top of page

ÇOK ÖNEMLİ KİŞİ

Güncelleme tarihi: 16 Ara 2020



Başkalarının yanına çıkacak kişi, üzerine başına nasıl dikkat etmeye çalışırsa, okuyucularının karşısına çıkmaya hazırlanan bir yazar da kafasında kugulamakta olduğu konuyu evirir, çevirir ve “Acaba neyi nasıl söylesem? “diye düşünür. Yazmaya başlamadan önce böyle çok düşündüğüm konular olmuştur. Yazının dokunduğu kişler olacaktır. Onlar acaba nasıl bir tepki gösterirler?


Yazı bazen de kendimize dokunacaktır. Bu konuları yazmak daha da zordur.


Aklım ve vicdanım, en son bana “Zeki, der, ne düşünüyorsan dosdoğru yaz!”


Üç dört yıl canımı sıkan bir durum var. Havaalanlarında “Çok önemli kişi” muamelesi görmek.


Buna ingilizce VİP (Very İmportant Person) diyorlar. Türkçesi “Çok Önemli Kişi.”


Kimlerdir bu “Çok önemli kişi”ler? Hepsini bilmiyorum. Bunun bir kanunu, tüzüğü ve yönetmeliği bulunmalı. Ne zaman düzenlenmiştir, hangi kurum düzenlemiştir.? Bildiğim, parlamenterlerin ve eşlerinin “Çok önemli kişi” sayılmakta oluşları.


Bu kişiler, havayolları binalarına özel bir kapıdan giriyorlar. İşlemleri çarçabuk yapılıyor. Uçak kalkıncaya kadar misafir edildikleri odalar, bir evin misafir odası gibi döşenmiş. Sehpaların üstüne bazı günlük gazetelerden başka devlet tarafından çıkarılmakta olan lüks baskılı dergiler konuluyor.


Çay, kahve, kurabiye gibi atıştırmalık tezgâhı emrinizde. Bunları “zahmet edip” kendiniz alabileceğiniz gibi, görevliler de ikram isteğinizi soruyor ve bunu büyük bir özen ve incelikle yerine getiriyorlar.


“Çok önemli olmayan” yolcular otobüsle belirli bir süre önce uçağa götürüldükleri halde, VİP'te yolculuk yapanlar uçak kalkmadan hemen önce, kapıya gelen başka bir araçla alınıp götürülüyor. Bu tek kişi de olsa.


Uçakta ön sıralar VİP'e ayrılmıştır. THY'nda bunlara diğerlerinden ayrı ikramda da bulunuyor!



Uçaaktan indiğinizde, gene uçağa yaklaşan araç, yalnız VİP yolcularını alıyor. VİP salonunun önüne bırakıyor. Valizleriniz de hemen arkanızdan getiriliyor. Görevliler bütün bunları çarçabuk ve büyük bir saygı ile yapıyorlar.


Çünkü siz “Önemli bir kişi”siniz. Neden ötürü ve ne kadar önemli olduğunuz yakanızda bir karta yazılmış değildir. Çalışanlar sizi devlette çok önemli yetkilere ve makama sahip olduğunuzu düşünmektedirler.


Milletvekilleri uçak yolculuklarında VİP uygulamasıyla halkla temas etmekten alıkonuluyor. Onlarla sohbet edemiyor. Bu aslında kendilerne bir takım ayrıcalıklar yaratma pahasına Meclis üylerinin halktan tecrit olmayı göze almalarından başka bir şey değildir.


O kadar çıkarcı davranılmıştır ki, miletvekilliği sona erdikten sonra da bu ayrıcalık ölünceye kadar devam ediyor. Eşlerinin de!


Diğer yolcuların, VİP uygulamasına hiç de iyi gözle baktıklarını sanmıyorum. Bir anket veya referandum yapılsa bu uygulamayı reddedecekleri kesindir.

Milletvekillerinin maaşlarının yüksek olduğundan şikâyetçiyiz. Önceki seçimlere giderken bu maaşların beş bin lira olmasının bir yazı ile önermiştim de sıradan olmayan bir haber olarak değerlendirilmiş fakat açtığım imza kampanyası pek de itibar görmemişti. Ben de biliyordum, onların aldıkları 15.000 civarındaki ödenekten ellerine bir şey kalmıyordu. Haydan gelen huya gidiyordu. O kadar çok seyahat ediyorlardı ve o kadar insan onların eline bakıyordu ki, bu işten borçlu çıkanlar bile vardı. Gene de halk içinde milletvekillerinin lüks içinde yaşadığını, onların ailelerinin toptan sınıf atladığını düşünenler var. Bana da sosyal medyadan böyle imalarda bulunanlar oluyor. Ne diyeyim, demek ki dışarıdan böyle görünüyor.


Şunu açıklamak zorundayım. Çekirdek ailemizde bir milletvekilinin bulunmuş olması, alenin ekonomik varlığına bir katkı yapmadı. Bir otomobil hariç. Her milletvekiline bir otomobil ve onu kullacak bir danışman kadrosu gerekli. Danışmanı Meclis veriyor. Kredi kullanılarak 60 bin liraya bir otomobil alındı ve milletvekilliği bitince de 57 bin liraya satıldı. Bizim bir aile otomobilimiz zaten vardı.


Demem o ki, ben bu VİP işinden sıkılıyorum. Eşimle birlikte uçak yolculuğu yapmak zorunda olduğumuz zaman, “Ben VİP'ten gitmek istemiyorum, sen git, ben arkandan gelirim” mi desem? Yoksa bu yolculuklarda aileyi parçalamak yerine “Kaderde bu da varmış” diyerek bu can sıkıca duruma katlansam mı? Bana lütfen yol gösteriniz! (Ayvalık, 25 Temmuz 2018)

1 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör