AYVALIK SOKAKLARINDA KAOS
- Şenol YAZICI
- 2 saat önce
- 4 dakikada okunur

AYVALIK'a DOĞAL GAZ CEZASI
*
Geçen yaz da yazmıştım, ayvalık sokaklarını, ondan önceki yaz da... Görünen ben de alışkanlık yaptı kaldırımlar. Yukardaki resme bakıp da öyle diyebilirsiniz; kimilerine bir kastı var belediyeye diye düşündüren yazılardı hepsi. Hiç de öyle değil, müze gezmesi değil bu, her gün yaşadığınızda görün. Kozak granitiyle döşeli sokaklarda yürümek tam bir cambazlık. Ona buna çarpmaktan yürüyemezsiniz, nörolojik sorunlarınız var gibi görünür uzaktan. Sorun bunla bitmez. Gün geçmezdi ki o taşların altına konulmuş değil, resmen sokuşturulmuş ilkel altyapı bir sorun üretmesin. Yarım yamalak yapılan tamirlerin kalıntıları, yollarda kullanımdan açılan çukurlar da eklenince seyreyle...
Bu olumsuzluğunun üzerine öyle bir uygulama yaptılar ki tuz biber ekti... Hem de en hareketli yaz günlerinde tüm Ayvalık'ı bir kaosa sürdüler.
*

Geçen yıl yazmıştım:
Eski Ayvalık malum. Taştan Rum evleri, çoğu yeri eğimli dar sokaklar.
Adı Mardin olsa uyar.
Eşeklerle ancak hizmet götürebileceğiniz, dar, tıkış tıkış, çarpık sokaklar, yeterince güzel onarılmamış eski Rum evleri... araya kondurulmuş müştemilat vari, ama gerçek bir insan üretim fabrikası yapılar, çıkmalar... yol ortasında unutulmuş elektrik direkleri...
...ve çok kirli, inanılmaz tür ve boyutta çöp bulacağınız yamru yumru, delik deşik kaldırımlar..
Her yan sit alanı. Yani mazereti var...
Ben yenisinden söz edeceğim.
Yukarıdaki yeni Ayvalık'tan bir sokak.
Almanların deprem sonrası yaptığı 150 Evler mahallesi burası.
Bu sokak rivayete göre bir devir yapılan sokak yarışmalarında iki kez birinci olmuş... Yerleşimin en güzel mahallesinin bir sokağı...
Çamları görmeyin, gerisinden ne olur?
Kışın yüz bin nüfuslu, yazınsa bir milyon olan hiçbir kentte rastlayamayacağınız bir yanı var Ayvalık'ın.
Kaldırımları...
Şu anda bile çok sokağı padişah fermanıyla Türklerin kovalanıp sadece Rumların yaşadığı 18.yüzyıldan kalma gibidir Ayvalık. Güzelliği de biraz oradan geliyor, yani o otantiklikten... Yalnız bir kaç tarihi sokakta olmakla kalsa güzel bile duracak bu otantizm ve malüm taşlar, her yerde var.
Yeni Ayvalık'ta aynı taşlarla döşeli. Tabi alt yapı da hiç değişmeyen biçimde baştan savma... Bir kazma vurulmasın yola, bir ağır taşıt geçmesin ya elektrik zarar görüyor ya da su...
Yaşlıların ve çocukların, ortopedik sorunu olan gençlerin, hele topuklu ayakkabı giyen kadınların hayatını zor bir engelli koşusuna çeviren, geçen yüzyıldan beri hiç onarım yüzü görmeyen bu kaldırımlar Ayvalık'ın yüz karası.
Geleceği hikayeye dönen doğalgazı bekliyorsa belediye makul, o zaman arada bir açıklama yapsa ya...
Ki doğalgaz gelse de sanmam ki Ayvalık'ın kaderi değişsin; bu taş çok ucuz, zaten kökten kusur olduğu için asfalta göre kusur daha az gösteriyor, otantik de duruyor, ayrıca altyapı eksikliği için bahane de hazır, neden para harcasın ki?
Belediyenin çok gerekli olan yere de para harcadığını görmedim. Ayvalık Belediyesinin gelirleri öyle böyle değildir. Ne yapıyorlar paraları bilen anlayan yok. Ha işletmelerinde çayı ucuz veriyor doğru, ama içebilene aşkolsun... Bana kalsa musluklardan akan sudan çayı yapıyorlar, ondan ucuz.
Geçen yıl 2000 L emlak vergisi ödeyen bir arkadaşım, bu yıl 25.000 ödeyince evini satılığa çıkarmıştı. Benim vergiyse şükrediyorum sadece dört katına çıktı.
Birkaç yıldır geleceği söz konusu olan doğalgaza umudumu bağlamış bekliyorum. Umudum derin hendeklerle istisnasız yarılacak yollar, bu kez doğal olarak altyapıya kavuşacak, düzenlenecek, belki de asfalt yapılacak,
diye yazmıştım da edindiğim Ayvalıklı hem de belediyenin partisinden birkaç okuyan yazan dost onaylamışlardı doğru söze ne denir diye.
Ne kadar yanılmışım. Beterin beteri var derler ya, aynen öyle.
Yılan hikayesine dönen doğalgaz, kimi mahallelerde döşenip konu edildiğinden beri kaç yıl geçti bilmiyorum, ama hiçbir yerleşimde denk gelmediğim hikayeden mazeretlerle birkaç yıl sonraya gecikerek geldiği gerçek.
Tam artık sokaklar kazılmayacak, kazılanlar kapatılacak düzenlenecek, aylarca süren bu bekleyiş bitecek bayram yapacağız derken ne oldu biliyor musunuz? Bu kadarına pes diyeceğiniz bir çözüm ürettiler.
Belki inanmazsınız diyerek göstereyim dedim.

