top of page

Ara


Bizans'a Yolculuk
William Butler Yeats * Yaşlılara göre değil bu ülke. Gençlik Kollarında biri birinin, şarkılarında Ağaçlardaki kuşlar (şu yok olan kuşak) Somon çağlayanı, uskumru dolu denizler, yaz boyunca Kanatlı veya kasaplık et yahut balık, Övgü düzer vücut bulan, doğan, ölen ne varsa; Hepsi o şehvetli müziğe tutulmuş, Yaşlanmayan aklın anıtları unutulmuş. II Yırtık pırtık bir palto sırtında bir çıtanın, Değersiz bir şeydir bir yaşlı adam, eğer El çırpıp şakımıyorsa ruh, ölümlü kıyafetini
William Butler Yeats
10 Ara 20251 dakikada okunur


Bir Tatlı Huzur
NURTEN B. AKSOY * Yahya Kemal üstadımızın " Bir tatlı huzur almaya geldim Kalamış'tan " dediği gibi, bazen bırakın "tatlısını" biraz HUZUR bulmak için alıp başınızı kaçmak, bir yerlere gitmek istersiniz. Kış mevsimine inat, hava günlük güneşlik olsa da kara bulutlar dolanır etrafınızda... Halil İbrahim sofralarında birileri tıksırıncaya kadar yiyip içerken, pazarlardan çürüğe çıkmış meyve ve sebzeleri toplayan emekliler, sabahın kör karanlığında okula gitmeye çalışan çocuklar

Nurten B. AKSOY
10 Ara 20252 dakikada okunur


Ay Zamanı
ŞENOL YAZICI * Bir küstüm çiçeğidir, ergenliğe soyunmamış yalnızlıklar. Hem herkes, hem her şey olmaya hazır, hem hiçbir şey olmamaya kararlı, öyle kırılgan dururlar. Savrulan sarışın yapraklar gibiyken hayat Her ay büyür, her ay tutulur onlar. Ay vurur, büyür gece, Bir Kaş mavisi kadar korkunç güzel gökyüzü, Dünyanın çatısına gerili delik deşik bir örtü, Uzar, uzar, uzar… Belki şimdi, Sıyrılır yatağından, ki gün görmemiş karanlığ

Şenol YAZICI
10 Ara 20251 dakikada okunur


Gamsızın Ölümü
REŞAT NURİ GÜNTEKİN O sabah, ana mektebinin bahçesinde fevkalâde bir telâş ve canlılık vardı. Talebe bayramı günüydü. İlk ve orta mektepler, kafile kafile marşlar söyleyerek sokaklardan geçiyor, şehrin uzak mesirelerine dağılıyorlardı. En ihtiyar talebesi altı yaşında olan bu ana mektebinin o kadar uzaklara götürülmesine imkân yoktu. Onlar, bayramlarını -kendi minimini ve paytak adımlarıyla- yirmi dakika çeken bir dere kenarında yapacaklardı. Hazırlık, dehşetti. Bahçe, renk r

maviADA
9 Ara 20257 dakikada okunur


ÇOK YÖNLÜ BİR SANATÇI; ABİDİN DİNO
Abidin Dino (23 Mart 1913, İstanbul - 7 Aralık 1993, Paris) Türk ressam, karikatürist, yazar ve film yönetmenidir. Çok yönlü bir kültür adamı olan Abidin Dino, çağdaş Türk resminin öncülerindendir. Türk resim tarihinde D Grubu ve Yeniler Grubu adlarıyla anılan sanat topluluklarının öncülerinden oldu. Türkiye'nin yanı sıra Fransa, Cezayir, ABD gibi ülkelerde sergiler açmış; yurt dışında Fransa Plastik Sanatlar Birliği Onursal Başkanlığı, New York Dünya Sanat Sergisi Danışmanlı

maviADA
9 Ara 20254 dakikada okunur


TEKEDEN SÜT ÇIKARMAK
Niyazi UYAR* “Öyle bir zamana düştük, Küfrün adı iman oldu, Doğru dürüst gider iken, Hakkın yolu duman oldu!” Büyük usta Aşık Mahzuni Şerif’in yazıp bestelediği bu türkü Musa Eroğlu’nun sazı ve sesi ile daha bir anlam kazanıyor. Ruhun şad olsun Aşık Mahzuni Şerif, selam olsun Musa Eroğlu! Hakikaten ya, nasıl bir zamana düştük böyle? Yeni, bugünlerde çıkarılan bir yasa ile sosyal medyada yaprak kıpırdamıyor tabiri caizse. Hazırlanan yasanın anayasaya aykırı olduğu gerekçesi il

