top of page
1/707

ADIYAMAN

Nemrut Dağında Antik Kalıntılar
Nemrut Dağında Antik Kalıntılar


8I İL - 8I ŞİİR

*

DOĞAN SOYDAN

*


TARİHÇESİ

*

Adıyaman, tarihi binlerce yıl önceye uzanan bir ilimizdir. Bölgede Hititler, Asuriler, Hurriler, Persler gibi birçok uygarlığın izine rastlanır.  Emevîlerin bölgeyi ele geçirmesiyle birlikte 670 yılında “Mansur bin Ca'vene” tarafından bugünkü Adıyaman kalesi inşa ettirilmiş daha sonra Abbasîlerin, Bizanslıların hakimiyetine geçmiş. 1066'da Selçuklu kumandanı Gümüştekin tarafından geri alınan Adıyaman, 1515'te Yavuz Sultan Selim'in Dulkadiroğulları Beyliği'nin egemenliğine son vermesi üzerine Osmanlı dönemi başlamıştır. İlk zamanlar Maraş eyaletine bağlı bir sancak olarak yönetilmiş sonra Elbistan sancağına bağlanmış, Tanzimatla birlikte de Diyarbakır vilayetine bağlı bir sancak durumuna getirilmiştir. Cumhuriyet’in ilanına değin adı Hısnımansûr olan Adıyaman, 1923'ten 1954 yılına kadar Malatya'ya bağlı bir ilçe iken 1954 yılında il olmuş ve Adıyaman adını almıştır.


ADIYAMAN’DA YAŞAM

Adıyaman her şeyden önce geniş ve verimli topraklarıyla bir tarım kentidir, öyle ki folklorunda bile tarım figürleri görülür, türküleri toprak kokar. Doğal güzellikleri ve zenginliğiyle dikkat çeken bir ildir. Birçok kültürün yoğrulup özleştiği; dili, giyim kuşamı, düğünü ve hayatın çeşitli alanlarına yönelik adet ve inançları, misafirperverliği, insan sevgisi, halısı, kilimi, cicimi, heybesi ile yaşayan zengin bir halk kültürüne sahiptir. Bu zenginlik, insanların yaşam felsefesine de işlemiştir. Folklor açısından bilimsel alan araştırmalarına konu olabilecek birikime sahiptir. Nemrut Dağı'ndaki antik kalıntılar, Cendere Köprüsü ve Adıyaman Müzesi gibi turistik yerler ziyaretçilerin ilgi odağıdır, her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilmektedir.

*

 ADIYAMAN


Bakmışım Malatya bakmışım Maraş

Toprağı karışır toprağımıza

Dudakta bir ıslık Antep havası

Güneş başka doğar dağlarımıza.

 

Nemrut’ta anıtlar yüzyıllar tanır

Fırat nehri döne döne dolanır

Bağırsam Adana, Urfa uyanır

Taş değse duyarız yaprağımıza.

 

Çiçek kokar çim kokar yazım, baharım

Halay başlarında sazım, kavalım

Nerde uzun hava orda ben varım

Türküler dolar rüyalarımıza.

 

Samsat’ta halıyım, Gerger’de kilim

Besni’de, Kahta’da kınalı elim

Türkmen obasıyım, öz Türkçe dilim

Şölenler kurulur yaylalarımızda.

 

Ne Güneş usandı doğup batmaktan

Ne Nemrut usandı dağda yatmaktan

Çekinmem uğruna kurban olmaktan

Selamlar gönderdim Ay’a, yıldıza.


8I İL - 8I ŞİİR /Doğan Soydan

 

 

Yorumlar


bottom of page