top of page

TANRI BABA


Pierre-Jean de BÉRANGER

*

Tanrı Baba, bir sabah uyanınca,

Biz insanları düşündü nasılsa,

Gitti pencereye: "Kim bilir, dedi;

Belki o gezegen yok oldu gitti.

Ama baktı, uzakta, çok uzakta,

Bir köşecikte fır dönüyor dünya.

Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı,

Alsın vallahi bir şey anlıyorsam

Bu dünyalıların tutumlarından.


Ey benim minnacık yaratıklarım,

Ak ve kara, donuk ve yanıklarım,

Dedi Tanrı, en babacan haliyle;

Sizi ben yönetiyormuşum sözde.

Oysa, görüyorsunuz, Allah'a şükür,

Benim de sürüyle bakanlarım var,

Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı,

Alsın vallahi, çocuklar, bu bakanları

İkişer üçer atmazsam kapı dışarı.


Boşuna mı kızlar verdim, şarap verdim size?

Güzel güzel yaşayasınız diye.

Nasıl olur da siz benim inadıma

Orduların Tanrısı dersiniz bana?

Ne yüzle adımı alıp dilinize

Top atarsınız birbirinize?

Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı;

Alsın vallahi, çocuklar, bir tek

Orduyu kumanda ettiysem bugüne dek.


Şu süslü püslü zibidilerin işi ne

Yaldızlı tahtlar üstünde?

Nedir o kasılmaları, böbürlenmeleri?

Beslediğimiz bu karınca beyleri

Sözden benden kutsal haklar almışlar

Benim inayetimle kral olmuşlar

Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı;

Alsın vallahi, benden geldiyse eğer

Sizleri böyle kötü yönetenler.


Hiç bana kızmayın artık, çocuklar;

Temiz yürekli olun, bana yeter.

Sevişin, güle oynaya yaşayın,

Sizi yakar makarım diye korkmayın

Kralına da, yobazına da basın kalayı...

Ama keselim, Allahaısmarladık

Curnalcılar duyarsa yandık

Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı

Alsın vallahi, o yüzsüz herifleri

Sokarsam kapımdan içeri.

*

Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu

*




Pierre-Jean de BÉRANGER

*

Fransız şair ve popüler şarkı yazarı Pierre-Jean de Béranger, 17 Ağustos 1780'de Paris'te doğdu, 16 Temmuz 1857'de aynı kentte öldü. Babasının iş girişimleri başarısızlıkla sonuçlanıncaya dek onunla çalıştı. 1809'de Paris Üniversitesi'nde yazıcı memur olarak iş buldu. Napoléon'un düşmesinden sonra yönetime gelen Bourbon krallığını sert biçemle eleştiren şiirler ve şarkılar yazdı. Sansüre ve her türlü baskıya karşı çıktı; toplumun üst tabakalarının asalaklığını, din tüccarlarını, politikacıların kişiliksizliğini yerdi; insan özgürlüğünü ve yaşam sevincini övdü.


Yapıtlarının kazandırdığı ün, işinden kovulmasına ve birkaç kez hapse atılmasına neden oldu. Fransız Akademisi üyeliğini reddetti. Kendisine sunulan bütün resmi ödülleri ve unvanları reddetti. İsteği dışında milletvekili seçildi, istifa etti.


En ünlü şiirleri Le Roi d'Yvetot (Yvetot Kralı), Le Dieu des pauvres gens (Yoksulların Tanrısı, Le Sacre de Charles le Simple (Charles'ın Taç Giyişi), La Grand-Mère (Büyük Anne) ve Le Vieux Sergent (Yaşlı Çavuş)'tır.







 
 
 

Yorumlar


bottom of page