top of page

Ara


BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
Şenol YAZICI * " Aslen Trabzon Maçkalıdır. Babasının görevi nedeniyle bulunduğu 1911 yılında Giresun'da doğar Bedri Rahmi. Modern sanatta iki disiplini; resim ve edebiyatı bir arada başarıyla yürüten ender isimlerden biri olacaktır EYÜBOĞLU. Eserleriyle yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda ödüle değer görülür. ŞİİR ve RESİM onu tanımlayan iki ayrı sanat koludur. Bu iki dalda da öyle güzel örnekler vermiştir ki şiirlerini okurken gözünüzün önüne bir resim gelirken, resimler
Şenol Yazıcı
21 Eyl7 dakikada okunur


YOLCULUK NEREYE
ASIM ÖZTÜRK -Şiirevi- Yaz sevinçleri, düş kırıklıkları Elmanın çürüğündeki yara Yırtılırken tenin mavi yelkeni, Sularda unutulmuş anılar; Kıyılar boyu söylenmemişözcükler, Gülün rengi, Avlularda konuşulan akşamlar, Sularla yıkandıktan sonra taşlıklar Mermer ayakları mermerlerin, Fincanların içinde soğur son yudumları Kıyısında uzun bir yol, Yaşayanların silinip geçmeyen izleri, Özlenenlerden, Çıkar gelir ansızın bir haber,

maviADA
21 Eyl1 dakikada okunur


Ahlak Çok Önemli
TURHAN EYÜBOĞLU * Çok sevdiğim bir radyocuyu dinlerken bir ülkenin davranış şekli ve toplumsal ahlakını anlatmasından yola çıkarak bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Bizim anladığımız ahlaktan veya açıkça seksüel ahlaktan bahsetmiyorum. Toplumda yaşayan insanların birbirlerine gösterdiği davranış ahlakını kastettiğimi burada vurgulamak istiyorum. Bazılarımız hep şöyle düşünüyor: 'Ülkemizde doğal kaynaklarımız çok yok!' Bunu düşünenler niye böyle düşünür, onu da anlamış değilim;
Turhan Eyüboğlu
18 Eyl2 dakikada okunur
TÜRKÇE EZAN
Türkçe ezan, Türkiye Cumhuriyeti'nin erken döneminde ezanın Arapça yerine Türkçe okunması amacıyla başlatılan uygulamadır. 1932 yılında resmî olarak başlatılan bu uygulama, 1950'de Arapça ezanın serbest bırakılmasına kadar devam etmiş ve dönemin dinî, siyasi ve toplumsal tartışmalarında önemli bir yer edinmiştir. Türkçe ezan konusu, Türkiye tarihinde; Türkçülük, dili öz Türkçeleştirme ve sekülerizm eksenlerinde tartışma konusu olmaya devam etmektedir. Tarihçe Tanzimat'ın geti

maviADA
18 Eyl6 dakikada okunur


SU
TAŞKIN EROĞLU * Gölge boyları uzarken su kaplumbağası önümde ağır ağır ilerliyordu. Birkaç adımda bir duruyor, kırışık boynunu uzatıp çevresini yokluyor, sonra gönülsüzce yeniden yürüyordu. Pürüzlü bir kayanın yanına geldiğinde durdu. Başını kaldırıp bana baktı. Gidenler neden son kez dönüp bakar? Fatoş da kapının eşiğinde böyle durmuştu. Sırtında küçük bir çanta vardı. Bakışlarını, tabakları masadan alıp lavaboya bırakışı gibi ağır ağır evin içinde gezdirmişti. Salona, kitap
Taşkın EROĞLU
18 Eyl2 dakikada okunur
Haberin Görünmeyen Kahramanları…
SULTAN DENLİ * Sabahın ilk ışıkları daha şehrin üzerine düşmeden telefon çalar. Kimi zaman bir yangın ihbarı, kimi zaman bir kaza, kimi zaman da onlarca insanın hayatını değiştirecek bir olay… O an ne yarım kalan uyku düşünülür ne de soğuyan çay. Kamera omuza alınır, not defteri çantaya konur ve yola çıkılır. Çünkü gazetecilik, mesai saati olan bir meslek değil; gerçeğe yetişme mücadelesidir. Sahada çalışan gazeteciler, haberi masa başında değil; asfaltın sıcağında, enkazın t
Sultan Denli
17 Eyl2 dakikada okunur


HASTANEDE ODA ARKADAŞLIĞI
ZEKİ BAŞTÜRK * Bursa Şehir Hastanesi… Göğüs Hastalıkları Servisi, 5112 numaralı oda. Sabah, oda arkadaşım taburcu oldu. Bir anda odada tek başıma kaldım. Öğleye kadar yalnızdım. Kitabımı aldım elime. Okudum, düşündüm, biraz da oyalanmaya çalıştım. Hastane odasında zamanın da kendine göre bir akışı var. Dakikalar bazen ilerlemek bilmiyor. İnsan, bir an önce iyileşip buradan çıkmayı beklerken, saatlerin ağır ağır yürüdüğünü hissediyor. Öğleden sonra odaya yeni bir hasta getiril

maviADA
17 Eyl2 dakikada okunur


HASTANE SERÜVENİ ve ZORUNLU ÇEKAP
Zeki BAŞTÜRK * Cumartesi günü öğle saatleriydi. Her şey, birdenbire başlayan baş dönmesiyle başladı. Ardından denge kaybı… Dünya sanki kendi ekseni etrafında dönmekten vazgeçmiş, benim etrafımda dönmeye karar vermişti. Bunun üzerine ambulans çağrıldı. Böylece uzun zamandır binmediğim bir araca, üstelik bu kez bilet almadan, ücretsiz ve oldukça hızlı bir şekilde bindim. İlk durağımız Mudanya Devlet Hastanesi'ydi. Acil servise giriş yaptım. Ardından klasik hastane serüveni başl
Zeki BAŞTÜRK
16 Eyl2 dakikada okunur


SON MUCİZE
SON MUCİZE: KENDİNİ YARATMAK * ŞENOL YAZICI * İnsan dünyaya gelir. Bu, herkesin başarabildiği ilk ve son mucizedir. Ama dünyaya gelmekle insan olmak aynı şey değildir. Bir tohumun toprağa düşmesiyle ağaç olması arasında ne kadar uzun bir yol varsa, doğmakla İNSAN olmak arasında da o kadar uzun bir yol vardır. Bize bir isim verilir. Bir dil. Bir aile. Bir ulus. Bir kader taslağı. Sonra hayat, elimizdeki kalemi yavaşça önümüze bırakır. İşte bütün sorun o andan sonra başlar; Çü
Şenol Yazıcı
16 Eyl2 dakikada okunur

bottom of page


