TANRI BABA
- Pierre-Jean de BÉRANGER
- 5 Nis
- 2 dakikada okunur

Pierre-Jean de BÉRANGER
*
Tanrı Baba, bir sabah uyanınca,
Biz insanları düşündü nasılsa,
Gitti pencereye: "Kim bilir, dedi;
Belki o gezegen yok oldu gitti.
Ama baktı, uzakta, çok uzakta,
Bir köşecikte fır dönüyor dünya.
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı,
Alsın vallahi bir şey anlıyorsam
Bu dünyalıların tutumlarından.
Ey benim minnacık yaratıklarım,
Ak ve kara, donuk ve yanıklarım,
Dedi Tanrı, en babacan haliyle;
Sizi ben yönetiyormuşum sözde.
Oysa, görüyorsunuz, Allah'a şükür,
Benim de sürüyle bakanlarım var,
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı,
Alsın vallahi, çocuklar, bu bakanları
İkişer üçer atmazsam kapı dışarı.
Boşuna mı kızlar verdim, şarap verdim size?
Güzel güzel yaşayasınız diye.
Nasıl olur da siz benim inadıma
Orduların Tanrısı dersiniz bana?
Ne yüzle adımı alıp dilinize
Top atarsınız birbirinize?
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı;
Alsın vallahi, çocuklar, bir tek
Orduyu kumanda ettiysem bugüne dek.
Şu süslü püslü zibidilerin işi ne
Yaldızlı tahtlar üstünde?
Nedir o kasılmaları, böbürlenmeleri?
Beslediğimiz bu karınca beyleri
Sözden benden kutsal haklar almışlar
Benim inayetimle kral olmuşlar
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı;
Alsın vallahi, benden geldiyse eğer
Sizleri böyle kötü yönetenler.
Hiç bana kızmayın artık, çocuklar;
Temiz yürekli olun, bana yeter.
Sevişin, güle oynaya yaşayın,
Sizi yakar makarım diye korkmayın
Kralına da, yobazına da basın kalayı...
Ama keselim, Allahaısmarladık
Curnalcılar duyarsa yandık
Şeytan canımı alsın, dedi Tanrı
Alsın vallahi, o yüzsüz herifleri
Sokarsam kapımdan içeri.
*
Çeviren: Sabahattin Eyüboğlu
*

Pierre-Jean de BÉRANGER
*
Fransız şair ve popüler şarkı yazarı Pierre-Jean de Béranger, 17 Ağustos 1780'de Paris'te doğdu, 16 Temmuz 1857'de aynı kentte öldü. Babasının iş girişimleri başarısızlıkla sonuçlanıncaya dek onunla çalıştı. 1809'de Paris Üniversitesi'nde yazıcı memur olarak iş buldu. Napoléon'un düşmesinden sonra yönetime gelen Bourbon krallığını sert biçemle eleştiren şiirler ve şarkılar yazdı. Sansüre ve her türlü baskıya karşı çıktı; toplumun üst tabakalarının asalaklığını, din tüccarlarını, politikacıların kişiliksizliğini yerdi; insan özgürlüğünü ve yaşam sevincini övdü.
Yapıtlarının kazandırdığı ün, işinden kovulmasına ve birkaç kez hapse atılmasına neden oldu. Fransız Akademisi üyeliğini reddetti. Kendisine sunulan bütün resmi ödülleri ve unvanları reddetti. İsteği dışında milletvekili seçildi, istifa etti.
En ünlü şiirleri Le Roi d'Yvetot (Yvetot Kralı), Le Dieu des pauvres gens (Yoksulların Tanrısı, Le Sacre de Charles le Simple (Charles'ın Taç Giyişi), La Grand-Mère (Büyük Anne) ve Le Vieux Sergent (Yaşlı Çavuş)'tır.



















































Yorumlar