HAVVA'NIN KIZLARI


Elif Şafak, son dönem, özgün demiyorum, orijinal yazarlarımızdan biri... Olağanüstü bir pazarlama yöntemiyle İngilizce yazıp Türkçe okuttuğunu vurgulayarak ün yapmış...Elbette iyi de satış... Havva'nın Üç Kızı son romanı... Biri zorla okumam için verdi, yoksa ŞEMS hikayesini fotoromana çevirdiği AŞK'tan bu yana ona verecek kadar aptal param yok. Pöpüler, egemen erkin gündeme taşıdığı ne varsa onun konusu olmuş; silkelemiş tozunu, bayat konulara uysun uymasın bir de evrensel mesajlar eklemiş, azıcık güncellemiş, okunur çok satan kitaplar yapmış. Aldığı ödüllere ve veren kurumlara bakarsanız, bulduğu verimli tarlayı ve onun ithal yazar resmini daha iyi görürsünüz.

PİNHAN- Mevlana Büyük Ödülü KİTAP ve ödül değerlendirmesi ekşi sözlükten: " ....Çok iddialı bir giriş denemiş ama roman sürecinde bunun altından kalkamamıştır. Dil ve derinlik olarak böylesi bir arayış romanına müsait yapıda değildir. Zaten aldığı Mevlana ödülü de üfürüktendir. Kombassan vakfı tarafından verilen bu sevgi ödülü tamamıyla holding tanıtımı için atılmış bir adımdır. Çünkü ödül jürisinde roman değerlendirmesi yapacak kişi yok gibidir. Pinhan, Osmanlı devrinde derviş olmak için yollara düşüp kendi hikayesini arayan iki cinsiyetli bir kişinin başından geçenleri anlatıyor. " ŞEHRİN AYNALARI- Yazarlar Birliği Ödülü KİTAPLA İLGİLİ EKŞİ SÖZLÜKTEN ALINTI: "Elif Şafak'ın ''olmasa da olurdu'' dediğim; Pinhan'dan sonra, Mahrem'den önce çıkan 278 sayfalık kitabı... Brezilya dizilerinden fırlama isimler, bölüm başlarındaki epigraflar v.s... kitabı benim için çekilir kılan, bildik Elif Şafak üslubudur..." ...ve HAVVA'NIN ÜÇ KIZI

Noktasında virgülünde hiç hata yok, karton kapak, iyisinden baskı.

Ötesi? Orası kaygılı, hem de ilk cümlelerden...

"Sıradan bir sonbahar günüydü İstanbul'da, birini öldürebileceğini anladığında. Bu hikaye, diğerlerinden pek de farkı olmayan, kurşun gibi ağır ve fazlasıyla sakin bir akşamüstü başladı. Şu dünyada en munis ve en cici..." KİTABIN GİRİŞİNDEN AYNIYLA ALINTI Kitapta giriş böyle... Her biri ötekilerden anlamsal, hatta çağrışımsal yönden bile bağlantısız ayrı bir paragraf olması gereken üç cümleyle başlayan bu kitap, acemi bir yazarın bin bir güçlükle dizdirip merdiven altında bastırdığı umutsuzca ışık görmüş bir kitap değil... Güya önce İngilizce yazılmış, ardından kırk editörden geçmiş, Türkçe olmuş, Doğan Kitap gibi bir yayınevinden allanıp pullanıp çıkmış, içinde gözlükle arasam da göremediğim ama sözde kadına ve kadın haklarına sahip çıkan misyon kitabı olarak ilan edilmiş ve o sayede de çok satmış deneyimli bir yazar kitabı... Her zamanki gibi... Yersen... Gerisi... Havva'nın esas kızı Peri başrolde, Cüneytvari bir kimlikle önde. Mahallenin kabadayısı esasında balici, eli bıçaklı dayıyı mahalle aralarında kovalayıp yine Cüneyt ağbi benzeri darbe ve taktiklerle öldüresiye döven kadın bu; Zaloğlu Rüstem'in hormon iflasına uğramış kadın versiyonu. Yok bu okuru aptal yerine koymak değil, dünyayı aptal sanmak... Diğer iki kızını aramazsan, ne diyor bu diye sormazsan akıcı bir anlatım, o kadar... Ötesine hiç değinmiyorum, meraklısı 27 lira verip bulsun...


Ben yazsam kimse okumaz bunu valla, bir de tokmağa davul yaparlar...

Okumalı, kitap kitaptır. Her birinde yazmaya niyetliye bir ders vardır. Örneğin bunda bir kitapta ne olmaz, var. Böyle acemi, dil, kurgu, tipleme, karakter yaratma bilmeyen, ama bunu keramet gibi yutturan bir kitabı okumak için harcayacak zamanı olanlar yani...


Ne var ki, Elif Şafak bu anlatım ve reklam gücüyle, azıcık da yazarlık atölyelerine devam etse Nobel bile alır...

*

mavi

ADA

2002

Hayat ve Sanat

Emek veren herkesin ADAsı

<?php include_once("analyticstracking.php") ?>

© 2018 maviADA