top of page
1/1082

Sussam Gönül Razı Değil

Güncelleme tarihi: 25 Nis

Nurten B. AKSOY

*


Yazmak istiyorum ama ne yazacağımı bilemiyorum... İçimde birikmiş yüzlerce sözcük dans ediyor, savruluyor oradan oraya; fakat bir türlü hizaya giremiyor, ayak uyduramıyor birbirine. Belki bir sarsıntı, belki bir sadme patlatacak volkanı ve fışkıran lavlar hem beni hem okuyanları yakacak ama olmuyor işte...


Aslında bu sıkıntımın yani yazamamamın sebebini biliyorum; tabularım var benim, yasaklı sözcüklerim, sansürlenmiş duygularım, bir türlü kıramadığım prangalarım.

Tıpkı Ahmet Arif'in dediği gibi...

"Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza, Bir kibrit çöpüne varana, Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne..."


Ben de bağırabilsem, haykırabilsem dağlara, dipsiz kuyulara ya da ortasından kırılmış bir kibrit çöpüne... Belki seslerim harflere dönüşüp dökülüverecek satırlara... diye düşünürken "aşk" geliyor aklıma birden bire, benim tabu olan sözcüklerimden... Sonra "kadın", sonra "yalnızlık"... İçimde dans eden sözcüklerden bir kaçı. İşte bu sözcükleri harmanlayıp bir şeyler anlatmalıyım, yazmalıyım, yazmalıyım...


Kadından başlayayım mesela; bir çiçek kadar güzel, narin; bir kelebek kadar kırılgan... En güzel demlerinde tüm bakışları üstünde toplayan kadın. Gönlünü çalmak ya da kırmak için etrafını saranlara direnen kadın... Ya hafif bulurlar sizi, oradan oraya savurmak isterler, ya da bir kaya gibi sert ve soğuk. Bakmazlar bile yüzünüze, duygularınızın olduğu kimselerin aklına gelmez.


Aşk ise ayrı bir dert, ayrı bir tabu. Her kullandığınızda manidar bakışlar, alaycı gülümsemeler, dudak bükmeler çarpar gözünüze. Bir şeylerle doldurmaya çalışırlar o sizin en içten duygularınızın içini, çünkü aşk sadece birilerinin tekelindedir, sizin onu yaşamanız söz konusu bile olamaz. Şüphe ederler sevginizden, hatta yakıştıramazlar size...çünkü hayata tek başına kafa tutan; sert, duygusuz, yalnız bir kadının değil aşka, yaşamaya bile hakkı yoktur aslında.


Yalnızlığınızı bile çok görür, aldırmazlar size, "Niye yalnız olasın ki canım" diye sitem ederler. Bilmezler ki insanlar belki de en çok kalabalıklar içinde yalnızdır. Dostlar vardır, dost bildiklerin vardır, seni hiç dinlemeyen, sesini duymayan canlar vardır hep etrafında; ama bunca kalabalığın içinde yalnızsındır hep.


Dertleşmek, içindekileri dökmek istersin dost bildiklerine bazen, daha ilk cümlenden sonra onlar alır sazı eline. Çalar, söyler, hatta şakırlar bülbül gibi. Konuşamazsın, konuşturmazlar; çünkü sana hep dinleyici rolü uygun görülmüştür. Yutkunursun, içindekileri haykıramazsın. Zaten haykırmak yasaktır sana, "şükret haline" diye öğüt veren dostların aslında ne çok severler seni, kadir kıymet bilmezsin...


*"Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil" Fuzûlî

60 görüntüleme2 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kibele

2 Comments


Nurdan Aladağ
Nurdan Aladağ
Jan 19, 2021

Salgın günlerinin uzaması bize bu duyguları yaşatan. ''Gönül ne çay ister ne çayhane gönül muhabbet ister çay bahane.'' yüz yüze konuşmayı, anlaşmayı özledik. Sesimizle kucaklaşabildiğimiz günleri yaşarken tek avuntumuz yazmak oldu. İç sesimizi yansıtan sessiz çığlıklarımızı yazarak yüreğimizin yükünden kurtulacağız. Kalem en çok sizin elinize yakışıyor Nurten Hanım. Sevgiyle.

Like

maviADA
maviADA
Jan 19, 2021

"Dertleşmek, içindekileri dökmek istersin dost bildiklerine bazen, daha ilk cümlenden sonra onlar alır sazı eline. Çalar, söyler, hatta şakırlar bülbül gibi. Konuşamazsın, konuşturmazlar;... "

Yazarlık herhalde ayrıntıyı görme yetkesi olsa olsa gerek; ne güzel yakalamışsınız.

En kötüsü insan, ama onsuz da asla olmaz.

Yine de işaret ettiğiniz halin "anneler..." dışında hemen her insana özgü olduğunu, hepimizin bir nedenle bu halle karşılaştığımızı, ya da bizim o bazen o bencilliği sahiplendiğimizi düşünmek, görmek hoşgörüye neden ve avuntu olabilir.

Herhalde saatine göre bir nedenle tüm insanlar dertli...


Like