Niyazi UYAR
9 Ara 20252 dakikada okunur


Cennet Hurmasının Vakti
Mehmet ÖZŞAMLI * Karadeniz’de yıl dönüp aynı mevsime uğradığında, dağların diliyle konuşan bir değişim başlar. Deniz, mavinin en eski tonuyla kıyıya vurur; yukarılara doğru her şey, sanki bir ressamın fırçasından savrulmuş gibi yeşile çalardı. Trabzon’un Of ve Hayrat ilçelerinde, hele köylerinde, bu yeşilin vahşiliği insanın içine işlerdi. Nisanla birlikte doğa, denizden başlayıp zirveye kadar bin bir çeşit renge bürünür; yağmurla yeşil birbirini çağırır, biri yağdıkça diğeri

maviADA
8 Ara 20252 dakikada okunur


Empresyonist Resmin Öncüsü MONET
Claude Monet (14 Kasım 1840 - 5 Aralık 1926), Fransız empresyonist ressam. Oscar-Claude Monet veya Claude Oscar Monet olarak da bilinir. İzlenimcilik terimi, Monet'nin İzlenim: Gün Doğumu adlı resminden gelmektedir. İzlenimcilik, modern resim sanatındaki ilk büyük devrimci harekettir. Monet, resimlerinde fırça darbeleriyle oluşturduğu değişik renklerde noktalarla istediği izlenimi uyandıracak renk ve ışık etkisini yaratmayı başarmıştır. Yaşamı Çocukluğu ve gençliği Adolphe ve

maviADA
8 Ara 20254 dakikada okunur


Silindir Şapka Giyen Köylü
Doğan Soydan * Yanımıza birkaç arkadaş alıp Pınarbaşı’na gitmek, arabamızın burnunu Ceyhan’a çevirip eğlenmek yegâne dinlenme yöntemimizdi. Aradan elli yıl geçti ve o günler o yıllarda kaldı! Dört aydan beri bir sahil kentindeyim; ilk kez dün Şeytan (!) dedi ki, “Haydi biraz nevale al sahile git, arabanın burnunu denize çevir eski günleri yad et." Öyle yaptım ve ilk iş, radyonun düğmesine dokundum. Diksiyonu, ses tonu iyi bir konuşmacı ilginç şeyler anlatıyordu. İç
Doğan Soydan
8 Ara 20254 dakikada okunur


Yazar Olacak Çocuk
Şenol YAZICI * Akrabamız olan Celal öğretmen bende bir hikmet görmüş olmalı ki yere göğe sığdıramıyordu. Annem ve babam, onun övgülerini duyup, simit satarak katkıda bulunduğum okul kütüphanesinden aldığım ders kitaplarının arasına saklayarak okuduğum kitaplarla olan derin ilişkimi görünce nasırlı elleriyle başımı okşar "vali olacak benim oğlum," derdi. Elimde değildi, gürültüyü duymak için kulak kabartır, açık kapıdan sokağa bakardım, o dediği, geçecek valiyi görür, neye
Şenol YAZICI
7 Ara 20256 dakikada okunur


Medyamızın Acıklı Durumu
ZEKİ SARIHAN * Ülkede ve dünyada olup bitenlerden haberdar olmak hem kaçınılmaz bir ihtiyaçtır hem de bunu kolaylaştırmak devletin temel görevlerinden biridir. Gazete okuyanların sayısı azalsa bile her evde artık bir televizyon da nerdeyse yetmez oldu. Bilgisayarlardan ve cep televizyonlarından da yağmur gibi bilgi yağıyor. Böylece hepimiz medya organları tarafından bilgi bombardımanı altındayız. Amaç, bunları yöneten merkezler tarafından kendileri gibi düşünmemizi sağlamaktı
Zeki SARIHAN
7 Ara 20253 dakikada okunur


YALNIZ
TALAT SAİT HALMAN * Yalnızlığı hiç bilmeyeceksin. Kuytular, tanrılarındır. Çağlar ve sınırlar ötesinden Sana hep seslenecek can çekişen kurbanlar. Hangi ıssızlığa varsan çağrışan açlar bulacaksın Başaklar sallanırken tâ uzaklarda Altın ve hayırsız, Yaşamak yorgunu açlar Bir kapkara iman gibi davet edecek Seni görkemli beraberliğine. Yalnızlığı hiç bilmeyeceksin Korkular, tanrılarındır. Bir ülkü uğruna kurban düşen yiğitler var: Can yoldaşı, kan kardeşisin onlar için Bir yaman
Talat Sait Halman
7 Ara 20252 dakikada okunur


İSTANBUL
* Talat Sait Halman * Hangi ayazmadan su içsem Başında kaç batın Susuzluktan ölmüştür Irıpları çekmeyegör Boğazda her balığa Bir orospu gömülmüştür Dinmişse Saraylarda düğünler Harem ağası gülmüştür Yangın yerlerinde tekbir Yoksulların Canevinden dökülmüştür İstanbul Çağların görmekten korktuğu Düştür * Talât Sait Halman Doğum adı Talat Ümit HALMAN , (7 Temmuz 1931 - 5 Aralık 2014), Türk şair, yazar, çevirmen, akademisyen, diplomat, siyasetçi. Türkçeye Hayyam'ın, William Faul
Talat Sait Halman
6 Ara 20251 dakikada okunur