Başka nasıl yapacaklardı diyeceksiniz şimdi?
Bu sokağa doğalgaz bağlanalı en az altı ay olmuş. Yani kış ve bahar ayları öyle geçip gitmiş, ancak Temmuz ayı ve Ayvalık'ın velinimeti yazlıkçılar geldiğinde bir sabah harekete geçmişlerdi. Bu sokakta park etmiş onlarca araba, diğer sokaklarda da aynı durumun söz konusu olduğu düşünülmeden, bir arka sokağa park yapın diyerek gönderildi. O günün akşamında sokak, taşları kazınmış, ağaçların kökleri, su boruları, elektrik, telefon, internet kabloları yer yer koparılmış ya da ortalığa saçılmış perişan ve acıklı bir manzara sergiliyordu.
Her sokak aynı durumdaydı. Bu nedenle sokaklardan çekilen yüzlerce araç, hiçbir sokakta park yeri bulamayıp ya sökülmemiş ana arterlerde yer buldu ya da evinin çok uzağında.
...ve sokaklar bugün üçüncü gün hala aynı durumda. Bazıları biraz daha temiz, bazıları ise karmakarışık, ama hepsi istisnasız eski yamrı yumru hallerini bile özlemle arıyor.
.

Bir sokağı bitirip ötekine geçmeyi ak'ledemeyen belediyenin bu korkunç kaosu nasıl çözeceğini herkes gibi ben de çok merak ediyorum. Ne var ki bu anlayışla hepsi birden anarşiye teslim edilen bu sokakları bir aydan önce bitirebileceklerine hiç umudum yok. Görünen bizim apartmanda olduğu gibi her apartmandan ancak bir kişinin yararlanmak için başvurduğu doğalgazın bedelini bütün Ayvalık'a ve gelip geçen Ayvalık sever konuklarına misliyle ödetiyor.
Bu arada nasılsa sökülüp hemen onarılan şanslı bir sokaktan edindiğim izlenimse tam bir şok: Aynı parke taşlarını getirip olmayan altyapısız yola sermişler. Yani asfalt yol beklentisi, boş bir umutmuş aslında.
Buna basiretsizlik denmez de ne denir?
Ya da hiçbir menfaat gözetmeden salt yeni yerleştiğim Ayvalık'a jest olsun diye maviADAlılarla yapmayı düşündüğüm kültür sanat etkinliği için, araya torpil olsun diye adam koyduğumuz halde bizden salon kirası isteyecek kadar esnaf olmayı bilen Ayvalık belediyesinden başka ne bekliyorduk?


















































Yorumlar