Bana bak ulan! Yoksa sen İtalyan mısın?” “Hayır kaptan!” Salih kaptan içeriye, dümenin başına geçti. Sağ elinde uzunca bir fitil, ucu kızararak duruyordu. Elinin başparmağı yoktu. “Bir gün Eski Liman’da do
Engin SEVİNÇ
26 Haz6 dakikada okunur


Can Arzusu
GUERNİCA'dan bir bölüm 1937, PİCASSO ENGİN SEVİNÇ * Git başımdan Sadık, bildiğin gibi değilim! Havada asılı duran ilmiğe geçirmişim boynumu, inceden inceye süzülen acısını duyuyorum. Her şeyin dışındayım. Bir rüya gördüm, beni gün ışırken ıpıslak uyandıran. Sen ve ben bir köydeyiz. Şirin ve güzel bir köy burası Sadık. Tepeleri ormanla örtülü dağ sırtlarından avuç içine boşalırcasına akan nehirler var. Her biri bembeyaz parlaklığında kısrak başlarının koşturulduğu ovalar, deri
Engin SEVİNÇ
21 Haz5 dakikada okunur

bottom of page


