top of page

YAZAR ve ÜTOPYA








Asiye ARSLAN

*



Şenol Yazıcı'nın Gufo Yayınlarından Mayıs 2026'da yayınlanan YAZAR ve ÜTOPYA, yazarın ideolojilerin sözcüsü değil, insanlığın vicdanı olması gerektiğini vurguluyor.


Yazar ve Ütopya, edebiyatın toplumsal ve felsefi işlevini tartışan kapsamlı bir incelemedir.


KİTAP, kimsenin o denli özgür olmadığını, sıra insanın ideolojilere mecburiyetini, yazarın ise dil aracılığıyla toplumsal düzeni sorgulama, ütopyalar kurma ve insanı özgürleştirme dolaysıyla ideolojilere karşı ütopyalar üretme ihtiyacını ele alır.


Bir yandan insanın ideolojilere mahkûmiyetini hissettirmeye çalışırken yine bir yazarın ancak ideolojilerden arındığında özgürleşebileceğini, yetkinleşebileceğini iddia eder. Marksist, materyalist ve estetik perspektiflerin karşılaştırmalı analiziyle yazarın bağımsız konumunu ortaya koyar.


Yazar ve Ütopya'nın yeni eklerle genişletilmiş II. Baskısı, yazarın rolünü yeniden düşünmek isteyen okura, edebiyatın ideolojilerden bağımsız bir özgürleşme alanı sunduğunu hatırlatıyor.


BİR KİTAP BUNU YAPABİLİYORSA DEĞERLİDİR


“Bahar geliyor, gelmesine izniniz var mı?” sorusu tek başına bu kitabı ve insanlık çağı kadar eski o paradoksu anlatmaya yeter.

Ne kadar iddia etseniz de o kapıdan öteki kapıya geçmek ya da bir mevsimi yaşamak isterseniz ya da aklınızdan geçen en çarpıcı cümleyi söylemek için izin alıyorsanız özgür olduğunuz tartışmalıdır artık.

Bu kez başka bir şarkı tutturursunuz; uygar insan kırmızı da geçmez gibi...


Ona tanrı da diyebilirsiniz; her durumda sizden büyük başka bir şey vardır kuralları koyan. Ya da ideoloji...


Ne yaman çelişkidir o: Özgürlük mü yoksa ideoloji mi?

Demokrasi var olan rejimlerin en iyisidir, demiş bir bilge, en iyi rejimdir dememiş. Öyle ya çoğunluğun hakimiyeti olan demokrasi kendiliğinden karşıtlarını, zıtlıklarını üretecek ve en çok oy için çırpınan ya da her yolu deneyen azınlıklardan biri çoğunluk oyunu aldığında da iktidar olacaktır.


Bu da o toplumun bir bireyi olarak, ne olursanız olun, ister bir Diyojen, ister Karun, isterse dar gelirli bir emekli, sizi azınlıklardan bir birey yapar ve farkında bile olmadan çoğunluk olmak için mücadele etmek zorunda bırakır. Bunu yaptığınızda da ne kadar tarafsız kalmaya uğraşsanız da siz artık bir ideolojinin tutsağı oldunuz demektir.

Türkçesi; siz bir ideolojiye mecbursunuz.


…ve ideolojiler ağzı güzel laf yapan yazarları o kadar sever ki?


ŞENOL YAZICI bu kitapta yazarın, ideoloji seçmeye zorlanmasını, egemen ideolojinin baskılarını, sanat ve sanatçının çağlar üzeri çatışmalarını aktarıyor. Bunu da işlek bir dille ilginç metaforlarla yerine getiriyor.


Kitabın sonunda yazarın başında savunduğu ideolojiyi siz de savunur oluyorsunuz: Her ne olursa olsun yazar, İNSANLIĞIN yanında olmalı, diyorsunuz. Bunu başaran bir kitap değerli olmaz mı?


YAZAR ve ÜTOPYA uzun süre konuşulacak bir kitap olacak.


Didaktiktik bir konu olmasına karşın rahat ve eğlenceli bir okuma sunan, aynı zamanda bu yönlü bir kaynak olacak birikimler saklayan YAZAR ve ÜTAPYA, alanın boşluğunu doldurmaya aday gibi duruyor.




Yorumlar


bottom of page