top of page

PROTEO

27 Şub 2023
1 dakikada okunur

Yusuf AKSOY

*

Kumdan mekânlarda sırtı boşlukta

karanlığın içinde sıkışmış tepelenip duruyorken

vebaşını kaldıramıyorken necip ama zavallı millet

kentler üzerine yıkılırken şaşkınlıktan durakaldı


Sen sevgili Proteo

yoldaşının başına kürekle vuranların barikatlarını yıkarak

çok uzak kıtalardan kanatlanıp koştun ızdırabın yurduna

uykuda yerin yedi kat altına gömülenlere ışık oldun durmadan

yeniden doğumu müjdeleyen kudretli bakışlarınla can oldun


nice adı sanı bilinmez fakir yurtlarda

sayısız canların kahramanı olduğun gibi

atıldın cansiperane enkazın altına üstüne

nerde bir can kokusu, can sıcaklığı varsa

bebek eli patilerini kanatarak kazdın betonu

canını, dişini, kanını verdin karanlıkta inleyenlere

utandırdın, korkunun kölesi olan yığınları


düştün sonra, yüzlerce canı çekip aldığın toprağa

ağlatın bizi

ortadoğunun kader sanılan coğrafyasının ortasında

anne sütü gibi apak bayrak oldun ölümsüzleştin artık

zehir gibi acı mahcupluğuyla baş başa kaldı çoğunluk

ağlamayı çokça hak eden ülke unutmayacak seni


yolumuz düşerse Meksika’ya yabancılık çekmeyeceğiz

kahramanlığını katlayarak düştüğün uzak topraklardan

kanattığımız yerlerine merhem olacak çiçekler getireceğiz

kucaklar dolusu







İlgili Yazılar

Hepsini Gör
12 EYLÜL 1980: “BİZİM OĞLANLAR BAŞARDI!”

Zeki Sarıhan * BEN O GÜN… 12 Eylül 1980 Cuma günü evde yalnızdım. Millî Kütüphaneye gitmek üzere evimizin bulunduğu Ankara Bülbülderesi Caddesine indiğimde bütün cadde boyunca belirli aralıklarla eli

 
 
 

Yorumlar


bottom of page