Kadınlara Seçme Seçilme Hakkı
- 1927-Anavatan- ATATÜRK DEVRİMLERİ: * Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, 1930'larda, Türkiye ’de kadınların siyasi haklarını kazanması için gerekli yasaların çıkarılmasını ifade eder. Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi; toplumsal hayatta gerçekleşen Atatürk Devrimleri ’nden birisidir. 1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tan

maviADA
6 Ara 20252 dakikada okunur


Talat Sait HALMAN
(7 Temmuz 1931 - 5 Aralık 2014) * maviADA'nın kuruluş yıllarında aramıza katılan derginin birkaç sayısında şiir ve çevirileriyle yer alan Talat Sait Halman, ıyi bir şair, kültür sanat adamı olmasının yanında ilk kültür bakanımızdır da. Doğum adı Talat Ümit HALMAN, (7 Temmuz 1931 - 5 Aralık 2014), Türk şair, yazar, çevirmen, akademisyen, diplomat, siyasetçi. Türkçeye Hayyam'ın, William Faulkner'in eserlerini, Shakespeare'in sonelerini; İngilizceye ise Dağlarca, Orhan Veli gibi

maviADA
6 Ara 20253 dakikada okunur


Öksüz Derviş
YUSUF ERBAY * Evvel zaman / Kalbur saman içindeyken Her şey, Başka bir şey içindeyken… Rüyamın içine bir Derviş doğdu. -Âdem gibi anasız doğdu… Develer tellal / Pireler berber iken. Her şey, Başka bir şey iken… Başka hiçbir şey olmayan Derviş büyüdü. (Gitmekle kalmak arası Peri kanadına sığan Arpa boyu yaşamında Yalnız yürüdü…) Gün batmazdı gezdiği ufukta Kulun bildiğini gizliyor şimdi Ayrılık hummasında Derviş Nazarı yaprak döküyor Gidişi kar kokusunda… -Çaresiz / ma
Yusuf Erbay
6 Ara 20251 dakikada okunur


Alexandre Dumas
BABA * Alexandre DUMAS * Doğum adı Dumas Davy de la Pailleterie, 24 Temmuz 1802 – 5 Aralık 1870 Fransız yazardır. Adaş oğluyla karıştırılmaması için Alexandre Dumas père adıyla da bilinir. Macera türündeki tarihi romanlarıyla ünlüdür. Eserlerinin 100 dile çevrilmesi sayesinde en çok okunan Fransız yazarlardan biri olmayı başardı. Monte Kristo Kontu , Üç Silahşorlar, Yirmi Yıl Sonra ve Demir Maskeli Adam gibi romanlarından bazıları dizi şeklinde yayınlanmıştı. Yirminci yüz
Mavi Işık
5 Ara 20257 dakikada okunur


“Sadece Kendini Özleyebilmek” Cezası.
maviADA'nın ilk basılı dergisi KimseSİZ' in kapağı, 2002 KimseSİZ Sayı 1 YUSUF ERBAY * Kendinden başka kimseyi önemsemeyenlerin, kendinden başka kimseyi sevmeyenlerin kaderidir bu. Bir gün kendinden başka kimseyi özlememeye başlarlar. Kendini özlemeye başlayan insandan bahsediyorum. Kendini arayandan değil. Arayan bulur ya da bulamaz. Kendini özlemeye başlayansa, iflah olmaz. Özleyeceği olmayan insan, dönüp dönüp kendini özlemeye başlar. Her seferinde yeniden, her seferinde
Yusuf ERBAY
5 Ara 20252 dakikada okunur


Atilla JOZSEF
Sevgilim Ne Zaman Sokaktan Geçse Sevgilim ne zaman sokaktan geçse serçeler barıştı güvercinlerle. İncelikle basar basmaz kaldırıma güzel ayak bileği ışıldadı usulca. Efil efil titreşince omzu baktırdı arkasından bir çocuğu. Yürüdü salınarak - lâmbalar yanmaya ve bakmaya başladılar hayranlıkla. Ve güldü hepsi, umurlarında değildi o benim doldurmuşsa yüreğimi. Kollarımda salladığımı titizlikle korktum elimden alacaklar diye! Ama onların bu keyifli halleri yok etti içimdeki kısk

maviADA
4 Ara 20253 dakikada okunur


ÜMRAN
Niyazi UYAR * Bornova Anadolu Lisesi’ne aynı yıl başlamışlardı. Biri sınıfın bir köşesinde; öteki diğer köşesinde oturmaktaydı. Aynı sınıfta okuyan iki yabancıydılar birbirlerine. Koca bir yıl geçmiş, bir güne bir gün göz ucuyla bile olsa selâmlaşmamışlardı. Dışarıda karşılaşsalar, “gözüm bir yerlerden ısırıyor; ama nereden?” diye sorarlardı kendilerine. Bir gün Türkçe sınavından bütün sınıf düşük almıştı. Yalnız Ümran’ın yazdığı kompozisyon Tevfik öğretmeni çok etkilemiş ola

Niyazi UYAR
4 Ara 20259 dakikada okunur

Hayat ve Sanat
DERGİSİ
Emek veren herkesin ADAsı
bottom of page







