81 İL - 81 ŞİİR - I
- Doğan Soydan
- 3 saat önce
- 2 dakikada okunur

ADANA
*
DOĞAN SOYDAN
*
TARİHÇESİ
Adana, Seyhan Nehri kıyısına bir konak yeri olarak kurulduğu tahmin ediliyor. Kuruluşu ilk çağlara (M.Ö. 3000) yıllarına kadar uzanmakta. Buraya ait en eski yazılı kayıtlara ilk kez Hititlerin Kava Kitabelerinde rastlanmta. Bu kitabedeki bir yazıtta Adana ve çevresinden Uru Adania (Adana Beldesi) olarak bahsedilmiş. Bu yörede M.Ö. yaşayan kavimlere Danuna denildiğine ilişkin kayıtlar, anılan kitabelerde vardır. Bir efsaneye göre gök tanrısı Uranüs'ün Adanus ve Sarus adında iki oğlu savaşarak Adana bölgesine gelmişler; Adanus, kurdukları bu şehre kendi adını vermiş, Seyhan Nehri de Sarus adını almıştır. Hitit etkisinde kalan Fenikeliler, tarım ve bitki tanrısı Adonis adını, bereketli topraklarından dolayı Adana'ya isim olarak vermiştir.
M.S. 7. yy.’dan itibaren İslam ordularının bölgeye gelişi ile birlikte Arap tarihçileri, Adana isminin eski peygamberlerden Yasef'in torunu Ezene'den geldiği fikrini ortaya atmışlar. Türkler Torosları aşıp güneye indiklerinde buraya Çukurova adını vermişlerdir. Çukurova'nın tarihteki adı Kilikya'dır. Kilikya adını kireç yataklarından aldığı söylenir. Sümerlerden kalma Gılgamış Destanından itibaren sayısız kaynaklarda sayısız olaylarla açıklanmaya çalışan yöre adı çok renkli bir gelişim takip etmiştir. Adana için kullanılan isimlerin karışıklıklara sebep olması nedeniyle 1878 yılında Osmanlılar Döneminde yayınlanan bir fermanla yöre adının Adana olarak yazılmasına karar verilmiştir. Adana tarihinde ilk çağlara ait bilgiler azdır. Arkeolojik kazılarda elde edilen bilgilere göre yörede en az on değişik medeniyet ve yine en az on sekiz devlet, beylik, krallık gibi çeşitli siyasi kuruluşların hüküm sürdüğü belgelenmiştir. Bunun sebebi bölgenin konumu, doğal zenginliklere ve geniş verimli topraklara sahip olmasıdır.

Adana’da Yaşam
Adana; kültür, sanat, sağlık, eğitim, alışveriş, yeme-içme alanlarında İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropol illere yakın bir altyapı hizmetini çok daha ucuza sunduğu için caddeleri olduğukçe geniş ve temiz bir şehirdir. Trafik sorununun olmaması şehir içi ulaşım olanaklarını ve yaşamı kolaylaştırmakta.
Adana Bir Kültür Şehridir
Bünyesinden birçok yazar, şair, sanatçı ve spor adamı yetiştirmiş olan Adana, güneyin kültür ve sanat başkenti olarak nitelendirilmektedir. 2022/2023 yılında 6 tiyatro salonunda 101 tiyatro oyun ve 781 gösteri sunmuş, bu gösterileri toplam 119.963 seyirci izlemiştir. 30 tane de sinema salonu bulunmaktadır. Ayrıca Müzeler, kütüphaneler, tiyatro ve sinema salonları ile Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Adana’yı kültürel anlamda zenginleştiren öğelerdir. Tüm bu kültürel ögelerin yanında bir festivaller şehridir; İlk kez 1969 yılında düzenlenen “Adana Film Festivali,” Türkiye’nin ilk ve tek karnavalı “Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, Sabancı Tiyatro Festivali” ve Adana’nın gastronomik öğelerinin tanıtıldığı “Adana Lezzet Festivali” başta olmak üzere onlarca festival ve etkinlik Adana’yı yıl boyunca renkli ve hareketli bir şehre dönüştürmektedir.

ADANA
Oğuz Türklerinin Üçok kolundun
Yüreğir Beyinin yurdu burası
Toprağı altındır suyu bereket
Toros Dağlarının Çukurova’sı.
Ceyhan Nehri Seyhan ile yarışır
Sarı başak ak pamuğa karışır
Güneşi hırçındır, Ay nazlı ışır
Dillere destandır aşkı, sevdası.
“Büyük Saat” zamanların bekçisi
Şafaklar müjdeler çınlayan sesi
Toprakkale, Dumlu, Kozan Kalesi
Tarihin sesidir her hikâyesi.
Yılankale, Anavarza anlatır
Ne çok iz bırakmış binlerce asır
Taşköprü’de anı, Misis’te sır
Saklıdır tarihin tüm hatırası.
Dört mevsim güneş, dört mevsim yaz, bahar
Toprağın, suyun her gün müjdesi var
Horzum’dan, Obruk’tan Asar’a kadar
Toroslardan eser yayla havası.
Doğan Soydan / 8I İl – 8I Şiir’den.
























































Yorumlar