top of page

MASKO

27 Ağu 2024
1 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 28 Ağu 2024





Yusuf AKSOY

*

Şefaatli'ye geldiğim sabah, önde anne, arkasında iki minicik yavrusu koşarak bizim bahçeye geldi. Bana kafasını kaldırıp baktı. Ben olacakları tahmin ettim. Bu bakış; bir devrimciye güvenen bir bakıştı. Anne iki minik yavruyu da bırakıp gitti. Hemen her gün iki yavrusunu görmeye geliyordu. Demek ki emin ellerde olduğunu biliyor, özlüyordu da. Diğer yavru mama saatlerinde geliyor ve sonra annesinin yanına gidiyordu. Ya da ben öyle sanıyordum, belki de özgürlük tutkusunun peşindeydi.


Adını önce maskeli koyduğum, sonra Masko diye seslendiğim minik biraz mülkiyetçi çıktı ve beni sahiplendi. Temmuz, Ağustos ayları boyunca çok iyi birer dost olduk. Yapmadığı şebeklik kalmadı.



Şefaatli'den İzmir' e dönme vakti gelince sevgisini esirgemeyecek yeni dostlar aramaya başladım. Son iki gece de üzüntüden uyuyamadım. Yakın olsa İzmir'de iki can kedimize Nohut ve Hamur'umuza üçüncü bir kardeş sürprizi yapacaktım. Çok uzun yolda yıpranmasına gönlüm razı olmadı. Memlekete geldikçe yine buluşuruz, diye kendimi teselli etmeye çalıştım.






Son dakika mutlu olabileceğine inandığım merhametli bir aileye teslim ettim.


Sevindim, ancak katıyla da üzüldüm. Maskom, ben ve dostlarım hep sizin yanınızda olacağız. Zalimlere, faşist canilere karşı sizlerin hayatını savunacağız. Sizin canınız bizim canımız çünkü. Sevgiyle kal minik kalbim ...❤️

İlgili Yazılar

Hepsini Gör
12 EYLÜL 1980: “BİZİM OĞLANLAR BAŞARDI!”

Zeki Sarıhan * BEN O GÜN… 12 Eylül 1980 Cuma günü evde yalnızdım. Millî Kütüphaneye gitmek üzere evimizin bulunduğu Ankara Bülbülderesi Caddesine indiğimde bütün cadde boyunca belirli aralıklarla eli

 
 
 
Gülümseyen Yüzlerin Ardındaki Sessizlik

Sultan DENLİ * Gazetecilik bana şunu öğretti: İnsan en çok sustuğu yerden anlaşılır. Yıllardır sokaktayım. Kalabalıkların içinde, miting alanlarında, adliye koridorlarında, hastane bekleme salonlarınd

 
 
 

Yorumlar


bottom of page