top of page

Kendimle Konuşmalar

Güncelleme tarihi: 6 Oca 2022


Gökte yıldız, havada ayaz var.

Yaşamak yıllarla ölçülür mü?


Bir kez daha geçmişi onarabilmek, geleceğimi inşa etmek umuduyla... iki yıl önce yazmaya başladığım ve yarım bıraktığım öykülerime yeniden göz gezdirirken gerçeğin yeniden ayırdına vardım. Aradan geçen bunca zamanda farklı duygularla yürümeye çalıştım. Bir adım at; umutsuzluk. Bir adım daha at; engeller. İçimdeki o çocuğu yitirmemek için güçlü olmalıydım. Geçmişi taşımayı öğrenebilmek, geleceği hissedebilmek korkusu... Nereye kadar? Ben bunları yenebilmeliydim. İmkânsız bir yalnızlıkta kalmam ve kendimi sürekli bir sorgulamanın içinde hissetmem, artarda yanıtsızlıkları doğuruyordu. Yaşamım boyunca umutlarımın tüm boyutlarını,(yaşayamadım) renklerini, seslerini kendime yansıtamadım. Bu olası hayatta beni nelerin beklediğini şimdiden bilebilmem olanaksızdı.


Kısacası bundan sonra yapabileceklerimi, çıkacağım yeni hayat yolculuğunda tüm benliğimle yaşamaya kararlıyım. Sürekli olarak ertelemek istediğim bir günüm yok. Acının rengini, kimi duyguları, iyi ya da kötü, üst üste yitirdiklerimi öğrenmeliyim artık. Öyleyse yepyeni umutlarla, olasılıkla ya da içimin suskun sesinde yaşamalıyım. Kuşkusuz önce anımsama, yanılsama, duraksama ve alaylı bir gülüş olacak kuşkusuz, sonra kendimce yol almalıyım. İçimde çok eski bir insan var. Kırık, dökük, çağrışımlar fırtınası var. Sonra bir yenilgiyi bir eksikliği, bir hiçliği bırakmış olduğumu ayrımsıyorum. Ne zamandır korkar oldum kendimden, yaşadığım evden, sokaktan, şehirden... Zorunlu geriye dönmelerden yoruldum. Kendi tarihimde yorgun sözlerden örülmüş duvarları aşabilmeli ya da yıkabilmeliyim. Eski yaşantıma tutsak olmamalı, yeni dingin sabahlarda uyanmalıyım. Şimdi herkesin bir yerlere, bir şekilde savrulduğu bir zamanda yepyeni bir şehirde, bir hayatı yaşamayı başarabilmeliyim. Yorgun umutlarımla, küçük sevinçlerimle bambaşka bir yaşamın yolculuğuna çıkmak artık beni tedirgin etmemeli. Hayallerim, aldanmalarım, geride yitirdiklerim ayaz bir havada kaybolup gittiler.


Bu yorgun ve yılgın şehirde anılarımı omuzlarıma yükledim. Umut kırıntılarımdan, yepyeni bir yaşam yaratma adına. Kulağımda geçmişin seslenişleri çınlıyor. Artık geriye dönmek, bakmak ve o sesleri duymak istemiyordum. Sessizliğimle anlamaya çalışıyorum o geçen zamanı...


Hüzünlerin battığı, sevinçlerin doğduğu bir gecede gökte yıldız, havada ayaz vardı.


İstanbul-Mart 2013


Etiketler:

15 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

EROS İÇİN

PAYLAŞIM