Bayram Gelmiş Neyime

En son güncellendiği tarih: 5 Ara 2020


çocuk gönlümde eski bayramların özlemi

mutlu muyduk, mutsuz muyduk bilemiyorum...

hüzünleri saklardık mendillerin içine, şeker yerine

ne o buruk lezzeti ne de o mendilleri

şimdi bulamıyorum...


Çok değil daha birkaç ay önce girdiğimiz yeni yıl, iki ve sıfır rakamlarından oluşan sevimli tarihiyle bile bizleri mutlu etmeye yetmişti. Yeni bir yıl yeni umutlar demekti; her yıl olduğu gibi kış bitecek, rengarenk çiçekleriyle bahar gelecek, sonra da sıcacık yaz günlerine kavuşup gezmelere gidecektik.


Şenol Yazıcı sıkça der ya; "Kul düşünür, kader gülermiş" diye, mart ayının bir başka deyişle baharın tam da ortasında hiç beklenmedik bir misafir geliverdi ülkemize, hem de ne geliş. Tüm dünyayı saran ve binlerce insanın canını alan corona gribi bir kabus gibi çöktü üstümüze. Bir yandan ölümler, bir yandan karantinalar, bir yandan yasaklar derken bu hengame içinde bir sürü de bayram yaşadık. Önce 23 Nisan'ı, sonra 1 Mayıs'ı birkaç gün önce de 19 Mayıs'ı bayraklarla süslediğimiz balkonlarımızdan, pencerelerimizden coşkuyla söylediğimiz marşlar eşliğinde kutladık ev hapsindeyken.


Şimdi bir başka bayramı karşılamaya hazırlanıyoruz. Bugün arefe, yani ramazan/ şeker bayramı öncesi. Gece saatler 12'yi gösterdiğinde tüm ülke evlerimize kapandık, bayramın bitişine kadar tam dört gün ev hapsindeyiz. Yalnızlar daha bir yalnız, kimsesizler daha bir kimsesiz, çocuklar daha bir mahzun yaşayacaklar/ yaşayacağız bayramı. Yüreğim buruk, bayram sevinci yok içimde, hatta o meşhur türküdeki gibi "Bayram gelmiş neyime..." diyesim geliyor. Ve böylesi bir bayram arifesinde kendimle baş başa bir yolculuğa yelken açarken, TV'de çalan "Ayrılık yaman kelime" şarkısı eşlik ediyor bana.


İstanbul'un eski, mütevazı semtlerinden birinde iki katlı, terasındaki çardağı, bahçesindeki kömürlüğü, pencerelerinin önündeki teneke saksılarda açan rengarenk sardunyalarıyla şirin mi şirin bir ev ve bu evde yaşayan mutlu insanlar... İşte yola koyuldum, şimdi bu eve, hatırını soracağım, özlemle sarılıp koklayacağım sevdiklerimin yanına gidiyorum.


İnsanların henüz "köşe dönmeyi" bilmedikleri, birbirlerini Türk-Kürt, Alevi-Sünni diye ayırmadıkları, alınteriyle kazandıkları helal lokmalarını huzurla yedikleri yıllar... Çocukların bir rugan pabuçla, bir basma elbiseyle en büyük mutluluğu yaşadığı günler ve o günleri yaşayan biz mutlu çocuklar...


Bayramlar bir başka gelir, bir başka yaşanırdı o zamanlar. Günler öncesinden şehri terk edip, tatile kaçmak yerine ziyaret edilip hatırı sorulacak akrabalar, büyükler düşünülürdü. Şimdiki gibi temizliğe birileri gelmezdi, evin anneleri kendisine yardım eden çocuklarıyla yaparlardı bayram temizliklerini güle oynaya. Pek marifetli anneler baklavalar açarken, o kadar da becerikli olmayanlar revani ya da kalburabastıyla yetinirlerdi bizim evdeki gibi.


Bayram biz çocuklar için büyük mutluluktu o yıllarda. Çünkü bizler şimdiki çocuklar gibi her istediğinde yeni giysiler alınan, bir dediği iki edilmeyen, ceplerindeki bol harçlıklarla hemen her gün dışarıda yemek yiyen, hiçbir şeyi beğenmeyen şanslı (!) çocuklardan değildik. Bayram bizler için yeni giysi, bol harçlık ve doyuncaya kadar, o çok da sık yiyemediğimiz yemeklerden yemekti. Nasıl sevinmezdik ki bayramın geldiğine...


Oysa şimdilerde bayram denilince; okudukları özel okullara servislerle gidip, ceplerindeki asgari ücret (!) kadar harçlıklarıyla gidecekleri tatil köylerinin hayalini kuran bazı çocuklarla; savaş haykırışları ve silahların gölgesinde ya ölen, ya babasız kalıp annelerinin göğsüne saklanan ya da yırtık giysileriyle ağlayan aç çocukların acı çığlıkları geliyor aklıma... Ve keşke diyorum, o gittiğim yolculuktan hiç dönmesem, mümkün olsa da o günlerde kalsam, o günleri sevdiklerimle tekrar tekrar yaşasam... Ama heyhat ki heyhat...


Evet, bugün yine arife; evlerde ne temizlik ne tatlı yapma telaşı var. Ne de çocukların bayram sevinci. Şimdilerde dillerde ve gönüllerde bu corona musibetinden bir an önce kurtulmak için edilen dualar var...


Hepimiz için, tüm çocukların güldüğü; ve onların yüzlerindeki tebessümle de hepimizin ruhunun ferahladığı bayramlara kavuşmak umuduyla bayramınız kutlu olsun...


27 görüntüleme0 yorum
1s0l.gif

ŞAKASIZ;

artık

KIŞ!..

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

861536d39876bb9d5a5ca0fa97dddfb8.gif

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA