top of page
1/1082

Kültürden İrfana

Güncelleme tarihi: 4 Ara 2021



Soru - ''Kültür'', aydınlarımızın çok sık kullandığı anahtar kelimelerden biri.Tarifini rica etsek.


Cevap - Bu işi iki Amerikalı sosyolog yapmış. Kimsenin okumadığı, fakat herkesin zikrettiği ünlü eserlerinde yüz altmış bir tarifi var, kültürün. Her zevke uyan bu tariflerden bir örnek verelim: ''Dünyada kültürden daha kaypak mefhum tanımıyorum. Tahlil edemezsiniz, çünkü unsurları sonsuz. Tasvir edemezsiniz, çünkü bir yerde durmaz. Manasını kelimelerle belirtmeğe kalkıştınız mı, elinizle havayı tutmuş gibi olursunuz. Bakarsınız ki her yerde hava var, ama avuçlarınız bomboş''.


Gerçekten de kültür, batının düşünce sefaletini belgeleyen kelimelerden biri; kaypak, karanlık, samimiyetsiz. Tarımdan idmana, balıkçılıktan medeniyete kadar akla gelen ve gelmeyen düzinelerce mana. Kelime değil, bukalemun.


Soru - Kültürün, çağdaş dünyadaki gelişmeleri üzerine ne düşünüyorsunuz?


Cevap - Kültürün en yüksek düzeye ulaştığı Yeni Dünya'da kültür yok artık, onun yerine karşı-kültür, anti-kültür, hipi-kültür, kültür-sonrası, devrimci kültür var. Amerika'dan gelen salgın bütün Avrupa'ya da yayıldı. Çağımız geleneklere değil, geleneğin kendisine düşman. Hayata bir şey eklemek istemiyor, hayatı altüst etmek peşinde. Kültür mefhumunu çatlatan bir davranış karşısındayız. Artık ''kazanılmış bir bilgiler bütünü'' değil kültür; ''her şeyi okuyup her şeyi unuttuktan sonra'' değil. Daha çok bir özlem. Keşfedilmesi, yaratılması gereken bir dünyanın özlemi. Amaç, eski yasaları ve ölçüleri yerle bir etmek. İdeolojiler de, teknik de yeni kuşaklara güvensizlik veriyor. Hepsi de ütopyalara susuz; taze, sıcak, tabii ütopyalara. Bu isyan Batı'da uzun zamandan beri seyrine alıştığımız bir traji-komedinin devamı; dadaizm, fütürizm, gerçek-üstücülük. Yalnız, çılgınlık şimdi çok daha yoğun, çok daha yaygın, çok daha topyekün.


Soru - Şu halde Batı'nın birçok çevrelerinde kültür, anarşi demek. Peki kelimenin haysiyetini korumak isteyen Batılılar da yok mu?


Cevap - Olmaz olur mu? İşte Pierre Emmanuel. Fransa'da devrin kültür bakanı Andre Malraux'ya yazdığı bir mektupta ''gerçek kültür bir tutkudur'' diyor, ''insan inanıştır, kendini insanlığın kaderinden sorumlu tutuştur. Bir sevgidir kültür. İnsanın kendi kendini fethidir. Dünya çapında bir hümanizmanın inşaasıdır. Bugünü mazi ile zenginleştirmektir. Mazi ve istikbal ile. Toplum, kişinin bir ruhu olduğunu unutmuşa benziyor. Kişilere ferman dinleten, iktisadın şuursuz kanunları. İnsanın tek değeri, ürettiği ve tükettiği, kendisi değil. Şehirde yaşamak bir işkence. Önünde iki kaçış var insanın. Biri televizyona kaçış, öteki gençlerin kaçışı: Teorizm. İnsanın kendi kendine soracağı geliyor: Kültürü kurtarmak için zengin ülkelerin yoksullaşması mı lazım? Dileriz ki insanlar ''kültür''ü benimsesin ve insan tekrar insanlaşsın.


Soru - Pierre Emmanuel'in özlediği bu ''kültür'' anlayışı, bizim eski ''irfan'ımızı hatırlatmıyor mu, biraz?


Cevap - Nasıl hatırlatmaz? İrfan, düşüncenin bütün kutuplarını kavrayan bir kelime. İrfan, insanoğlunun has bahçesi. Ayırmaz, birleştirir. Bu bahçede kinler susar, duvarlar yıkılır, anlaşmazlıklar sona erer. İrfan kendini tanımakla başlar. Kendini tanımak, ön yargıların köleliğinden kurtulmaktır, ön yargıların ve yalanların. Tecessüsü madde dünyasına çivilemeyen, zekayı zirvelere kanatlandıran, uzun ve çileli bir nefis terbiyesi, irfan. Kemale açılan kapı, amelle taçlanan ilim. İrfan, bir Tanrı sevgisi, cehitle gelişen bir mevhibe. Kültür, irfana göre, Katı, fakir ve tek bulutlu. İrfan, insanı insan yapan vasıfların bütünü. Yani hem ilim, hem iman, hem edeb. Kültür, homo ekonomikusun kanlı fetihlerini gizlemeye çalışan bir şal. İrfan, dini ve dünyevi diye ikiye ayrılmaz, yani bir bütün gibi tecezzi kabul etmez. Pierre Emmanuel'in adını koyamadığı bu ideal, ihtiyar (Yol gösteren, Yön belirleyen anlamında kullanılmıştır) Doğu'nun uzun zamandır aşinası olduğu irfanın ta kendisi. Batı, kültürün vatanıdır, Doğu, irfanın.


Soru - Siz, bir Türk aydını olarak kültürün mü hizmetindesiniz, irfanın mı?


Cevap - Heyhat! Hidayet ilahi bir lütuf. Ben de belli bir çağın insanı olarak kültürün hizmetinde idim şimdiye kadar. Dünya kütüphanelerinin kapılarını yurdumun insanlarına açamak istedim. Hint ormanlarının uğultusunu taşıdım, edebiyatımıza. Batı'nın büyük düşünce fatihlerini konuşturdum. Eserlerimin ''kültür'' cildi, aşağı yukarı tamamlandı. Bundan sonra ''irfan'' cildi başlayacak. Ayrıntılarla fazla uğraştım şimdiye kadar. Artık bu uzun yolculukta devşirebildiğim hakikat meyvalarını takdime çalışacağım okuyucularıma. Kültürden çok irfanla uğraşmak istiyorum.


Cemil MERİÇ


Ekleyen : Zeliha AYDOĞMUŞ

KİTAP : Kültürden İrfana / İletişim Yayınları 1. Baskı / sf. 31-34



40 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Kibele

Comments


1/2
35cf9ce6e5cc2233f62b47f378d28b4e.jpg

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı